Sinan ÇİFTYÜREK
I – Gerilimi yüksek bir seçim nihayet yapıldı
Başta halkımıza, siyaset kadrosuna geçmiş olsun. Urfa-Şırnak-Hakkari-Van-Ağrı…sınır hattında ki kentlerimiz başta olmak üzere halkımız kendisine dayatılan devlet merkezli özel savaş koşullarında bir seçim kampanyası sürdürdü, tabi sürdürebildilerse? Bu koşullarda oyunu artırarak seçimi kazanan ve iradesini özgürleştiren Amed-Mardin-Van-Batman halkı başta halklarımıza teşekkür ediyoruz.
Gerilimi böylesine yüksek, dil, üslubun böylesine düzeysiz olduğu bir seçim yaşanmadı. Tek parti iktidarından sonra devletin böylesine sivil-askeri kurumlarıyla seçime, özelde Kürt muhalif partilere müdahil olduğu seçim olmadı. Cumhur İttifakı; propaganda çalışmalarını tam anlamıyla tek kale maç yürüttü. Öyle ki Kürdistan sınır kentlerinde tam bir kuşatma-ezme-sindirme siyaseti izlendi.
Bu süreçte Türk ulusal medyası da, devlet konsepti çerçevesinde HDP’ye, Kürt siyasetine kör-sağır-dilsizdi. Parayla reklamlarını bile almayacak kadar karşıydı. Bu şartlar altında HDP belli bir güç kaybetti daha doğrusu devlet partisi zoruyla kaybettirildi ama ezilmedi hatta bazı yerlerde hem oylarını arttırdı hem ayrıca kendine kaybettirene de Batı’da kaybettirdi.
II – Veriler ne diyor?
Seçime katılım oranı %84, 2014’teki %89 katılım oranına göre 5 puan düşmesi beklenmiyordu zira onca yüksek gerilime ve piyasaya sürülen “beka, terör” argümanları dikkate alındığında daha yüksek katılım bekleniyordu.
Seçim sonuçlarına bakıldığında, 2019 Yerel Seçimin İl Genel Meclisi oy dağılımı; AKP %44 (2014’te %43), CHP %30 (2014’te %25), İYİ Parti %7, MHP %7 (2014’te 17), HDP %4 (2014’te %4), SP%2.7 oy aldılar. 24 Haziran 2018 genel seçimlerine göre ise; AKP 2, CHP 8 puan oyunu artırırken, MHP ve İYİ Parti oy kaybı yaşadı. Kazanılan belediye başkanlıklarında ise en büyük kaybı, AKP İstanbul, Ankara, Antalya…vb. büyük kentleri kaybederek yaşarken, CHP 2014 seçimlerine oranla en kazançlı parti.
HDP’ye gelince; Yerel yönetimler de, BDP 2014 seçimlerinde 3'ü büyükşehir 11 il, 67 ilçe ve 24 belde toplam 102 belediye başkanlığı kazanmıştı. 2019 Yerel seçimlerinde ise HDP, üçü Büyükşehir 8 il, 50 ilçe, 12 belde toplam 70 belediye aldı. Kayıp toplam 32 kent ve beldenin 3’ü il, 17’si ilçe, 12’si belde. HDP bu zorla el değiştirilmeye karşın 31 Mart’ta kazandığı 8 ilde Kayyum’u gönderdiği gibi Siirt hariç oylarını da arttırdığını da ekleyelim.
