Akın ÖZÇER
Geçen yazımda hükümetin Orta Doğu’ya yönelik olarak Sünnilik üzerinden mezhepçi bir politika izlediği, bu bağlamda Irak’ta merkezi hükümete başkaldıran IŞİD terör örgütüne destek sağladığı iddialarına değinmiştim. Eski bir Dışişleri mensubu olarak doğruluğuna ihtimal dahi vermediğimi belirttiğim, ayrıca çözüm karşıtlığıyla da kol kola girdiğine dikkat çektiğim bu iddiaların sonuç itibariyle dış politikanın AK Parti hükümetinin yumuşak karnı olduğu algısını güçlendirdiğine işaret etmiştim.
Bu bağlamda şu sorunun ciddi biçimde yanıtlanması gerektiğinin altını çizmiştim: “AK Parti hükümetinin Orta Doğu politikası, öteden beri izlediğimiz barış ve istikrardan yana geleneksel politikamızdan köklü bir sapma mı, yoksa bu amaca ulaşmak için toplumların demokrasi taleplerini önceleyen evrensel değerlere dayalı yeni bir yaklaşım mı?
Bu soruyu, dünyada barış ve istikrarın sağlanmasında en somut örneği oluşturan Avrupa’yı barış adasına dönüştürmüş olan çeşitlilik içinde birlik felsefesini göz ardı ederek yanıtlamak mümkün değil. İkinci dünya savaşının ertesinde filizlenen evrensel demokratik değerlere dayalı bu felsefe, özellikle iki kutuplu dünyanın tarihe karışmasıyla birlikte, Eski Kıta’da yüz yıllardır içinde farklı dil, din, mezhep ve kültüre sahip toplumları barındıran ülkeleri Avrupa Birliği çatısı altında bir araya getirmiş bulunuyor.
Sınırlarını eski sömürgeci devletlerin kendi çıkarları doğrultusunda çizdiği ve bu nedenle kaçınılmaz olarak bazı Avrupa ülkeleri gibi içinde farklı dil, din, mezhep ve kültüre sahip toplumları barındıran ülkelerin bulunduğu Orta Doğu’da barış ve istikrarın güvencesini aynı felsefe oluşturamaz mı?
Bir sorunun bir başkasını çağrıştırdığı bu düşünce sistematiğini sürdürmeden önce belki de bugün demokrasiden pek nasibini almamış olan Orta Doğu’nun barış ve istikrarına hangi optikten bakıldığını hatırlatmakta yarar var.
Orta Doğu’da barış ve istikrar
Kabul etmek gerekir ki başta stratejik ortağımız ABD olmak üzere AB üyeleri dâhil büyük ülkeler, Orta Doğu bölgesine hâlâ Soğuk Savaş dönemi mantığıyla bakıyor. Bu mantığın en belirgin örneğini de Suriye’de görüyoruz.
Soğuk savaş mantığı bloklar arası denge, büyük ülkelerin etki alanlarına karşılıklı saygı ve buna bağlı olarak yönetimler temelinde iyi komşuluk ve dostluk ilişkileri ve içişlerine karışmama demekti. Soğuk savaş döneminde evrensel demokrasiye karşı “halk demokrasisi” kavramı da kabul görüyor olduğundan içişlerine demokrasi ve temel hak ve özgürlükler ekseninde müdahaleler hoş görülmezdi. Berlin Duvarı yıkılalı 25 yıl olduğu halde bu mantığın aradan geçen süre içinde değişmediği görülüyor ne yazık ki.
Yukarıda belirttiğim gibi Orta Doğu bölgesinde de Avrupa’da olduğu farklı dil, din, mezhep ve kültüre sahip toplumlar var. Ama Avrupa’da azınlık olan Müslümanlar burada çoğunlukta bulunuyor. Hristiyanlar ise azınlıkta. Dinler ve inançlar arasında hiyerarşik bir sıralama yapılamayacağı için ilke olarak çeşitlilik içinde birlik felsefesinin Orta Doğu’da da geçerli olması gerekiyor ama öyle değil.
Bunda kuşkusuz İslam’ı radikal köktenci açıdan yorumlayan grupların da rolü var. İsrail’in devlet olarak kurulmasına, büyük devletlerin sağladığı güvenlik şemsiyesine ve bu ülkenin güvenlik gerekçesiyle izlediği bazı kabul edilemez politikalarına tepki olarak tırmanan radikal İslam sonuçta bu dinin demokrasiyle bağdaşamayacağı gibi yanlış bir algının oluşmasına yol açmış durumda. Son olarak Mısır’da gördüğümüz gibi, toplumların demokratikleşme talepleri bu algı çerçevesinde radikal İslam’ın yaygınlaşması, barışçıl sokak gösterileri de terörizm olarak değerlendirilebiliyor. Bu optikten hareketle demokrasiyi inşa etme bahanesiyle yapılan askerî darbelere Soğuk Savaş optiğinden bakılarak göz yumulabiliyor.
