Ümit KIVANÇ
Şimdi hangi partinin neredeki hangi adayının nerede olsa neyi değiştirebileceği veya hangi küskünün ne yapması halinde neler olabileceği veya oradan o kişinin değil de bu kimsenin gösterilmesi halinde nelerin olmayabileceği üzerine ahkâm kesebilseydim, inanın ben de memnun olurdum. Bu ince işlerin toplamda seçim sonuçlarını yüzde bir bile etkilediğine inanamıyorum ne yazık ki. İnanamama kusuru.
Biz Türkiye'de, akılla mantıkla, somut koşullara göre farklı tercihler yapmanın gayet mümkün olduğu ve insanı dinden imandan veya solculuktan, liberallikten, Atatürkçülükten, her neyse, çıkarmayacağı, buna karşılık farklı görüş ve tavırdan insanların aynı tercihi yapabileceği, bu yüzden özdeş hale gelmeyecekleri ufacık olaylarda bile önceden belirlenmiş tarafımıza göre seçim yaparız. Nerede kaldı koskoca seçim!..
(Bu konuda kayda değer bir istisna, belli ki çok iyi insan olan bir öğretmeni bütün o çirkin devlet kibriyle aşağılamaya kalkan -ve ölümüne yolaçan- Yalova valisini birkaç İslâmcı yazarın da kınaması ve istifaya davet etmesi oldu. Adalet duygusunun tamamen ölmediğini görmek güzel!)
Bizimkiler yapıyorsa doğrudur, ötekiler yapıyorsa yanlıştır; buna göre yaşarız. Taranan Fener'in otobüsüyse, gerikalan herkes “şikeden beri gelen haklı tepkiler”den sözeder, Beşiktaş'ınki olsaydı, “e, tabiî Çarşı'nın Gezi'deki şeysi...” falan denirdi.
Laf gelmişken: Şehirlerarası yolun uygun yerinde pusu kurup, en can alıcı hedefe, otobüsün şöförüne nişan alarak ateş etmeyi, böylece bir-iki mermiyle verilebilecek en yüksek zarara yolaçmayı planlayan, bunu soğukkanlılıkla beceren, eylemden sonra iz bırakmadan kaçabilen birilerinin yaptığı işe “taraftar tepkisi” demek nasıl bir aymazlıktır? Tek bir karanlık işin dönmediği, binlerce faili meçhul cinayetin, onlarca faili -güya- belirsiz provokasyonun yaşanmadığı bir ülkedeyiz ya!
Ayrıca Fenerbahçe otobüsünün Trabzon civarında her an saldırıya uğrama ihtimali, gün içerisinde cumhurbaşkanının bizi herhangi bir vesile bulup azarlaması ihtimalinden daha düşük değildir. Bunu herkes bilir, en başta polis bilir.
Fener otobüsüne saldırı, dört başı mamur bir “dehşet salma” eylemi. “Terör” aslında budur. Amacı belirsiz, herkesin başına gelebileceği izlenimi yaratan kanlı, korkutucu eylemlerle yürütülen bir tür sindirme işlemidir. Benzerlerini bolca yaşamış bir ülkede işin bu tarafına dikkat çekince komplo meraklısı ilan ediliyorsunuz. Saflık mıdır, enayilik midir, yoksa sırf söyleyene gıcıklıktan mıdır, ayırt edemiyorum.
Öbür mevzumuz, elinden gelse hepimizin üzerine böcek ilacı sıkacak bir adamın hükümet yanlısı gazetenin muhabirini hakir görüp, kibir ve küstahlık tarihine yeni bir hakaretname paragrafı eklemesi. Böyle bir tutuma, “oh, kapak olmuş!” diye el ovuşturmayla nasıl demokrat muhalif olunacak, artık ilginç bile olmayan bu sorunun cevabını araştırmaya kalkışmıyorum, Çünkü bunca yıl bulamadığıma göre bu sefer de bulamayacağım açık. Ne mevkii makamı yerindeyken bambaşka türlü konuşan bu yarı-tanrıyla ilgilenmek istiyorum ne de utanma arlanma sıkılma gibi hasletleri bir yana bırakın, gazeteciliği de bırakın, propagandacılıktan düpedüz sahtekârlık mesleğine yatay geçiş yapmış belge imalatçılarına dair içimden gelenleri söyleyerek mahkemelik olmak.
“Hükümet yanlısı basın” diye bir şey de kalmadı. Propaganda aygıtında bile asgarî bir gazetecilik unsuru bulunur. O da kalmadı. “Atatürk'ü İnönü zehirletti” saçmalığı ve uyduruk “belge”leri, alenen suçtur. Demokratik olması bile gerekmez, azıcık hukukun varolduğu her yerde bu yüzden yargılanılır, ceza alınır.
Bu konuda kafamda tereddüt yaratan tek husus, durmadan karşılaştığımız, istikrarı ve sürekliliği olan, piyasada “özgün Türk karışımı” diye satılan şey: cehaletin küstahlıkla iki ölçüye bir ölçü bileşimi. Acaba gözümüze kötülük olarak görünen icraatın bir kısmına kötülük değil cehalet mi yolaçıyor?
Hükümet propaganda aygıtında önemli yer işgal eden bir kadın yazar, meğer birinci ve ikinci İnönü savaşlarına İsmet İnönü'nün adını yaşatmak, şereflendirmek vs. amacıyla “İnönü Savaşı” dendiğini sanıyormuş. Soyadı kanunu çıkmadan çok önce, ne yazık ki, üzgünüm, yani hepimiz üzgünüz ama... İnönü adını taşıyan bir yerde sahiden yapıldığı varsayılan -bunun için de üzgünüz haliyle- muharebelere o sırada -bakın yine üzgünüz- henüz soyadı bulunmayan İsmet Bey'in ileride alacağı soyadının isim olarak münasip görülmesi...
