Talat ULUSOY
Anasının Nazım’ı doğurduğu tarih 15 Kasım 1900, ama babasının kütüğe yazdırması iki ay sonra: 15 Ocak 1901. Nazım Hikmet’in doğduğu günden daha önemlisi yaşadığı çağ bence. Her ülkenin tarihsel devirleri kendine özgüdür, farklıdır. Nazım Türkiye’de Yakın Çağ’da doğmuş, Türkiye’de Orta Çağ zindanlarında yaşamış ve ölmüştür. Çünkü Türkiye,İttihatçılar eliyle Aydınlanma Çağı’ndan Orta Çağ’a geriletilmiş bir ülkedir. Orta Çağ’ın alaca karanlığına haksızlık ettiğimi bile bile bu benzeştirmeyi yapıyorum.
Tarihin tekerleği geriye dönmez değil mi? Eğer tarihsel devirleri takvime bakarak değil de, yüklenen özelliklerine göre değerlendirirsek; Osmanlı milletlerinin Tanzimat’tan 1913 İttihatçı Babı Ali Baskını’na kadar geçen sürede, adalet ve eşitlik alanındaki kazanımları, siyasi özgürlük ve toplumsal zenginlikteki ilerlemeleri ile, 1913’ten günümüze kadar geçen süredeki siyasi yoksullaşması arasında uçurum olduğunu görürüz. Eğer tarih şablona göre değil de, somut durumun somut tahliline göre değerlendirilecekse, söylediklerim tarihsel materyalizmi ters yüz etmez, etse etse insanı “tarihsel determinizm”e esaretten kurtarır.
İttihatçı “milli eğitim” ile zihinlere işlenen “determinist doğru”lar vardır. Sadece insana vergi olan akla, yine insan eliyle geçirilen zincirlerdir bu doğrular: Bir, tarih bir cetveldir; iki, on santim dokuzdan ileriye yazıldığına göre 1923 de 1909’dan ileridir; üç, eğer şiddet bu tarih cetveline uygunsa ileridir, iyidir!.. İttihatçı eğitim bu üç temel ilkenin hem bilimsel ve hem determinist (!) akılcılığıyla ile büyülediği nesillere “doğru”larını kolaylıkla kabul ettirir. Özellikle “ulu kişiler hakkındaki doğru”lar hiç sorgulanmaz, ayıptır, hatta herkesin dinince günahtır. Kadere karşı gelinmez!
Tarihsel doğrulara bir örnek: Osmanlı’da askerlerden başka okumuş adam, yani münevver, yani aydın dediğimiz insan yoktu. En başta Ulu Önder, ondan sonra Milli Şef çok okumuş adamlardı ve çok ileri düşüncelerin sahipleriydiler. Böyle insanlar sayesinde kılıç ile kitap tek elde buluştu ve bizleri cumhuriyet gibi ileri bir düzene kavuşturdu. Bütün devrimler böyle öncüler sayesinde olur. Cumhuriyetin sözlükteki tanımı ile, bizde adı Cumhuriyet olan İttihatçı-darbeci düzenin aynı şey olup olmadığını sorgulamak, kadere karşı gelmektir, ilerici ve devrimci bir tutum değildir.
Sanki ispatlamaya gerek varmış gibi, bu “çok okumuş asker” efsanesini ispatlamak için “bilimsel” çalışmalar bile var! Ulu Önder’in okuduğu kitap sayısı ya 3937, ya 3397 ya da bir eksik, iki artık. Bir de hangi kitabı nerede okuduğu konusunda da, örneğin Çalıkuşu romanını 1915’te Çanakkale siperlerinde okudu gibi! Çalıkuşu Çanakkale’den sonra değil mi, allahaşkına!
Doğrulara ikinci örnek: Ulu Önder Cumhuriyet’i demokrasi ile taçlandırmayı ve düşünce özgürlüğü ile canlandırmayı “mutlaka” çok istiyordu. Ama toplum buna hazır değildi!
Demokrasi seçme ve yerleştirme sınavı mıdır, demokrasiye hazırlık kursları mı vardır? Her mahallede bu kurslar açılmıştır da, millet mi gitmemiştir? Yoksa Nazım, demokrasi sınavlarında çaktığı için mi zindanlara atılmıştır? Hayır, Nazım iyidir, “Kurtuluş Savaşı Destanı”nı yazmıştır, Atatürkçü’dür, ulusalcıdır! İyi de niye yıllarca zindanlarda tutulmuştur? Sorgulamak yok. Sorgulamak dini inancı zayıflatır!
