Akif BEKİ
Kara para ve suç gelirlerini aklama operasyonları bu yıl art arda gelmişti. Son aylardaysa hızlanmış, biri bitmeden diğeri başlıyordu.
Duruldu duruldu da neden şimdi düğmeye basıldı? Soruluyor, akıl sır erdirilemeyince 'servet transferi' gibi komplocu yaklaşımlarla açıklayanlar oluyordu.
Bodrum'da çöküldüğü iddialarından yıllar sonra Paramount Otel'e el konması ve tutuklamalar şaşırtmıştı.
Can Holding'e operasyonun gizemi çözülemiyordu.
Kapalıçarşı'dan borsaya, dövizcilerle altın şirketlerinden Papara gibi elektronik para kuruluşlarına, yasa dışı bahisçilerden futbolda bahis soruşturmasına, hatta Merkez Bankasının Banklararası Kart Merkezine kadar uzanan dalgaların sırrı neydi?
Hummalı bir temizlik operasyonuna girişildiyse... Haksız kazanç ve kara paraya niye şimdi savaş açıldı?
"Operasyonlar servet transferi için mi" başlığıyla, 23 Ekim yazımda bu soruya cevap aramıştım.
İktidara yakın, uzak ayırmayan operasyonlar, gözaltılar, el koymalar ne anlama geliyordu?
22 Ekim'de Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Borsalar Federasyonu Genel Kuruluna bir video mesaj göndermişti.
"Kara para aklama, yasa dışı fon transferleri küresel piyasalara güveni zedeliyor" diyordu.
"Bu tehditlere karşı uluslararası işbirliğimizi" güçlendirdiklerini de söylüyordu. "Şeffaflık, denetim ve bilgi paylaşımı mekanizmalarının geliştirilmesine önem" verdiklerini de...
Bence mesele işte buydu.
Yaşananlar, kara parayla sözde değil özde mücadele ettiğimize küresel finans düzenini ikna operasyonlarına benziyordu.
Bunu doğrulayan bir gelişme üzerine, fikri takip şart oldu.
Meğer Gri Liste'sinden yeni çıktığımız FATF, gereğini yapıp yapmadığımıza bakmak için bu ay 5. tur teftişe geliyormuş.
Gri Liste'yi hazırlayan FATF, OECD bünyesindeki terörün finansmanı ve mali suçlarla mücadele birimi.
Serbestiyet sitesi, teftişi şöyle duyurdu:
"Dalga dalga kara para operasyonları bunun içindi: Türkiye’nin Gri Liste'den çıkış teftişi başlıyor.
FATF ekibi kolluk kuvvetleri, mali istihbarat birimleri ve özel sektör temsilcileriyle birebir görüşecek."
Kazın ayağı anlaşıldı. Sözlerin lâfta kalmayıp uygulamaya geçirildiğinden emin olmak istiyorlar.
İş ciddiye binip yumurta kapıya dayanınca da mecburiyetten düğmeye basılmış demek.
Dolayısıyla soru, niye şimdi yapıldığı değil. Asıl; neyin beklendiği, gereğinin neden daha önce yapılmadığı ve çıktığımız Gri Liste'ye nasıl girdiğimiz.
Sabah yediğimiz tatlı hurmalar meselesi. Ne uğruna çiğ yedik de karnımız böyle ağrıyor?
KARA PARA LİSTESİNE DEMİRTAŞ'LA KAVALA MI SOKTU BİZİ?
Tarihin tekrar etmemesi için unutmamamız gerekenleri tekrar edeyim.
Türkiye, kara parayla mücadele etmeyenler listesinden çıktı çıkmasına da nasıl girmiştik, orası konuşulmuyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, geçen yıl haziranda Gri Liste'den çıkmayı başardığımızı müjdeliyordu.
Terörün finansmanı ve kara para aklayanlarla etkin mücadele etmiyoruz diye girmiştik o listeye.
Gerçi eski İçişleri Bakanı Soylu, Gri Liste'ye neden girdiğimiz konusunda farklı düşünüyordu. 22 Ekim 2021'de şöyle ifade etmişti:
"Osman Kavala’yı serbest bırakmadık, Demirtaş’ı serbest bırakmadık, PKK ve FETÖ ile mücadelede kimseden talimat almadık diye Türkiye’yi Gri Liste'ye aldılar."
Duyan da Kavala, Demirtaş serbest bırakıldığı için Gri Liste'den çıkarıldığımızı sanırdı. Ya da PKK ve FETÖ ile mücadelede artık iktidar, talimat almaya başladığı için...
Oysa terörün finansmanı ve suç paralarının aklanmasıyla mücadele etmek yerine barışmayı seçmemiz, bizi Gri Liste'ye sokmuştu.
Son 14 yılda, en az 8 kez Varlık Barışı düzenlemesi çıkarıp başka ne bekliyorduk?
Kaynağını sormayıp vergi dahi almama garantisiyle davet ettiğimiz paralardan söz ediyoruz.
Son Varlık Barışı, Mart 2023'te sona erdi. O tarihten beri kirli paradan piyasanın elini yıkayıp çamaşırhaneye dönen sistemi düzeltmeye uğraşıyoruz.
Bu istikamete giderken ağır bir bedel ödedik zaten; kötü para, iyi parayı kovdu. Şimdi dönerken daha ağır bir bedel ödüyoruz.
İş dünyasına operasyonlarla el koymalar, güvensizliği ve belirsizliği artırarak ürkek sermayeyi tedirgin, bıçak sırtında tutuyor. Hâliyle ekonomimizden para kaçırmaya devam ediyor.
Geriye tek bir soru kalıyor: Kendimize bunu niye yaptık, değdi mi?
Yazarlar
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.01.2026
10.01.2026
8.01.2026
7.01.2026
6.01.2026
3.01.2026
2.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
27.12.2025