Yıldıray OĞUR
Adını Google’a yazdığınızda (Sedat Peker’in adını anmasından sonra üretilen içerikler dışında) karşınıza içinde “anlamlı bağış”, “yardım”, “büyük jest, “yardımına koştu” geçen haberler çıkıyor.
Hayırsever bir iş insanıyla karşı karşıya olduğunuzu düşünüyorsunuz.
Bazılarını okuyalım:
“Ülkemizin tanınmış iş insanlarından Halil Falyalı bir ilke daha imza atarak bulunması oldukça güç Kovid-19 için geliştirilmiş hayat kurtaran yeni nesil ilaçlardan 100 adet bağışta bulundu.”
“Ülkenin önde gelen iş insanlarından Halil Falyalı ile Hüsnü Falyalı, Mart ayındaki kapanma sürecinde olduğu gibi, içinde bulunduğumuz süreçte de ihtiyaçlı vatandaşlara yardım eli uzatıyor. Ancak bu kez, sadece Girne’deki değil; ülke genelindeki 10 bin aileye gıda yardımı yapılacak."
“Ailenin yardımına iş adamları Halil Falyalı ve Hüsnü Falyalı’nın yetiştiği kaydedilen açıklamada, evin yaşanabilecek bir şekilde tadil edildiği belirtildi.”
“Elazığ’da yaşanan deprem felaketinin ardından ülkemizin en değerli iş insanlarından birisi olan Halil Falyalı depremzedelere yardımda bulundu.”
“Elazığ depremi sonrası TV8’de bu akşam Acun Ilıcalı’nın düzenlediği yardım kampanyasına KKTC’den katılarak 170 bin TL bağışta bulunan iş insanı Halil Falyalı, bu tür olayların yaşanmamasını diledi”
“Falyalı, Denktaş Anıt Mezarı’nı yaptırmak için Başbakanlığa resmen başvurdu.”
“Halil Falyalı’dan Baf şehitleri için anlamlı bağış”
“Halil Falyalı’dan örnek davranış.”
2019-2021 yıllarına arasına ait haberler böyle uzayıp gidiyor.
İsmini İngilizce arattığınızda 2004 yılında İngiliz futbol kulübü Fullham’ı almak istediğine dair İngiliz gazeteleri ve Reuters’ta çıkmış haberler karşınıza çıkıyor.
Madalyonun bir yüzünde Kıbrıslı, zengin, hayırsever bir iş insanı var.
Zaten, Sedat Peker’in videosundan sonra da Kıbrıs’ta oteli, casinosu ve bahis siteleri olan bir iş insanı olduğu yazıldı. O da kendisini böyle savundu.
Ama sahibi olduğu “yedi yıldızlı” olma iddiasındaki Les Ambassadeurs Hotel & Casino’su 2017 yılının aralık ayında açılmış.
Peki ya öncesi?
Kıbrıs kaynaklı haberlerde Mağusalı bir aileden gelen Falyalı’nın casinolarda bodyguardlık yapan bir gençken böylesine bir zenginliğe ulaşması şüpheyle anlatılıyor.
Daha fazla ayrıntı yok.
2017 yılının sonunda otel ve casino sahibi olmadan önce ne iş yaptığıyla ilgili üç eski haber bir fikir veriyor.
İlk haber 2007 yılında yapılan “Game Over” adlı bir operasyona ait.
İstanbul Emniyeti’nin çıkar amaçlı suç örgütü kurarak internet üzerinden kumar oynatıp haksız kazanç sağladıkları öne sürülen kişilere yönelik düzenlediği “Game Over (Oyun bitti)” operasyonunda hakkında iddianame düzenlenen sanıklardan biri Halil Falyalı’nın kardeşi Hüsnü Falyalı’ydı. “Suç örgütüne üye olmak” ve “zincirleme biçimde kumar oynatma suçuna katılmak” suçlarından 1 yıldan 4 yıl 9'ar aya hapis istemiyle yargılandı. Halil Falyalı’nın verdiği bilgiye göre kardeşi Türkiye’ye gidip ifade verdi ve bu davadan beraat etti.
