Atilla Aytemur
Yazımın ikinci bölümü yayınlandığından beri, ele aldığım konu kapsamında epey olay yaşandı. Ortadoğu’da hava yeniden ısınıyor.
Saad Hariri ülkesine (Lübnan’a) döndü ve umumi arzu üzerine istifa etmekten vazgeçtiğini ilân etti. Eski cumhurbaşkanının öldürülmesiyle Yemen iyice karıştı. Hepsinin üzerine, ABD Başkanı Trump, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdığını açıkladı.
Bunların Suudi Arabistan’la ve yeni veliaht prens Muhammed bin Selman’ın gelişiyle herhangi bir ilgisinin bulunmadığını söylemek zor görünüyor.
Trump’ın Riyad’da başta Suudiler olmak üzere çeşitli Arap liderleri “kehanet küresi” etrafına toplamasının pek boşuna olmadığı şimdilerde daha iyi anlaşılıyor.
Önce, baş döndürücü bir hızla gerçekleşen gelişmelerden birkaçını yeniden hatırlatmak isterim.
İsrail hedefi fiilen işaretledi
* Lübnan’ın hava sahasını kullanan İsrail savaş uçakları, Suriye’nin başkenti Şam’a 13 km mesafede, El Kisva’daki İran askeri üssünü vurdu. Buna karşılık Suriye’deki hava savunma sistemlerinin de İsrail saldırısına anında cevap vermeye çalıştığı belirtiliyor. Bu bölgede bir üs kurulduğu, yakın zamanda BBC tarafından dünyaya duyurulmuştu.
* Yemen’de, başkent Sana çevresini kontrol altında tutan İran yanlısı Husi milislerinin, Suudi Arabistan’ın Hamis Muşayt bölgesini hedef alan ikinci bir balistik füze attıkları, ancak füzenin Suudi hava savunma sistemleri tarafından havada imha edildiği açıklandı.
* Bu arada, Yemen’i uzun yıllar yönettikten sonra 2011’deki Arap Baharı ayaklanmaları sırasında devrilen eski cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih, saf değiştirip Suudilere yönelince, Kaddafi’ye benzer bir akibetle karşılaştı ve bir linç girişimi sırasında başından vurularak öldürüldü. Suudi Arabistan’ın, ülkedeki işgalinden sonuç alamadığı ve bölgede İran’la daha bütünsel bir hesaplaşmaya girişileceği, giderek daha belirgin hale geliyor.
Her konunun İran’a bağlandığı günlere girdik
* Aynı zamanda savunma bakanı da olan yeni veliaht prens Muhammed bin Selman, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da toplanan çoğu Müslüman kırk ülkenin savunma bakanlarına hitaben bir konuşma yaptı. Muhmmed bin Selman, Mısır’ın Sina yarımadasındaki camiye yapılan ve 300'den fazla kişinin öldüğü saldırının “terörizmle mücadele için Müslüman ülkeler arasında kurulan ‘İslam Ülkeleri Terörle Mücadele Koalisyonu’nu güçlendireceğini” söyledi. İlâveten, “terör ve aşırıcılık kaynaklı en büyük tehdit, sadece masumların ölmesi ve nefretin yayılması değil, aynı zamanda dinimizin saygınlığına zarar vermesi ve inancımızı bozmasıdır” dedi.
Söz konusu koalisyon iki yıl önce gene Prens Muhammed bin Selman’ın çağrısıyla kurulmuştu. Riyad’da üssü bulunan bu koalisyonun dışında kalan ülkeler ise İran, Irak ve Suriye. Katar üye olduğu halde ise son kriz, ambargo ve abluka nedeniyle dâvet edilmedi. İran, Hamas, Hizbullah (Lübnan) ve Katar zaten bu koalisyonun hedefi olarak görülüyor.