Bu yaklaşım demokratik ülkeler ailesi bakımından kökten çelişkili olduğu kadar sürdürülebilir bir politika da değil. İletişimin gelişmesiyle giderek küçülen günümüz dünyasında bir veya birkaç bölgede demokratikleşmeyi destekleyen politikalar izlenirken, bir başka bölgede bunun tam tersini yapmak bir süre sonra fiilen de mümkün olmayabilir.
Bu noktadan hareketle, içinde farklı dil, din, mezhep ve kültüre sahip toplumları barındıran ülkelerin bulunduğu Orta Doğu’da da barış ve istikrarın güvencesini Avrupa’da olduğu gibi çeşitlilik içinde birlik felsefesinin oluşturduğu ve demokratik ülkeler ailesinin bu yönde politika geliştirmesi gerektiği sonucuna varıyoruz.
AK Parti hükümetinin dış politikası
Türkiye, öteden beri Avrupa’da farklı dil, din ve kültüre sahip toplumların, bu bağlamda Türk ve Müslüman azınlıkların yaşadığı Balkanlar bölgesine yönelik olarak evrensel demokrasiyi, insan hak ve özgürlüklerini temel alan, dolayısıyla çeşitlilik içinde birlikilkesini savunan bir politika yürütüyor. Örneğin Jivkov’un son döneminde Bulgarlaştırma politikasının yarattığı krizde, daha sonra Eski Yugoslavya’nın dağılma sürecinde, Balkanlar’daki etnik (Türk) ya da kültürel (Müslüman) farklılıkları olan grupların ilke olarak yaşadıkları ülkelerin toplumlarıyla farklılıklarını koruyarak bütünleşmelerini savunageldi.
Buna karşılık, aynı dönemde Orta Doğu bölgesinde komşularıyla iyi ilişkilerini yönetimler düzeyinde tutan ve toplumların demokrasi taleplerini göz ardı eden bir politika izleyegeldi. Balkan politikasıyla çelişen bu politika içeride Kürtlere yönelik baskı politikalarıyla ise bire bir örtüşüyordu. 90’larda İran ve Suriye yönetimleriyle kurulan üçlü istişare mekanizmasını bu politikalara örnek olarak göstermek mümkün.
Türkiye’nin “çifte standart” anlamına gelen Balkanlar ve Orta Doğu’ya yönelik çelişkili politikaları Batı’nın altını çizdiğim çelişkileriyle uyum içinde olduğunu ortaya koyuyor. Ama bu uyum Başbakan Erdoğan’ın “one minute” çıkışı ve Mavi Marmara olayı sonucu İsrail’le ikili ilişkilerin bozulmasıyla ortadan kalktı. Arap Baharı’na ve Suriye muhalefet cephesine verilen destek ve Mısır’daki askerî darbenin karşısında duruş, yeniden oluşturulan Orta Doğu dengelerinde Türkiye’yi Batı ekseninin dışında bıraktı.
Bu noktada temel sorumuza geri dönersek, AK Parti hükümetinin Orta Doğu politikası, öteden beri izlediğimiz barış ve istikrardan yana geleneksel politikamızdan köklü bir sapmaya mı işaret ediyor gerçekten?
Batı’nın Orta Doğu’da sürdürülebilir olmadığını ve temel felsefesi ile çeliştiğini vurguladığım toplumların demokrasi taleplerini göz ardı eden yönetimler düzeyinde istikrar arayışı temel alınırsa amaçta olmasa da yöntemde bir ayrışma olduğuna kuşku yok. Bu ayrışma nedeniyle AK Parti’nin bölgeye yönelik demokrasiyi önceleyen politikası İslamcıdan terör destekçisine kadar uzanan çeşitli sıfatlarla niteleniyor. Suriye’de muhalifler “terörist”, Mısır’da demokrasi talep edenler “İslamcı” sayıldıklarına göre bunda şaşırtıcı bir taraf yok.
Dışişleri’nin güçlü şekilde yalanladığı terör listemizdeki örgütlerden IŞİD’e destek veriliyor iddiasını da aynı çerçevede değerlendirmek gerekir. IŞİD’e desteğin de, mezhepçiliğin de Türkiye’ye kazandıracak bir şeyi olmadığı hükümet cephesinde bilinmiyor değil ki böyle bir eksende politika yürütülsün.