“İçişleri Bakanlığı tarafından, polis müdüriyeti aracılığıyla dikkati çekilen İstanbul Savcılığı, şair Nazım Hikmet bey aleyhinde, şiirlerinde komünizm propagandası yaptığı suçlamasıyla dava açmıştır.
Nazım Hikmet bey, bugünkü Türkiye’nin az olan şairlerinden biridir ve büyük bir şairdir. Sanatı, düşüncesi ve kalbi çok yüksek olan bu gencin şiirlerini heyecansız okumağa imkan yoktur. İtiraf etmek gerekir ki, Nazım Hikmet’in eserleri bir komünist propagandasından ibaret olsaydı, onlardan bu heyecanı duymak güç olurdu.
…
Düşünce ve düşünceyi yayma özgürlüğünün sınırlandırılmasından çıkacak zarar, aşırıya kaçmasından doğabilecek sakıncalardan daha kabul edilebilirdir. Bunun için düşünce alanında yapılacak uygulamanın amacını ve yararını biz bir türlü anlayamıyoruz. Bir düşüncenin baskısı düşünce alanına olsa olsa güç verebilir. Hiçbir inanç hapis korkusuyla durdurulamamıştır.
…
Nazım Hikmet’in şiirlerini asırlarca sonra, yine zevkle okuyacaklarına şüphe olmayan çocuklarımız, bu büyük şairin ülküsünü özgürlüğüyle ödediğini öğrenecek olurlarsa, bilmeyiz ne düşüneceklerdir? Yalnız şunu biliyoruz: Düşünce özgürlüğü bir tehlike olamaz. Sanatın güçlü kanatlarıyla yükselen ülkünün sesini susturmak çok boş bir çabadır.”A.A.
…”
Sadeleştirilmiş ve çok az kısaltılmış başyazı burada bitiyor. Sene 1931. Okuduklarınız 8 Mayıs tarihli İzmir’in Yeni Asır gazetesinde yer alan başyazı. Bilindiği gibi başyazı, yazarıyla birlikte gazetenin görüşüdür ve okuyucu kitlesinin yakın olduğu düşünce hakkında fikir verir. “A.A.” imzalı bu başyazı, gazetenin sahibi Ali Şevket Bilgin’e ait. Aynı ideolojiyi paylaşmasa da Nazım’ı değerli bulan ve düşünce özgürlüğünü temel değer kabul eden ve cesaretle savunan bir yazı. Ama karar verici kılıçlılara göre başyazar ve Nazım demokrasiye hazır değil! Aptal, köylü, cahil milletde kesinlikle demokrasiye hazır değil!
İzmir’de alanlara sığmayan Serbest Fırka’nın kendini kapatmaya zorlanmasının (18 Aralık 1930) ve daha haftası olmadan Menemen Olayı’nın patlak (!) vermesinin (23 Aralık) ardından altı ay bile geçmemiştir Yukarıdaki başyazı “demokrasiye hazır değil” denilen toplum hakkında sanırım bir fikir verir. Serbest Fırka, İttihatçı Önder’in en yakın arkadaşı Fethi Okyar’a kurdurduğu ve yönetimine en az onun kadar muteberleri atadığı bir danışıklı partidir, ki siz bir de örgütlenme özgürlüğü ortamında partiler kurulsa ne olurdu, onu düşünün! Hala bundan korkanlar, “dağdaki çobanın oyu ile benim gibi okumuşun oyu bir olur mu” diyebiliyorsa, bunda İttihatçı “milli eğitim”in payı büyüktür. Roboski’de bombalanan otuz dört yurttaş için “ama onlar kaçakçı” diyen zihniyet de, imam hatipli de olsa aynı “milli eğitim”in eseri.
Peki, açıkça Serbest Fırka’ya yönelerek gösterdiği cesaretle, alanlara sığmayan mitinglerde gösterdiği olgunluk ve demokratik taleplerle bütün Ege’de halk böyleydi de, Doğu’’da ne haldeydi? Kürt milletinin üstüne bombalar yağıyordu. Bir farkla ki, İttihatçılar Roboski için yapıldığı gibi faili gizlemiyordu. Gazetelerinde açık açık “bomba yağdırdık” diye yazabiliyordu. Ama Cumhuriyet’in Halkçı ve Serbest Fırkacı İttihatçıları acaba halktan gizli neler konuşuyordu?