ABD projeyi de, işbirliğini de açıkladı
Yeni veliahtın bölgeye yönelik yeni bir siyasal projeyi devreye sokmak için ABD ve İsrail’le işbirliği içinde hareket ettiği iddiaları zaten hayli yaygındı. Bunu doğrulayan gelişmeler tek tek ortaya çıkmaya başladı. En güçlü kanıt büyük patron ABD’den geldi. CIA başkanı Mike Pompeo, Kaliforniya’da yaptığı bir konuşmada her şeyi ortaya döktü. Reagan Ulusal Savunma Forumu’nun bir toplantısında, Ortadoğu için neler planladıklarını açıkladı. Suudi Arabistan, İsrail ve bazı Körfez ülkeleriyle son derece yakın işbirliği içinde olduklarını; Ortadoğu’yu ve Körfez bölgesini “daha güvenli” hale getirmek amacıyla “ terörizmle mücadele” ettiklerini söyledi.
Hatırlanacağı gibi, Trump’ın iktidara gelir gelmez ilk yaptıklrından biri, Suudi Arabistan’la yüzyılın en büyük silâh satışı anlaşmasını onaylamak olmuştu. Onun gerisinin de gelmekte olduğu şimdi anlaşılıyor. Suudi Arabistan’a nükleer teknoloji sağlamak üzere görüşmeler yapıldığı; ABD Milli Güvenlik Konseyi’nin son toplantısında, Kitle İmha Silâhlarının ve Nükleer Silâhların Yayılmasını Önleme Direktörü Christopher Ford tarafından açıklandı. Bu yöndeki ilk plan, ABD’nin istediği barışçıl amaçlarla kullanma ve nükleer silaha dönüştürmeme şartları ile ABD tarafından bu yönde yapılacak denetlemelerin Riyad yönetimince reddedilmesi üzerine, Obama döneminde askıya alınmıştı. Trump’la birlikte yeniden başlatılan proje, şu anda Washington’da onay sırasını bekliyor.
Prens Muhammed, tam gaz devam
Bu arada, yeni veliaht prensin ülke içinde yürüttüğü temizlik de tam gaz devam ediyor. Tutuklu veya gözaltında bulunan prens, işadamı ve ilgili kişilerin mal varlığının en az yüzde 70’ine el koymaya hazırlandığı haberi basına yansıdı. Dondurulan 1700 banka hesabındaki varlığın 800 milyar doları bulduğu ifade ediliyor. İngiliz Financial Timesgazetesi, veliaht prense yakın yetkililerin, ağır baskı ve şiddet gören gözaltındakilere “paranızı verin, serbest bırakalım” teklifinde bulunduğunu yazdı. Bazılarının buna çaresiz razı olduğu; ciddi mali sıkıntı içerisinde bulunan Riyad hazinesine bu yolla önemli bir servet transferi yapılacağı belirtiliyor.
Bunlara ilâve olarak, gözaltı ve tutuklanma sırasının hanedanın prenseslerine geldiği yönündeki haberler Kasım ayının son günlerinde uluslararası medyaya sıkça yansımaya başladı. Onlar için ayrı bir otelin tahsis edildiği ve gözaltı şartları açısından tadilat geçirdiği ileri sürülüyor. Gözaltına alınacakların başında da, önceki kral Abdullah bin Aziz’in oğlu Abdülaziz bin Abdullah’ın kızlarının geldiği söyleniyor. Abdülaziz bin Abdullah’ın oğulları daha önce gözaltına alınmış; kendisi hastalık gerekçesiyle özel izin alıp Fransa’ya gitmiş ve derhal bu ülkeden sığınma talebinde bulunmuş, bu talebi de kabul edilmişti. Hanedanın bu kolunun, Prens Muhmmed bin Selman’ın politikalarına muhalif olduğu belirtiliyor. Anlaşıldığı kadarıyla, yeni veliaht prens ilerde tahta çıktığında hem ülkede hem hanedan içinde muhalefet görmek istemediğinden, şimdiden bütün pürüzleri bertaraf etmeye çalışıyor.
