Münir AKTOLGA
Biz Türkiye’de dersane sorunuyla uğraşırken, ve de bazıları, Kürtleri de içine alacak şekilde, Sarıgül’lü, Cemaat’li anti-Erdoğan cepheler kurmaya çalışırken (Kemalist-“solcu” müttefikleri Kürtleri de böyle bir cephenin içine gönüllü olarak sokmaya uğraşırlarken) bakın son günlerde etrafımızda neler olup bitti!
1-Evet, İran ennihayet Batı ile anlaştı ve imzalar atıldı. Kimileri öpüşerek kutladılar bu “başarıyı”, kimileri de (Suudi Arabistan, İsrail, bir de Suudilere satılan 5 milyar dolarlık silahın hatırına olsa gerek Fransa) veryansın ediyorlar!
2-Bu arada Erdoğan Rusya’ya giderek Putin’le görüştü. Şu an 35 milyar dolar civarında olan ekonomik ilişkilerin yakın zamanda 100 milyar dolara çıkarılmasının mümkün olduğundan bahsediliyor..Hatta Erdoğan, “alın bizi de şu Şanghay İşbirliği Örgütüne” diyerek ilişkilerde sınır tanımadığını göstermiş oldu!..
3-Barzani, yanında Şıwan’la Türkiye’ye geldi. Erdoğan’la birlikte Diyarbakır’da gövde gösterisi yaparak, bütün dünyaya adeta kurulmaya çalışılan yeni ittifak politikasını ilan ettiler..
4-Bunu, yani Barzani-Erdoğan buluşmasını Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun Irak ve Amerika ziyaretleriyle birlikte ele alırsanız ortaya çıkan tablo daha iyi anlaşılabilir sanırım!..
5-Libya’yı saymıyorum, o pek o kadar dengeleri etkilemiyor gibi, ama Suriye konusunda sürdürülen Cenevre görüşmelerinde hava biraz daha yumuşamışa benziyor..Anlaşılan o ki, tarafların biribirlerini altedemeyecekleri görüldüğü için Suriye’de bugün olmazsa yarın Esadsız bir Baas yönetimine doğru gidiliyor-gidilecek..
Burada, “Batı’lı müttefiklerinin bütün itirazlarına rağmen” füze siparişiyle ilgili ihaleyi Çin’in kazandığına , “Türkiye’nin, El Kaide ve bütün diğer radikal unsurlara olan yardımı kestiğine” dair haberleri falan bir yana bırakıyorum. Puzzelin yukarda altını çizmeye çalıştığımız parçalarınının altını çizmek yetiyor bize şu an..Ama, bütün bunları büyük tablo içindeki yerlerine oturtmadan önce sanırım bir kaç noktaya daha açıklık getirmek gerekiyor.
Şurası kesin: Bölgede büyük bir viraj dönülüyor. Küreselleşme süreciyle birlikte esmeye başlayan yeni rüzgarlar güç kaymalarını ve yeni duruma uygun yeni dengelerin oluşumunu da birlikte getiriyor. Evet, bir yanda küreselleşme sürecinin-21.yy’ın dinamikleri var ve bütün süreçleri etkileyen asıl unsur bu- bunlar; ama diğer yanda da, 20.yy dan kalma ulus devletler gerçeği, bunların kendi aralarındaki ilişkiler hala etkili ve bunlar da ipin diğer ucundan çekiyorlar..Şöyle diyelim: 21.yy paradigmasının gelişmesi sürecinde 20.yy kalıntısı antika ilişkiler, eskiden kalma denge politikaları-hesapları hala geçerliğini koruyarak varlıklarını hisssettiriyorlar. Yeni, kelimenin tam anlamıyla yara yara eskinin içinden çıkıp geliyor!.
Birkere, özellikle kayagazı olayından sonra ABD için-Obama ABD’si için- Ortadoğu eski Ortadoğu değil artık!. Savaşa ve petro kimya endüstrisine dayalı güç odaklarının ağırlıkları bu bölgede Amerikan politikasının oluşumunda eskisi kadar belirleyici değil. Bu nedenle, Amerika bir an önce bölgede “barışa” dayalı yeni bir dengenin kurulmasından yana. Onlar, bir an önce bütün enerjilerini Uzakdoğu üzerinde toplamaya çalışıyorlar. Bu yüzden de zaten, İsrail’deki Neocon müttefiki şahinlerle araları iyi değil şu sıralar. Ama tabi bütün bunlar Amerika’nın İsrail’i yalnız bırakacağı anlamına da gelmiyor. Onlar, “İran sorununu barışçı bir şekilde çözümleyebilirsek bu İsrail için de iyi olur” diye düşünüyorlar. Evet, Amerika Mısır’da darbeye darbe diyemeyerek Mürsi’nin alaşağı edilmesine göz yumdu, ama sanırım burada da en önemli faktör gene İsrail oldu. Mursi’nin izlediği politikanın-Erdoğan faktörüyle de birleşince- bölge ve İsrail için kontrolü güç-hatta “tehlikeli” olacağını düşündüler!.
