DOĞAN ÖZGÜDEN
Bugün 14 Mayıs… Bir yandan Korona dehşetinin, öte yandan İslamcı milisler terörünün kol gezdiği günümüzde DP’nin 70 yıl önceki “14 Mayıs demokrasi zaferi” AKP ve müttefikleri tarafından herhalde büyük övgülerle anılacak.
“Beyaz İhtilal” diye de göklere çıkartılan o seçimlerin yapıldığı 1950 yılında Ankara’da lise öğrencisiydim. Seçimlerden epeyce önce, demiryolcu babam bir akşam eve geldiğinde önüme bir kitap koymuştu: “Al sana okunacak bir kitap... Oku, dikkatle oku ki, çocukluk günlerinde yaşadığın çorak Anadolu’nun yoksulluğunu, acılarını unutmayasın…”
Mahmut Makal’ın Bizim Köy’üydü. Zaten kitap üzerine gazetelerde lehte aleyhte bir şeyler yazılıp duruyordu. Bir gecede okuyup bitirdim, kitabı kapattığımda yıllarca yaşamını paylaştığım çorak bozkırın insanları bir bir gözümün önünden geçmeye başladı. Örneğin Kayseri’de ilkokulun üçüncü sınıfını okuduğum Muncusun Köyü’ne köy enstitüsü mezunu ilk öğretmenlerin gelişlerini, köylüler tarafından nasıl sıcak, iftiharla karşılandıklarını anımsadım. Gözlerim yaşardı.
CHP iktidarı Türkiye’yi küçük düşürdüğü gerekçesiyle 20 yaşındaki bu genç öğretmeni nerdeyse hain ilan etmişti. Babam “Türkiye’yi savaşa sokmadı” gerekçesiyle CHP’ye sempatisi olduğu halde isyan halindeydi. CHP’ye karşılık, seçim kampanyasına tüm propaganda silahlarını kullanarak hazırlanan Demokrat Parti, Makal’a ve kitabına sahip çıkmıştı.
Türkiye’nin büyük bir politik çalkantıya hazırlandığı günlerdi. Demokrat Parti gerçekten etkin bir kampanya yürütüyor, oy vereceklerin sayısı hızla artıyordu. Artık okulda da, mahallede de konuşulan, tartışılan tek konu buydu. Genellikle DP’nin iktidara gelmesiyle Türkiye’nin demokratlaşacağı düşüncesi yaygındı.
14 Mayıs 1950 seçimlerinin ertesi günü okula gittiğimde yer yerinde oynuyordu. 27 yıllık CHP iktidarı yıkılmış, Demokrat Parti mutlak çoğunlukla iktidara gelmişti.
Okulda da her şeyi bir yana koymuş, varsa yoksa seçimleri tartışıyorduk. Cumhurbaşkanı kim, başbakan kim olacaktı?
Seçim sonuçları kesinleştikten bir iki gün sonra yeni seçilen milletvekilleri Ankara’ya akın etmeye başladılar. Birkaç arkadaş dersleri asıp doğru yeni milletvekillerinin Meclis’e gelişini izlemeye gitmiştik. Meclis’in önü ana baba günüydü. Anadolu’nun dört bir yanından seçilen milletvekillerinin büyük kısmı belki de Ankara’yı ilk kez görüyordu, bazıları yerel kıyafetleriyle gelmişlerdi.
Her yeni milletvekilinin gelişinde, Meclis önünde toplanan kalabalık “Yaşasın halkın gerçek temsilcileri” diye tezahürat yapıyordu.
Bizim evde ise kimsenin ağzını bıçak açmıyordu. Babam kaşları çatık, barut fıçısı gibiydi. Annem, fazla azgınlık edip babamı kızdırmaması için beş yaşındaki afacan kızkardeşim Çiğdem’e esaslı bir zılgıt geçmişti. Ben de hemen hemen hiç konuşmuyor, özellikle güncel politik olaylar üzerine herhangi bir söz etmekten dikkatle kaçınıyordum.