Fitili Trump ateşliyor: Kudüs
Veliaht prensin Filistin devlet başkanı Mahmud Abbas’ı Trump’ın açıklayacağı yeni Filistin planını kabul etmeye, aksi takdirde istifa etmeye zorladığı, geçtiğimiz günlerde uluslararası kamuoyuna yansıdı. Ancak bu konu yüzünden bütün bölge ateş çemberine dönebilir. Uzak yakın bütün Müslüman ülkeleri ayağa kaldırabilir.
Şu anda dünya nefesini tutmuş, ABD’nin ne yapacağı kestirilemez başkanı Donald Trump’ın, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyacağı ileri sürülen Çarşamba konuşmasını bekliyor. Ardarda sert deklarasyonlar geliyor. Hamas (Direniş Hareketi) Filistinlileri yeni bir “intifada”ya çağırdı. Mahmud Abbas’ın danışmanı Mahmud Habaş, bu yönde bir kararın alınması halinde tanımayacaklarını ve bedelini bütün dünyanın ödeyeceğini açıkladı. Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, böyle bir adımın bölge barışı ve istikrarına hizmet etmeyeceğinin, aşırıcılık ve şiddeti besleyeceğinin ve tehlikeli sonuçlar doğuracağının altını çizdi. Türkiye en sert açıklamaların başını çekiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuyu bir “kırmızı çizgi” olarak tanımladı. Böyle bir adımın kabul edilmeyeceğini ve İsrail’le ilişkilerin kesilebileceğini vurguladı. İsrail ise ânında, “Osmanlı dönemi gerilerde kaldı” türünden umursamaz bir tepki gösterdi.
ABD’nin bu yönde bir açıklama yapmasından sonra İsrail büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınması söz konusu olacağından, bunun yaratacağı gerilim ve çatışmaların şimdiye kadar sürdürülen barış görüşmelerinin kazançlarını yerle bir edeceği tahmin ediliyor.
Ateş ve barut içinde “ılımlı İslam”a yöneliş
Yakında kral olacağı anlaşılan yeni veliahtın liderliğindeki Suudi Arabistan, sırtını ABD ve İsrail’e dayayıp, başka bazı Arap ülkelerini de kapsayan yeni bir blok kurarak, İran ve müttefikleriyle kaşılıklı cepheleşme suretiyle bölgeyi yeniden dizayn etmek gibi çok iddialı bir işe girişiyor. Bunun gerçekleşmesi için bazı Arap ülkeleriyle özel askeri ittifaklar kuruyor. ABD ve İsrail’den açık çek alıyor. İran’ı köşeye sıkıştırmak ve bölgede liderliği ele geçirmek uğruna çok şeyi göze aldığını gösteren ihtiraslı hamleler sergiliyor.
Hiç şüphesiz veliaht prens, ülkesi Suudi Arabistan’ın devlet, toplum, inanç ve kültür yapısının her zerresine, mevcut İslami inanç ve mezheplerin en katısı diyebileceğimiz Vehhabiliğin egemen olduğunun farkında. Farklı olanı, yeni olanı, modern olanı şiddet ve terör yoluyla yok etme arzusunun ideolojik beslenme kaynağının selefî, cihadî Vehhabi ideolojisi ve anlayışı olduğunu biliyor. El Kaide, Taliban, IŞİD (DEAŞ) vb terör örgütlerinin esin kaynağının İran’ın Şii inanç, anlayış ve uygulaması olmadığı hakkında da yeterince fikir sahibi.
Hal böyle olunca, Vehhabi inanç ve uygulamasında bir anlamda “reform” yoluna gitmeyi bu şartlar altında nasıl başaracağı; ateş ile barut arasında böyle bir arayışın ne ölçüde gerçekleşebileceği ve sürdürülebilir olup olmayacağı, ister istemez ciddi merak uyandırıyor. Hattâ kimilerince “ılımlı İslâm”a yöneliş, bölgeye ABD ve İsrail güdümünde verilecek yeni nizamı adı geçen terör örgütlerinin yapıp ettiklerinden bıkmış Müslüman toplumlara benimsetmenin elverişli bir enstrümanı olarak görülüyor.
