Ümit KIVANÇ
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İstanbul’da yapılan Parlamentolararası Kudüs Platformu Sempozyumu’nda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye’ye niye girdiğini izah etti. Şunları söyledi: “Devlet terörü estiren zalim Esed’in hükümdarlığına son vermek için biz oraya girdik, başka bir şey için değil.”
Dünyada işlerin nasıl döndüğüyle az buçuk ilgilenen herkesi yerinden sıçratan bu çarpıcı sözler -çünkü “komşu ülkede yönetimi devirme” hedefinin ilk ağızdan açık ilânıydı- Türkiye’de fazlasıyla olağan karşılandı, duymazdan gelindi veya zaten hiç işitilmedi. Dolayısıyla bunların önümüzdeki günlerde hepimizin hayatı -belki “ölümü” dememiz daha doğru- bakımından, hukuk yapısı yok olan, buna bağlı meşruiyeti giderek sorgulanır hale gelen devletin yakın vadedeki vaziyeti bakımından ifade edeceği anlamla da kimse uğraşmadı.
Tam mevzuyla ilgilenecektik ki, üzerine Adana/Aladağ’da -Tahsil Çağındaki Talebelere Yardım Derneği Orta Öğretim Kız Öğrenci Yurdu’nda- on iki çocuğun yanarak veya dumandan boğularak can vermesi geldi, diyenler çıkacaktır. Demeyin. Yoksul çocukların yok yere ölmesinin bu ülkede herhangi bir şeye engel olduğu görülmüş şey mi allahaşkınıza?
Zaten uluslararası skandal yaratan o sözlerle bizim ilgilenmeyişimizin her zamankinden farklı sebebi yoktu. Biliyorduk ki, dışarıya söylenen her şey aslında içeriye söyleniyor. Hedef Esad’ı devirmek değil, Esad’ı devirmeye kalkmanın mümkün olduğuna, buna “kuvvetimiz” olduğuna içerideki ahaliyi inandırmak. Şöyle izah edeyim: Evin babası, karısına ve çocuklarına ne kadar güçlü olduğunu, lafını dinlemezlerse onlara neler yapabileceğini göstermek, bu arada apartman komşularına gözdağı vermek için mütemadiyen pencereden dışarı birşeyler fırlatıyor. Bunlar bazen ağır, yerinden kaldırılması zor nesneler olabiliyor. Her fırlatışta, dairede ve apartmanda herkes babanın kuvvetine, becerisine bir defa daha hayran kalıyor. Hayran kalmayan da onun gücünden emin oluyor. Ve kimse, bu nesnelerin nereye doğru atıldığıyla, neye isabet ettiğiyle ilgilenmiyor, çünkü mevzu bu değil.
Gelin görün ki, bu fırlatılan nesneler uzayda kaybolmuyor. Gidip birilerinin biryerlerine isabet ediyor, biryerlere çarpıyor, birşeyleri kırıyor döküyor. Dışarıdakiler, nesnelerin kendilerine fırlatıldığını düşünüyorlar haliyle.
Ve tıpkı Rusya yöneticileri gibi, yanılıyorlar.
DIŞARIDAKİLERİN YANILGISI
Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerini “yeni bir haber”saydıklarını söylerken, bu yanılgısını açığa vurdu. “Bu çok ciddi,” dedi Peskov. “Geçmiştekilerle çelişen ve bizim duruma dair kavrayışımızla çelişen bir açıklama.”
Putin’in sözcüsü belli ki, nesneyi kendilerine fırlatılmış sayıyor. Halbuki ne alâkası var? Bir defa, bu neden “çok ciddî” olsun? Neresi ciddî olabilir? Türk ordusu, Rusya destekli Suriye ordusu ile savaşa mı tutuşacak?
Sahi, Türk ordusu Rusya destekli Suriye ordusu ile savaşa mı tutuşacak?
