Atilla Aytemur
Seçim mevsimindeyiz. Hollanda geride kaldı. Fransa’da,siyasal arenada kayda değer bir siyasi deneyi ve hattâ geçmişten gelen bir partisi olmayan, kendi yarattığı Yürüyüş Hareketi’nin lideri, parçalanmış sağ ve solu birleştireceğini ileri süren liberal bankacı Emmanuel Macron ile AB karşıtı, yabancı düşmanı ve ırkçı Marine Le Pen, cumhurbaşkanlığı seçiminde ikinci tura kalmayı başardı.
Fransa cumhurbaşkanını seçtikten hemen sonra, Haziran’da bu kez milletvekili seçimlerini yapacak. İngiltere ve Almanya ise sonbahara hazırlanıyor.
Bize gelince, referandumun üzerinden bir hafta geçti ama “şuyuu vukuundan beter” olaylarla karşı karşıyayız.
Kan davası yaratmaya çok yatkınız
Serbestiyet’te 8 Nisan 2017 tarihinde yayınlanan Son hafta için özet ve birkaç soru başlıklı yazımda, anayasa referandumuna dair olan biteni kısaca özetlemiş, bazı sorulara kendi yanıtlarımı vermeye çalışmış ve yönetim sistemi hakkında ortaya çıkan anlaşmazlığın “siyasal kan davasına dönüşmesinden korkarım” diye yazmıştım.
16 Nisan 2017 gecesinden itibaren gelişmeler maalesef bu yönde seyrediyor.
Halk oylamasıyla ve bazı ihlallerle veya ihlal iddialarıyla ilgiliolarak, insana” yok artık bu kadarı da olamaz” dedirten türdenhaberlerin ardı arkası kesilmiyor.
“Maç bitti” ve “Atı alan Üsküdar’ı geçti”diyenlere, “Bu değişikliğin meşruiyeti yoktur ” ya da “ Hayır, biten maçın birinci devresidir” diye cevap verenler birbirini izliyor.
23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yapılan TBMM Genel Kurul toplantısına bile, referandumun giderek yülselen gerilimi yansıyor.
YSK herşeyi berbat etti!
“Evet” ve “Hayır” cephelerinin bu konudaki tavırlarının değerlendirilmesi bir yana; YSK’nın (mühürsüz zarf ve oy pusulalarını ele alışındaki izahı zor kararları dahil) seçimsürecini yönetmedeki basiretsizliği, herşeyi içinden çıkılmaz hale getirdi.
Sonucun pek fazla değişmeyeceği biliniyor olsa da CHP, HDPve diğer muhalif partiler itirazlarını sürdürüyor. Şu anda Danıştay, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), konunun hakemi olsun/lar ve adil bir karar versin/ler denerek dilekçe sırasına konulmuş durumda.
Böyle tartışmalı durumlarda herkes kendini galip, rakibini mağlup ilan eder. Bana kalırsa bu halk oylamasının asıl ve hattâ yegâne kaybedeni, adil bir hakemlik yapması için 55 milyon seçmenin iradesinin emanet edildiği YSK’dır.
Bu kurum açıkçası herşeyi yüzüne gözüne bulaştırmış; aslında epey zamandır az çok dürüst ve hilesiz seçim yapıldığı bilinen Türkiye’nin bu konuda da ağır bir şekilde lekelenmesine neden olmuştur.
Hal böyleyken aldığı kararlar kadar kendini savunmak adına yaptığı açıklamalar da, hem yasanın aleni ihlali, hem de bariz sorumsuzluk örneği olarak görülüyor.
Büyük sorunları mutabakatla çözmeyi ne zaman başaracağız?
Bildiğiniz gibi, kimimizin “rejim” kimimizin “yönetim sistemi” diye isimlendirdiği bu anayasa değişikliği konusu,aslında toplumumuzun üzerinde anlaşamadığı ve yüzyılları devire devire bugünlere taşıdığı büyük sorunların parçalarından biriydi.
İşte bakın, hem de 21. yüzyılın ilk çeyreğini tamamlamaya doğru giderken, 12 Eylül generallerinin elinde şekillenen ve hepimize açık zarar veren bir darbe anayasasından kurtulma konusunda dahi uzlaşma sağlayamadık.