İkinci haber 2009’dan:
“İşadamı Şaban Emre’yi afsalt ihalesine girdiği için tehdit ettikleri iddia edilen ve “mülke tecavüz” ve “taciz” suçlarından geçtiğimiz Perşembe günü polis tarafından gözaltına alınan Halil Falyalı, Ali Falyalı ve Sabri Yıldırım, önceki gün çıkarıldıkları Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde serbest bırakıldı. Polisin olağanüstü güvenlik önlemeleri altında mahkemeye getirilen zanlılar, tahkikat duruşmasında serbest bırakıldı.”
Sonra 2011’den bir haber:
“CTP’li Ömer Kalyoncu, Halil Falyalı tarafından tehdit edildiğini iddia etti. Meclis’te konuşan Kalyoncu, bir arazinin satışıyla ilgili yaptığı konuşmanın ardından Halil Falyalı’nın kendisini aradığını ve “Neden benimle uğraşıyorsun? Senin İstanbul’da çocuğun da var” diyerek çocuğuyla tehdit ettiğini savundu. Falyalı’nın Cumhurbaşkanı Eroğlu ile de yakın ilişkisi var.”
Ama daha aydınlatıcı bilgiler İngilizce aramada çıkıyor.
Court Listener, ABD’de mahkeme evraklarına herkesin ulaşabilmesi için açılmış kamu sitelerinden biri.
İddianamelere, tutuklama belgelerine ücretsiz ya da bazılarına küçük ücretler karşılığında ulaşabiliyorsunuz.
Court Listener sitesinde Halil ve Hüsnü Falyalı kardeşler hakkında 2015-2016 yıllarına ait 14 kayıt var.
Bunlar yazılı ifadeler, iddianameler, tutuklama kararları, mahkeme kayıtlarından oluşuyor.
3 Temmuz 2015 tarihli Virginia Doğu Bölgesi Mahkemesinde açılmış bir davada verilmiş yazılı ifadeyi ücretsiz okumak mümkün.
https://www.courtlistener.com/docket/6250079/2/united-states-v-falyali/
Bu ABD devletinin Halil ve Hüsnü Falyalı ile Özgür Demir’e karşı açtığı davada verilmiş bir yazılı ifade.
Falyalılar hakkındaki tutuklama kararının dayandığı bu yazılı ifadeyi veren Timothy D. McGrath, DEA yani ABD Uyuşturucu ile Mücadele Dairesi’nin 20 yıllık özel ajanlarından biri.
Falyalılarla ilgili soruşturmayı o yürütmüş.
Çok kapsamlı, ajanların kullanıldığı, yem için yüklü miktarda paraların harcandığı bir soruşturma olduğu anlaşılıyor.
İfadesinin başında Falyalı kardeşlere yönelttiği suçlamayı şöyle özetlemiş DEA özel ajanı: “Kıbrıs’tan Türkiye’ye ve İngiltere’ye eroin naklettiklerine, bu uyuşturucu satışının gelirlerini akladıklarına, aralarında ABD’nin de olduğu dünyanın başka bölgelerine uyuşturucu satışı için işlemler yaptıklarına inanıyoruz.”
İddia; telefon görüşmeleri, içlerine sokulan bir ajanın ifadesi, para transferleri, fiziki takipler ve ABD devlet kurumlarının verdiği bilgilere dayanıyor.
Kıbrıs’tan İngiltere’ye havayolu kargosuyla meyve ve sebzeler arasında saklanmış kilogramca eroin kaçırdıkları tespit edilmiş.
2012 yılında Falyalı kardeşlerle birlikte yargılanan Özgür Demir İngiltere’de 18 kg eroinle yakalanmış.
Mayıs 2011’de Falyalı kardeşler Kıbrıs’ta görüştükleri davada CS-1 olarak kodlanan tanığa, Türkiye ile Kıbrıs arasında uyuşturucu taşımacılığında kullanılmak üzere ABD’den ticari bir bot aldıklarını, bu botun iyi havalarda 500 kilo uyuşturucuyu 40 dakikada Mersin’den Mağusa’ya taşıyabildiğini anlatmış.
Daha sonra ikinci suçlama olan kara para aklamasıyla ilgili yapılan operasyonların ayrıntıları anlatılmış.
DEA, parayı nasıl akladıklarını doğrudan Falyalılardan öğrenmiş.