Şu anda Türkiye’de bu iktidarın var kalmasını sağlayan meşhur “yüzde elli”nin istediği bu mudur? Türkiye’de kaç katliam yapmış olmasına rağmen IŞİD-DAİŞ’i hâlâ düşman bellememiş oluşu, iktidar partisinin akçeli işler dışındaki işlerini götüren çekirdek-kemik militan İslâmcı kadronun, Ülkücülerle ittifak halinde, her türlü savaşı da içeren bir nevi “cihad”a çoktan gönüllü olduğunu mu gösteriyor? Ya iktidar ortağı Ergenekoncular, JİTEM’ciler şu bu? Onlar da mı savaşa istekli ve hazır? Ordu?
Fakat bunlar bizim iç meselelerimiz; Moskova’ya ne bunlardan? Onlar hadiseyi anlayamıyorlar. Avrupa Birliği’nin çamursuz caddelere, düzenli trafiğe alışmış, hayatın gerçeklerinden kopmuş bürokrat siyasetçilerinin anlayamadığı gibi. Moskova Ankara’dan Erdoğan’ın “Esad’ı devireceğiz” sözleri hakkında açıklama beklediğini duyurdu. “Açıklama” bekliyorlarmış! Açıklıyorum işte:
OSMANLI, LAFINI ONLARA GÖRE Mİ AYARLAYACAK?
Erdoğan o sözleri Esad’a veya size söylemiyor. Niye üstünüze alınıyorsunuz? Bizim cumhurbaşkanımız için muhtarlar toplantısı veya Parlamentolararası Kudüs Platformu Sempozyumu fark etmez, o her zaman bize konuşur. Hepimize de değil. Efelenme ile, babalanma ile galeyana gelen, bu galeyan neticesinde de Şam’a falan değil, memleket içinde kendinden saymadığı herkese saldırabilecek olan bir topluluğa veya şanlı geçmiş özlemleriyle olmayacak hayaller kurarak şu soğuk dünyada teselli bulanlara sesleniyor Reis bunları söylerken. “Oradan gireriz, buradan çıkarız”, “kimse bize ne yapacağımızı söyleyemez” falan dendiğinde göğsü kabaran, böylece bu iktidarın sürmesini sağlayacağı umulan, başkanlık gelirse hep birlikte cennete gideceklerine inanan insanlarımız var, onlara sesleniyor. (“O halde Ege adalarını da alalım” diyen şahane muhalefete de sesleniyor olabilir, emin değilim.)
Şimdi tabiî… içerideki-dışarıdaki algı farkı yüzünden sorun çıkmıyor değil. Moskova da tamamen haksız sayılmaz. Fırlattığınız şeylerin birilerinin kafasına isabet etmesi… Açıklama istemişler, “pardon, işitemedik, bizim elemanı mı devireceksiniz?” demişler.
Şunu bilmiyorlar ki, açıklanacak bir şey yok! Onlara söylenebilecek olan, en fazla, “merak etmeyin, Reis içeriye konuşuyor” gibi bir laftır. Şunu da bilmiyorlar: Önce öyle denip sonra kapalı kapılar ardında yüz seksen derece çark edildiğinde de kimseye, hiçbir siyasî şahsiyet, hareket veya hesap-kitaba halel gelmiyor. Bizim… nasıl desek… tutarlılık ve ahlâk konularında bazı eksikliklerimiz var. Ayrıca sevdik mi tam severiz, Reis diyorsa bi düşündüğü, yapıyorsa bi bildiği vardır. Meselâ Suriye içsavaşında hayatını kaybeden insan sayısı hakkında cumhurbaşkanı, “Şu anda 600’lü rakamlar konuşuluyor, ama hayır,” dedi. “Bana göre Suriye’de bir milyona yakın insan öldü.” Böyle bir rakam “bana göre” diye ilan edildiğinde bizim için sorun olmaz. Başkaları, “af buyurun, kaynak nedir?” diye sorabilirler. Böyleleri, “Esad’ı devirmeye girdik” lafının sahiden ne mânâya geldiğini merak edebilirler. Dahası, ısrar ederseniz birileri uçaklarınıza radar kilitler, hava savunma sistemini açar, hattâ askerlerinizi -bu defa sadece ikaz ve ibret maksadıyla değil, çok daha büyük kayıp verdirecek şekilde- havadan vururlar.
