Fehim TAŞTEKİN
Başkan Donald Trump’ı küresel nizamı ele geçirmek için kirli planlar kuran şeytanın gizli güçlerine karşı Tanrı’nın seçilmiş savaşçısı olarak gören güruhun Kongre baskını muhtemelen Amerikan demokrasisinde tek bölümlük parodi olarak kalmayacak. Beyazların üstünlüğüne dair aşırı sağ anlatı makas açarak bir sonraki sahneye hazırlanıyor olacak.
Bu ucubenin ruh ikizleri, sarıldıkları komplo teorileri, ürettiği kült kişilikler ve güce yaklaşımları bakımdan Türkiye’de de iktidarın propaganda aygıtlarına hükmediyor. Trump maniple etmeye çalıştığı yasal mekanizmaları isyancı kitlesiyle birleştirip seçimleri iptal ettirebilseydi kürenin farklı köşelerindeki türdeşlerine ‘seçimle gelip seçimle gitmeme’ konusunda ilham veren bir pratik model bırakmış olacaktı. Amerikan demokrasisinin üstün tarafını teşkil eden güçlü kurumsal karakter bunu hızlıca bertaraf edebildi.
İşte AKP’nin itina ile yok ettiği kurumsallığın hikmeti!
Ucubelerin yol açtığı şok da Cumhuriyetçilerdeki bazı ağır topların Demokratlarla ortaklaşmasına yardımcı oldu. Trump’ın kendi ekibinden çok sayıda isim de suç teşkil eden bir kalkışmada patronlarına eşlik etmedi. Türk Dışişleri ve Saray erbabının kinayeye kaçan kıyaslamalarında olduğu gibi mesele iki taraflı da değildi.
Tabi kurumsallıktaki bu hikmeti Amerikan kurulu düzeninin dış politikaya yansımalarında aramıyorum. Küresel hegemonyanın gerektirdiği bütün askeri, siyasal ve istihbari müdahaleler; bunların sonucu olan kirli savaşlar, darbeler ve yıkımlar kurulu düzenin tercihleriyle ziyadesiyle uyumlu. Şimdi birkaçı hariç uluslararası alanda Amerikan düzeninin ortaklarını Trump’ın hayli örselediği ilişkilerin kurumsal eksene dönmesi konusunda Biden’la mutlu mesut günler bekliyor. Özellikle ittifakın Avrupa kanadında Trump’ın gidişiyle ciddi bir rahatlama kendini gösteriyor. NATO’da taşların yeniden yerine oturması ve klasik güvenlik şemsiyesinin işlevselliğine dönülmesi, “AB ortak savunması” ya da “AB ordusu” gibi ileri fikirlere yatırım yapamayan Avrupa’nın yükünü azaltıyor. Ankara-Atina ya da Ankara-Paris arasındaki restleşmelerde bile “Durun hele, bir Biden gelsin sonra karar verelim” diyen AB, ABD’siz ortak dış politika üretemiyor, dalgalı sulara giremiyor. Kendi gündemi ve askeri angajmanlarıyla ayrıksı duran Fransa bir kenara ABD’nin Avrupa’daki ‘aklı’ ve ‘operatörü’ İngilizlerin Brexit ile gitmesinden sonra AB içinde NATO’suz bir Avrupa’yı göze alabilen yok. Bu onlar için korku ve yük demek.
***
Trump’ın Pentagon ve Dışişleri’nden gelen tavsiyeleri gözardı eden yani kurumsal refleksin dışına çıkan anlık kararları Erdoğan’a gol atma şansı veriyordu. Bunu Trump’ın S-400 alımından dolayı yaptırımcı cepheyi karşısına alan tutumunda ya da Halk Bank davasını düşürmek için yaptığı müdahalelerde görüyorduk. Son anda yaptırım kararını imzalamak zorunda kalsa da Trump sistem içinde Erdoğan’ın epeyce avukatlığını yaptı. Hatta İran’a karşı bu kadar sert politika izleyen ve giderayak nükleer savaş başlatma korkusu da yaşatan Trump, Halk Bank üzerinden yaptırım delme mekanizmasıyla ilgili dosyayı görmezden geldi. Bu, Tahran’ın 20 milyar dolarlık petrol satışını altınla çevirmesine imkan veren bir mekanizmaydı. Rıza Zerrab’ın hükümet üyeleriyle çevirdiği çark.
