Fehim TAŞTEKİN
ABD’de Trumplaşma etkisinin Demokrat Parti’nin politikalarına sirayet ettiği bir süreçte Cumhuriyetçi aday Donald Trump sarsıcı bir sonuçla yeniden başkan seçildi.
Trump’ın getirdiği gümrük vergilerinin çoğunu koruyan, enerji politikalarında Cumhuriyetçilerle aralarındaki farklılıkları minimize eden, önceki dönemden “yanlış” dedikleri kararları düzeltmeyen, rakibinin göçmen karşıtlığıyla yelkenini şişirmesini önlemek için düzensiz göçmen akını yüksek olursa sığınma başvurularını tamamen durdurmayı vaat eden bir Demokrat yarış, zengin, ensesi kalın, şımarık, kibirli ve suçlu bir narsistin işçi, emekli ve sokağa çalınmış kesimleri kendine çevirmesine engel olamadı. Trump kendi partisinin kamu harcamalarını kısma planlarını çöpe atıp dar gelirli ve orta sınıfın gönlünü okşarken Demokratların tutunduğu zemini parçaladı. “Trump mı, Trumplaşan Harris mi?" Salıncaktaki seçmen “Trump” dedi. Rakipleri vaatlerinde Trumplaştıkça, Trump çıtayı daha da yükseltiyor. Düzensiz göçmenleri topyekûn sınır dışı etmek bunlardan biriydi.
Bu sonuçta sosyal-ekonomik sorunların yanı sıra intikamların payı da var. 2020’de seçimin çalındığını düşünüp Kongre’yi basan faşist, dinci, mezhepçi, tarikatçı, beyaz üstünlükçü ve muhafazakâr tayfalar rövanşla döndü. Cumhuriyetçilerin yüzde 46’sı Trump’ın kaybettiği bir sonucu tanımayacaklarını söylüyordu. Bir iç savaşın bertaraf edilmiş olması bu sonucun tek tesellisi olabilir.
Gazze’deki soykırıma desteğin başta Müslümanlar olmak üzere farklı kesimlerde yol açtığı utancın intikamı da var. Biden-Haris ikilisi ‘insani’ kaygılar taşıyormuş gibi yapıp İsrail’e askeri teçhizat, diplomatik örtü, siyasi koruma ve sözcülük desteği vererek soykırımın birincil ortağı oldu. Evet Trump da vahşete hayranlık duyarak alkış tuttu. Fakat icranın başında Demokratlar vardı. Sonuçta iki mücrimden biri kaçınılmaz olarak seçilecekse iktidarda olanı cezalandırmak taktiksel bir tercihti.
Ve Karabağ savaşında Ermenistan’ın yalnız bırakılmasından dolayı Ermenilerin intikamı. Bu liste başka kesimlerle uzar gider.
***
Trump bölgemize ne getirecek; savaşı mı büyütecek, barışı mı?
Cumhuriyetçi lider ‘değerler politikası’ adlı sahtekârlığa tenezzül eden biri değil. Bütün dünyanın Amerikan sunağına neleri feda edeceğine bakıyor. ‘Herkes için Amerika’ değil ‘Önce Amerika!’
Bu yüzden Demokrat cepheden ateş edenler, ‘Önce Amerika’nın ‘Yalnız Amerika’ya dönüşmesi tehlikesinden söz ediyor. Emperyal refleksin iki yüzü!
İçerideki sıkışmışlara umut veren bir büyü gibi. NATO ortakları payına düşeni ödeyecek; ABD’den koruma bekleyen Körfez’in ağaları parayı bastıracak; ortaklık isteyen bölgesel ülkeler, düşman ve hasımlarla aynı yatağa girmeyecek; Ukrayna gibi batık savaşlar daha fazla Amerikan bütçesini kemiremeyecek… Sihrin ışıltıları!
Kutuplaştırıcı ve gerilim saçan bir pazarlıkçının yolculuğu mu başlıyor? Bir önceki dönemde yaptığı şey düşmanlarıyla savaşa girmeden sert konuşmaktı. Savaşa gerekçe olacak ahmaklıkları da az değildi. Önceki dönemin üzerine ne koyabilir? Mutlak bir devamlılık mı, yoksa azıcık revizyon mu?
