Mesut YEĞEN
Bahçeli’nin art arda gelen “ayağınızı denk alın, güç bende” çıkışları, sarayın “milli hukuk, milli yargı” heveslilerinin AK Parti’nin en fazla “Kavala bırakılsa iyi olur” diye fısıldayan ‘mahcup-demokratlarını’ bastırması, Soylu’nun yeniden ‘aile resmine’ girmesi ve son olarak Erdoğan’ın zamanın AK Partili belediyelerinin ödemediği borçları şimdinin CHP belediyelerinden tahsil edip bu belediyeleri çalışamaz kılacak işlere kalkışacak görünmesi, hepsi birden aynı şeye işaret ediyor: Erdoğan, aday olacak olsun olmasın, bir sonraki seçime de Cumhur İttifakı’yla ve 2016 sonrasında kurduğu siyasi denklemle girmeye hazırlanıyor.
“Başka ihtimal mi vardı” sorusuna cevabım şu olur: Evet ve halen de olabilir. Başka ihtimal hiç olmadı diye düşünmenin 31 Mart’ın yol açtığı tabloyu hafifsemek olacağını söyleyip, gelişmeleri nasıl gördüğüme geçeyim. 31 Mart’tan sonra yapılanlara ve yapılmayanlara, söylenenlere ve söylenmeyenlere bakınca gördüğüm şu: Erdoğan 31 Mart sonrasında oluşan risk, imkân ve ihtimalleri tarttıktan sonra bugün düşmüş göründüğü yola düştü. 31 Mart’ın yarattığı tabloyla beraber Erdoğan, zaman zaman sanıldığı ve Bahçeli’nin de “yapabiliyorsan buyur yap” modunda söylediği üzere, CHP’yle birlikte yeni bir Türkiye, yeni bir anayasa imkânını yoklamadı belki ama bu ihtimali yokluyormuş izlenimiyle bir vadede MHP’ye bağımlılıktan kurtulmasını sağlayabilecek bir ihtimal olup olmadığını anlamaya çalıştı. Erdoğan, 31 Mart tablosu karşısında, pek muhtemelen, en yüksek oyu alan adayın ilk turda ya da yüzde 40’ı alan adayın ilk ya da ikinci turda cumhurbaşkanı olmasını sağlayabilecek ve bu vesileyle AK Parti’yi ve Erdoğan’ı iktidar katında yalnızlaştırabilecek bir imkânın olup olmadığına baktı ve olmadığına kani olunca da 2016 sonrasında kurduğu siyasi denklemin konforunda kalmaya karar verdi. Öte yandan, halen konforlu görünmekle beraber, 31 Mart tablosunun işaret ettiği üzere, artık riskli de olduğundan, Erdoğan içinde kalmaya karar verdiği “Cumhur İttifakı ve …” denklemini yenisiyle değiştirme imkânını yoklamaya devam edebilir. Ancak, artık risk üretmekle beraber mevcut “Cumhur İttifakı ve …” denkleminden daha konforlusunu bulma ihtimali giderek zayıfladığından Erdoğan’ın bir sonraki seçime bu riskli ve fakat daha konforlu denklemle gireceğini varsaymak daha doğru görünüyor.
Peki, bütün bu vaziyetin, Erdoğan’ın 2016 sonrasında kurduğu denklemle devam edecek olmasının CHP için manası ne? Bir sonraki seçim de “Cumhur İttifakı ve …” denklemiyle gerçekleşecekse, denklemin diğer tarafındaki başat aktör olarak CHP’nin ne yapması lazım gelir? Kısa yoldan cevabım şu: 31 Mart’ın üzerine taş koyması. Uzun cevabıma gelince…
31 Mart’ın Üzerine Taş Koymak
Erdoğan’ın önümüzdeki seçime sözünü ettiğim denklemle girecek görünmesi CHP açısından şöyle değerlendirilebilir: 31 Mart’a da aynı denklemle girip kaybettiğine göre sorun olmaz, artık seçimleri bekleyebiliriz. Ne var ki, neredeyse bütün bir 2022 senesi boyunca seçmenin yüzde 60 kadarının karşı göründüğü Erdoğan 2023 seçimlerine de aynı denklemle girmiş ve seçimleri kazanmıştı. 2023 seçimlerinden sonra CHP’de yönetim ve genel başkanlık değişikliği yaşanmasa, İYİ Parti herkesin gözleri önünde siyasi intihara kalkışmasa ve Erdoğan’ın elinde dağıtabilecek biraz daha kaynak kalmış olsa, pek muhtemelen 31 Mart’taki tablo yine oluşmazdı. Dolayısıyla, 31 Mart biri diğerine zıt iki şeyi birden gösteriyor: “Cumhur İttifakı ve …” denkleminde Erdoğan ve Cumhur İttifakı seçimleri kaybedebilir ve lakin seçmenin yüzde 60’a yakınının iktidar değişikliği istediği bir tabloda bile Erdoğan ve Cumhur İttifakı seçimleri kazanabiliyor. Özetle, CHP açısından 31 Mart tablosuna bakarak “Cumhur İttifakı ve …” denkleminde kaybeden Erdoğan, “artık seçimleri bekleyelim” denecek bir durum yok. 2022’ye rağmen 2023’te alınan sonucun tekrar etmemesi için CHP’nin 31 Mart’ın üzerine taş koyması gerekiyor.