Halbuki her toplumda ideolojik, politik, sınıfsal, dini, etnik, kültürel, bölgesel, vb farklılıklar olabilir. Bunlar değişik zamanlarda yeni muhtevalar edinip, siyasal düzlemde tercihfarklarının itici gücü haline de gelebilir. Demokrasinin tabiatı,katılım ve müzakere sürecinin icabı olarak bunları olağankarşılamamız gerekir.
Çünkü demokrasinin ilke ve uygulama kurallarının sunduğu çerçevede, anlaşmazlık noktalarımız minimize edilerek az çok çözüme ulaşır ve böylelikle karşılıklı tolerans düzeni hayat bulur. Huzur, istikrar, büyüme, adil paylaşım, gelişme, farklı olanı dışlamama, katılımcı çoğulculuk, aynı ülkenin eşit yurttaşları olma gururu ve duygu ortaklığı, bugüne destek ve geleceğe güven... böyle bir zeminde gelişir.
Bizde bunlar sorun oluyor ve toplumun anlamlı çoğunluğunun hemfikir olacağı istikrarlı toplumsal mutabakatlar geliştiremiyoruz.
Yeni toplumsal akdimiz olan 18 maddelik anayasa değişikliğinde de, kayda değer bir çoğunluğa dayalı biranlaşma sağlayamadık.
Referandum alındı, ama yüzler gülmüyor
Şimdi durum şöyle:
Muhtemelen yasal süre sona erince YSK kesin resmi sonucu da yüzde 51.4 olarak açıklayacak.
Zaten, buna hukuken yapılan ilk itirazları bu kurum kabul etmedi. Bundan sonrasının da sonuç getireceği son derece kuşkulu.
Ama siyaseten durum hayli sorunlu.
mhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti, hedefine, hattâ bir zafere ulaşmış gibi davranmaya çalışıyor -- ama pek de öyle olmadığının farkındalar. Huzur ve güven veren bir oy oranıyla bu işi geride bırakamadılar.
Büyük şehirler alarm veriyor. Dindar/muhafazakar sosyolojisi ve seçmeniyle tanınan ilçelerde farklı rüzgarlar esiyor. Muhalefete doğru küçümsenmeyecek oy kayması var. AKParti’nin parti sadakati yüksek seçmene sahip olma ayrıcalığı yavaş yavaş mazide kalıyor gibi.
Üstelik böylesine sert ve birbirine yakın bir şekilde ikiye bölünmüş toplumu, bir tarafın kesinlikle istemediği bir sistemle yönetmek kolay olmayacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’nin önünde hiç de kolay olmayan bir dönem açıldı.
Milliyetçi-muhafazakar bir vizyonda ısrar etmek, demokratik birikimi güçlü ve farklı sosyolojileri hayli dinamik, ister istemez Batı’nın parçası olan Türkiye’yi yönetmekten vazgeçmek anlamına gelir.
MHP testisi artık su tutmaz
MHP’den umulan seçmen desteği pek gelmedi. Merkezi ve sınırlı oranda seçmeninin anayasa değişikliğine olumlu oy verdiğini, sonuçlar az çok gösteriyor. AK Parti de bunun farkına varmış olmalı ki, MHP’den gelen destek oylarından çok Devlet Bahçeli’nin “başkanlık” konusunu gündeme getirmiş olmasının “değeri” üzerinde laf çevirmeyi ve teşekkürü daha uygun buluyor.
Bu partinin muhalefetinin bütün engellemelere rağmen Türkiye’nin birçok bölgesinde ciddi bir çalışma yaptığını gördük. Meral Akşener ve arkadaşları saldırılara uğradı ve tehditler aldı. Onların MHP’nin çatısı altında siyasal hayatlarını sürdürmeleri artık pek mümkün değil. Bahçeli iktidarın teşekkür ve takdirlerine mahzar olsa da, partisini bekleyen akıbetin ciddi bir parçalanma olacağı aşikar.
Yüzde 48.6 ah vah edilecek bir sonuç değil
Bana kalırsa Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti hükümeti,böyle bir anayasal yönelimle durup dururken kendi parti çevrelerinde dikkat çekici bir ayrışmaya yol açtıkları gibi, siyaseten de karşılarına güçlü, yüzde 48.6’lık bir muhalif küme çıkardılar. 2019’u kendileri açısından tahminlerin ötesinde zora soktular.
