Cemil KOÇAK
‘ATATÜRK’ÜN HUSUSİYETLERİ’ DEĞİŞEBİLİR Mİ?
Şimdi bir an için durup düşünün lütfen: Elinize aldığınız ve okuduğunuz bir kitabın bir başka nüshası farklı olabilir mi? Aynı başlık altında farklı bir metin okumakta olduğunuz hiç aklınıza geldi mi? Hayır mı? O halde gelsin!
Tamam, itiraf ediyorum, benim de hiç aklıma gelmemişti doğrusu. Elbette ben de biliyorum; yazarlar hayattayken kitaplarının yeni baskılarını yaparken bazen eklemeler ya da çıkarmalar, değişiklikler yapabilirler. Bu bakımdan yeni yeni baskılar birbirini tutmayabilir, biraz dikkatli olmak gerekir. Aradaki farklara işaret etmek gerekir. Zaten bunları daha önce de yazmıştım. Ama burası Türkiye kardeşim, rafta üst üste ya da yan yana duran kitaptan bir tanesini çekip aldınız, bakalım geride kalanlarla aynı metne sahip olan bir nüsha mı bu, eksik mi, fazla mı? Pek çok okuyucunun ‘yok artık daha neler’ dediğini de duyar gibiyim. Peki, sizleri daha fazla merakta bırakmadan esas konuya giriyorum artık.
Kitap aynı içeriği farklı
Meselâ Kılıç Ali’nin anılarını okudunuz mu? Meselâ “Atatürk’ün Hususiyetleri” başlığını taşıyan Atatürk ve Atatürk devri anılarını okudunuz mu? Tamamını okumamış olsanız bile, şimdi oturup birkaç örnek yazsam, ‘a ben bunları zaten biliyorum’ diyeceksiniz, çünkü bu anılardan o kadar çok alıntı ve aktarım yapılmıştır ki, esas kaynak bir anlamda unutulup gitmiştir. Ama hayır, sakın piyasada aramaya kalkmayın, çünkü satıştan çoktan kalkmış bir kitaptan söz ediyoruz. Sel yayınları tarafından 1955’te yayınlanan anı kitabından. Artık sadece sahaflarda bulunabilir bir cep kitabı. Bilmem, bazen sizin de başınıza gelir mi, az bulunur eski bir kitapla karşılaştığınızda hafızanızı yoklarsınız, acaba kütüphanenizde var mı diye ama bazen hatırlayamaz ya da yanlış hatırlar ve bir tane daha satın alırsınız. Eve gelirsiniz ki, aynı kitaptan vardır. Aynı kitaptan mı? Durun, acele etmeyin. Meslekdaşım Hakan Erdem’le bazı bazı böyle fazla kitapları takas ederiz, birbirimize hediye ederiz. Geçende Hakan Erdem, Kılıç Ali’nin anılarından kendisinde iki tane olduğunu söyledi. Sonra daha da garip bir şey söyledi; elindeki iki nüshanın farklı sayfa sayıları olduğunu. Sonra benim kütüphanemdeki nüshaya baktık. Biriyle tutuyordu, fakat diğeri azıcık farklı görünüyordu. Hakan, iki nüshayı karşılaştırma görevini bana bıraktı.
Metin iki kez dizilmiş
İlk itirazı anlıyorum; farklı baskılardan söz ettiğimizi düşünüyor olmalısınız; ama hayır, kesinlikle aynı baskıdan söz ediyoruz. Her iki nüshanın başında da aynı baskı tarihi var: 10 Mart 1955. Fakat daha ilk sayfalarda bile fark var: Bir nüshada hem Kılıç Ali ve hem de yayınevinin yeni atılımı olan Atatürk Kütüphanesi hakkında iki farklı yazı varken, bir diğer nüshada bu iki yazıdan da eser kalmamış. Sonra esas metin başlıyor; dikkatli bir gözle karşılaştırınca, tuhaf bir başka özellik keşfediyoruz, metnin sayfa numaraları da tutmuyor; bir nüsha bir sayfa daha uzun. O zamanki dizgi koşullarında bu şu anlama geliyor: Mürettiphanede aynı metin iki defa ve farklı zamanda dizilmiş. Ama neden? Bu soruya doyurucu bir yanıt verme imkânı yok. Acaba hangi metin ilk dizilendir; bunu da yanıtlayamayacağım. Belki de ilk dizilen metin basıldı ve o kadar hızla satıldı ki, yayınevi çok kısa süre içinde yeniden baskı kararı aldı. Fakat belki de matbaada ihtiyaç olduğundan kurşun dizgi kalıpları bozulmuştu ve aynı kalıplarla baskı imkânı artık kalmamıştı. Yapacak başkaca bir şey de olmadığından, yeniden dizgiye geçildi ve bu kez aynı sayfa düzeni de tutturulamadı. Buraya kadar mantıklı bir açıklamamız var. Ya sonrası?