Seçimleri izleyen yaz tatili günlerinde İstanbul’da babaannemin yanına gönderildim. Komşumuz Romanya göçmeni Tevhide Teyze’nin yanına katmışlardı beni. Trendeki 2. mevki kompartımanımızda ana sohbet konusu, o sıralarda ismi duyulmaya başlayan Zeki Müren olmakla beraber, Kemalist eğitimden geçmiş benim gibi bir genç için şoke edici diyaloglar da eksik olmuyordu. Özellikle kendisinin kaç yıllık öğretmen olduğunu sürekli vurgulayan orta yaşlı bir yolcu “Artık tarih kitaplarının da yeniden yazılması lazım” diyordu, “Yıllarca bizi yalanlara alet ettiler. İnönü Zaferi’ymiş... Öyle bir zafer yok, İnönü muharebesi Türk tarihinin en büyük hezimetlerinden biridir.”
Kompartımanda ağzı laf yapan bir başka kişi de onaylıyordu tüm söylediklerini.
İstanbul’a kafam tamamen allak bullak olarak indim. Babaannemin semti Eyüp Sultan, Demokrat Parti zaferininin tadını bir başka çıkartıyordu. Başta Defterdar Fabrikası işçisi komşularımız olmak üzere herkeste dinsel özgürlüklere yeniden kavuşmanın coşkusu vardı. İşçi hakları, demokratik haklar falan değil, varsa yoksa ezanın minarelerden ne zaman Arapça okunmaya başlayacağı tartışılıyordu.
O gün de geldi... Babaannemin avuç içi kadar bahçesinde kitap okurken mahallede birden âdeta kıyamet koptu. Herkes sokaklara dökülmüş “Allahım sana şükürler olsun, bu günleri de gördük...” diyerek birbirini kucaklıyordu. Herkesin derdi, Allah-u Ekber’i duyabilmekti. Arnavut kaldırımlı, yan duvarları mezar taşlarıyla süslü dar sokaklardan Eyüp Sultan’a doğru inanılmaz bir yarış başlamıştı.
DP’nin yarattığı bu dinsel coşkuyu tüm renkliliğiyle İstanbul’un en ruhani semti Eyüp’te yaşadıktan sonra tatilden Ankara’ya döndüğümde yeni iktidarın iki sürpriziyle daha karşılaşacaktım.
Çıkartılan bir genel af yasasıyla yıllardır hapislerde çürütülen Nazım Hikmet salıverilmişti. Evdeki kitaplıkta gerilere gizlenen, gizli gizli okunan Nazım Hikmet kitapları yeniden kolay ulaşılabilir yerlerdeydi.
Ne ki, birkaç hafta sonra bir başka kararla Türkiye’nin gündemi ve yönelimi birden bire değişecekti. Temmuz ayının sonlarıydı... Denizciler Caddesi’nde dalgın dalgın yürüyordum ki, bir yakın akrabamızın yetişkin oğlu koşa koşa gelip boynuma sarıldı: “Haberin var mı? ” dedi, “Kore’ye asker yolluyoruz. Meclis’ten karar çıktı! Bugün Türk Milleti olarak büyük bir utançtan kurtuluyoruz. İkinci Dünya Savaşı’na girip Mehmetçik’in kahramanlığını yedi düvele gösteremedik. Nihayet şan ve zafer günleri geldi! ”
Kore Savaşı’na katılım, onun ulufesi olarak NATO kapılarının Türkiye’ye açılması, üstelik sosyalist ülke Bulgaristan’dan Türkiye’ye göçmen akını anti-komünist histeriyi iyice azdırmıştı. Türkiye komünizme karşı Batı’nın ileri karakolu olma yolunda hızla ilerliyordu.
Nazım Hikmet’in aftan yararlanarak hapisten çıkmış olmasının yarattığı hoşgörü havası da birdenbire dağılmıştı. Türk Barışseverler Cemiyeti, Kore’ye asker gönderilmesine karşı bir bildiri yayınlayınca kıyamet kopmuş, tekrar komünist tutuklamaları gündeme gelmişti.
Bir gün okuldan geldiğimde annem, son derece üzgün, arka sokaktaki komşularımızdan bir terzinin ve eşinin “komünistlik”ten tutuklandığını söyledi. Allak bullak olmuştum. Terziyle pek beraber olamamıştık ama eşi son derece kişilikli bir kadındı, arada bir anneme misafirliğe gelir, günlük olaylar üzerine kimseden duymadığımız yorumlar yapar, özellikle de hem DP iktidarını hem de muhalefetteki CHP’yi eleştirirdi.