Foreign Policy’ye göre eski Başkan Barack Obama ve yardımcısı Joe Biden, Erdoğan’ın Halk Bank soruşturmasının sonlandırılması yönündeki taleplerini reddetti. Trump ise aksi yönde davrandı. Evvela soruşturmayı yürüten New York Güney Bölgesi Başsavcısı Preet Bharara’yı kovdu. Güya kalmasını istemişti. Yeni başsavcı dosyada ısrar edince dönemin Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'dan meseleye el atmasını istedi. Tillerson bu işten uzak durdu. Trump bu sefer kişisel avukatı Rudy Giuliani ve olayın kahramanı Rıza Zarrab'ı temsil eden eski başsavcı Michael Mukasey’i seferber etti. Dahası eski Başsavcı Vekili Matthew Whitaker ve eski Başsavcı William Barr’ı davayı düşürmeleri için görevlendirdi.
Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’a göre Trump, 1 Aralık 2018’de Buenos Aires'teki G-20 zirvesinde Erdoğan’a ‘icabına bakma’ sözü vermişti. Ayrıca Nisan 2019'da Erdoğan'a Barr ve Hazine Bakanı Steven Mnuchin'i konuyla ilgilenmesi için görevlendirdiğini söylemişti. Bu konuda Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak da Trump’ın damadı Jared Kushner ile dayanışma içindeydi. Yine de olmadı, kurumsal bariyerler işte! Açıkçası Trump epey uğraştı, açık olmayansa karşılığında ne aldığı. Mesele sadece kimyasal uyum mu?
Ucu Erdoğan’a kadar giden davanın 1 Mart’ta görülmesi beklenirken liderden lidere iltimas faslı kapanmış olacak. Erdoğan Oval Ofis-Kongre-Dışişleri- Pentagon-Yargı beşgenindeki sertleşen konu başlıklarıyla baş etmek durumunda kalacak.
***
Elbette buradan iki ülke ilişkilerinde bir çöküş senaryosu çıkmaz. Beyaz Saray’ın kurumsal yapılarla uyumsuzluğu giderilirken meselenin Türkiye’yi ilgilendiren taraflarında çelişkili iki yön var. Bir taraf Türkiye ile klasik ortaklık ilişkisine döndürmede kararlı. Burada aranan normalleşme Ankara’nın da endişelerine kulak vererek çatlakların giderilmesini gerektiriyor.
Diğeri ise Suriye başta olmak üzere bölgesel meselelerde ayrışma ve gerilimin devam etmesini vaaz ediyor. Bu fasılda Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve Yunanistan’la sorunlarda ortaklığın hatırlı tarafları orta yolun tutturulmasına yardımcı olabilir. Meselenin gelip düğümlendiği yer Suriye’de Halk Koruma Birlikleri (YPG) ile Pentagon arasındaki ortaklık. Bunun temeli zaten Biden’ın başkan yardımcısı olduğu sırada atıldı. Biden’ın dış politika ekibine seçtiği isimlerin profili bizi özellikle Erdoğan’ın “Kobani düştü düşecek” dediği o son sahneye geri götürüyor. O dönem IŞİD, Musul’u düşürüp Bağdat’ın kapılarına dayanmış, Kobani ile de Türkiye sınırlarına ulaşmıştı. Erdoğan ise Kürtlere yardıma karşı çıkıp “Burada asıl sorun Esad, o gidince IŞİD falan kolayca ortadan kaybolur” görüşünü Amerikalılara kabul ettirmenin derdindeydi. Türk kamuoyunu da IŞİD’in Suriye istihbaratı tarafından yaratıldığı iddiasına ikna etmişlerdi. O vakit “Esad devrimi zehirlemek için Sednaya hapishanesindeki El Kaidecileri bırakıp cihatçı örgütleri kurdurttu” diyenlerin sahada silahlandırdıkları bu cihatçılardan başkası da değildi. Bugün de Erdoğan’ın “Suriye Milli Ordusu” bunlarla dolu. Herkesin üzerinde durduğu isim Ulusal Güvenlik Konseyi’nde Orta Doğu koordinatörü olması öngörülen Brett McGurk. McGurk’ın ekibe girmesi Suriye’deki Amerikan varlığı ve YPG’nin omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) desteğin altını çizen bir tercih. 2017’de Ankara açıkça “PKK destekçisi” ilan ettiği McGurk’un görevden alınmasını istemişti. CENTCOM, başkanın kararı ve Kongre’nin bütçelendirmesiyle sahada YPG ile ortaklığı sürdürürken karar verme makamı imiş gibi memurlarla uğraşmak da bu dönemin alamet-i farikalarından. Sadece McGurk değil sahadaki tüm Amerikalı yetkililer, hatta bizzat Biden’ın kendisi Türkiye’nin IŞİD dahil cihatçı örgütlerle iştigaline dair şöyle ya da böyle kanaat sahibi. Sonuç da Trump, McGurk’ı kovsa da Ankara’nın istediği şekilde Suriye defteri dürülmedi. IŞİD’e karşı savaş, İran’ı sınırlama ve Şam’da siyasi geçiş şeklinde üç ayak üzerine bina edilen siyaset, SDG ile birlikte sahada Amerikan varlığına bağlandı.
Biden, YPG ile sahada ortaklığın tesis edildiği süreçte CENTCOM’a komuta eden General Lloyd Austin’i de Savunma Bakanlığı’na aday gösterdi. Bu da Suriye siyasetinin teyidi açısından bir diğer gösterge.
McGurk ve Austin gibi isimler olsun ya da olmasın Biden bu üç hedefte öncelik sıralaması yapabilir ama Ankara’yı rahatsız eden çizgiyi muhtemelen koruyacaktır. Belki Biden, Trump’ın umurunda olmayan Türkiye’deki Kürt sorununu çatışmadan müzakere bandına döndürüp bu şekilde Suriye’deki çelişkiyi de daha idare edilebilir bir çizgiye çekmeyi deneyebilir.
Sonuçta ekipteki isimler Suriye stratejisine bir belirginlik kazandırabilir ama ABD’nin Orta Doğu siyaseti McGurg’un tweet dizinine göre şekillenecek değil. Beklenen, Türkiye’yi karşılıklı anlayışla klasik ortaklık düzenine döndürmek isteyenler ile diş göstererek yola getirmekten yana olanlar arasında bir dengenin şekillenmesidir. Ayrıca bütün sorunlara rağmen süreklilik arz eden Türk-Amerikan ortaklığı yeni eşiklere sahip. Biden, Ankara’nın YPG’ye yardımları kabul etmeyeceğini; Erdoğan da Washington’ın Kürtlerle ilgili kırmızı çizgisinin kolayca kalkmayacağını biliyor. Haliyle iki lider muhtemelen bu duruma kilitlenmeden önce ortak çıkarlar üzerinden birbirine yaklaşmayı tercih edecektir. Biden’a büyük umut bağlayanlar da ondan yıkım bekleyenler de beklediklerini göremeyebilir. Kuşkusuz Biden’ın çevresindeki insanlar Suriye’nin geleceğiyle ilgileniyorlar ve sahada ayaklarına yer açmışken bunu koza dönüştürme konusunda daha istekli olacaklardır. Bu minvalde Türkiye’ye Astana ortaklığı yerine Esad gibi ‘ortak bir hedefe yeniden odaklanmasını' da önerebilirler.