İki parti aynı hedef için farklı söylem ve yollar kullanıyor. Yalandan da olsa ‘değerler diplomasisi', ‘önce müzakere’ ve ‘politikalara müttefikleri ortak etme’ yönündeki tercihlerin yerini yeni dönemde güç gösterisi, tehditkâr caydırıcılık ve tek taraflılık alabilir.
Trump’ın narsist kişiliği dış ilişkilere öngörülemezlik katıyor. Anlık kararlarla kurumsal tercihlerin dışına çıkabiliyor. Fakat nihayetinde Kongre’nin ayar veren, fren yaptıran ya da dikte ettiren gücü Trump için de geçerli. Bütçe tasarılarına dış politika koşulları ekleyip hükümete istediğini yaptıran bir mekanizma. Ellerinde başkanı zorlayacakları araçlar var. Senato ve Temsilciler Meclisi’nde Cumhuriyetçi çoğunluk Kongre ve Beyaz Saray arasında daha uyumlu bir dönemi garantileyebilir. Buna ilaveten Dışişleri, Pentagon ve Ulusal İstihbarat Direktörlüğü’nün kurumsal ağırlığı ‘tek adam’ tiyatrosuna engel olabilir. Tabii Trump ilk dönem kurumsal yapıyı Trumplaştırmak için elinden geleni yaptı. Yine yapacaktır.
Bazı öncelikler iki partili; Demokratlar ve Cumhuriyetçiler örtüşüyor ya da birbirinin politikalarını öldürme yoluna gitmiyor. Özellikle dış politikada. İran’la hesaplaşma, Rusya’ya sınır çekme ve Çin’i çevreleme kurumsal bir politika.
Mesela Trump’ın Çin mallarına koyduğu gümrük tarifelerini Biden-Haris yönetimi kaldıramadı. Şimdi Trump vergi tarifesini genel ithalatta yüzde 10-20'ye, Çin'den ithalatta yüzde 60’a çıkarmak istiyor. Bu arada yüzde 20 gümrük tarifesi Avrupa’yı da kara kara düşündürüyor.
Tartışmalarda Harris’e de ‘Boş konuşma, benim koyduğum tarifelerle çok para topladınız’ mealinde çatıyordu. Haksız değildi. Çin’le ticaret savaşı ölçek farklılıklarıyla devam ediyor. Yine Demokratlar kendi eserleri olan İran’la nükleer anlaşmaya geri dönemedi. Kudüs’ü İsrail’in bölünmez başkenti ilan eden ve Golan’daki ilhakı tanıyan kararlar da korundu.
Yani Trump birçok konuda kesinti olmamış gibi kaldığı yerden devam edebilir.
***
Trump iktidardayken savaş çıkarmamış olmakla övünüyor. Fakat halihazırda Orta Doğu’da yürüyen çok cepheli bir savaş var. Ukrayna'da da öyle…
Trump’ın belirsizliği çatışma alanlarında büyük bahislerin açılmasına neden oluyor. Kendi döneminde çıkmasa da mevcut savaşları bitirmeden istediği düzeni kuramaz ya da ilk döneminde başlattığı iş odaklı girişimlere dönemez.
“Ben başkan olsaydım Rusya, Ukrayna’ya giremezdi” diyor. Ukrayna’da savaşı Putin’le konuşarak 24 saat içinde sonlandırmaktan söz ediyor. Ama bunun nasıl olacağını söylemiyor. Buradaki belirsizlik iki yönlü bir hareketi akla getiriyor: Ateşin gücünü artırarak Putin’i makul bir anlaşmaya zorlamak ya da kestirmeden Kiev’in fişini çekmek. 24 saatte bitirme sözü ikincisine işaret ediyor. Bu yolla Rusya’ya zafer kazandırırsa Kongre’de kaşıntı yapabilir. NATO’da savaşı sürdürmekten yana olan ortaklarını da bunalıma sokabilir. Ya savaşı kaybettiren güçsüz bir lider ya da savaşı bitiren bir muktedir olarak anılacak! Karar verirken illaki Kongre’yi koklayacak.