Avrupa Biliği mi dediniz? AB’nin ABD politikasının ötesinde pek fazla bir ağırlığı yok aslında bölgede. Evet onlar Türkiye’yi rakip olarak görüyorlar, Türkiye’nin bölgeye açılmasından, eski Osmanlı hinterlandını kontrol altına almasından rahatsızlar; ama öte yandan, Kürtler ve Türkiye üzerinden oluşacak yeni bir işbirliği politikasına da karşı çıkmıyorlar. İran’la barış ve kontrol altına alınabilir bir Türkiye yetiyor onlar için. Bu bağlamda, daha çok Erdoğan’ın ehlileştirilmesiyle ilgileniyorlar onlar!..Hem sonra kim bilir, şu an pek öyle görünmüyor ama, belki ilerde Türkiye’yi de içlerine alarak işleri daha da bir yoluna koyabiliriz diye düşünüyorlardır!! ”Ucu açık” politikanın anlamı ne ola ki!..
Şimdi, tam bu noktada iki yol çıkıyor ortaya. Birincisi açık: ABD ve AB’nin de onay verdikleri, şu an biraz nazlanıyor görünse de sonunda Rusya’nın da onayını alacakmış gibi görünen, İran’la barışa, Suriye’de Esadsız bir Baas yönetimine dayanan, Türkiye’nin de hayır demeyeceği yeni bir denge durumu. İkincisi ise, şu anki durumun devamı! Yani, Esad’ın yönetimde kaldığı, iç savaşın artık mezhep savaşları şekline dönüşerek kronikleştiği bir Suriye, Nuh deyip peygamber demeyen bir İran, ve El Kaide’ye kol kanat geren bir Suudi Arabistan’la birlikte eski statüko!..İran’ın devre dışı kalmasıyla birlikte şu an bu politika büyük bir darbe yemiş görünüyor!..
Evet, birinci yol açık demiştik: Bu tablo içinde Türkiye, bir yandan, ilkeli ama esnek dış politikasıyla bölge halklarına yönelik olarak geleceğe ilişkin paradigmal bir duruş sergilerken, diğer yandan da, Kuzey Irak’la-Barzani’yle-birlikte izlenen işbirliği politikasıyla (şimdi artık Irak’ı da işin içine katarak) kurulmakta olan yeni dengenin olmazsa olmaz bir oyuncusu olduğunu ortaya koyuyor. Düşünebiliyor musunuz, Kürt-Türk ittifakına dayalı böylesine kalıcı ve üretken bir zemin olmadan hangi denge uzun ömürlü olabilir ki bölgede?. Marmaray’ı da işin içine kattığınız zaman, Yumurtalığa ilaveten döşenecek yeni doğalgaz-petrol boru hattıyla birlikte (ki, bunun ilerde Güney Irak’a kadar uzanabileceği konuşuluyor) eski Güney ticaret yolu ile İpek Yolu denilen Orta yolun daha da zenginleşerek birleşmesi demektir bu. Müthiş! Çin’den Hint’ten, Japonya ve Güney Kore’den-bütün bir Asya’dan gelen ticaret yollarının Mezepotamya’yı da içine alarak Anadolu üzerinden en kestirme ve ucuz bir şekilde Batı’ya bağlanması demektir bu!.Tek kelimeyle müthiş!..