İran’a yaptırımların delinmesinde en büyük karadeliğin Türkiye olduğunu savunan McGurk’ın, “Türkiye, ABD’nin terörist saydığı İsmail Haniye’yi İstanbul’da ağırlarken Erdoğan, Müslümanları 'Batı'ya karşı birleşmeye' çağırdı" gibi tweet'lerini hatırlatanlar ABD’de bunları demeyecek bir bürokrat varmış gibi davranıyorlar. Erdoğan’a ‘otokrat’ diyen, kendisini de ‘Siyonist’ olarak tanımlayan Biden’ın ekibinden geri kalan bir tarafı yok. Trump’ın İsrail’e sonsuz hizmetleri ya da Erdoğan’ın “Filistin severliği” iki lider arasındaki kimyasal uyumu etkilemedi. Devletler arası ilişkilerin karakteri liderlerinki kadar karmaşık.
Son olarak İstanbul’a gelip de Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşmek için Ankara’ya gitmeyen Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da Türkiye’ye “totaliter İslami diktatörlük” demiş birisiydi. Yakın zamanda iğneleyici başka lafları da oldu.
Ne diyelim; ikili ilişkilerin hatırına kılçıklı sözler halının altına kolayca süpürülüyor.
***
Yine de Biden gelmeden Amerikan kurulu düzeninin hassasiyetleri S-400 meselesinde Trump’ın direncinin üzerine çıktı. Biden’ın kronik Rusya karşıtlığı nedeniyle Türk-Rus yakınlaşması daha alerjik bir yaklaşımla karşılaşabilir. Aynı şekilde Biden nükleer anlaşmaya dönmek istemesine rağmen Tahran’la uğraşmaya devam edecektir. Ve bu çerçevede yaptırımların delinmiş olması konusunda Trump’ın gösterdiği anlayışı göstermeyebilir. Beri taraftan Biden’ın NATO’ya atfettiği önem nedeniyle Türkiye’nin Avrupa ile uyumunu önemseyen geleneksel Atlantikçi bakış öne çıkıyor. Bu yönelimde Victoria Nuland ve Amanda Sloat gibi Avrupa ve Türkiye dosyalarına hakim isimlerin Dışişleri’nde dümende olması önemli. Yani epey zamandır Erdoğan’ın tiridine ekmek doğrayan Avrasyacıların zorlanacağı bir döneme giriliyor. Rüzgârı esneyerek karşılayan Erdoğan’ın ikide bir “Türkiye’nin yeri AB’dir” demesi boşuna mı?
Ve son olarak dış politikada Amerikan hegemonyasının yeniden inşası ya da tamirinde Demokratların daha sofistike olacağını, bunun belli muhataplar için ‘ince ağrı’, hasımlar için ‘kirli savaş’ anlamına geldiğini hatırlatalım. Elbette bu öngörülemez, bencil, kibirli, cahil ve tehlikeli bir kişiliğin rezil bir şekilde iktidardan uzaklaşmasının arz ettiği değeri küçültmüyor.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Tayfun AtayGoebbels korosu söylüyor: "Her şey mükemmel efendim!" 18.02.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın AKDOĞANBirilerini suçlama yarışı 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Hüseyin GÜLERCECHP, şimdi de İlker Başbuğu alet ediyor 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Ufuk COŞKUNCemevleri için Cumhurbaşkanı’na Çağrı! 20.01.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın ERGÜNDOĞANGökdelen hançeri tam İzmir’in kalbine saplanıyordu ki… 16.12.2019 Tüm Yazıları
-
Nihat Ali ÖzcanOrtadoğu’nun karmakarışık halleri 22.10.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TenekeciDün ve bugün 11.09.2019 Tüm Yazıları
-
Esat KORKMAZYOLDAŞIM YAVUZ ÇANAK 29.08.2019 Tüm Yazıları
-
Ali KİREMİTCİDÜNYADA VE TÜRKİYE’DE SİYASET YENİDEN ŞEKİLLENİYOR 13.07.2019 Tüm Yazıları





















































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025