Mahallede tutuklama olayından sonra dedikodunun bini bir paraydı. Göğüslerinin arasında komünist belgeler ele geçirildiği, bilmem nereye sabotaj yapmaya hazırlandıkları bire bin katılarak anlatılıyordu. Herkes “komünist” damgası yiyerek başının derde gireceğinden korkuyordu.
Ünlü 1951 TKP tutuklamaları başlamıştı, devr-i demokraside bir askeri mahkeme 17 Ekim 1954’te ülkenin 132 değerli aydınını “komünistler” diyerek ağır hapis cezalarına mahkûm edecekti.
Bir yıl sonra da, “demokrat” iktidarın kışkırtmalarıyla İstanbul ve İzmir kentleri başta Rumlar olmak üzere tüm gayrimüslimleri hedef alan o yüz karası 6-7 Eylül 1955 pogromu’na sahne olacaktı.
Yine o çok demokrat Menderes, 1957 seçimlerinde muhalefetin güçlenmesi karşısında paniğe kapılarak bugün Erdoğan’ın cepheleşmede örnek aldığı ünlü “Vatan Cephesi” adı altındaki husumet cephesini kuracaktı…
1960’a geldiğimizde devlet radyosu haber saatlerinde sürekli Türkiye’nin dört bir yanından “Vatan Cephesi”ne katılanların listesini yayınlarken Menderes ünlü Tahkikat Komisyonu kurdurarak Meclis’i işlemez hale getiriyor, baskıları protesto eden üniversite gençlerini polislere kurşunlattırıyordu. O da yetmediğinden sıkıyönetim ilan ederek 27 Mayıs darbesinin askeri alt yapısını bizzat kendisi hazırlıyordu.
***
Bu girizgahtan sonra, tüm yaşamında darbelere karşı durmuş sevgili dostum Ragıp Zarakolu’nun 10 yıllık DP iktidarının çöküş nedenlerini belgesel şekilde anımsattığı ve bugünkü iktidarın bundan ders çıkartması gerektiğini söylediği için “darbeci” damgası vurularak çarmıha gerilmesi rezaletine dönüyorum.
Sırf yazının üstünde yer alan kompozisyonda Erdoğan ve Menderes resimleri yan yana konduğu için Ragıp’ı da, Artıgerçek yöneticisi Celal Başlangıç’ı da darbecilikle ve idamları savunmakla suçlayanlar bilmezler mi ki her ikisi de onurlu gazetecilik yaşamlarında her daim darbelerin ve idamların karşısında olmuşlardır.
Nasıl olmasınlar ki, her ikisi de, 1971 darbesinden sonra Deniz’lerin, 1980 darbesinden sonra solcusu ve sağcısıyla 50 gencin idamına tanık olma acısını yaşamışlardır.
Üstelik, saldırılar üzerine Artıgerçek’te yaptığı açıklamada Ragıp, Erdoğan’ın daha ana rahmine düşmediği 1960 yılında Yassıada’da yargılanan DP milletvekillerinin okulda “düşükler” diye aşağılanan çocuklarıyla dayanışma içinde olduğunu yazıyor.
Kitleler nezdinde itibarını iyiden iyiye kaybetmekte olan Erdoğan halkın iradesiyle iktidardan düşürüldüğü zaman birilerinin kendisine “kırk katır mı, kırk satır mı?” diyeceğinden korkuyorsa, öyleleri Ragıp ve Celal gibi insan hakları savunucuları arasından değil, bugün kendisini nerdeyse “peygamber” ilan eden dalkavukları arasından çıkacaktır.
50’li yıllarda Menderes’in desteğiyle büyük medya patronu olan Yeni Sabah Gazetesi sahibi Safa Kılıçlıoğlu böylesi ihanetin ibretlik örneklerindendir.
Devrilen DP iktidarı döneminde resmi ilan ve reklamlar muhalif gazeteleri cezalandırma, örtülü ödenekten beslenen şakşakçı gazeteleri ise daha da fazla besleme aracı olarak kullanılmıştı. 27 Mayıs’tan sonra bunların tüm gazetelere belli kriterler çerçevesinde hakça dağıtılmasını sağlamak üzere Basın İlan Kurumu kurulmuştu, genel kurulu da devlet ve üniversite temsilcileriyle basın çalışanlarının ve patronlarının birer temsilcisinden oluşuyordu.