Demokratik yarış yerine Devlet partisinin özel savaş konseptiyle zorla el değiştirilen kentler den; Şırnak, Ağrı’yı AKP alırken; Urfa’da HDP’nin 2014’te aldığı dört ilçeden üçünü AKP; Mardin’de HDP’nin 2014’te toplam 10 ilçede aldığı 8 ilçenin üçünü AKP; Şırnak’ta; HDP 2014’te toplam 6 ilçeden aldığı 5 ilçenin 2’sini AKP; Hakkari’de 2014’te toplam 3 ilçeden aldığı üç ilçenin ikisini AKP; Van’da 2014’te toplam 13 ilçeden aldığı 11 ilçenin ikisini AKP; Iğdır’da 2014’te 3 ilçeden aldığı birini SP; Kars’ta 2014’te aldığı Digor’u AKP aldı. HDP’nin 2014 Yerel Seçimlerine göre 2019’da kaybettiği 17 ilçenin 13’ü Urfa-Mardin-Şırnak-Hakkari-Van-Iğdır-Kars’ta yani sınır kentlerinde yaşandı. Geri kalan diğer kentlerde kaybedildi.
III - HDP’nin il ve ilçeleri devlet zoruyla el değiştirildi!
*7 Haziran 2015 seçimlerinin başarısının ardından, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) stratejisi olarak belirlenen, Kuzey Kürdistan ile Rojava ve Güney Kürdistan arasında siyasi-kültürel-askeri geçiş ve bağlantıyı kesme hedefiyle alınan birden fazla tedbirden birisi, Kuzey’de Kürt siyasetinin sınır illerindeki siyasal etkisini zayıflatarak yerine sistem partilerini yerleştirme planıydı. Bu planın en net 31 Mart’ta sınır boyunca yürürlüğe konulduğunu gördük.
Belirttiğimiz sınır kentlerde HDP’nin elindeki ilçe ve kentlerin AKP lehine devlet zoruyla el değiştirmesi hedefi son üç dört yılın planlanmasıydı. Çünkü Bahçeli aylar öncesinde devlet aklıyla ve açık konuşarak; “kayyumla atanmış belediyelerde diğer siyasi partilerin mutlaka HDP’nin tekrar kayyum öncesine dönebilecek bir yerel yönetim yapılanmasına müsaade etmeyecek sağduyu ortaya koyması lazım” demesi tüm sistem partilerinde karşılık buldu!
* HDP’nin 2019’da, 2014’e göre kaybettiği 17 ilçenin 13’ünün Urfa-Mardin-Şırnak-Hakkari-Van-Iğdır-Kars’ta yani Kürdistan parçalarıyla sınır olan kentlerde yaşanmasının nedenini merak edenler; Bir, Devletin “eyvah etrafım Kürdistan ile çevrildi” deyip sınır kentlerine yönelik uyguladığı özel savaş planına baksınlar. İki; Bahçeli’nin önceden “eğer Kayyum yerlerini tekrar alırlarsa bazı talepleri derinleşecek. Bu da Türkiye'yi başka bir noktaya doğru götürür. Bunun önlenmesi için de aşiretleri devreye sokalım” demesine baksınlar. Sadece aşiretler mi hayır devletin tüm sivil-askeri gücü ve istihbaratı devreye sokuldu. Üç; Halen merak edenler Bahçeli’nin “Bu seçimde Güneydoğu’da alınacak oylar çok önemli. Orada 101 belediyeye kayyum atandı. Şimdi o parti oralarda yine kazanırsa bu çok kötü olur. Çıkarlar, bunu plebisit gibi sunarlar”! demesinin şifrelerine baksınlar. Yani Kürt siyasetini engellemek için her yolu mubah gören devlet stratejisine baksınlar.Kürdistan’da HDP devlet partisi ile özel savaş şartlarında mücadele etti derken hareket noktamız bunların bütünü.
*Devleti arkalamış Cumhur ittifakı, devletçe “stratejik” algılanan il-ilçelere çok önceden özel stratejiyle yöneldiği ve bazı yerlerde etkili olacağını belirtmiştik. Halfeti’den Çukurca-Van-Ağrı’ya uzanan sınır boyunda belirttiğim kentlerde AKP’nin kazanmasına; AKP’li Kayyumların “hizmet başarısı” diyenler şarlatanlık yapıyorlar. Bu iddiada olanlar Kayyum yönetimindeki Diyarbakır-Van-Mardin-Batman’a…baksın. Yani mesele Kayyum “başarısı” meselesi değil, devlet partisinin özel savaş konseptinin uygulanmasıdır.
