İbrahim Karagül
Türkiye çok yönlü, çok cepheli, çokuluslu, çok örgütlü, çok karmaşık bir saldırı dalgasıyla karşı karşıya. Cumhuriyet'in kuruluşundan bu yana böyle bir tehdit, böyle bir saldırı hiç yaşamadık. Böylesine kancıkça bir düşman hattı, ittifakı, ekseni hiç olmadı.
Yakın geçmişte bu denli kafa karıştırıcı, bu denli tanımlanması zor, belirsizliklerle dolu bir saldırı hiçbir ülkeyi hedef almadı. Terör örgütleriyle, terör saldırılarıyla ya da işgallerle yüzleşen ülkeler oldu ama hepsinde cepheler keskindi, hepsinin tanımlanması kolaydı, hedefler ve uygulanan yöntemler biliniyordu. Geriye sadece o saldırılarla, o örgütlerle ya da o ülkelerle mücadele kalıyordu. Bazı ülkeler mücadele ediyor, bazı ülkeler teslim oluyordu.
Hepsinin patronu aynı, hepsinin hedefi Türkiye..
Türkiye'de ise, düşman cephesinde her renkten örgüt var. Etnikkimliğe sahip örgütlerden dini kimliğe sahip örgütlere, mezhepeksenli örgütlerden istihbarat teşkilatlarının pis işlerini yapan örgütlere kadar hepsi var. Normalde birbiriyle alakası olmayan, yan yana gelmesi mümkün olmayan hatta çoğu zaman birbiriyle çatışanbu örgütlerin hepsi Türkiye'ye karşı aynı mevzide hareket ediyor. Aynı talimatla ortak saldırılara girişiyor.
İşin daha da vahimi; Türkiye'yi hedef alan terörün arkasında her cepheden, her kıtadan ülke var. Avrupa'dan, Amerika'dan, Ortadoğu'dan birçok ülke, kirli işlerini yaptırdıkları terör örgütlerinin arkasına sığınıp Türkiye'yi vuruyor. Önceleri örtülü yürütülen bu savaş, özellikle 15 Temmuz'dan sonra açık savaşa dönüştürüldü.
NATO ortaklarımız bizi terörle vuruyor
NATO ülkelerinin, toptan mücadele ettikleri örgütler Türkiye'ye saldırırken aynı NATO ülkeleri o örgütlerin arkasından iş çeviriyor. ABD ve Avrupa ülkeleri, terör örgütleri listesine aldıkları örgütler üzerinden Türkiye'ye saldırıyor, bu örgütlere silah veriyor, para veriyor, eğitim imkanı sunuyor ve açık hedefbelirliyor.
Bazıları etnik harita peşinde koşan, bazıları İslam'ı bir kamuflaj olarak kullanıp İslam kimliği üzerinden örgütlenip hareket eden bu yapılar arasında müthiş bir geçişkenlik var. Bu geçişkenliğin nedeni ise, arkalarındaki ülkeler ve bu ülkelerin hemen her terör örgütünü ihaleler dağıtıp onları yönetiyor oluşudur.
Türkiye'nin dostu, müttefiki görünen ülkelerle, düşmanı, hasmı görünen ülkelerin aynı örgütlerin arkasında yer alabiliyor oluşudur. Yirmi beş yıldır terörle mücadeleyi küresel siyasi doktrinedönüştürenlerin dünyanın en büyük terör finansörleri oluşudur. Bu ülkelerin PKK ile DEAŞ'ı, DHKP-C ile Suriye PKK'sı PYD'yi aynı mevzide buluşturuyor oluşudur.
Örgütler savaşı değildevletler savaşı var
Ortadoğu'ya yönelik yeni harita planlarının bu örgütler üzerinden servis edilmesidir. Gelecekte çıkabilecek dünya savaşı için bu örgütler üzerinden ortam oluşturulmasıdır. Bu güçlerin, ülkelerin, devletlerin, istihbarat teşkilatlarının Atlantik kıyılarından Pasifik bölgesine uzanan Müslüman Orta Kuşak üzerindeki paylaşım savaşını, planlamasının terör örgütleri üzerinden yürütüyor oluşudur.
Savaş bu yüzden büyüktür. Bu yüzden sadece terör değil, devletler mücadelesidir. Mesele terör örgütleri değil, güçler hesaplaşmasıdır. Örgütlerin savaşı yoktur, devletlerin mücadelesi vardır. Bu aşamadan sonra geçmişin dost-düşman ilişkileri anlamsızlaşmıştır. Stratejik ortaklıkların anlamı kalmamış, NATO gibi geleneksel ittifak ilişkileri, NATO üyesi Türkiye gibi ülkeler için bir şey ifade etmez olmuştur.