Şimdi, son Diyarbakır mesajıyla birlikte, Barzani Türkiye’li Kürtlere diyor ki (aslında benzer bir mesajı geçen Newruz’da Öcalan da dile getirmişti), “bakın, gelecek buradadır; yani Türkiye ile olan ittifaktadır”!. Aslında Türkiye de, hem kendi Kürtlerine, hem de bölgedeki-Suriye dahil-diğer Kürtlere aynı şeyi söylüyor, ve “gelin geleceği birlikte kuralım” diyor!. Dikkat ederseniz, Diyarbakır’da sadece “Kürdistan” kelimesini kullanmakla kalmadı Erdoğan; bunu, daha önce Davutoğlu’nun “biz, ucu bize, bizim güvenliğimize dokunmadığı taktirde Suriye’de Kürtlerin ne yapacağına karışmayız; örneğin, biz Suriye’li Kürtlerin oradaki özerkliğine falan karşı değiliz” sözüyle birlikte düşünürseniz ortaya şöyle bir tablo çıkıyor: Bir yanda, Türk Kürt ittifakına dayanan, sonuçları itibariyle bütün Ortadoğuyu etkileyebilecek, Arap devrimleriyle dayanışma içinde, 21.yy’ın küreselleşme rüzgarlarını da arkasına alarak geleceği birlikte inşaya yönelik bir politika; diğer yanda ise, bunun tam tersine, geleceğini-kaderini hala çağdışı bir çizgide tutmaya çalışan İsrail’e, bugün var yarın yok bir Esed’e ve de bunların ABD ve AB deki, mevcut durumun devamından yana olan Neocon bozuntusu gerici müttefiklerine bağlayan 20.yy kalıntısı bir politika!..
Türkiye kararını çoktan vermiş durumda. Üstelik de, hem içerdeki hem de dışardaki “barış sürecinin” itici gücü konumunu muhafaza ederek bu yolda ilerliyor.. Barzani önderliğindeki Irak’lı Kürtler de kararlılar. Sürecin bu her iki unsuru da adımlarını biribirleriyle uyumlu bir şekilde atıyorlar. Şimdi, karar verme sırası Türkiye’li ve Suriye’li Kürtlerde. Bunlar da, ya Türkiye ve Irak’lı Kürtlerle birlikte hareket ederek geleceği birlikte kurmaya yönelecekler, ya da Esed’in ve İsrail’deki militarist kliğin peşine takılarak bir kumar oynayıp sonunda da çıkmaza sürüklenecekler!.
Suriye’li ve Türkiye’li bir kısım Kürtleri düşündüren ve onları karar vermekte zorlayan durum şu aslında. Diyorlar ki onlar, hem Türkiye’de, hem de Suriye’de senelerdir ezildik, horlandık, insan yerine konmadık. Şimdi önümüze bir fırsat çıktı; hangi gerekçeyle olursa olsun “alın size özerklik” diyor Esed; biz önce bunu bir alalım, bir kazanım olarak şöyle bir yana koyalım, ondan sonra bakarız ve yolumuza devam ederiz!.
Ama o kadar basit değil işte sorun!.Yani bu noktada verilecek karar geleceği de belirleyecek. Çünkü, Esed’in bağışlayacağı “özerklik”, siz istediğiniz kadar “bileğimizin hakkıyla kazandık” deyin her an geri alınabilecek, geleceği olmayan geçici bir statü olacaktır!. Düşünebiliyor musunuz, yarın Esedsiz bir Suriye ortaya çıkıverince ne olacak o zaman? Belirli dengelere bağlı olarak kurulacak yeni bir Suriye yönetiminin ne diyeceğini şimdiden kim garanti edebilir!. Hem sonra unutmayalım ki, Türkiye ve Barzani de olacak o “yeni dengenin” içinde!. Halbuki, beri yanda, Türkiye-Barzani ittifakının, büyük ölçüde bölgede sözü geçen diğer unsurları da dikkate alan geleceğe yönelik ilkeli ve kalıcı bir zemini var. Türkiye ile Kuzey Irak arasında oluşabilecek sınırların fiilen ortadan kalktığı bir durumu- böyle bir Mezepotamya paradigmasını düşününüz. Böyle bir paradigmanın içinde yer alan, Türkiye’nin de desteğine sahip özerk bir Rojawa mı daha istikrarlı ve kalıcı olur sizce, yoksa, daha şimdiden Türkiye’yle didişmeye çalışarak enerjisini tüketen bir Rojawa mı?.