31 Mart’ın üzerine konabilecek taşları ilk etapta iki grupta toplamak mümkün: Kimlikle, imajla ilgili olanlar ve icraatla ilgili olanlar.
Herkesin CHP’si
Malum CHP epey bir zamandır “Herkes için CHP” sloganını kullanıyor. Böyle olmakla beraber CHP çok uzun zamandan sonra ilk kez 31 Mart’ta yüzde 25 tavanını delebildi ve CHP’li olmayanların da partisi, ‘herkesin evi’ olabildi. CHP, 31 Mart seçimlerinde 2023’ün ‘herkesi bir araya getiren’ 6’lı Masa’sının yerini almakla kalmadı, 6’lı Masa’da yer açılmayan Kürtlerin de epey bir kısmının desteğini aldı. Hem de yönetimini ve genel başkanını değiştirmenin dışında çok bir şey yapmadan; en azından yönetim değişikliğinin üzerinden sadece birkaç ay sonra oylarını bir anda yüzde 40 kadar artırmasını açıklayabilecek kadar bir şey yapmadan. Söylemek istediğim şu: 31 Mart seçimlerinde seçmenler CHP çok bir şey yapmadan, hatta biraz CHP’ye rağmen, 6’lı Masa’dan da büyük bir masayı CHP’de kurdu ve CHP’nin senelerdir arzulayıp da yapamadığını yaptı, CHP’yi herkesin evi kıldı. Şimdi, CHP’nin evvela bu durumu sürdürebilmesi, bu durumu süreklileştirebilecek bir hüviyet, bir çehre edinmesi gerekiyor.
31 Mart sonrasında CHP genel başkanının CHP’nin herkesin evi olarak kalabilmesi için özel bir çaba sarfettiği kesin. Lakin, CHP’nin herkesin evi olarak kalabilmesi niyet beyanından, genel başkanın sözlerinden fazlasını gerektiriyor. Malum, herkes için CHP fikrini, CHP’yi CHP’li olmayanlara açık tutmayı en çok Kemal Kılıçdaroğlu telaffuz etmişti ve lakin onun zamanında CHP herkesin evi olamamıştı. Şimdi olmasının sebebi CHP ve CHP’deki yönetim değişikliği demek de zor, çünkü ortada bu minvalde dişe dokunur bir CHP faaliyeti yok. CHP, daha ziyade Erdoğan’ın yarattığı ekonomik tablo, İYİ Parti’nin siyasi intiharı ve Kürtlerin “Batı metropollerinde kendimize oy vermemizin bize bir faydası yok, bari CHP’ye olsun” demesinin sonucunda herkesin evi oldu. Seçmenler biraz CHP’ye rağmen, biraz da can havliyle CHP’yi herkesin evi kıldı.