Elbette bütün bu üst söylemi, operasyonu, hesabı bileceğiz ve ona göre pozisyon alacağız. Elbette Türkiye'nin gelecek hesaplarını, ikili ilişkilerden ulus üstü ortaklıklara kadar ittifak ilişkilerini, yakın coğrafi hesaplarını bu büyük haritaya, fotoğrafa göre biçimlendirmek zorundayız.
Terörle aynı dalga boyundaki siviller
İçerideki kötü niyetlilere, terör örgütlerin lojistik çevrelerine, hesaplaşmayı yürüten ülkelerin uzantılarına prim vermeden, onların psikolojik operasyonuna yenilmeden, toplumsal psikolojiyi ayakta tutarak kendi hesaplarımıza, öz savunmamıza odaklanacağız.
Elbette Türkiye'nin bu çokuluslu terör dalgasına teslim olma ya da onunla pazarlık masasına oturma diye bir tercihi olmayacak. Bu ülkenin siyasi genlerinde geri adım atarak kendini kurtarma, var olanla yetinme diye bir felsefesi hiç bir dönemde olmamıştır, yine olmayacaktır. Buradan hareketle, ülkeyi, devleti buna zorlamaya çalışanlara, güya ortamı yumuşatma adına hareket ediyor görünen ancak terörle aynı dalga boyunda hareket edenlere son derece dikkat edeceğiz.
“Acımasız Direniş”ten başka seçenek kalmadı
Bu konuda bir sorunumuz, kararsızlığımız yok. 15 Temmuz direnişi bu ülkeye çok şey öğretti. O çokuluslu senaryoyu ülkenin en ücra köşelerine kadar hissettirdi. Ne yapılması gerektiği konusunda kamuoyu oluşturdu. Türkiye'nin bütünlüğü, geleceği, toplumsal dayanışması hiç olmadığı kadar güçlü hale geldi. Mücadeleden, direnmekten, ülkeyi korumaktan, bırakın zayıf düşürmeyi daha da güçlendirmekten başka bir seçenek yok artık.
Uzun zamandır “Acımasız direniş” adıyla öne çıkardığımız toplumsal bilinç terör saldırıları, arkasındaki hesaplar ve toplumsal psikolojiyi çökertmeye dönük iç operasyonlardan daha güçlü hale geldi. Fert fert, ev ev, sokak sokak, mahalle mahalle, köy köy, şehir şehir savunma kaleleri inşa edilir oldu. Bu yüzden, yaşadığımız şeye son istiklal savaşı, vatan savunması adı verildi. Çünkü bugün hiçbir şey ülke savunmasından üstün değildir. Hiçbir çıkar, politika, hesap vatan ekseninden öncelikli değildir.
Dört ayrı saldırı, farklı örgütler, ortak hedef..
Bu gerçekleri önümüze koyarak mücadelenin her haline hazırlıklı olmak zorundayız. Beşiktaş saldırısından Kayseri saldırısına, Rus elçinin öldürülmesinden Reina baskınına kadar çok ciddi bir terör analiziyapmak, bir harita ortaya koymak, önümüzdeki dönem için bir yol haritası çizmek zorundayız. Dört saldırı da görünüşte birbiriyle bağlantılı değil. Beşiktaş ve Kayseri PKK/PYD imzalıdır. Rus elçinin öldürülmesi FETÖ imzalıdır. Son Reina saldırısı ise DEAŞ imzalı. Peki bunlar birbirinden bağımsız mı? Elbette hayır. Bağımsız düşünürsek kaybederiz, körleşiriz, bir adım sonrasını göremeyiz.
Asimetrik savaş dediğimiz budur. Bizim için PKK/PYD, DEAŞ ya da başka bir örgütün anlamı yoktur artık. Her örgütün Türkiye'ye saldırı için kendi öncelikleri elbette vardır. Örgütlerin motivasyonu bu öncelikler olsa da üst hesap Türkiye'dir ve oradan oyun kurucuTürkiye ile hesaplaşanlardır. Bütün bu örgütleri aynı mevzide toplayanlar da işte bu oyun kuruculardır.
Bunlar daha ilk dalga saldırılar!
Elbette tetiği çekenleri, bombayı patlatanları bulacağız, arkasındaki örgütleri deşifre edeceğiz. Ama orada saplanıp kalırsak körleşmişiz demektir ve kalmayacağız. Aksi takdirde bir sonraki adımda neler olabileceğine dair hiç bir öngörümüz olmayacaktır. Tetikçiler sadece tetikçidir. Çoğu zaman tetikçilerden sonra sadece örgütler tespit edilir ama sonrası gelmez. Dünya genelinde büyük terör saldırılarında hep böyle olmuştur. Mesela El Kaide saldırılarının büyük çoğunluğunda “Saldırıyı el Kaide üslendi” tespitinden sonra bütün dosyalar kapanmıştır.