Açık konuşalım; “Hayır” cephesi YSK’nın kararı ve “seçim hilesi” gibi mevzuların peşine düşmüş ve kendini mağlubiyet duygularına kaptırmış gözüküyor ama, son derece eşitsiz şartlarda elde edilen yüzde 48.6’lık “Hayır” oranı hem bugün için, hem de 2019’da yapılacak seçimler için büyük, kritik ve son derece önemli bir oran.
Önde gelen muhalif siyasilerden birinin ifade ettiği şekliyle,biri “devletin” diğeri “halkın” kampanyası gibi son derece eşitsiz şartlarda gerçekleşen bir propaganda süreci yaşandı.OHAL uygulamaları işin cabasıydı. YSK’nın yapıp ettikleri de bunların üzerine tüy dikti Bunlara rağmen “Hayır” adına alınan sonuç oldukça iyidir. Ah vah edilecek bir şey değildir. Bunun farkına varılması ve gelecek maçlara bakılması gerekir.
Kabul edelim ki Kılıçdaroğlu başarılıydı
Bu başarının önde gelen aktörü hiç şüphesiz CHP ve lideri Kemal Kılıçdaroğlu. CHP özel kimliğini geriye alıp, değişikliği istemeyen her kesimden seçmenin ortak yaklaşımını ifade etmeye, özellikle dindar/muhafazakar seçmeni kapsamaya özen göstermesiyle bu sonucu yakaladı.
Geleneksel dindar-laik anlaşmazlığını esas alan yaklaşımdan özenle kaçınması, tersine dindar yurttaşlara kucaklayıcı bir şekilde seslenmesi, önümüzdeki dönemde siyasette esas alınması gereken üslubun önemli ipuçlarını verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve AK Parti sözcülerinin ısrarla kampanyayı Kılıçdaroğlu eleştirisi üzerinden götürme taktiklerini iyi değerlendirdi. Şahsileştirme yaklaşımını boşa çıkararak, o dile yanıt vermeyerek, sinirlerine hakim olarak“Hayır”oyunu yukarı çekti.
CHP isabetli bir kararla, kampanya çalışmalarını geniş bir kesime açmak uğruna parti adını ve logosunu geri çekmeyi tercih etmişti. Bununla beraber bütün yerel çalışmalarda CHP örgüt ve üyelerinde şimdiye kadar pek rastlanmayan bir dinamizm kendini gösterdi.
HDP: Herşeye rağmen…
HDP ise kampanyayı en olumsuz şartlarda sürdürdü. OHAL en ağır etkisini onun üzerinde gösterdi. Eşbaşkanları, 12milletvekili ve çok sayıda parti yöneticisi tutukluydu. Belediye başkanlarına işten el çektirilmiş, çoğu tutuklanmış ve yönetimleri kayyuma devredilmişti. Milyonlarca oya karşın bu belediyeler şimdi AK Parti çizgisindeki vali ve kaymakamların yönetiminde faaliyet sürdürüyordu.
Hatta iş öyle acaip noktaya taşınmış ki, bu parti adına sandık kurullarında yer almak üzere görevlendirilenlerin hemen çoğu,yerel seçim kurulları tarafından havadan sudan gerekçelerle reddedilmiş. Buna bir de, Kürt nüfusun yoğun olduğu illerde sürdürülen operasyonların yarattığı ağır havayı eklediğimizde,tablo tamamlanıyor.
Bazı analizlerde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinde Kürt seçmenlerden iktidara ve “Evet”e göze çarpacak ölçüde oy kayması olduğu ifade ediliyor. Nedeni olarak da o bölgelerde “Devrimci Halk Savaşı” ve “Özyönetim” ilanları ile uzun süre yaşanan hendek ve barikat politikaları gösteriliyor.
Bunların bölge halkından destek görmemesi ve ağır devlet baskısını davet etmesi, ardından gelen büyük insan kaybı, yıkım ve göç, HDP’nin belli bir seçmen kesiminde böyle bir mesafelenme yaratmış olabilir. Bu zaten beklenmeyecek birşey değildi.
Ama buradan AK Parti adına muhteşem sonuçlar çıkarmaya çalışmak, tam gerçeği yansıtmayacaktır. HDP halen bölgedeki Kürt seçmenin önemli bir bölümünü etrafında toplayan yegâne muhalif parti konumunda görünüyor.