İki kitap arasındaki fark
‘Farklı sayfalarda da olsa aynı kitap, aynı metin’ diyenlere de bir de küçük sürprizim olacak: Aynı kitap, ama hayır, metin farklı! Bunun için biraz sabırla iki metni dikkatlice gözden geçirmek gerekir. Ben de öyle yaptım ve sonuç şaşırtıcı: Baştan itibaren metnin tamamı aynı; fakat kitabın sonlarına gelindiğinde, iş birden değişiyor. Kitabın “Atatürk Kendisini Öven İnsanları Hiç Sevmezdi” bölümünde, hani şu ilk iki sayfası eksik olan nüshada, birden bir paragraf eklemede bulunulmuş; bu kısım diğer nüshada bulunmuyor:
Atatürk'ün güreş merakı
“Atatürk çok mütevazi bir insandı. Milletiyle o kadar haşır neşir olmuş, milletin kalbinde tevazuiyle sevgi ve saygı ile öyle bir yer almıştı ki, bu sevgi ve saygıyı artık milletin kalbinden söküp çıkarmak hiçbir zaman mümkün olamayacaktır.” Bu cümleleri hangi nüshayı okumakta olduğunuza göre hiç göremeyebilirsiniz. Yine bu nüshanın sonradan yeniden dizildiği o kadar belli ki, meselâ 25. kısım başlığı 26. kısım olarak yanlış dizildiğinden bir atlama da olmuş gibi görünüyor; yoksa metnin bu kısmında herhangi bir fark bulunmamaktadır.
İlk iki sayfasında Kılıç Ali’yi tanıtan ve gelecek yeni yayınlardan bahsedilen nüshada yer alan “Atatürk’ün Sevmedikleri, Hoşlanmadıkları ve Güreş Merakı” başlıklı otuz birinci kısım, diğer nüshada hiç yok! Diğer nüshada bulunmayan “Atatürk’ün Geçirdiği İlk Rahatsızlık” ile “Atatürk’ün Hastalığına Dair İlk Belirtiler” (otuz ikinci ve otuz üçüncü kısımlar) başlıklı anıları da ancak bu nüshada bulabiliyoruz! Diğerinde bu kısımlar hiç yok! Hadi gelin de çıkın işin içinden.Hani bilmeceler vardır; iki çok benzer resim arasındaki genellikle yedi farkı bulmanız istenir ya, bizimki de o hesap işte. Farkları bulmaya devam edelim isterseniz: Bir nüshanın sonunda yeni yayınlara abone olmak isteyenler için hesap numarası verilen ilân sayfası da, bir diğerinde yine hiç yok, kaybolmuş. Ama bunlar hep dikkat edildiğinde ortaya çıkan farklar. Yoksa her iki nüshanın da ön ve arka kapağı aynı, hiçbir değişiklik yok. Yani aradaki farkı bulabilmek neredeyse imkânsız.
İyi ama, neden böyle?
Güzel soru, ama yanıtı sadece spekülasyondan ibaret olacak. Kılıç Ali, bu nüshalar yayınlanırken elbette hayattaydı. 1971’de öldü. Bu bakımdan her iki nüshayı da gördüğünü tahmin edebiliriz. Acaba son anda bir şekilde metnin sonunu değiştirmek mi istedi? Belki de kitap basılmıştı ve çok geç kalmıştı. Ama belki ısrar etti. Özellikle belki de sonradan atılan kısım içine sinmemişti ve çıkarmak istemişti. Sözünü ettiğim küçük ilâvenin dışında, Atatürk’ün son günlerinden söz ederek anılarını bitirmeyi tercih etmişti. Çıkarmak istediği ve sonradan metinden atılan kısımda fiziksel özellikleri de detaylı olarak anlatılarak bir bakandan söz ediliyordu. O tarihte bu kişinin kim olduğunu herhalde epey kimse tahmin edebilecekti. Belki de duyuldu ve bir rica üzerine çıkarılmasına karar verildi.
Vali Gedeleç bölümü tamamen çıkarılmış
Birinde çıkarılmış, ama diğer nüshada yer alan kısımda bir validen, Bursa valisinden söz ediliyor; sonradan müsteşar da olan bir validen. O kadar iyi tanımlanmış ki, bugün de hemen ismini söyleyebiliriz kolayca: Kılıç Ali, Atatürk’ün hiç hoşlanmadığı bu kişiden söz ederken, Bursa’daki Çelik Palas’ın inşasından önceki bir vali olduğuna işaret ediyor. Demek ki, hem Bursa valisi ve sonra da müsteşar olan kişi olsa olsa Hasan Kemâl Gedeleç olabilir; önce Bursa’da valiydi (1924-1926) sonra başbakanlık müsteşarı olmuştu. Anılarda adı geçmeyen bu kişinin Gedeleç olduğundan adım gibi eminim; çünkü hem Bursa valisi, hem de müsteşar olan tek kişi odur. Ayrıca Çelik Palas 1935’de inşa edildiğine göre bu tarihe kadar olan valiler arasından eleme yapmak gerekir. Gedeleç, Atatürk’ün ölümüne kadar müsteşarlık görevini sürdürdü ve ardından İnönü’nün cumhurbaşkanlığında onun genel sekreteri oldu.
