Ümit KIVANÇ
BU DİZİ-YAZILARA DAİR NOT: Adnan Oktar teşkilatına yönelik operasyonda Oktar dahil 168 kişi tutuklandı. Bu teşkilata ve operasyona dair birçoğumuzun kafasını meşgûl eden sorulara cevaplar arıyorum. Başkalarının da aradığından eminim. Bütün benzer durumlarda olduğu üzre, kaldırılan toz duman içerisinde gerçeğe ulaşmak pek zor. Gözüme kulağıma, aklıma takılanları, azıcık araştırıp edinebildiklerimi paylaşacağım. Burada her gün peşpeşe sunulacak yazılar haliyle operasyonun yaratacağı bilgi akışına yetişemeyecek. Önemli eksikler kalır, düşündüklerimizi gözden geçirmemize yolaçacak yepyeni şeyler ortaya çıkarsa bunları bilahare derleyip toplamayı umuyorum. Tabiî operasyondan doğru dürüst bilgi ve delil çıkmasını da. / Ümit Kıvanç
*****
Artık Ceylan Özgül’ün (Özbudak) teşkilat hakkında anlattıklarına geçebiliriz. Sadece onun değil, bir zamanlar örgütün “iki numarası” konumunda olan Fırat Develioğlu ile örgütte 13 yıl geçirdikten sonra ayrılan Umut Kuruca’nın söylediklerinden de haberdar olmalıyız.
Ceylan Özgül ve “devletimiz”
11 Temmuz’da Youtube’a yüklenmiş, 18’inde baktığımda kaldırılmış olduğunu saptadığım, Aziz Akova’nın Ceylan Özgül’le yaptığı uzun görüşmeyi içeren videoda, Özgül, kendisi gibi Oktar teşkilatından ayrılma Ümit Kuruca ile beraber, örgütün içyüzünü ve işlediği suçları anlatıyordu.
Özgül, 2006-2017 arasında “on-on bir yıl” örgütte kalmıştı. Kuruca ile beraber polise gidip anlattıklarına “Türk devletinin” kayıtsız kalamayacağını ve bir “karşılık vereceğini” düşündüklerini söyledi. “Hemen harekete geçildiği” için çeşitli yetkililere teşekkür etti.
Özgül, teşekkür faslını iki gün sonra Yavuz Oğhan’ın Bidebunudinle programında da yineledi. “Devletimiz de bana çok sahip çıktı,” dedi.
“Anlattıklarımın hepsi araştırıldı, delillendirildi ve harekete geçildi. Bu yüzden ben başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, İstanbul Cumhuriyet Başsavcımız İrfan Fidan’a, İstanbul Başsavcıvekilimiz Hasan Yılmaz, İl Emniyet Müdürümüz Mustafa Çalışkan, Malî Şube Müdürümüz Furkan Sezer’e çok teşekkür ediyorum yani, Allah onlardan binbir kere razı olsun.” Bu sıfat ve isimleri teklemeden, ardarda, hızla sıralayabilmesi, Özgül’ün hafızasının çok güçlü olduğuna delalet sayılmalı herhalde. Ya da operasyon öncesinde bu kimselerle çok teşviki mesaide bulunmasının sonucu; bilemiyoruz. Ceylan Hanım ilginç bir figür. (Russia Today ve El-Arabiya’da “analist” olarak karşımıza çıkışını ve gösterdiği performansı daha önce anlatmıştım.)
Şu anda ulaşılamayan uzun görüşmede Ceylan Özgül, “espiyonaj” gibi, sıradan insanın sözlüğünde yeralmayan bir kavram kullanıyor, Oktar teşkilatını “sayısı küçük gibi görünen fakat manevra kabiliyeti çok yüksek, operasyonel kabiliyeti çok yüksek” sözleriyle “uzmanca” niteliyor. Oktar’ın günahlarını sıralarken, “Bütün dünyayı çok uzun süre meşgûl etmiş, Amerika’da açılan, Türkiye’yi zora sokmuş bir davanın bilirkişilerini Türkiye’ye getiren de bu kişi,” diyor. (Rıza Zarrab davası bilirkişilerinden, ABD’li Jonathan Schanzer’den sözediyor.)
Söz casusluk suçlamasına geldiğinde, “Anladığım kadarıyla,” dedi Ceylan Özgül, “bu delillendirilmiş şu anda.” Delilden sahici delili mi yoksa iktidar propaganda aygıtının ürettiği malzemeyi mi anlamalıyız, henüz bilmiyoruz. Fakat görüldüğü üzre, savcılık-tutuklama aşaması buna ilişkin hiçbir belirti taşımasa da Ceylan Hanım kesin konuşuyor.