İran, bahisleri en fazla kızıştıran konu. İran’ın belini kırma siyasetine döneceği kesin. Önceki sicili, yıpratma stratejisinin büyük güçler arası bir savaşı dışladığını söylüyordu. Peki İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Trump’tan aldığı cesaretle İran’a saldırırsa ne olacak? İran’a karşı tehditkar çıkışlarına rağmen Trump’ın Netanyahu’nun oynamak istediği oyuna girmesi çantada keklik bir durum değil. Bunun için üzerinde durulan bir eşik var; eğer Tahran nükleer silah edinmeye yaklaşırsa İsrail’le birlikte İran’ı vurabilir. Bu senaryo Demokrat başkan için de dışlanmıyor. İsrail’in saldırıları atom bombası edinmeyi yasaklayan doktrinin değiştirilmesi yönündeki tartışmaları kışkırttı. Dini lider Ali Hamaney geçen hafta şeri kıstasları hatırlatarak bunun önünde durduğunu teyit etti. Ama stratejik tesislere karşı yıkıcı bir saldırganlık, fetvaya temel teşkil eden değerlendirmeyi değiştirebilir.
Trump’ın A takımında yer alan isimlerin hazırladığı 2025 Projesi adlı bir politika programı var. Bu program, İran'ı Çin, Rusya, Kuzey Kore ve Venezuela ile birlikte tehdit olarak sayıyor. Daha fazla yaptırım, Çin gibi Tahran’la iş yapan ülkelere baskı, İran’ın müttefikleri ülkelere (Suriye-Yemen) insani yardımların kesilmesi, İranlı muhalif gruplara el atılması ve Körfez ülkelerinin savunma kapasitelerinin artırılması öneriliyor. Yani rejim değişikliği hedefinden söz edilmese de “İran’la uğraşacağız” diyen bir politika belgesi. Muhtemelen bu programın yazarları Beyaz Saray, Dışişleri ve Pentagon’daki eski mevzilere dönecek. Demokratların politika belgesinde de İran’ı caydırmak en önemli hedefti. Harris de İran’ı 'ABD’nin düşmanı' olarak tanımlıyordu!
Öneriler her halükarda İran’ın boğazına çökmeyi tavsiye ediyor. Burada açmazlar var. Rusya ve İran’a yaptırımlar, Çin’e avantajlı ilişkiler geliştirme imkanı verdi. Kuzey Kore de kendi yalnızlığından kurtulacak kanallar buldu. Trump düşman ve hasımlar arasındaki güç birliğine neden olan tazyik politikalarını bu sefer gözden geçirmek zorunda kalabilir. İlk dönemden çok farklı bir tablo var. ABD açısından hasımların birbirine yaklaştırılmaması stratejik öncelikti. Trump iş adamı kafasıyla bu denklemi bozacak yollar arayabilir. Bunun yolu da savaş değil anlaşmadan geçiyor.
Trump’ın İran-İsrail arasındaki misilleme sarmalında bir dahli yok. Taraflar arasında bir caydırıcılık denklemi kurulduğu da farz edilebilir. Bu iki noktadan hareketle Trump potansiyel bir savaşın eşiğinden eski gerilim sayfasına dönüşü çıkar bir yol olarak görebilir. Bunu derken Trump’ın öngörülemez bir başkan olduğunu da hatırlatmak gerekiyor.
***
Filistin konusunda ise Trump’tan merhamet beklemek beyhude. Netanyahu’nun gözü yollarda kaldı. Netanyahu’nun Savunma Bakanı Yoav Galant’ı kovması Trump’ın zaferini satın aldığına yorulabilir. Fakat Biden’ı aşağıladığı gibi Trump’ı aşağılayamaz. Trump’ın narsist kişiliği, Netanyahu’yu sınırlandırabilir. Trump soykırım operasyonunu desteklerken bu işi hızlıca tamamlamasını istiyordu. Trump, İsrail’e sonsuz destek ile uzayan bir savaşın ABD’nin bölgesel çıkarları ve ilişkileri üzerinde yarattığı tahribat arasında bir muhasebe yapmak zorunda kalabilir.
