Ümit KIVANÇ
İsrail'in Haaretz gazetesi, 13 Temmuz 2014 günü, "Gazze'den Açık Mektup" başlıklı bir yazı yayımladı. Abeer Ayyoub (Ebir Eyyüb? - emin olamıyorum) imzalı yazı, "Sevgili İsrailliler, birbirimize birkaç kilometre uzaklıkta yaşıyoruz," diye başlıyor, son derece yumuşak ve nazik bir üslûpla, Gazze'deki hayat koşullarını tasvir ediyor. (Burada atlaya atlaya, yazının pek azını çevireceğim. Çevirimde anlam kayması değil ama ufak tefek arızalar olabilir.) Açık mektubun yazarı, İsraillilerin roket tehlikesi belirdiğinde siren sesleriyle sığınaklara gönderilmesinin ne kadar sinir bozucu olduğunu anladığını belirtiyor, şöyle devam ediyor:
Sizin ateş altındaki hayatınızı bizimkiyle kıyasladığımda, hayatın adaletsiz olduğunu hissettiğimi üzülerek söylemeliyim. Merak ediyorum, Gazze'de insansız hava araçlarının gökyüzünde, başımızın üstünde hiç durmaksızın dolaştığını biliyor musunuz? 7/24 dur durak bilmeyen, insanı strese sokan bu rahatsız edici sesin yarattığı duyguyu bilseydiniz; her an yanıbaşınızda meydana gelebilecek bir patlamaya hazır bekleme modunun nasıl bir şey olduğunu bilseydiniz... çünkü basitçe, burada uyarı için sirenler yok, sadece uyarı atışı var, ve siz her zaman o tek atışla uyarılacak kadar şanslı olmayabilirsiniz, bazen doğrudan hedef de olabiliyorsunuz.
Biraz atlayarak, Haaretz'in spot yaptığı cümleye geliyoruz:
Sadece Filistinli olduğunuz için hayatınızın hiçbir değer taşımamasının nasıl bir şey olduğunu anlayabiliyor musunuz?
Yazıda, İsraillilere, Gazze'de yaşamanın tek korkunç yanının şiddet olmadığı, Gazzelilerin yaklaşık yedi yıldır abluka altında yaşadıkları, çoğu zaman elektriklerinin olmadığı, dünyanın en yüksek işsizlik oranına sahip bulundukları, Gazze'ye girip çıkmanın zorluğu gibi ayrıntılar, yine aynı yumuşak fakat etkili üslûpla anlatıldıktan sonra, can alıcı bir bölüm geliyor. Aktarmadan hatırlatayım, bir Gazzeli'nin ağzından yazılmış bu yazıyı bir gazetede okuyoruz ve bu bir İsrail gazetesi.
İsterdim ki olan biteni olduğu gibi kavra, taraflı İsrail basını ve uluslararası medyanın anlattığı şekliyle değil. İsterdim ki, burada her gün masum sivillerin öldürüldüğünü anlayabilesin. İnsanlar içeride uyurken evlerinin bombalandığını anlayabilesin.
Aklı ve vicdanı yönetim kademelerini ele geçirmiş çapsız faşistlerce esir alınmamış İsrail yurttaşlarına yönelik metin, okuru İsrail politikasının yanlışlığını görmeye davet ediyor:
İsrail daha önce Gazze'ye iki defa savaş açtı, hiçbir şey değişmedi: Gazze'den atılan roketlerin arkası kesilmedi. Niçin? Çünkü gidip birisinin toprağını işgal edemezsin, insanları kuşatma alıp orada yavaş yavaş ölmelerini bekleyemezsin, mahkemeye bile çıkarmadan insanları tutuklayamazsın, her yere yerleşimler kuramaz ve insanların sessiz kalmasını, teslim olmasını bekleyemezsin! Fakat acı gerçek şu ki, evet, sen adı İsrail olan bir şeysen, bütün bunları yapabilirsin.
Açık mektup, hitap ettiği meçhul İsrailli'ye esenlik dileğiyle sona eriyor.
İsrail gazetesi Haaretz'de, Gazze meselesinin özünü, hem son katliam dahil bugüne kadar Gazzeli'lere reva görülen vahşetin hem Filistinlilerin silahlı-roketli direnişinin zeminini, gerekçesini, bağlamını berrak şekilde özetleyen bu metnin yayımlandığı günlerde, aynı İsrail'de birtakım faşistler, ufacık çocukların eline kalemler verip, Filistinli çocukların tepesine yağdırılacak bombaların üstüne yazılar yazdırıyorlardı. Çocuklarını faşistlere asker etmek istemeyen İsrailliler sokağa dökülüp "hayır!" diyor, polisin koruduğu faşistler gelip onlara taşlarla saldırıyordu. Az ötede, kendini İslâm devleti, liderini halife ilân etmiş katiller, dünyanın en eski Hıristiyan topluluklarından birini yerinden ediyor, Şiilerin ensesine kurşun sıkıyor, kadınları taşlıyordu. Biraz yukarıda, cahil faşistler, Hitler'i ve Nazileri överek İsrail'le mücadele ettiklerini sanıyorlar, kendi ülkelerinde, kendileri için en ufak tehdit oluşturmayan bir azınlığı tehdit ediyor, ülkelerinin en büyük yüz karalarından olan bir etnik temizliğe sahip çıkıyor, "yaptık yine yaparız" bayağılığına sarılıyorlardı.
İşte "dünya"; tarihin görüp göreceği en aşağılık "eşref-i mahlûkat" insanın şekil verdiği yeryüzündeki hayat. Ve kahraman Filistinli ambulans sürücülerinin, sağlıkçılarının birilerine daha el uzatabilmek için aklın almayacağı, yüreğin dayanmayacağı atraksiyonlar yaptıkları o aynı çamurun içerisinde debelenerek, bu yazıyı o gazeteye koyan birileri. İstisnalar.
İnsanın safını seçmesi hiç de o kadar zor değil.
http://riyatabirleri.blogspot.com.tr/2014/07/haaretz-de-gazzelinin-ack-mektubu.html#more
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024