Ceylan Özgül, Oktar teşkilatında 17 yaşında kıza 50 kişinin tecavüz ettiği iddiasını Yavuz Oğhan’ın programında da dile getirince Oğhan, böyle bir olayın sahiden yaşanıp yaşanmadığını sordu haliyle. Ceylan Özgül’ün ağzından çıkan, fazlasıyla ilginçti: “iddianamede de var” dedi genç kadın. Oktar ve onunla beraber gözaltına alınanların ifadelerinin alınmasına henüz başlandığı gün, iddianame henüz hazır olamaz; Özgül neye iddianame diyor? Bir polis raporu mu? Fezleke cinsi bir belge mi, nedir? O her neyse Ceylan Özgül onu nerede, ne vesileyle görmüş olabilir?
“FETÖ”cüler ve “dış güçler”
Ceylan Hanım’ın anlatımlarında vurgulamaya özen gösterdiğini fark ettiğimiz iki unsur var: Biri, Oktar teşkilatını Fethullahçılarla ilişkilendirmeye yarayacak göndermeler. “Orada bir hücre sistemi vardır,”dedi Ceylan Hanım, “aynı FETÖ’de olduğu gibi.” Ona kulak verecek olursak, Oktar teşkilatına bunca zaman dokunulmamış olmasının gerisinde de Fethullahçıların devlet içerisindeki örgütlenmesi yatıyor: “FETÖ’cülerin bu adamı korudukları bir dönem vardı.” Özgül’ün terminolojisi geniş; Oktarcıları “FETÖ”ye bağlamayı da gözeterek, “Aynen bir soğan gibi,” diye tarif etti, “böyle dıştan içe çeşitli katmanlardan oluşması…” Bunlar “aslında hep örtüşen şeyler”. “Soğan türü örgütlenme”, hatırlarsınız, Fethullahçılara yönelik operasyonlar var hızıyla başladığında “uzmanlarca” sık sık önümüze sürülen bir kavramdı.
Gerçi eğer devletin sayısız katmanındaki damarlarıyla “FETÖ” soğansa, Oktar teşkilatı yalnız bir cücükle iki-üç kabuk tabakasından ibaret gibi duruyor, ama biz bilemeyiz tabiî istihbarat işlerini. Şu soruya kaçınılmaz olarak geleceğiz: Peki, meğer ne örgütüymüş bu Oktarcılar?
Ceylan Özgül’ün anlatımlarında özellikle göze çarpan ikinci unsur, teşkilatın “dış” bağlantılarının bulunduğunu hep hatırlatma gayreti. “Devletin arkasından, Türkiye hükümeti ve devleti hiç haberdar edilmeden verilen bilgiler, sakıncalı faaliyetler…” Kendisini bunların rahatsız edip ayrılmaya yönelttiğini ileri sürdü: “Yurtdışı destekli bir örgüt bu. FETÖ gibi, PKK gibi, aynı dönemde kurulmuş, aslında aynı yöntemleri kullanarak insanların beynini yıkayan…”
Veya: “Bunların hepsi aslında Türkiye’yi… dışarıdan kurulmuş bir örgüt sisteminin sacayakları... Meselâ sizin FETÖ dediğiniz yapı daha büyük, daha hantal, daha çok yere sızan, daha değişik hareket eden bir yapı. Adnan Oktar dediğiniz suç örgütü daha farklı, meselâ daha küçük, daha manevra kabiliyeti yüksek, operasyonel kabiliyeti yüksek, (…) daha değişik faaliyetler yapan, uluslararası faaliyetler yapan, daha nokta atışı yapan, daha değişik bir örgüt yani.”
Ya kamuoyunun daha çok meşgûl olduğu, küçük kızlara taciz, tecavüz, zorla alıkoyma, hapsetme gibi hadiseler? Ceylan Hanım bunları hep ayrıldıktan sonra öğrenmiş. Örgütte bulunduğu yaklaşık on seneye ilişkin anlatımlarında kendisinin herhangi bir suça katıldığını gösteren en ufak ayrıntıya yer vermiyor. Çizgileri nerelerden çekeceğini iyi çalıştığı anlaşılıyor. AA’ya, “Cinsel taciz ve tecavüzün bir kısmını duydum, bir kısmını ayrıldıktan sonra karşılaştığım kişilerden öğrendim,” dedi, “bir kısmını da ben oradayken bildiğim bilgilerle birleştirerek doğru olduğunu teyit ettim.”