Son dört saldırıda hedefler arasında ortak bir bağ olmaması, farklı örgütlerin ve farklı adreslerin hedef alınması çok kapsamlı bir sürecin ilk dalgasıyla yüzleştiğimiz izlenimini oluşturuyor. Öyleyse, bir sonraki adım yine öngörülemez bir hedef olacaktır. Her saldırı bir “ters yumruk” şeklinde planlanmaktadır.
Suriye savaşı biterse bütün hesapları çöker
Adım adım toplumsal psikolojinin çökertilmesi, devlet mekanizmalarının yönetemez hale getirilmesi ve Türkiye'nin yalnızlaştırılması hedeflenmektedir. Suriye savaşının bitirilmesi küresel bir oyunu bozmaktadır ve bunun hesabı sorulmaktadır. Rusya ile yakınlaşma Atlantik eksenini bozmaktadır ve hesabı sorulmaktadır. Terörle köklü mücadele, iç bütünlüğü sağlamaktadır ve Türkiye'yi parçalama planını boşa çıkarmaktadır.
Dikkat edenler, saldırıların hepsinde bu hedefleri göreceklerdir. Güvenlik ve istihbarat birimlerinin zihinlerini karıştıracak ölçüde karmaşık, sofistike bir plan uygulanmaktadır. Reina saldırısında da tetikçinin profesyonelliği, özel seçilmiş olduğu ve korunmuş olduğu izlenimi bu yüzden önemlidir.
İkinci dalga saldırılar ve en kötü senaryo
İkinci dalga saldırılar başladığında terör örneklerinin yanında toplumsal muhalefet çevrelerinin de harekete geçirildiğine tanık olabiliriz. Gezi olayları benzeri bir örgütlenme, memnuniyetsizleri biraraya toplayıp harekete geçirme, şiddet uygulayan örgütlerin lojistik çevrelerini sokağa itme gibi senaryolar olabilir.
15 Temmuz'u başaramayanlar 15 Temmuz benzeri ya da daha kötüsü bir plan üzerine çalışmakta, 15 Temmuz öncesine benzer bir toplumsal zemin inşa etmeye çalışmaktadır. Bu sefer cephede kimler olacağı aşağı yukarı görünür olmuştur. Gezi isyanı, 17-25 Aralık müdahalesi ve 15 Temmuz saldırısı ile hedefe ulaşamayanlar bütün bu senaryoları tek bir senaryo olarak devreye alabilir. En kötü senaryo budur. Öyleyse, her saldırı didik didik incelenmeli, sonraki adım hesaplanabilmelidir.
“DEAŞ'la savaştır, PKK/PYD'ye alan aç!
FETÖ ile PKK çevreleri, DHKP-C ile diğer marjinal çevreler tek cephe halinde harekete geçirilebilir. Bu örgütlerin hepsinin ABD ve Avrupa ülkeleri istihbaratı tarafından yönetildiğini artık tartışmaya bile gerek duymuyoruz. Türkiye'yi bütün terör örgütleriyle doğrudan savaşa sokmak, planın bir parçası olabilir. DEAŞ'la yürütülen savaş, ülke içinde terör saldırıları şeklinde servis ediliyor ve bunlar Türkiye-DEAŞ hesaplaşması olarak pazarlanıyor. O üst senaryo gizleniyor. Ancak Türkiye DEAŞ'la saldırıya kilitlenip diğer örgütlere alan açılmasını da hesaba katmak zorundadır. “DEŞ'la savaştır, PKK/PYD'ye alan aç” tezini iyi düşünmek lazım. DEAŞ'la mücadeleyi en yüksek sesle dile getirenler bugün El Bab'da Türkiye'ye değil terör örgütlerine destek vermektedir.
Nusra ile savaştır, daha fazla alan aç
Önümüzdeki günlerde bu teze yenisi eklenebilir. “El Nusra ile savaştır, PKK/PYD'ye daha fazla alan aç” politikası Türkiye'nin önüne konulabilir. Ülke içinde yeni saldırılar için yeni bir aktör icad edilebilir.
Yarın Nusra ile savaştırılması durumunda da Türkiye'ye değil yine terör örgütlerine destek verilecektir. El Nusra söyleminin uluslararası alanda yükselen söyleme dönüşmesinin Türkiye için böyle bir tehlikesi vardır.
Hem terörle hem terörle mücadele ile vuruyorlar
Bunu neden söylüyorum? Türkiye terörle vuruluyor. Bu bildiğimiz bir şey. Ama yeni bir durum var: Türkiye terörle mücadele ile de vuruluyor. Bunu düşünürsek çok şey göreceğiz..
Kimse iddiasından vazgeçmiş değil. Kimse Türkiye'yi teslim alma düşüncesini terketmiş değil. Kimse terör örgütleriyle iş tutmaktan vazgeçmiş değil. Öyleyse biz de en kötü senaryoya hazırlanmak durumundayız…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları












































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021