2012’de bir DEA ajanı, kara parasını ABD’den Bulgaristan’daki bir hesaba aktarabilmek için onlarla temasa geçmiş. Süreç hakkında onlarca telefon konuşması yapmışlar.
Bu konuşmaların ardından DEA’ya ait ABD’deki gizli bir hesaptan Halil Falyalı’nın Kıbrıs’taki bir şirket adına açılmış İş Bankası’ndaki hesabına önce 44.750 dolar, ardından 100 bin dolarlık ödemeler gönderilmiş.
Falyalı bu ödemelerden yüzde 10 komisyon ve masrafları alarak paraları Bulgaristan’daki yine DEA’nın açtırdığı gizli hesaba aktarmış. Yani para aklama an be an izlenip, tespit edilmiş.
Falyalı, Cüneyt Özdemir’in programında, hakkında ABD’de açılan bu davadan bahsederken uyuşturucu ile ilgili iddialardan hiç bahsetmeden şöyle dedi:
“Bir DEA raporundan bahsediliyor. Doğrudur basından gördük. 30 bin doların aklanmasından dolayı bir soruşturmadan bahsediliyor. Bir adam 30 bin doların aklanmasından böyle bir soruşturma yer mi? FETÖ'den tutuklu olan Metin Topuz aradı, görüşmek istedi. Görüşmedim.”
Konuyu DEA’dan, FETÖ’ye bağlama hızı gayet profesyonelce.
Peki, 2015’de ABD’de hakkında DEA soruşturması sonucu uyuşturucu kaçakçılığı ve kara para aklamadan dava açılmış ve tutuklama kararı çıkarılmışken Falyalı KKTC’de ne yapıyordu?
2015 yılında Kıbrıs gazetelerinden bir haber okuyalım şimdi de:
“Ünlü casino müdürü H. A. Vegas standartlarında casino açıyor... Ülkemizin ünlü işadamlarından Halil Falyalı ve Veysel Şahin'in sahibi olduğu, yakında açılacak olan otelin casinosu Atıcı'ya emanet.”
Böylece geldik konunun en kritik isimlerden birine; Veysel Şahin.
Veysel Şahin, Sivaslı bir ‘iş insanı’. Kıbrıs’ta büyük gayrimenkul yatırımları var.
Peki paranın kaynağı nereden geliyor?
Cevabını 2016 yılında İstanbul Emniyeti’nin yaptığı Handikap adlı sanal bahis çetesi operasyonundan aldık.
Şahin, “1xbet, Fortizsbet, Betvigobet, Marimbet, Erabet, Kolonybet, Jollybet, Astecbet” diye giden onlarca sanal bahis sitesinin sahibi.
MASAK verilerine göre Şahin’in yönettiği bahis ve kumar çetesi yıllık 5 milyar euroya hükmediyor.
Bunun merkezi de Kıbrıs.
2016’daki operasyonda çeteden 45 kişi gözaltına alınıp tutuklandı. Fakat iki kişi yakalanamadı. O günkü haberlerden okuyalım:
“Çetenin Türkiye ve Kıbrıs ayağının başı Veysel Şahin ve onun koruması Halil Falyalı ise halen firari.”
Gazetecilerin manşetlerinden düşmeyen operasyonun iki tepe ismi Veysel Şahin ve Halil Falyalı’yı KKTC’den Türkiye’ye getirmeye devletin gücü nedense yetmemiş.
Hatta sanal bahis çetesinin firari lideri olarak aranırken Veysel Şahin, kameraların karşısına KKTC’de Birinci Lig’de oynayan Ozanköy Futbol Kulübü’nün fahri başkanı olarak çıkmış.
http://www.arenasporkolik.com/futbol/veysel-sahin-ozankoy-fahri-baskani-oldu-h12601.html
Hatta onun desteğiyle KKTC’nin ikinci liginden süper ligine çıkan bu mahalle kulübü, büyük bir transfer de yapmış. Beşiktaş’ı şampiyon yapan Sergen Yalçın, Veysel Şahin ile anlaşarak, Ozanköy’ün futbol direktörü olmuş.
https://www.star.com.tr/spor/sergen-yalcin-ozankoy-takiminin-futbol-direktoru-olacak-haber-1214491/
Şahin o kadar rahatmış ki Sivas’ta yaşayan babası ağaçtan düşüp kalçasını kırınca 2017’nin temmuz ayında özel uçakla babasını görmeye Sivas’a gelmiş.