O yüzden Netanyahu’dan her ne yapacaksa elini çabuk tutmasını ve güçlü bir noktadayken Orta Doğu’da hedeflenen ‘yeni düzen’ için diplomatik-siyasi angajmana geçilmesini isteyebilir. Abraham Anlaşmaları ile Araplarla ilişkileri normalleştirmiş bir İsrail’in pivot bir güç olacağı önermesi Trump’ın dünyasında cazibesini koruyor. Önceki dönemde pişirdikleri Yüzyılın Barışı girişimini de güncelleyip yeni bir yol haritasına dönüştürebilirler.
***
Körfez ülkeleriyle askeri ilişkilerin yanı sıra İran, Irak ve Yemen’le ilgili CENTCOM’un geliştirdiği stratejilerin de belirleyici olacağı öngörülebilir. 2019’da CENTCOM’un değerlendirmesi Suriye’de askerlerin çekilmesi kararını da tersine çevirmişti.
Trump açısından Biden döneminde Suudi Arabistan’la başlatılmış stratejik ortaklık müzakerelerini sürdürmemek için hiçbir neden yok. Hem Demokrat hem Cumhuriyetçi senatörler İsrail’le normalleşmeyi içeren bir anlaşmaya sıcak bakıyor. Bu, Trump’ın Abraham Anlaşmaları ile varmak istediği hedeflerle de uyumlu. Burada temel soru; Riyad’ın Filistin devletinin kurulması yönünde aradığı şart ne olacak? Bu şartı belirsiz taahhütlerle aşmaları mümkün. Yerine getirilemeyen iki devletli çözüm planı İsrail’in işgalci-istilacı istikametini hiç bozmadı. Suudilere verilecek bir söz mü bozacak?
Suudiler, İran’la olası bir çatışmada mutlak bir koruma taahhüdünü ortaklık anlaşmasında görmek istiyor. 2019'da Suudi petrol tesisleri saldırıya uğradığında Trump etrafta ıslık çalarak dolaşıyordu. İran’a karşı güç kullanmayı reddetmişti. İran’a karşı sert politika ateşin kıyısında dans ettiriyor ama savaştan kaçınan bir temkinliliği de içinde barındırıyor. Trump bütün maliyeti Suudilere yıkmadan ve deve yüküyle çek almadan taahhüt altına girmez. Ayrıca Suudilerin Çin’le ilişkileri sınırlandırması yönündeki Amerikan beklentisi de Trump’la birlikte daha ciddi bir koşula dönüşebilir. Fakat Trump’ın Orta Doğu’da oynamak istediği oyun da tam olarak bu. Ortakları sömürmek! Amerikan sunağına kurban istemek. Tabii İran’ın tehdit olarak kalması, bölgedeki Amerikan düzenini temin ediyor. Kollarını kesmeyi çok isteseler de İran’la gerilimi düşürmemeleri bir tercihtir.
Sonuç olarak şeytana külahını tersinden giydirecek bir kişilikten ters köşe vuruşları da beklenebilir. Amerikan hegemonyasının hem kullanacağı tehdide hem de dostları temin eden girişimlere ihtiyacı var. Bölgede eski sömürgecilerin altından halıyı çekip kendi nüfuz alanını oluştururken Araplara bazı güvenceler vermeyi ve yeri geldiğinde İsrail’in önüne kırmızı çizgiler çekmeyi akıl edebilmişlerdi. Hegemonyanın yeniden inşası için açılımlara ihtiyaçları var. Araçsallaştırabilecekleri girişimler Abraham Anlaşmaları, Yüzyılın Barış Planı ve İsrail merkezli ulaşım koridoru vs. Bütün bunlara geri dönmek evvela sıcak cephelerin kapanmasını gerektiriyor. Trump’ın sepetinde ne var! Sabah uyanınca kendisi bakacak, biz de göreceğiz.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Tayfun AtayGoebbels korosu söylüyor: "Her şey mükemmel efendim!" 18.02.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın AKDOĞANBirilerini suçlama yarışı 8.02.2020 Tüm Yazıları














































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025