*HDP’e yaşanan kent kaybının esas sınırda, özellikle birkaç bin polis ve asker oyuyla sonuç alabilecekleri küçük ilçelerde yaşanmış olması tesadüf değil. Çünkü devlet partisinin özel savaş konseptinin bugün esas sonuç almayı hedeflediği yerler zaten buralardı. Yoksa Kızıltepe, Nusaybin, Cizre’de sınır ilçeleriydi. Kısacası Cumhur ittifakı “beka” ve tehdit algılamasında Kürdü/Kürdistan’ı göstermesinin icra alanı olarak 31 Mart seçim sürecinde devlet partisinin halkımıza, siyaset kadrosuna nasıl yüklendiğini görmek isteyen görür, anlar!
*AKP, siyasal stratejide örtüştüğü MHP ile birlikte Kürde kaybettirdi ama Kürt de duruşuyla 25 yıllık Erdoğan iktidarın sonunun başlangıcını hazırladı. Çünkü Kürt boynuna vurup elinden ekmeği alınacak eski Kürd değil. Geçti o günler! Güney’de yarı bağımsız devleti, Rojava’da fiili federal yapısı var. Salt Amed’te değil Ankara siyaset denkleminde de yeri var!
IV - HDP ve genelde Kürt siyaseti de aynayı yanlışlarına, eksiklerine cesaretle tutmalı.
Devlet merkezli Kürtlere dayatılan özel savaş konseptinin altını çizerken, HDP ve genelde Kürt siyaseti de “nerede yanlış yaptık”? sorusuna yanıt aramalı. Bu meseleye tekrar döneceğiz. Burada kısaca beş şeyi belirtmek istiyoruz; bir ve önemlisi hizmet belediyeciliğinde HDP’yi aynayı cesaretle kendine/geçmiş belediyecilik deneyimine tutmaya çağırıyoruz. İki; ayrımsız tüm halklara, tüm siyasal eğilimlerden işçi, emekçi, işsiz halka eşit yaklaşım ışığında geçmiş pratiği sorgulanmaya çağırıyoruz. Üç; HDP belediyelerini mali gelir-giderleri halka aylık, yıllık şeffafça açıklayan bir işleyişi başlatmaya çağırıyoruz. Dört; HDP’nin Yerel Yönetimler deklarasyonunda yeralan doğrudan demokrasiyi uygulamaya somutta halkla ile birlikte karar birlikte icra prensibini uygulamaya çağırıyoruz. Beş; HDP ve Kürt siyaset kadrosunun, 7 Haziran 2015 sonrası MGK yönelimlerini ve bunun şifrelerini taşıyan Devlet Bahçeli’nin devletin aklı ve stratejisini yansıtan mesajlarını doğru okumadığını, okunsaydı bilinçli ön hazırlıkla daha az hasarla süreç atlatılabilinirdi.
V – Metropollerin kaybedilmesi AKP’nin 25 yıllık iktidarın sonunun başlangıcı mı?
HDP, Batı metropollerinde somutta İstanbul, Ankara, Adana, Mersin, Antalya…gibi kentlerde CHP’ye kazandırarak Cumhur İttifakına darbe vurdu. Erdoğan, “Unutmayın, İstanbul’da teklersek, Türkiye’de tökezleriz. İstanbul, Türkiye ortalamasının altına düştüğü an, buna yanarız” demişti. İstanbul’da AKP artı MHP % 48 oy aldı. MHP’nin yüzde 6-7 oyunu çıkarırsan AKP İstanbul oyu Türkiye ortalaması olan %44’n altında demek. Buna ağırlaşacak olan ekonomik kriz sonuçlarını da eklersek 4.5 yılı zor tamamlar. Erdoğan oralı olmadan “biz 4,5 yıl iktidardayız” demesine bakmayın. Metropollerin kaybında başka faktörler de var.