Barış ve çözüm sürecinin sonlanması nedeniyle Kürt seçmenin bir diğer önemli bölümünde AK Parti hakkında oluşan olumsuz duygu ve düşüncelerin esaslı bir değişikliğe uğraması için epey zamana ve yeni başlangıçlara ihtiyaç olduğu belli oluyor.
Devletinki de dahil ciddi bir medya ambargosu uygulanan HDP’nin, geride kalan örgüt ve kadrolarıyla, en çok kendisini hedef alan OHAL şartlarında küçümsenmeyecek bir efor sergilediği ve ortaya çıkan sonuçta önemli payı olduğu teslim edilmelidir.
SP ve sosyalist partiler
“Hayır” çalışması yapanlar elbette yukarıdaki partilerden ibaret değildi. Parlamentoda olmayan Saadet Partisi, Yeşil Sol Parti, Özgürlük ve Dayanışma Partisi gibi birçok parti, hareket noktaları farklı olmakla beraber, anayasa değişikliğine karşı çıkmak noktasında buluştular. Bazan birlikte, çoğu kez ayrı faaliyet yürüttüler.
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun TV performansının ve dayandığı kitlenin hassasiyelerini dikkate alan üslubunun, dindar seçmende yarattığı sonuçları zikretmeden geçmek haksızlık olur.
Oy tabanları dar ve örgütsel yapıları zayıf olmasına karşın,sol-yeşil-sosyalist partiler sınırlı insan gücü ve imkanla çok yoğun bir faaliyet sergilediler. Özellikle “Hayır” tercihinin sokakta görünürlük kazanmasında bu partilerin önemli rolü oldu.
Seçmenlerin sivil platformları göz dolduruyor
“Hayır” cephesi bakımından bu referandumun dikkat çekici yönlerinden biri de çok sayıda merkezi ve yerel sivil platformun aktif bir kampanya yürütmüş olmasıdır.
Herhangi bir partiye üye olmayan veya üye olmak istemeyen çok sayıda yurttaş, bu girişimlerin etrafında düşüncelerini topluma anlatmaya ve bu yönetim sisteminin reddini sağlamaya çalıştı. Bunun gelecek bakımından önemli bir dinamizmi ima ettiğine ve başlı başına incelenmeye değer bir konu olduğuna işaret etmek istiyorum.
Yay gibi gerilmiş Türkiye
Sözümü bağlarken, yay gibi gerilmiş Türkiye’nin zaman geçirmeden bir yolunu bulup, daha geniş bir toplumsal mutabakatın inşasına yönelmesinden başka bir seçeneğimizolmadığını ifade etmek isterim.
YSK büyük hata yapmış ve bu referandumun şaibeli hale gelmesine neden olmuştur.
Ve artık böyle gidemez.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti hükümeti bunu görmezden gelemez.
Yüzde 51.4 elbette oylama sonuçları bakımından önde gelen sonuçtur.
Yüzde 48.6 ,se gene büyük bir rakamdır ve iki seçmenden birinin tercihini ifade eder.
Barış, demokrasi, huzur ve istikrar üzerine bina edilecek ortak bir gelecek, ancak bu realiteleri dikkate alan yaklaşımlar üzerinden şekillenebilir.
Yazının başlığında“Bu sonuçlar huzur verir mi” diye sordum.Sizce bu bize bağlı değil mi?
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Tayfun AtayGoebbels korosu söylüyor: "Her şey mükemmel efendim!" 18.02.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın AKDOĞANBirilerini suçlama yarışı 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Hüseyin GÜLERCECHP, şimdi de İlker Başbuğu alet ediyor 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Ufuk COŞKUNCemevleri için Cumhurbaşkanı’na Çağrı! 20.01.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın ERGÜNDOĞANGökdelen hançeri tam İzmir’in kalbine saplanıyordu ki… 16.12.2019 Tüm Yazıları
-
Nihat Ali ÖzcanOrtadoğu’nun karmakarışık halleri 22.10.2019 Tüm Yazıları


















































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.11.2023
19.08.2023
6.05.2023
28.04.2023
17.04.2023
29.03.2023
22.03.2023
9.03.2023
15.11.2022
9.09.2022