Yıldız ÖNEN
Haziran ayının başlarında şöyle bir haber yayınlandı: “Ailesiyle Edirne sınırından Meriç Nehri’ni geçtiği sırada Yunan polisi tarafından vurulduğu iddia edilen Suriyeli Nadera Almonla’dan 29 Şubat’tan beri haber alınamıyor.”
Şubat, Mart, Nisan, Mayıs…Cesedi Meriç nehrinde kayboldu Nadera Almaonla’nın.
İnsanları pazarlık masasında bir koz olarak gören zihniyet, göçmenler hakkında olmadık yalanları her gün yeniden yeniden üreten zihniyet, Avrupa’ya göçmenler üzerinden meydan okuyan zihniyet, göçmenleri, “kapıyı açtık” diyerek, korumasız, ölüm tehlikesi altında, güvenli geçiş noktası olmayan noktalarda bir başına ve çaresiz bırakan zihniyet, Nadera Almoanla’nın ölümünden sorumludur.
Göç başlı başına yıkıcı, yıpratıcı bir sorunken, kadınlar göçten kaynaklı krizi ağır bir şekilde yaşıyorlar. Sadece Suriyeli kadınlar değil. Sermin Çakmak “Değişen Hayatların Görünmez Sahipleri: Göçmen Kadınlar” başlıklı yazısında bir dizi araştırmacının Almanya’ya göç eden Türkiyeli kadınlarla ilgili yaptıkları araştırmaları incelemiş. Göç sürecinde kadınlar kültürel nedenlerle hareket özgürlüklerinin kısıtlanması, erkeklere oranla iş gücüne daha zor katılabilmeleri gibi nedenlerle “ev kadını” rolünü eskisine oranla daha fazla benimsemek zorunda kalıyorlar.
Ayşe Emel Akalın ise “göç tarihi boyunca göçmen emeğinin en büyük kadın kategorisini göçmen ev işçileri oluşturmaktadır.” diyor.
Helsinki Yurttaşlar Derneği’nin hazırladığı bir broşür, mülteci kadınların, göç sürecinin bütününde şiddete maruz kaldığını gösteriyor. Göçe neden olan çatışma sırasında, kaçış sırasında, sığınılan ülkede, geri dönüş sırasında, yeniden entegrasyon sürecinde.
Bir ülkeye yerleştiğinde, mülteciler için sorunlar bitmiş olmuyor, bir sorun bitiyor ve bambaşka bir sorunlar kümesi başlıyor.
İçişleri Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de Suriyeli mülteci sayısı 3,613,644. Bu sayının 1,956,459’u erkek, 1,657,185’i ise kadın. Suriyeli 109.726 kişi Geçici Barınma Merkezlerinde yaşarken, 3.237.345 kişi bu merkezlerin dışında yaşamaktadır.
Yaşamaktadır derken, bu yaşamanın olağanüstü yokluk koşullarında olduğunu hatırlamalıyız: “Erkek sığınmacıların yüzde 13’ü ve kadın sığınmacıların yüzde 16’sı harabelerde yaşamaktadır ve erkek ve kadın sığınmacıların her birinin yüzde 10’u derme-çatma geçici düzen veya plastik korumalar altında yaşamaktadır. Böylece, bu yüzdeler göstermektedir ki erkek sığınmacıların 4’te 1’e yakını
ve kadın sığınmacıların 4’te 1’den fazlası harabelerde, derme-çatma geçici düzenlemelerde, plastik korumalar altında veya açık alanda yaşamaktadır.”
İşte Nadera Almonla gibi sayısız mülteci kadının kaçmak, buradan gitmek istemesinin nedeni, ölümü göze alıp bir nehri geçmeye çalışmasının ve nehrin ortasında sulara karışıp ölmesinin nedeni bu!
Tüm mültecilerle dayanışmak, bu yüzden çok önemli.
Mültecilerin yaşamını çekilir kılma mücadelesi vermeyen bir işçi sınıfının kendi yaşamının çekilir kılınmasının imkânsız olacağını aklımızdan çıkartmayalım.
Yıldız Önen
(Sosyalist İşçi)
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.05.2021
30.04.2021
11.03.2021
19.06.2020
8.06.2020
30.05.2020
24.05.2020
12.05.2020
26.04.2020
31.03.2020