Öte yandan Muhammed bin Selman’ın ılımlı İslâma yönelme ve reel ekonomiye adım atma konusunda söyledikleri, bugünden yarına gerçekleşmesi kolay olmayan beklentiler yaratıyor
Petrol ekonomisi alarm veriyor
Veliaht prensin en başta gelen hedefleri arasında, petrole bağımlı bir ekonomik yapılanmayı mümkün olan en kısa zamanda daha reel bir ekonomiye dönüştürmek yer alıyor. Halen ülke gelirinin yüzde 87’si petrolden geliyor.
Petrolun sınırsız olmadığı, fazla ömrünün kalmadığı, fosil yakıtların yarattığı kirlenme ve iklim değişikliğinin ise olağanüstü bir dünya sorunu haline geldiği, apaçık ortada.
Geleceğin teknolojisinin rüzgâr, güneş, dalga vb temiz ve yenilenebilir enerji kaynakları üzerinden gelişeceği artık belli oldu. Dünyanın sanayi devleri hızla buna uygun bir değişim ve dönüşüm içerisine girdiler; gelecek yıllara dair planlarını uygulamaya soktular.
Bugüne kadar bol petrol kaynaklarının ve yüksek fiyatların sunduğu ekonomik imkânlarla, yıllarını sırf bir tüketim toplumu olarak geçiren Suudi Arabistan’ın, benzer ülkeler gibi hikâyenin sonuna gelmekte olduğu bir süredir konuşuluyordu. Ülkede büyüme sıfır düzeyinde, işsizlik ise yüzde 13’e dayanmış durumda. Sektörel bir çeşitlilik kazandırılmadan ekonominin toparlanması olanaksız.
Anlaşılan, reel ekonomiye dönüş doğrultusunda köklü bir değişim yaşamadan ülke ekonomisinin düze çıkmasının artık zor olduğunu yeni veliaht prens de görüyor. Tutuklananların servetlerinden hazineye transfer yapmakla da sürdürülebilir bir sonuç elde edilemez.
Ayrıca veliaht ekonomik gelişme ile sosyal değişim arasındaki ilişkinin de farkında olmalı. Çünkü katı Vehhabi ideolojisi ve uygulaması ile petrole bağımlı tek ürün ekonomisi, yıllarca paralel yürüdü bu ülkede. Bu durumun asla değişim ve dönüşümü zorlamadığı, bir nebze de olsa demokrasiyi teşvik etmediği, en küçük bir yapısal dönüşümün kapısını aralamadığı herkes tarafından biliniyor. Bunun yarattığı, üretmeden tüketen bir toplumsal yaşam söz konusu.
Binlerce insanın ölümüne yol açan 11 Eylül 2001 saldırganlarının bu ülkeyle bağı nedeniyle, ABD tarafından Amerika’daki bir kısım finansal varlıklarının dondurulmasından doğan güçlükler devam ediyor.
Bunları dikkate alan Prens Muhammed bin Selman, “gençlik, irade, planlama, yeteneklere alan açılması, ılımlılık, karşılıklı çıkarlar ve yeni ortaklıklar” gibi kavramları öne çıkaran bir değişim ve dönüşüm yaklaşımı sergiliyor.
Hatırlanacağı gibi, Kızıldeniz kıyısındaki üç ülke ve iki kıta arasına 500 milyar dolar yatırımla kurulması planlanan NEOM projesini sunarken, bu yaklaşımını odak noktasına oturtmuştu. Tanıtım toplantısına 70 ülkeden 2500 civarında katılım olmuş; en çok yankı uyandıran demeçlerini o sırada vermişti.
Sürekli değişen dünyayı yakalayabilmek, bilimsel ve teknolojik değişim ve gelişimi takip edecek genç nesillere bir gelecek sunmak açısından, büyük bir değişimin ve modern bir ekonominin şart olduğunun altını çizmişti.