(Birer “kahramanlık destanı” olduklarına dair, nazikçe ifade edelim, ciddî şüpheler bulunan “İnönü muharebeleri” etrafında vaktiyle örülen propaganda ağı da başlı başına, “Türkiye bir nedir?” bahsinin konusu, ama onu mecburen geçiyoruz şu anda.)
Hepimiz her gün bir sürü değişik konuda okumak-yazmak zorunda kalıyoruz; yanlış yapabiliriz. Ama bunun nasıl bir konuda, nasıl bir üslûpla yapıldığı kendi başına birşeyler anlatır. Hele yanlıştan sonra ne yaptığınız, nasıl özür dilediğiniz, tabiî Türkiye'deysek, öncelikle dileyip dilemediğiniz de birşeyler anlatır.
Yani... anlatması beklenir. AKP döneminin hayatımıza kattığı önemli sakinleştiricilerden biri, pişkinliğin günde iki dozdan on iki doza yükseltilmesi oldu. Toplumumuz, kendi kabahatleri konusunda eskiden de pişkinlikten uzak sayılmazdı, ama bugün artık, Twitter'da “#IrkçıyızNeOlacak” diye başlık açacak hale gelindi. Yolsuzluklara karşı yolsuzluktan sorumlu dindar yöneticilerin takındığı tavır, kimbilir ortalama insan zihni ve ruhunda bin türlü melanete yolaçmak üzere kıpraşıp duran hangi güdülerin önünü açmış, utanma-sıkılmanın zaptettiği hangi tavırları meşru hale getirmiştir? İnsan öldürme, göz çıkarma, yüzsüzce sahip çıkılan, savunulan devlet şiddeti, ölen çocuğun annesini yuhalatma/yuhalama... kimbilir toplumun zaten kısıtlı toplam utanma-sıkılma kapasitesinin ne kadarını daha imha etmiştir?
Utanmama-sıkılmama, bunların koruyucu zırhı olarak pişkinlik ve savunma aracı olarak saldırgan şirretlik, esas olarak 1915 ertesinde damarlara zerk edilen, Cumhuriyet tarihi boyunca hem inkâr hem baskı, elkoyma, aşağılama, etnik temizlik aracılığıyla yerleştirilip vücuda iyice yayılan, tedavisi zor hastalıklar. AKP dönemi, bunların üstüne, “çoğunluğuz, yüzde elliyiz, yol ver geçelim, ezelim” güzelliğini ilave etti.
Şirretlik sık sık “tepki gösteren vatandaşlar” suretinde karşımıza çıkar. Pişkinlik de genellikle yukarıdan aşağıya yaygınlaştırılıyor. İnönü gafının, bunu yapanın hayatında herhangi bir şeyi değiştireceğini sanmıyorum. Kendi kendineyken mahcubiyet hissediyorsa ona da bin şükür.
Ama şimdi cumhurbaşkanının İran gezisine geçmenin sırası mı? Şimdi değilse ne zaman? Yazı bitiyor!
Tayyip Erdoğan İran'da şunları söyledi:
“Şu ana kadar orada yüzbinlerce insan maalesef öldü. Tarih adeta katledildi, kültür katledildi. Hâlâ katledilmeye devam ediyor. Aynı şekilde Suriye’de şu ana kadar 300 bin insan öldü. Ölen kim? Müslüman ve insan. Kim, kimi öldürüyor diye baktığımız zaman ben burada mezhebe bakmıyorum. Beni ne Şia ne Sünni ilgilendirir. Beni burada Müslüman ilgilendiriyor. Ben insan odaklı olarak bakmak durumundayım. Çünkü bizi yaratan Allah, eşrefi mahlukat derken orada bu Müslüman’dır, Hristiyan’dır diye bir tasnif yapmıyor. Yaradılmışların en şereflisi insan diye, böyle bir orada tanımlama yapıyor. Ama yine insan çok acımasız ve bu kadar insan öldürülüyor. Öyleyse bizim bir araya gelerek, konuşarak bu işin müzakeresini, müşaveresini yaparak artık bu kana, ölüme hep birlikte bir son vermemiz lazım. Bu, birbiriyle vuruşanları bir araya getirelim ve bu arada bizler de bu işte, ne kadar bu işi kolaylaştırabiliyoruz, ne kadar arabuluculuk yapabiliyoruz, bunların üzerinde duralım ve buradan Rabbimizin de yardımıyla bir netice alalım diye düşünüyorum.”
Ben bu laflara fena halde takıldım. Fakat yalandı, pişkinlikti derken, sıra gelmedi, bunları ele alamadım.
(NOT: Yemen'le ilgili bir Wikileaks belgesinden bölümler aktardığım geçen yazımda size ikinci bir gizli belgeden de sözedeceğimi vaat etmiştim. Gazetede güncel Türkiye mevzularına el atıp bu işi blog'ta yapmayı tercih ettim. Meraklısına link: (http://riyatabirleri.blogspot.com.tr/2015/04/wikileaks-ten-yemen-ikinci-belge.html)
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKAna muhalefet lideri Akşener mi olacak? 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARSavaş notları 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları





































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024