Herkesin evi olarak kalması için CHP’nin sahiden herkesin evi kılınması gerekiyor. 31 Mart’ın üzerine taş eklemenin bir yolu buradan geçiyor. Bu da CHP kimliğinin, CHP imajının en azından 31 Mart’ta oluşan siyasi tabloyu kalıcı kılacak kadar güncellenmesini gerektiriyor. Bugünkü şartlarda iki enstrüman CHP’nin kimlik ve imajının sözünü ettiğim seviyede güncellenmesini sağlamaya katkıda bulunabilir: CHP mühürlü yeni bir Türkiye teklifi geliştirmek ve yüzde 25’lik CHP’yle özdeşlemişlerin dışında kalan yüzlerin CHP’nin yüzleri arasına girmesini sağlamak. CHP’liler de herhalde şunu kabul edecektir: Yönetim ve genel başkanlık değişikliğine rağmen CHP ne önceki dönemdekinden farklı bir Türkiye teklifi geliştirmiş ne de kamuoyuna “CHP herkesin evi oldu” dedirtecek türden yeni yüzleri vitrinine çıkarmış durumda. Yönetim ve genel başkanlığı değişikliğine rağmen CHP halen herkesin pek iyi bildiği meseleleri kamuoyuna bir kez daha anlatmaktan vazgeçmiş ve yüzde 25’lik CHP’yle özdeşleşenlerin haricinde isimler bulup çıkarabilmiş değil. 31 Mart’ın üzerine taş koyma işine buradan başlanabilir. CHP yeni bir Türkiye teklifi ve yeni sima ve kadrolarla kimlik ve imajını güncelleyebilir. Seçmenin 6’lı Masa’dan daha büyüğünü CHP’de kurma jestine karşılık vermenin bir yolu bu olabilir. CHP bu karşı-jest yoluyla sahiden herkesin evi kılınabilir.
CHP Hükümeti
Kanıtlaması, delillendirmesi zor lakin 2022’de seçmenin yüzde 60’ı istemediği halde Erdoğan’ın 2023 seçimlerini kazanması ne Kılıçdaroğlu’nun Aleviliğiyle ilgiliydi ne de seçmenin montaj videolara kanmasıyla. Dediğim gibi, delillendirmesi zor ancak söz konusu ‘mucizenin’ ardında seçmenin yedi yardımcısıyla Kılıçdaroğlu’nun Türkiye’yi daha iyi yöneteceğine ikna edilememesi vardı. 31 Mart seçimlerini önde bitirmesine rağmen CHP’ye oy verenler de dahil seçmenlerin önemlice bir kısmının savunma, dış işleri, ulaşım ve altyapı gibi ağır icraat alanlarında halen AK Parti’nin CHP’den daha başarılı olacağını düşünüyor olması ve seçmende artık öfke ve kaygı uyandırmamakla beraber güven ve umut da uyandıramaması CHP ve icraat, CHP ve iyi yönetim, hülasa bir CHP hükümeti meselesinin ciddiyetle düşünülmesi gerektiğini gösteriyor. Demem o ki, 31 Mart’ın üzerine taş koymanın bir yolu da CHP’nin iyi bir icraat hükümeti oluşturabileceğine, Türkiye’yi layığınca yönetebileceğine seçmenleri inandırmaktan geçiyor. 31 Mart’ın üzerine taş koymanın bir yolu da artık kaygı ve öfke uyandırmayan CHP’nin güven ve umut uyandırabilmesinin yolunu bulmaktan geçiyor. Hülasa, 31 Mart’ın üzerine taş koyabilmesi için CHP’nin Türkiye’yi yönetebilecek birikime ve ehliyetli kadrolara sahip olduğunu göstermesi lazım.
CHP’nin mevcut gölge kabinesi bu ihtiyacı gidermek yolunda atılmış iyi bir adım olmakla beraber bu kabinenin bugüne kadarki performansı CHP ülkeyi daha iyi yönetebilir fikrini oluşturmaya yetmiş görünmüyor. Bu durumda CHP’nin mevcut gölge kabinesini bir tür izleme enstrümanı gibi konumlandırıp, kamuoyunca bilgisine ve ehliyetine güvenilebilecek birkaç ‘büyük’ ismi CHP’de öne çıkarmak, bu isimleri icraat teklifleri yapmaya davet etmek işe yarayabilir. İş dünyasından, sivil toplumdan, üniversitelerden, bürokrasiden ehliyetli isimleri kadrosuna katmak “CHP ülkeyi layığınca yönetebilir” fikrinin gelişmesine katkıda bulunabilir. Uzun lafın kısası, 31 Mart’ın üzerine taş koymanın bir yolu da bir “CHP hükümet edebilir” kanaatini oluşturmaktan geçiyor.
CHP olur da herkesin CHP’si olursa ve izleyen değil de icraat teklif eden bir kabine oluşturabilirse 31 Mart’ın üzerine taş koyabilir, Erdoğan’ın “Cumhur İttifakı ve …” denkleminde seçimleri kazanabilir. Gördüklerim bunlar
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları









































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.01.2026
28.12.2025
13.12.2025
17.10.2025
7.10.2025
5.09.2025
24.08.2025
9.08.2025
19.07.2025
13.07.2025