Çünkü sizi anlayamazlar. Siz sadece sizin anladığınız bir dil konuşuyorsunuz. Öğrenmesi gereken onlar, öğrensinler! Koskoca Osmanlı, lakırdısını onlara göre ayarlayacak değil.
BEDELİ HEP BİRLİKTE ÖDEYECEĞİZ
Kısa bir özet: Halep savaşı bitmek üzere. Silahlı gruplar Doğu Halep’in üçte birinden fazlasını kaybetti, moral ve taktik üstünlük tamamen Suriye ordusunun eline geçti. Halep savaşının geldiği bu aşama bile, Suriye ordusunun kuzeye, meşhur El-Bab’a doğru hareketlenmesini sağlayabildi, dün gece itibarıyla şehre birkaç kilometre mesafedeydiler. Simgesel bir ufak hadise: El-Bab civarında Suriye ordusuyla ittifak yapmış olan YPG ağırlıklı Suriye Demokratik Güçleri (SDG), ilk defa bir köyü TSK+ÖSO’cuların elinden aldı. Bunun simgeselliği kimin kimden ne aldığında değil, şimdilik dolaylı da olsa, TSK+ÖSO kuvvetlerinin ilk defa Suriye ordusuyla karşı karşıya gelmiş oluşunda. Suriye ordusundan birtakım insanların, Halep’te bazı kritik semtleri henüz ele geçirmişken, “şimdi kuzeye gidiyoruz, oradaki vahşi köpekleri de sürüp atacağız” yollu sözler söyledikleri -“Türkler”in de pek hoş olmayan tarzda anıldığı- videolar dolaşıyor. Ankara’nın gözdelerinden Nureddin el-Zengi Hareketi’nin birtakım alt düzey elemanlarının, liderleri-komutanları için “bizi sattılar, Ankara ne derse onu yapıyorlar” deyip yakındıkları videolar gibi.
Emrindeki binlerce polisle birilerini yakalatıp içeri attırınca kendini halter kaldırmış filan saydığı anlaşılan içişleri bakanı, Kürt siyasetçilere “devleti tanıtmak”tan bahsetmişti. Sanırım şu anda Moskova’da da birileri aynı sözün bir başka versiyonunu değişik bağlamda tekrarlıyordur. Ve Ankara’da birileri hâlâ bundan olsa olsa kaldırılabilir bir yük, telafi edilebilir bir zarar doğacağını, hattâ yine “bize bir şey olmayacağını” sanıyor. Rusya Dışişleri Bakanı ile Türk mevkidaşının görüşmesinden sonra hangi kibar ve temkinli sözler edilirse edilsin, bu aymazlığın bedelini hep birlikte ödeyeceğiz.
Bir başka yanlış hesap daha var. Ve bu, karşı karşıya olduğumuz rizikoyu büyütüyor. Baştakiler, [http://www.gazeteduvar.com.tr/analiz/2016/09/29/haydin-savasa-haydin-savasa/] Türkiye’yi ancak savaşla yönetebileceklerini, iktidarı ancak bu şekilde elde tutabileceklerini hesaplıyorlar; bunu biliyoruz. (En başta, “bu millet”in, çocuklarının “şehit olmasına” ses çıkarmayacağına ve duygu pompalama ve ideolojik şahlanmanın doruklarda gezineceği savaş ortamının “bereketine” güveniyorlar.) Lâkin bu hesap, savaşın kendisinden çok savaş ortamının canlı tutulmasına dayanıyor. Hakiki savaş ortada hesap mesap bırakmayabilir -ki, başkanlık hedefine kilitlenmiş mevcut iktidarın hiç gözetmediği ihtimal bu. Oysa “devirmek için girdik” dendiği anda başka bir alana adım atılmış oluyor.
İçeri gösteriş olsun diye pencereden dışarı eşya fırlatıyorlar. Dışarıdakiler kapıya dayandığında, “ama biz size atmadık ki!” savunması geçerli, “size demedim, muhtarlara söyledim” izahatı yeterli olmayacaktır.
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları





















































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024