1 Ocak 1931 tarihli Meclis gizli oturumunda konuşan Başvekil İsmet İnönü’ye kulak verelim: “Genel olarak bilinen şey budur ki bu memlekette cereyan eden hava devlet kuvvetleri örselenebilir, örselenmiştir gibi bir durum meydana gelirse, bozguncular baş kaldırmak için bu havayı uygun buluyorlar. Onun için kanunlar devlet otoritesini, devlet kanunları ve kuvvetlerini her durum ve eylemde korumak ve saygın kılmak için bir çok önlemler göz önünde bulundurmuşlardır. Menemen olayında suçlu ve tertipçilerin, amaçları için bu derece cesurca harekete kalkışmak için kendilerinde kuvvet hissetmeleri devlet kuvvetlerinde ve hükümet işlemesinde bir tür zayıflık olarak değerlendirildiğini reddetmek mümkün değildir. Gerçekten böyle bir hava ve böyle bir anlamı bozguncular ve kötülüğe eğilimliler bu durumlardan çıkarmış olabilirler.” (TBMM Gizli Oturum Tutanakları)
Sanki aynı günlerde aynı ülkeden değil de, iki ayrı zaman ve dünyadan sesleniyor bu iki insan! Birincisi, bir gazetenin başyazarı, ikincisi Türkiye’nin “kurtarıcı” ve Cumhuriyet’in “kurucu”larından bir İttihatçı paşa. Hangisinin sözleri doğru diye sormayacağım, çünkü kılıçlının dedikleri için “o günün şartlarında öyle gerekiyordu” kalıbında basılmış bıktırıcı bir “bilimsel” yanıt mutlaka gelecek. Hem basmakalıp, hem de her tür ahlaksızlığa, şiddete kapıları sonuna kadar açıyor “o günün şartlarında ne yapıldıysa doğrudur, çünkü şartlar öyle gerektirmiştir” blimsel (!) anlayışı.
Her iki kişiye ait sözler de gösteriyor ki, o gün Türkiye’nin önünde iki yol var: Birincisi, gazetede savunulan,düşünce özgürlüğü içinde toplumu zenginleştirerek ilerlemek; ya da, ikincisi; “devleti güçlendirmek” gerekçesiyle özgür düşünmeyi Ceza Kanunu’nda suç olarak tanımlamak ve Faşist İtalya’dan alınan ünlü 141 v142’nci maddeleri alarak İttihatçı vesayet rejimini sürdürmek..
Bu suçlamalara, halkın açık desteğine rağmen kendi kendini kapatan SCF’nin ikinci adamı Ahmet Ağaoğlu, pişmanlık dilekçesine benzer sözlerle şu yanıtı veriyor: “Cumhuriyet, inkılap baştan başa bir dindir, bir imandır. Bu dinin, bu imanın bir kitabı olacaktı, bir ibadeti olacaktı, dahileri olacaktı, müminleri olacaktı. Cumhuriyetin erdemlerinin, düşüncelerini insanlar arasında geceli gündüzlü çalışarak herkese (okunamadı) bildirecek, bu cahil insanları yürütecek adamlar olacaktı. İşte bu alandaki görevlerimizi yerine getirmedik. Bu alanda sorumluluğumuz vardır. (1 Ocak 1931, TBMM Gizli Oturum Tutanakları)
İttihatçılar’ın inkılabı küçük ve fakat bir “kılıçlılar tekkesi”nin yalnızca kendi dinini hakim kılmak için uyguladığı engizisyon şiddetidir. Onların iktidarına “aydınlanma” demek tarihe metre ile kefen bezi biçenlerin zihniyetidir. Hatta, Avrupa Ortaçağı’nın alaca karanlığı bile yoktur bu dönemin zindan karanlığı içinde.
Nazım’ı tarihsel çağı içinde eksisiyle artısıyla sorgulayarak anlamak, onu öldüren zindancılarının eline bırakmamak gerekir, diye düşünüyorum.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları











































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2020
20.09.2017
18.07.2017
11.01.2017
16.09.2016
10.01.2016
29.10.2015
10.09.2015
21.04.2015
14.04.2015