Bir; 25 yıllık kesintisiz yerel iktidar ve 17 yıllık merkezi iktidarda olan Erdoğan’ın muhalefet lideri imiş gibi konuşması. Sanki iktidarda kendisi değil de, CHP ve Millet ittifakıymış sanki HDP imiş gibi muhalefete saldırmasını bu kez halklar yutmadı.
İki; Önce Milli Görüş geleneği kadrosu olarak, sonra 17 yıllık kendi merkezi iktidarının bir numarası olarak ilk 10 yılı boyunca tek parti iktidarını ağır eleştiren Erdoğan’ın son yıllarda tek parti iktidarı uygulamalarına kendisinin başvurması. Yani devletin sivil-askeri güçlerini arkalayan AKP’nin muhalefete saldırması AKP tabanında belli bir kırılma yarattı.
Üç; Bir süredir fiilen MHP ile koalisyon kuran AKP’nin, Kürt/Kürdistan siyaseti ve genel siyasal strateji de giderek MHP çizgisine oturması. Yani AKP’nin genel siyasal stratejisinin MHP’lileşmesinin (devletleşmesinin) başta Kürt tabanında olmak üzere tepkilere yol açması.
Dört; Erdoğan/AKP’nin uzun iktidar yıllarında seçim propaganda gündemi ile halkların gündeminin böylesine ayrışmasına ilk kez bu kadar bariz, çıplak şahit olduk. Örneğin; Cumhur İttifakı, “terör, beka, Kürdistan yok” gibi yapay gündem üzerinden propaganda yaparken; halklar, işçi emekçiler, işsizlerin ise gerçek gündemi olan ekonomik kriz, işsizlik, zamlarla boğuşmuş olması. Erdoğan’da halkın üç büyük gündemini bilerek es geçti çünkü ekonomi elini yakıyordu! Eeekarın doymazsa, kulak duymaz deyimi karşılık buldu!
Beş; Cumhur İttifakı propagandayı Kürdistan/Kürt karşıtlığı üzerinden kurarken, Minbiç işgali ve Fırat Doğusunda Güvenli Bölgenin kurulmasını veri almıştı. Bu iki hedef başarılsaydı “içerde, dışarıda terörü ezdik” diyerek milliyetçi oyların konsolide edilmesi hedeflenmişti ancak iki hedefin de gerçekleşmemesinin de mevcut tablo da payı var.
Sonuç; her yükselişin düşüşü var kuralı Erdoğan için de işlemeye başladı. 31 Mart da yaşanan düşüş devam edecek.
VI – SP ve CHP Kürdistan’da ne yaptı?
CHP’nin İstanbul-Ankara-Antalya-Adana-Mersin…vb. kentleri kazanmasında; Urfa ve Adıyaman’da SP’nin ciddi oy almasında HDP kilit rol oynadı. Buna karşın CHP ve SP’nin Kürdistan’ın kritik il-ilçelerinde HDP’yi desteklemediği görüldü. Hatta SP ve CHP Kürdistan’da her yerde seçime katılarak bazı kentlere HDP’nin kaybetmesine neden oldular.
Öyle ki Batman’da Beşiri, Ağrı’da Tutak, Bitlis’te Hizan ilçelerini HDP’den SP aldı. CHP’de de benzer durumlar var. Bu tutum irdelenmeli. Özetle CHP ve SP; Bahçeli’nin “kayyumla atanmış belediyelerde diğer siyasi partilerin mutlaka HDP’nin tekrar kayyum öncesine dönebilecek bir yerel yönetim yapılanmasına müsaade etmeyecek sağduyu ortaya koyması lazım” beyanına tutum alamadılar.
VI - Kürdistan Yerel Seçim İttifakı neyi hedefledi, ne oldu, ne yapacak?