Sorunun büyüklüğü, dünyadaki teknolojik değişim hızı ve Suudi Arabistan’daki aşırı gelenekçi yapının yarattığı güçlükler karşısında, belirli bir aceleciliğin hakim olduğu da görülüyor. Yasaların, kurumların, kadroların, üniversitelerin, eğitim müfredatının, sanayinin, zihniyetin ve uygulamaların değişimi için köklü adımlar atılması (ve bunun toplumsal kabul görmesi) kolay değil. İstikrar ve refahı koruyabilmek adına böyle bir gelecek inşa etmek hedefleniyor hedeflenmesine... Ama gençlerin Vehhabi radikalizminden etkilenmesi önlemenin sanıldığı kadar kolay olmadığı da görülüyor.
Veliaht prens, yeni bir Suudi Arabistan inşa etmenin peşinde. Ama ülkesindeki koşullar, bölge dengeleri ve Müslüman âleminin realiteleri, bunun kolay olmadığını gösteriyor.
Türkiye: Bekleyip görelim
Suudi Arabistan ile Türkiye’nin ilişkisinin çok sıcak olduğunu söylemek mümkün değil, ancak çatışmalı olduğu da iddia edilemez.
Muhammed bin Selman’ın yeni veliaht tayin edilip “ılımlı İslam” söylemiyle dikkat çekmesi üzerine, Türkiye’de AK Parti iktidarına yakın bazı medya organlarında bu gelişmeye doğrudan cephe alan yazılar yayınlanmaya başladı. Hatta dizinin ilk yazısında ifade ettiğim gibi, “veliaht prensin bölgeye yönelik politikasının asıl hedefi İran’dan çok Türkiye’dir” yaklaşımları uç verdi.
Son günlerde Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın “Bu aldıkları yeni kararlar kendi tasarruflarıdır. Detayları ortaya çıkmaya başlıyor. Eski bakan ve prenslerin de tutuklandığı haberleri geldi. Detaylar netleştikçe biz de daha net şeyler söyleyebiliriz. Suudi Arabistan da dönüşüm sürecinden geçiyor. Tepkiler ne durumda, ona bir bakmak lazım. Dünyaya açık İslam anlayışı esas alınmaya çalışılıyor. Suudi Arabistan’ın selefi hareketlerle uzun geçmişi ele alındığında, ona da bakmak lazım. Zihniyet yapısı nasıl değişecek, bununla ilgili bir takım adımlar atmaya çalışıyorlar. Kral ve sonrası ile ilgili siyasi düzenlemeler yapılıyor. Petrole bağımlı olmayan bir ekonomik model üzerinde çalışıyorlar. Yemen meselesi var. Bizim için önemli ülkelerden bir tanesi Suudi Arabistan”şeklinde bir açıklaması oldu. Yani Türkiye, durumu ihtiyatla karşılayan, sorunlara işaret eden, gelişmeyi karşıya almayan ama geçmişin bazı sorunlarına da atıfta bulunmaktan çekinmeyen bir tavır sergiledi.
Görüldüğü gibi, Suudi Arabistan’ın sadece “ılımlı İslam”a yönelmesinden ibaret bir durumla karşı karşıya değiliz. Küçük büyük çok sayıda aktörün söz konusu olduğu, sonu savaşa çıkabilecek cephelerin oluştuğu, ülkelerin ve sınırların değişebileceği ciddi bir durum söz konusu.
Böylesine bilinmezliklere sürüklendiğimiz dönemde, galiba biz de bekleyip göreceğiz.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Tayfun AtayGoebbels korosu söylüyor: "Her şey mükemmel efendim!" 18.02.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın AKDOĞANBirilerini suçlama yarışı 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Hüseyin GÜLERCECHP, şimdi de İlker Başbuğu alet ediyor 8.02.2020 Tüm Yazıları















































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.11.2023
19.08.2023
6.05.2023
28.04.2023
17.04.2023
29.03.2023
22.03.2023
9.03.2023
15.11.2022
9.09.2022