Bu ülkede oyunu hangi motiflerle açarsan başarı şansını yükselteceği konusunda hazırlıklı, Ceylan Özgül. Yine Aziz Akova’nın yaptığı görüşmeyi içeren, 13 Temmuz’da yüklenmiş, 18’inde yine bulunamayan başka bir videoda, evlerde neler döndüğünü anlatırken şunları söyledi:
“O evlerde bildiğiniz bir örgüt yapısı var. Yani normal PKK’de nasıl bir örgüt yapısı var, DHKPC’de nasıl bir örgüt yapısı var, IŞİD’de nasıl bir örgüt yapısı var”sa öyle bir örgüt yapısı var. Bu paralellikleri kurmayı hep gözetiyor. “Hücreler”den sözetti, kitap çalışması yapılan evlerden, kasa olan evlerden. Sonra kameralara geçti. “Dışarıdan korunan evler”, dedi, “örgüt evleri”. Her evin imamı varmış. Harem-selamlık düzeninden sözetti, kadınlarla erkeklerin birbirlerini doğru dürüst görmediklerini ileri sürdü. Adnan Oktar’ın kaldığı bölümdeki kadınların “TV’de görülenler” olmadığını, otuz-otuz beş yıldır teşkilatta olan kadınların bulunduğunu anlattı.
Ceylan Özgül AA’ya, suç listesini ilk gördüğünde şaşırdığını söyledi: “...ama teker teker okuyunca aslında hepsinin doğru olduğunu anladım. Çünkü bunların büyük bir kısmı benim de şahit olduğum şeylerdi. Meselâ şu anda sadece Türkiye'de değil bütün dünyada basına yansımış olan, sosyal medyada da çok fazla yeralan FETÖ bağlantılı Amerika’daki davaların bir tanesinde direkt olarak müdahil olan bir grup bu. Yani Türkiye'ye kumpas kuran, Türkiye'nin arkasından dolaşan ve Türkiye'yi gerçekten uluslararası alanda çok zor bir duruma düşürmüş bir grup. Yaptıkları bir sürü ajanlık faaliyetleri var…”
Ceylan Özgül bunlara kısmen şahit olmuştu, “yedi, on, on dört ve on yedi yaşında kızların tacize uğradığı”, “defalarca tecavüze uğrayan kızların bulunduğu” gibi sansasyonel hadiseleriyse “başkalarından sonradan öğrenmiş”ti.
Zaten kendisinin sömürülmesi de cinsel değil “daha çok beyin sömürüsü”ydü.
Herkesi “Kedicik” magaziniyle bu işin hafifletilmemesi konusunda sık sık uyaran -(“Kedicik dediğiniz kadınların evinden 80 silah çıktı.”)- Ceylan Özgül, AA’nın haberine göre, çok daha somut siyasî mesaj da vermekteydi: “Allah’a çok şükür sokaklarımız çok büyük bir pislikten temizlendi. Bu, yeni sistemin insanlığın [‘insanların’ olacak herhalde -ük] elini ne kadar çözdüğünü de bize anlatıyor. (…) 39 yıldır devam eden bir suç örgütü. Bu suç örgütüne karşı hem politik düzensizlikten dolayı hem insanlığın [‘insanların’ olacak herhalde -ük] elini bağlayan şeylerden dolayı hiçbir şey yapılamıyordu fakat başkanlık sistemi bunun da önünü açtı. Aslında bu ilk örneklerinden biri. Çok güzel bir sonuç aldığımızı düşünüyorum.”
Aynı videoda Ümit Kuruca’nın bazı anlattıklarını tekrarlamam gereksiz: “Turnike sistemi”, “kız tavlama ekipleri”, vs.. Ancak şunu aktarmalıyım: Kuruca, “hata yaparsan” Adnan Oktar’ın ceza olarak “milletin önünde seni ezdiğini” anlattı. Onun anlattıklarına bakılırsa, Oktar da kendine göre bir yerli-millî usûller silsilesi yaratmıştı: Erkek ekipleri, her akşam önüne gelip diz çöküyorlar, talimat alıyorlardı.
Çok kuvvetli bir şey
16 Temmuz’da Ceylan Özgül, Fatih Altaylı’nın Teke Tek programındaydı. Tek başına değil. Adnan Oktar teşkilatının ’90’larda iğrenç bir itibarsızlaştırma kampanyasının hedefi yaptığı Altaylı’nın bir konuğu daha vardı: o vakit teşkilatın “iki numaralı ismi” olan Fırat Develioğlu. Galatasaray Lisesi mezunu, “altı lisan bilen”, Türk-Kazak İşadamları Birliği Başkanı, müteahhit Develioğlu’nun kardeşi ve kendi deyişiyle “kızının annesi” halen Oktar teşkilatında.