Özel uçağıyla KKTC’ye dönmeye hazırlanırken yakalanmış ve Silivri Cezaevi’ne gönderilmiş
Fakat, Veysel Şahin’in tutuklanmasından sonra bir sürü tuhaflık yaşanmış.
Star gazetesinden Kemal Gümüş, bu tuhaflıklar üzerine “Kim bu Veysel” başlıklı bir haber yazmıştı. Ondan okuyalım:
“Şahin’in 18 Temmuz tarihinde yakalanarak tutuklanmasından sonra savcılık hiçbir dosyada görülmemiş bazı gelişmelerin yaşandığını tespit etti. Şahin’in tahliyesi için adeta seferber olan yüzlerce nüfuzlu ismin Ankara, İstanbul ve Kıbrıs arasında inanılmaz bir görüşme ve bürokrasi trafiği başlattığı belirlendi. Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Şahin için dört bir koldan girişimde bulunan adamlarının bunun için çalmadık kapı, görüşülmedik hukukçu ve bürokrat bırakmadığı ancak tüm çabalarının savcılığın sağlam dosyası karşısında neticesiz kaldığı öğrenildi. Şahin’in tahliyesi için Ankara ve İstanbul’da ortaya adeta servetlerin döküldüğü iddiaları üzerine Büyükçekmece Başsavcılığı Adalet Bakanlığı’na yazı yazarak Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Veysel Şahin ile kimlerin görüştüğünün tespit edilmesini istedi. Silivri 1 Nolu L Tipi kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nün gönderdiği cevabi yazıda ise şok bir veri ortaya çıktı. Buna göre Veysel Şahin’i sadece iki ay içinde 103 avukat tam 303 kez ziyaret ederek bir rekora imza atmış.”
https://www.star.com.tr/politika/kim-bu-veysel-haber-1272442/
2018 yılının Nisan ayında ise daha da tuhaf bir şey oldu.
Meşhur avukatlarından birinin girişimiyle Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi itirazları haklı bularak Veysel Şahin ve 3 adamının tahliyesine karar verdi.
O tahliye kararı sonrası yaşanan tuhaflıkları da Hürriyet’ten Toygun Atilla’nın haberinden okuyalım:
“Tahliye kararları aynı gün içinde faksla Metris ve Silivri cezaevlerine gönderildi. Şahin’in adamları 13 Nisan 2018 saat 20.00 sıralarında Metris Cezaevi’nden salıverildi. Aynı saatlerde Silivri Cezaevi’nden salıverilmesi beklenen Şahin’in tahliyesi ise bazı eksikliklerden dolayı gerçekleşmedi. Bu sırada ise Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Şahin ve adamlarının tahliyesine itiraz ederek yakalama kararı çıkarılması için aynı mahkemeye başvurdu. Aynı gün yani 13 Nisan 2018’de saat 22.00 sıralarında toplanan Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi, Şahin ve adamları hakkındaki tahliye kararının kaldırılmasına ve haklarında yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti.”
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/4-saatlik-skandal-baron-kaldi-adamlari-kacti-40855317
Şahin, hapisten çıkamadan tekrar yakalandı.
Kararın geri dönmesinde HSK bile devreye girmişti. Bunu da Sabah’tan Nazif Karaman’ın haberinden öğrenmiştik:
“Veysel Şahin’i aldığı hapis cezasından zorlama bir kararla kurtarmak istediği iddia edilen 2 Ağır Ceza Hâkimine, Hâkimler Savcılar Kurulu (HSK) müdahale etti. 2 hâkim, açığa alındı ve haklarında soruşturma başlatıldı.”
Veysel Şahin, yargıda yaşanan güç savaşlarının ardından hapiste kaldı.
Ama soruşturmanın iki numaralı ismi olan Halil Falyalı, bu soruşturma kapsamında Girne’den İstanbul’a getirilemedi.
Peki, bütün bunlar olurken Falyalı ne yapıyordu?