Hem sonra, hani petrolden falan da bahsediliyor ya, Türkiye’yle işbirliği yapmadan nasıl işletecek Rojawa o petrolleri acaba? Yoksa, PYD başkanının dediği gibi, yol üzerinde bulunan köylerdeki Arap ve Türkmenler uzaklaştırılarak (ya tehcir, ya da yok edilerek) Akdenize doğru bir kapı açılabileceği falan mı düşünülüyor! Türkiye bir yana, yeni dengeler üzerine oturan Esedsiz bir Suriye müsade edecek mi buna dersiniz? Ayrıca, Dimyad’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmayı da düşünmek lazım bence! Böyle bir durumda, sırtınızı dayayacağınız bir güç olmadan, şu an çantada keklik gibi görülen o petrol bölgelerini size kaptırırlar mı dersiniz? Kısacası, Türkiye’yi, Suriye’yi ve de Barzani’yi karşısına alan bir Rojawa’nın ne kadar şansı olur? Bu işler öyle hayal kurmayla olmuyor. Hem sonra, hadi diyelim ki, şu an Kemalistlerle işbirliği yaparak Erdoğan’ı indirdiniz iktidardan; yerine gelecek Devletçi-Kemalist bir Türkiye’ye nasıl kabul ettireceksiniz bu hayallerinizi!!
BDP-HDP yanlış ata oynuyor bence!. İçerde, “solcuların” koluna girmiş Sarıgül’lü Cemaatli bir Kemalist-Devletçi cepheyle, dışarda ise Esed’li, İsrail’li, Neocon’lu köhnemiş bir ittifakla nereye kadar gidebileceklerini düşünüyorlar bu arkadaşlar? Hem sonra, hepsi bir yana, arkanızda otuz küsür yılı bulan bir “Devletle kavga” geçmişiniz varken kendi tabanınıza nasıl izah edeceksiniz bu türden bir “kendi katiline aşık olma” politikasını? Yoksa, bazı AB ülkelerinin kıskançlığa dayalı anti Türkiye söylemlerine mi güveniyorsunuz!. Hani o, The Economist, ya da Time Dergilerinde çıkan haberler var ya onları kastediyorum!. Sakın bunlara bakarak Türkiye’nin geleceği hakkında hayaller kurmayın!. Rusya’nın şu anki geçici pozisyonu da heveslendirmesin sizleri!. Rusya’nın sırtında yumurta küfesi mi var sanıyorsunuz? Yarın bir de bakarsınız daha büyük çıkarları onu gerektirdiği için onlar da değiştiriverirler politikalarını!. Eli kulağında zaten, bakın söylemedi demeyin!. Burada belirleyici olan 21.yy’ın yeni trendleridir. Gelişen nedir ona bakacaksınız. Yoksa öyle 20.yy kalıntısı havalarla falan yürümüyor artık işler!.Bakın, kendi çıkarları söz konusu olunca cephenin en güvenilir elemanı olan İran bile el sıkışıverdi!.Esed dediğiniz ne ki, yarın İran’ın ve Rusya’nın çıkarlarını tatmin eden bir formül bulununca göreceksiniz onlar da dönüverecekler!. Çünkü, Ortadoğu’nun göbeğinde ila nihaye devam edecek, kazananı olmayan bir mezhep savaşından kimsenin çıkarı olamaz!.İçinde yaşadığımız dünyada politikaları belirleyen üretmek ve ürettiğini dünya pazarlarına satarak daha da zenginleşebilmektir, bunu unutmayalım..
E peki, siz ne yapacaksınız o zaman; eğer kaderinizi bugün var yarın yok bir Ortadoğu diktatörünün kaderine bağlamışsanız siz ne yapacaksınız?..
Türkiye’de daha yapılacak çok iş var mı diyorsunuz!. Demokratikleşme, yeni bir anayasa yapımı, hapisanelerin boşaltılması falan gibi!..Bakın, Kürtler karar verdikleri an bunların hepsi bir anda olur biter!. Ne MHP önleyebilir bunu, ne de CHP, ya da Cemaat!!. Olay Kürtlerde bitiyor, bunu kimse unutmasın!. Yok terörle mücadele kanununun kaldırılmasıymış, yok hapisanelerin boşaltılması-hatta, Öcalan’ın serbest kalmasıymış, bütün bunlar teferruattır!. Silahlı mücadele (“sözde değil özde”) bittiği an ertesi gün açılır bütün o kapılar!. Demek istediğim açık sanıyorum!. Türkiye çok kararlı ve bir şekilde yürüyecek bu süreç, ya öyle, ya böyle!..Görünen bu şimdilik!..
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları











































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.11.2024
9.11.2024
31.07.2024
3.06.2024
9.04.2024
20.07.2023
18.07.2023
17.07.2023
20.06.2023
18.06.2023