Develioğlu’na göre örgütün kuruluşunda Adnan Oktar’ın gördüğü rüya, “mâlûm olma” halleri vs. vardı. Oktar, Osman Gazi’ye özenmişti zaar. Yaşanan onca acayiplik kimseyi huzursuz etmemiş miydi? Develioğlu’na göre, “din deyince, her Türk gencinin boynu kıldan ince”, “iradenizi teslim edebiliyorsunuz”. Oktar teşkilatının eski iki numarası, bu açıdan FETÖ, PKK ve DHKP-C ile Oktarcılar arasında paralellik buluyordu.
Konu kaçınılmaz olarak gelmesi gereken yere geldi: Arkasında istihbarat örgütü var mı? Develioğlu, “O görüntüyü veriyor,” dedi. FETÖ ile aynı sıralarda kurulduğu için “birbirlerinin yedeği” olabilirler: İkisinde de mehdi esprisi var, aynı hadisleri kullanıyorlar.
1990’larda bir aşamada “olayın suç örgütü yapısına gittiğini görünce” ayrılmış Fırat Bey. 1999’dan sonra! Bizzat Fatih Altaylı ve birçok kişi hakkında hazırlayıp yaydıkları iğrenç iftira “dosya”larını (“fakslar”) “suç örgütü yapısı”na özgü işlerden saymamış olmalı. Her şeyin “Allah rızası için” mantığıyla kabullenilebildiğini söyledi, “yapının kendi içindeki mantığı”na işaret etti: “Dinî mücadele”, “peygamberin şu zamandaki talebeleri”, “hocamız mehdi”… Bir de tabiî, “gençlik hatası”ymış.
Altaylı, korkunç, rezil yalanlar, iftiralar içeren faksları (“on yedi bin adrese çekilen fakslar”) hatırlatıp bunların din adına nasıl yapılabildiğini sordu. Develioğlu, “iki kelimeyi duyunca çok dikkatli olmak gerektiğine” işaret etti: zekât ve cihat. Bu iftira faaliyetleri “cihat kapsamında” yapılıyormuş. Aileden birşeyler çalıp örgüte getirmekse zekât kapsamındaymış.
Galatasaray Lisesi, Saint Benoit, Saint Joseph’ten Oktar’a meraklı bu kadar insan çıktığını hatırlatan Altaylı, o kadar iyi okul mezunu gençler nasıl oldu da kandı, diye sordu. Develioğlu’nun cevabı şöyle oldu: “Din çok kuvvetli bir şey.”
Organizmanın varlık savaşı
Ceylan Özgül’ün bu programda anlattıklarının önemli bölümünü ihmal edebilirim. Çünkü bugüne kadar her yerde defalarca karşımıza çıktılar. Yine operasyonu siyasîleştirme gayretine işaret edeyim: “Yurtdışında belirli düşünce kuruluşları, belirli politikacılar ve örgütlerle bağlantı kuruyor” Oktar, Özgül’ün anlattığına göre, “onların bazı sorularına cevap veriyor”. Amerika, İsrail ve İtalya ile “bire bir bağlantı”da olmuş; “bağlantıya beni geçirdi” diye anlatıyor Özgül. Yabancılar Türkiye hakkında analizler istiyorlarmış. Lobi yapan gruplar varmış. Bunlara şahit olan genç kadın“hemen oradan kaçmak iste[miş]”.
Ceylan Özgül’ün bu programda teşkilatı değerlendirirken söylediği söz özellikle önemli. Ve böyle karanlık ve kirli bir örgütlenmenin hedefleri araştırılırken de asla ihmal edilmemesi gereken gerçeğe ışık tutuyor. Özel olarak Oktarcılar olgusunda gelip gelip dayandığımız bir meşum sorunun yükünden bizi kurtarma ihtimali dahi var. “Siz bir organizma oluşturuyorsunuz,” dedi Özgül, “sonra o organizma hayatta kalmak için her şeyi yapıyor.”
Hayatını evrim teorisinin geçersizliği konusundaki zırvaları yaymaya adamış birinin teşkilatı için söylendiğinde pek ironik ve acımasız görünebilecek bir “doğal” hakikat. Fazlasıyla müstahak, o ayrı.
Yine de şu yükle uğraşmak durumundayız: Bu teşkilatın amacı ne?
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları





















































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024