Soruşturmanın başlamasından bir yıl sonra 2017’nin Aralık ayında Veysel Şahin ile ortak olduğu yedi yıldızlı Les Ambassadeurs Hotel & Casino’sunu tek başına açtı.
https://haberkibris.com/kuzey-kibrisin-ilk-7-yildizli-hoteli-hizmette-2017-12-28.html
ABD’de bir mahkemede tekne alıp Mersin-Mağusa arasında uyuşturucu nakliyatı yaptığıyla ilgili bir DEA özel ajanının iddiaları bulunan Falyalı, 2018 yılında otelinin önünde bir yat limanı inşaatına başladı.
http://www.haberatorkibris.com/girneye-yeni-yat-limani-18460h.htm
2019 yılında Girne’deki balık lokantasının açılışı ise neredeyse KKTC bakanlar kurulu toplantısına döndü:
“Falyalı’nın yeni balık restoranının açılışını Başbakan Ersin Tatar, Turizm ve Çevre Bakanı Ünal Üstel, Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Enerji ve Ekonomi Bakanı Hasan Taçoy, Sağlık Bakanı Ali Pilli, Girne Belediye Başkanı Nidai Güngördü yaptı.”
https://www.kibrisgazetesi.com/magazin/kibrisin-en-iddiali-balik-restorani-hizmette-h78858.html
Bu arada otelinin önündeki yat limanı da tamamlandı.
Kıbrıslı ve Türkiye’den siyasetçiler ve sanatçılarla iyi ilişkileri olduğu anlaşılan Falyalı’nın adı bütün bunlara rağmen Türkiye’de Peker videolarına kadar bilinmiyordu.
Ama 2020 yılında Türkiye’de bazı köşe yazarları aynı anda Falyalı ile ilgili yazılar yazmışlardı.
15 Kasım 2020’de ilk yazı Star gazetesinden Ersoy Dede kaleme aldı: “Yasa dışı bahis şebekeleri yolun sonuna geldi.”
O günlerde ortada bir bahis soruşturması yoktu.
Yazıyı Twitter’dan “İngiltere bağlantılı yasa dışı bahis operasyonunda da aynı isim çıkıyor karşımıza, Almanya bağlantılı operasyonda da.. İyi de kim bu Halil Falyalı?” diye duyuran Dede, 2007 yılında yapılan Game Over soruşturmasını anlatıp, konuyu Halil Falyalı’ya getirmişti:
“Buradaki organizasyonun KKTC ayağında Halil Falyalı ismini görüyoruz.. Peşinden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Game Over adıyla çok büyük bir sanal bahis operasyonu yaptı.. Hatta bu operasyonu layıkıyla yapabilmek için polis ciddi ciddi para kaptırdı bu çeteye.”
Tuhaf olan yazı gelmekte olan bir operasyonu duyuruyordu:
“Ve sıkı durun. Bütün bu trafiği bilmesi gereken yerler biliyor.. Çok kısa süre içinde çok sarsıcı operasyonlar yapılacağını söyleyeyim şimdilik sadece. Operasyona verilen isim gibi yani süreç; ‘game over’.”
https://www.star.com.tr/yazar/yasadisi-bahis-sebekeleri-yolun-sonuna-geldi-yazi-1587595/
Bir gün sonra 16 Kasım 2020’de Türkiye gazetesinden Cem Küçük, benzer içerikli bir Halil Falyalı yazısı yazdı: "Peki bu yasa dışı bahis ve kumarın KKTC ayağında kim var? Halil Falyalı. Temmuz ayında yapılan operasyon ve düzenlenen iddianamede Halil Falyalı ve diğer üyelerin zincirleme kumar oynatma suçunu nasıl işledikleri anlatılıyor"
https://m.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/cem-kucuk/616238.aspx
O yazının sonunda da gelmekte olan bir operasyon ilan ediliyordu:
“Polisin tespit ettiği yasa dışı kumar oynatılan sitelerden biri maksipara.com sitesi. Burası da Halil Falyalı’nın kardeşi Hüsnü Falyalı ya ait Yakın zamanda bu şebekelerin hepsinin çökertildiğini göreceğiz. Yasa dışı bahis artık ne pahasına olursa olsun bitmeli”
Küçük, 9 gün sonra neredeyse aynı içerikte bir Falyalı yazısı daha yazdı.