Kaldı ki Türkiye Suriye’de Baas rejiminin, Mısır’da Sisi darbesinin karşısında yer alıyorsa, bunun ilkeli bir duruş olduğu açık. Balkanlar’da olduğu gibi Orta Doğu’da da toplumların demokrasi taleplerini önceleyen bir dış politika, hükümetin yumuşak karnı olmaktan çok Batı’nın, hayati ekonomik çıkarları için olsa gerek, ilkelerini feda edebildiğini yansıtan bir aynaya benziyor aslında. Ve o aynada Schuman’ın, Monnet’nin, Adanauer’in, kısacası AB’nin kurucu babalarının ikisi dünya savaşı olmak üzere Fransa ile Almanya’yı üç kez karşı karşıya getiren amansız husumeti işbirliğine, yaşlı Avrupa’yı barış adasına dönüştüren barış felsefesinin gölgesi bile görünmüyor ne yazık ki.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Siyasi davalarla CHP ‘up’, Cumhur İttifakı ‘down’
2.02.2026 - Emeklide CHP in, Cumhur İttifakı out
26.01.2026 - Sefalet ücreti
15.01.2026 - Emekli için son çare sandık
12.01.2026 - Venezuela’da hortlayan “Büyük Sopa” politikası
5.01.2026 - 23 yılın en kötüsü
29.12.2025 - CHP, Özel ile doğru yolda
21.12.2025 - Harakiri Bütçesi
13.12.2025 - Kanun önünde eşitlik
6.12.2025 - Çözüm için ilk adım ne zaman atılacak?
1.12.2025
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları










































































































































































































ufuk saka
Alaiddin ve Ahmet Muhtarın sözlerine 1 Mayıs öncesi Aydınlık ve Tercümanın yayınlarını da eklediğinizde 1 Mayıs katliamı daha iyi anlaşılır. 12 Eylül darbesi ile biten süreçte, MESS grevleri, örgütlenme ve TKPnin gelişimi düşünüldüğünde, "Katliamdan karlı çıkan kim?" sorusunu cevaplamak gerekir. Karlı çıkan "derin devletse", destekçisi Aydınlık, bazı gazete ve yazarlar da onların maşası olur. İGD, TKP 1 Mayıs 77nin mağdurudur, sanığı değil. Rauf Tamer ve Doğu Perinçekle de konuşmak gerek!
metin leblebici
nabi yağcının size tavsiyesi İNSAF İLE DÜŞÜNÜN
metin leblebici
otelin 4 ve 5 katını kirayanları tanıyorsunzdur herhalde.panzerlerle kitleyi kazancı yokuşuna sıkştıranlar da devletin adamları değil disk in yada tkp nin elamanlarımı el insaf
metin leblebici
haydar kutlu yani nabi YAĞCI yaptığı açıklamada,1 mayıs 1977 katilamının disk igd ve tkp ye yüklenmek istenmesinin kabul olabilir olmadığını açıklayarak çok sevdiğiniz TARAF TAN İSTİFA ETTİ
metin leblebici
halil berktayın zamanında içinde olduğu örgütü 1 mayıs 77 nin sorumlusu derin devlet ve konturgerilladır açıklamalarını niye zamanında tekzip etmemiştir.sayın igd genel başkanı ve sekreteriA.taş siz günlerde yönetici konumundaydınız geçmişinizle yüzleşin ve hesap verin çamurun izi nerden bakarsanız üzerinize bulaşacaktır.her fırsatta solu sosyalistleri eleştirme hastalığından kurtulun.nabi YAĞCI abiniz bile bu haberi gerekçe göstererek istifa etti.
metin leblebici
devrimcilikten sosyalislikten istifa işlemleri tamamlan beyler 1 mayıs 77 katilamını devletin kendisi bile derin devleti işaret ederken sizlewr devrimcilere yıkmaya çalışmanız ,yargılanmasını çok istediyiniz kenan evren ve zihniyetini bir anlamda aklamıyormu.yarın kenan evren savunmasında bunlar birbirini öldürüyordu bende yasaların bana verdiyi yetkilerle darbe yapmak zorunda kaldım derse sevinecekmisiniz.arkadaşlarınıza disk sekreterine kürsü sorumlusu sıtkı çoşkuna hiç mi saygınız yok.
FİRUZ TÜRKER
Solda en büyük çatışma Sovyet yanlısı çizgiyle Çin yanlısı çizgi arasında değil miydi? Bunu demek doğru değil. Evet en büyük zıtlık buydu ama bunu çatışma sözcüğüyle açıklamak yanlış anlamalara yol açabilir. Biz (İGD üyesi olduğum için böyle yazdım), Ülkücüler tarafından olduğu kadar diğer sol gruplar tarafından da saldırıya uğruyorduk. Bu saldırıların en çok uygulayıcıları da Maocu gruplardı. Bir çok okulda arkadaşlarımız bu gruplar tarafından okula alınmıyordu. Bu nasıl çatışmaydı (?)