Bu konuda ilk elden şunlara işaret edilebilir;
Bir; Dün “yerel seçimlerde illaki ortaklaşmanın yolunu bulmalıyız” dedik ve bulduk bugün illaki yerel seçim sonrası süreçte ve pratiğin içinde ittifakı adım adım büyütüp kalıcılaştırmanın yolunu bulmalıyız diyebilmeliyiz. Yani yerel seçimlerle sınırlı geçici ittifakı süreçte kalıcı ittifaka doğru büyütmeyi hedefleyelim ama acele etmeden.
İki; Kürdistan seçim ittifak fidanı ulusal ittifak yolunda koca çınara dönüştürme hedefi belirlenmeli ama erken doğuma izin verilmeden pratik deneyimler üzerinden yürüyerek zemin olgunlaştırılmalı. Bu yönelim emek-ufuk-strateji ile ete kemiğe uzun bürünmeli.
Üç; İttifak belediyelerinde uyumlu ve dinamik ortak çalışmaya odaklanarak; genelde yerel yönetimler politikalarının belirlenmesinde ve pratiğinde ortak alanı büyüterek Kürdistani İttifakın varlığını koruyup ağır ağır ilerlemesi, saflarını genişletmesi hedeflenmeli.
Dört; Kürdistani İttifakla Kürt siyasetinde 40 yıllık soğuk savaş duvarında önemli bir gedik açtık, bu gedik büyütülerek duvarın tümüyle yıkılması hedeflenmeli! Bu adım başlı başına tarihi önemdedir ve kıymetini bilip geliştirmeliyiz. Bilmeliyiz ki 40 yılın ön yargılarını zamanla ve pratiğin içerisinde kırabiliriz. Kürdistani İttifak sorumluları bir an evvel bir araya gelip yaşananlar değerlendirilmeli ve geleceğe ilişkin yönelim belirlenmelidir.
VII – Dersim meselesinde bugünkü tablo yaşanmamalıydı.
Dersim merkeze bir komünist başkanın seçilmiş olması bizi sevindirir ve Başkan Maçoğlu ile yoldaşlarına başarılar dileriz. Bunu belirtikten sonra şu noktalar üzerinde bugün ve esas geleceğe dönük düşünülmesi gerektiğine inanıyoruz.
*Şayet HDP ve SMF’nin içerisinde yer aldığı ayrı ittifaklar ortaklaşmış olsaydı, bugün merkezin yanı sıra tüm ilçeler de devrimci, sosyalist güçlerin elinde olurdu. Bu gerçekleşmediği için, merkezin dışındaki tüm ilçeler CHP (beş ilçe) ve AKP (iki ilçe) yönetimine geçti. Onca emek verilen Ovacık’ın CHP eline geçmesi ayrıca düşündürücü. Bundan sonra tarafları, bu sonuçlar üzerinde serinkanlılıkla düşünüp süreci germeden geleceğe dönük yönelimler belirlemeye, amiyane tabirle zararın neresinden dönülürse kârdır yaklaşımı üzerinden hareket etmeye çağırıyoruz.
*Şunu da belirtmek istiyoruz; FOX TV ve Demirören Medyasının Başkan Maçoğlu’na bolca yer vermesinin altında komünizme olan aşklarının yatmadığını, bu en ırkçı gerici ulusalcı basının esas derdinin “bu bölücü Kürtler kazanmasın da kim kazanırsa kazansın” görüşünden hareket ettiklerini SMF’li yoldaşlar bizden iyi bilirler. Demek istediğimiz, taraflar bunlara bu fırsatı vermemeliydi en azından bundan sonra vermemeli diyoruz. Örneğin ortaklaşma olsaydı o zaman bu ırkçı basının Maçoğlu propagandası ellerini yakardı! 3 Nisan 2019
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları












































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.06.2019
7.02.2019
18.03.2019
4.02.2019
28.01.2019
9.02.2019
7.01.2018
26.10.2018
28.09.2018