Yazıda, 2016 yılında yapılmış operasyondan bahsediliyor, “Kıbrıs’ta yasa dışı bahis Mustafa Akıncı zamanında zirve yapmış. Yeteri kadar mücadele edilmemiş” deniyordu, sonunda yine konu Falyalı’ya bağlanıp, 9 gün önceki yazıdaki gibi bir operasyonun geldiği ilan ediliyordu:
“Kıbrıs’ta birçok suça adı karışan ve uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı öne sürülen Falyalı’nın şebekenin Türkiye'ye ve Kıbrıs ayağının korumalığını yaptığı bilgisi soruşturmayı başka bir boyuta taşıdı. Falyalı ismi sebebiyle döviz büroları arasındaki para transferlerinin de uyuşturucu parasıyla yapılmış olabileceğini ortaya çıkardı... Devletimiz uyuşturucu ve yasa dışı bahis arasındaki ilişkiyi de uzun zamandır tespit etmiş durumda. Zamanla daha büyük operasyonlar gelecek ve yasa dışı bahis oynatıp uyuşturucu ticareti yapanlar yargıya hesap verecek.”
https://m.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/cem-kucuk/616357.aspx
Bir gün sonra Star’da Dede de neredeyse aynı argümanlarla ikinci Falyalı yazısını kaleme aldı:
“Yasa dışı bahis ve terörün finansmanı” başlıklı yazı 11 gün önceki yazıdan farksızdı, o da Akıncı döneminde yasadışı bahisle mücadele edilmediğini söylüyor ve yazı yine aynı finalle bitiyordu:
“Operasyon geliyor.”
“Bakın bu sistemin KKTC ayağında bir isim sürekli karşımıza çıkıyor.. Halil Falyalı.. Döviz büroları üzerinden valizle taşınan paranın da karşılayıcısı, elektronik cüzdan üzerinden yapılan fintek transferlerinin de karşılayıcısı aynı isim.. Ve bugüne kadar Mustafa Akıncı döneminde KKTC’de çok rahat hareket etmiş.. Türkiye ve KKTC ayağında da hep aynı isim ve yapı çıkıyor karşımıza.. Bugünlerde, o yapıya da operasyon geliyor.”
https://www.star.com.tr/yazar/yasadisi-bahis-ve-terorun-finansmani-yazi-1590027/
10 gün arayla iki gazeteden iki köşe yazarının dört yazı yazıp ilan ettikleri o operasyon gelmedi.
Bu yazıların ve tweet'lerin bir kısmı daha sonra silindi ya da mahkeme kararıyla kaldırıldı.
ABD’de uyuşturucu kaçakçılığı ve kara para aklamadan hakkında tutuklama kararı olan, Türkiye’de yasa dışı bahis soruşturmasında ele başlardan biri olarak geçen Falyalı’nın lokantasını açan Başbakan Ersin Tatar, Ekim 2020’de Türkiye’nin açık desteğiyle KKTC Cumhurbaşkanı seçildi.
Türkiye’nin yerli ve milli sloganlarla, hamasetle, bol bayrak, vatan edebiyatıyla Kuzey Kıbrıs’a layık gördüğü işte böyle bir ülke olmak.
Her şey 1996’da Türkiye’de kumarhanelerin yasaklanıp, bu sektörün, bütün diğer aktörleriyle KKTC’ye taşınmasıyla başladı.
Bu 25 yılda KKTC, suçluların rahatça saklandığı, kumarhane, sanal bahis, uyuşturucu, mafya, kara para cenneti haline geldi.
1996 yılında bu kararla adanın bir mafya, kara para suç merkezi haline geleceğini gören Kutlu Adalı, yazılarında yetkilileri uyarmaya çalışmıştı.
25 yıl sonra geldiğimiz şu tablo, Kutlu Adalı cinayetinin 25 yıldır neden faili meçhul kaldığını tek başına anlatıyor.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Tayfun AtayGoebbels korosu söylüyor: "Her şey mükemmel efendim!" 18.02.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın AKDOĞANBirilerini suçlama yarışı 8.02.2020 Tüm Yazıları














































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026