Bursa Çelik Palas şifresi
Neden 1935 yılı öncesiyle ilgilendiğimizi de açıklayayım: Kılıç Ali, ilgili kişinin Atatürk’ün bugünkü Çelik Palas’ın yerini beğendiğini görünce, hem Bursa’da Çelik Palas’ın arazisini ucuza satın aldığını ve hem de Ankara’da müsteşar olduktan sonra da İstanbul’da epey arsa satın aldığını yazmakta ve Atatürk’ün de İsmet İnönü’nün müsteşarından açıkça ve herkesin ortasında şikâyetçi olduğunu bildirdiğini açıklamaktadır. Tipik Kılıç Ali dedikodusu da olabilecek bu açıklamanın, daha sonra metinden neden çıkarıldığını tabiî bilemeyiz. Belki de adı geçen kişinin ifşa edilmesinin doğru olmadığını düşünmüştür. Nitekim Gedeleç bu tarihte henüz hayattaydı. 1962’de öldü. Belki Kılıç Ali’nin hayatta olan oğlu Altemur Kılıç bu konuda babasından dinlemiş olabileceği bir açıklamayı aktarabilir. Son bir soru daha: Acaba içinden bu kısmı çıkarılan nüsha imha mı edilecekti ve bir şekilde yeniden basılan nüshaların arasına karıştı da, piyasaya mı yayıldı; yoksa iki nüsha yan yana mı satışa çıktı? Eskiden ‘okuduğunuz her şeye inanmayın’ demeyi yeterli görürdüm; artık bundan sonra ‘o kitabın hangi nüshasını okudunuz’ diye mi sormalıyım, ben de bilemedim!
PEKİ, YA KİTABIN SON BASKISINDAN NE HABER?
Evet, kitabın yeni baskısı İş Bankası yayınlarından tam elli yıl sonra 2005’de yapıldı. “Kılıç Ali’nin Anıları” başlığı altında. Kılıç Ali’nin bütün anılarını içeriyor. Ne var ki, Hulusi Turgut’un derlediği bu metin ‘yeniden elden geçirilmiş’. Yani Kılıç Ali’nin görmeye fırsat bulamadığı bir son metinden söz ediyoruz artık. Ama bir de ne görelim; 1955 baskısındaki metin yeniden değiştirilmiş; öncelikle metin ‘türkçeleştirilmiş’, ardından ara başlıklar değiştirilmiş; daha ilk cümlede orijinal metinde olmayan eklemeler yapılmış bile! Anlaşılan derleyen gönlünden geçen gibi bir metin ortaya çıkarmak için, orijinal metinde istediği gibi değişiklikler yapma hakkını kendisinde görmüş! Haydi hayırlısı diyoruz ve merakla devam ediyoruz: 1955 yılında basılmış anılarla karşılaştırıldığında hayli ‘zenginleşmiş’ bir metin okumakta olduğumuzu fark ediyoruz. Herhalde Kılıç Ali, ilk baskıda daha az anısını dile getirmişti; çünkü yenisine yazdığı önsözde en yakın dava yoldaşları hakkında dahi gerçekleri açıklamakta ve eleştirilerini de eksik etmemekte kararlı olduğunu belirtmiş. ‘Kimse kusura bakmasın’ demeye getiriyor. İyi de derleyen orijinal metnin kimi kısımlarını yeni metne hiç almamayı tercih etmiş! Nitekim Bursa valisinin macerası da yeni basımda yer bulmamış! Acaba yeni eklenen kısımlar orijinaliyle ne ölçüde uyum içinde? Bildiğimiz eski orijinal kısımlarda bu kadar fark varken, bilmediğimiz kısımlar için sadece kuşku duyabiliriz artık. Tarihçiliğin ne denli zor zenaat olduğunu bilmem anlatabildim mi, efendim?
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Tayfun AtayGoebbels korosu söylüyor: "Her şey mükemmel efendim!" 18.02.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın AKDOĞANBirilerini suçlama yarışı 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Hüseyin GÜLERCECHP, şimdi de İlker Başbuğu alet ediyor 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Ufuk COŞKUNCemevleri için Cumhurbaşkanı’na Çağrı! 20.01.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın ERGÜNDOĞANGökdelen hançeri tam İzmir’in kalbine saplanıyordu ki… 16.12.2019 Tüm Yazıları
-
Nihat Ali ÖzcanOrtadoğu’nun karmakarışık halleri 22.10.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TenekeciDün ve bugün 11.09.2019 Tüm Yazıları
-
Esat KORKMAZYOLDAŞIM YAVUZ ÇANAK 29.08.2019 Tüm Yazıları
-
Ali KİREMİTCİDÜNYADA VE TÜRKİYE’DE SİYASET YENİDEN ŞEKİLLENİYOR 13.07.2019 Tüm Yazıları





















































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2016
3.02.2016
26.03.2016
19.03.2016
13.03.2016
5.02.2016
28.02.2016
20.02.2016
13.02.2016
7.02.2016