Yönetim kurulu üyesi olduğum Türkiye Gazeteciler Sendikaları Federasyonu basın çalışanlarını temsil etme görevini bana vermişti… Benim karşımda ise basın patronlarının temsilcisi olarak Safa Kılıçlıoğlu vardı.
Hayatımda gördüğüm nankörlüklerin en iğrençlerinden birine işte o kurumda tanık oldum…15 Eylül 1961 cuma, aylık genel kurul toplantılarının son günüydü.
O gün tüm Türkiye’de bir gerginlik vardı. Yüksek Adalet Divanı Yassıada’da yargılanan DP yöneticileri hakkında hükmünü vererek 15 sanığı idama mahkum etmişti. Milli Birlik Komitesi’nin hükmü onaylayıp onaylamayacağı merakla bekleniyordu.
Genel kurulda tartışmaların kızıştığı bir sırada toplantı salonunun kapısı açıldı. Bir görevli Genel Müdür Sabahattin Selek’in kulağına eğilerek bazı şeyler fısıldadıktan sonra hemen dışarı çıktı.
Selek tartışmaları keserek üzgün bir sesle “Bayar dahil 12 kişinin idamı müebbete tahvil edilmiş, ancak Menderes, Polatkan ve Zorlu’nun idamı onaylanmış...” dedi.
Herkes buz kesilmişti ki, arsız bir kahkaha koptu. İşte o Safa Kılıçlıoğlu, Menderes’in desteğiyle Türkiye’nin en büyük medya patronlarından biri olan, muhalefet ülke çapında güçlenince çark edip karşısına geçen bu kişi, eski efendisinin idam hükmü karşısında üzüntü duymak şöyle dursun, arka arkaya histerik kahkahalar atıyordu…
Günümüze gelelim…
İdam cezası Avrupa Birliği’nin de dayatması sayesinde Türkiye’de çoktan kalktı… Ama despotik bir yönetimin muhaliflerini sadece yıllarca zindanda yatırarak değil, çoğunca canlarına da kıyarak cezalandırıyor olması için ille de Ceza Kanunu’nda “idam cezası”nın bulunması, üç ayaklı sehpa kurup ücretli bir cellata infaz ettirmesi de gerekmiyor…
Örnek mi istersiniz? En başta ordunun, polisin, korucuların yıllardır Kürt illerinde ardı arkası kesilmeyen katliamları… Batı kentlerindeki direniş eylemlerinde katledilen gençler, hatta çocuklar ve de adaletsizlikleri protesto için başlatılan açlık grevlerinde iktidarın vicdansızlığı ve vurdumduymazlığı nedeniyle hayatlarını kaybedenler…
Tüm bu “idam”ların infazcısı, celladı, işte Ragıp’ı ve Celal’i büyük bir yüzsüzlükle “darbeci” ve “idamsever” diye çarmıha germeye kalkışanlardır.
“Beyaz İhtilal”in AKP dönemindeki yeni versiyonu hakkında son sözü, bizim gibi kronik muhaliflere değil, uluslararası hukukçular örgütlerinin 12 Mayıs 2020 tarihli La Croix gazetesinde tam metni yayınlanan ortak protestosuna bırakıyorum:
“Türkiye’de Ölüm Cezası Yeniden Yürürlükte!”
Türkiye’de açlık grevinde bulunan avukatlarla dayanışma için yayınladıkları ortak bildiride aynen şöyle diyorlar:
“Türkiye'de siyasi iktidar, yargı gücünü yıllardır kendi tahakkümü altına almıştır. Bu tahakküm 2016 darbe girişiminin ardından olağanüstü hal ilanıyla daha da vahim hale gelmiştir. Bu ülkede artık adalet yoktur.”
Sözün özü, DP’nin 10 yılda işlediği siyasal cürümler son 20 yıla yakın süredir AKP tarafından eksiksiz işleniyor, fazladan “yargısız infaz”larla…
Evet, 50’lerin “Beyaz İhtilal”inin 21. yüzyıl versiyonu “Yeşil İhtilal”dir… Ve de AKP’nin despotik rejimi 10 yıllık DP rejiminin intihalidir!
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları









































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.11.2025
4.11.2025
9.10.2025
14.09.2025
7.09.2025
13.07.2025
10.03.2025
30.10.2024
15.10.2024
7.10.2024