Mesut YEĞEN
Geçen yazıda “Kılıçdaroğlu Altılı Masa’nın ortak adayı olur ve 60 puana yaklaşan muhalefet seçmeninden 50+1’i alıp cumhurbaşkanı seçilir” şeklindeki CHP senaryosunu/teklifini makul ve lakin iyimser bulduğumu belirtmiştim. Şunu söylemiştim: Kılıçdaroğlu’nun seçilebilirliği hakkındaki şüphelerin giderilememiş oluşu, memleketin “Erdoğan gitsin de, ne olursa olsun” atmosferinde olmayışı ve “seçimleri muhalefet kazanacaksa da bu Kürtler sayesinde olmasın” fikrinin Türkiye siyasetine nüfuz etmişliği Kılıçdaroğlu’nun ortak adaylığını, ortak aday olsa bile seçilmesini güçleştiriyor, bu da makul görünen CHP senaryosunu fazla iyimser kılıyor. Nitekim, “HDP’yle ne yapılacak” sorusu etrafında CHP ve İYİ Parti kurmayları arasında yaşanan son gerilimi CHP senaryosunun iyimserliğini teyit eden başka bir işaret olarak görmek mümkün.
Peki, bu iyimser senaryonun çalışma ihtimali hiç mi yok? Kestirmeden cevabım şu: Var ama çok az. Hem Türkiye’nin siyasi şartlarının seyri hem de başta CHP’liler olmak üzere siyasi aktörlerin kurmaylık becerileri bu iyimser senaryonun gerçekleşme ihtimalini zayıflatan faktörleri etkisizleştirip, senaryonun çalışmasının önünü açabilir açmasına, lakin bu epey zayıf bir ihtimal. Daha kuvvetli ihtimallerse şunlar: CHP’nin ve Altılı Masa’nın İYİ Parti merkezli devletlu senaryoya tabi olup Mansur Yavaş ya da Merak Akşener’in ortak adaylığına razı olması ya da seçimlerin ilk turuna çok adayla girmek.
CHP Senaryosu Nasıl Çalışır?
CHP’nin iyimser senaryosu bir ihtimal siyasi şartların uygun biçimde seyretmesiyle çalışabilir. Önümüzdeki kış mevsimiyle beraber ekonomik vaziyet bugünkünden de kötüye giderse seçmenin bir kısmı “Erdoğan gitsin de kim gelirse gelsin” havasına girebilir ve muhalefetle iktidar arasındaki oy farkı muhalefet lehine iyice açılabilir. AK Parti ve MHP’den Altılı Masa’yı oluşturan partilere yönelik ani ve güçlü bir seçmen akışı muhalefetin ortak adayının, bilhassa da Kılıçdaroğlu’nun seçilebilirlik riskini ve HDP’nin örgütlü desteğine olan ihtiyacını ortadan kaldırabilir. Bu durumda CHP’nin “Kılıçdaroğlu ortak aday olur ve cumhurbaşkanı seçilir” senaryosuna itirazın temeli kalmaz ve Kılıçdaroğlu aday olup seçilebilir. Kısaca, iktidar cephesinden muhalefet cephesine ani bir oy kayması olursa CHP senaryosu çalışabilir.
Öte yandan, ekonomik vaziyet bugünkünden daha kötüye gitmezse, iki ittifaka verilen seçmen desteğinin bugünkü seviyelerinde konsolide olma ihtimali yüksek görünüyor; çünkü, memleket yarı yarıya yoksullaşmasına rağmen Erdoğan seçmenlerin yüzde 40 kadarını etrafında kalmaya ikna edebilmiş durumda. Bu da şu anlama geliyor: Kötü ekonomik vaziyet seçimlere kadar yatay seyir izlerse Kılıçdaroğlu’nun seçilebilirlik şüphesini ve HDP’nin örgütlü desteğine olan ihtiyacını aynı anda ortadan kaldırabilecek kadar bir oy kaymasının yaşanması zor olur. Özetle, krizin dibini görmüş olmamız ve ekonomik vaziyetin yatay seyretmesi ihtimalinin kuvvetli olması, siyasi şartların CHP’nin iyimser senaryosunu çalışır kılacak şekilde seyretmesinin pek de mümkün olmadığını gösteriyor.
CHP’nin iyimser senaryosu, bir başka ihtimal, iyi siyasi kurmaylıkla çalışabilir. Malum Kılıçdaroğlu ve CHP kurmaylığının esas stratejisi ‘ortaklarıyla beraber’ iktidara gelmek. Bu strateji Altılı Masa’yı oluşturan aktörleri birbirlerine ve hep birlikte ortak bir program üretmeye mahkûm etmiş durumda. Bu mahkûmiyet bir yandan Cumhur İttifakı’na yaklaşık büyüklükte bir seçmen desteğini aynı cephede toplamak gibi bir sonuç üretmişken, beri yanda da seçmenleri heyecanlandıracak türden yaldızlı bir Türkiye programının üretilmesinin önüne geçip Altılı Masa’nın cumhurbaşkanlığı seçimlerini kesinkes kazanabilecek büyüklüğe erişmesini engelliyor. Ortaklaşma stratejisi Altılı Masa’yı büyümekten alıkoyarken, ‘bileşimi ve hassasiyetleriyse’ HDP’nin ve Kürt seçmenin ‘dışarıda’ ya da ‘arada’ kalmasına yol açıyor.
Altılı Masa’nın bu iki özelliği Kılıçdaroğlu’nun seçilememe riskini ve adaylık için vize alamama ihtimalini büyütüyor, çünkü muhalefet cephesinin içinde ve dışında Mansur Yavaş veya Meral Akşener ortak aday olursa oy verebilecek olup da Kılıçdaroğlu aday olursa oy vermeyecek seçmenler var. Lakin Kılıçdaroğlu’nun seçmen açığının kapanmasına yardımcı olabilecek HDP müzakeresine İYİ Parti itiraz ediyor, çünkü HDP’yle müzakerenin Kürtlere bir miktar da olsa güç katması ve meşruiyet kazandırması kaçınılmaz. Nitekim, İYİ Parti’nin giderek daha fazla Kılıçdaroğlu’nun seçilebilirliği şüphesini hatırlatıp, Mansur Yavaş’ın seçilebilirliğine işaret etmesi bu ‘istenmeyen durumun’ oluşmasına katkıda bulunmaktan uzak durup, Kılıçdaroğlu’nun ortak adaylığını kabul etmeyebileceğini gösteriyor.
Bu durumda Kılıçdaroğlu’nun ortak adaylık için vize alabilmesinin bir yolu Altılı Masa’yı, daha belirgin olarak da İYİ Parti’yi ve devlet aklının Altılı Masa haricindeki taşıyıcılarının bir kısmını yeni cumhurbaşkanını HDP’nin desteğiyle seçmek fikrine razı etmek, bu rızayı kurabilecek kurmaylık becerisini göstermek olabilir. Kılıçdaroğlu halihazırdaki müttefiklerini ve devletin bir kısmını “mevcut halden Kürtlerle birlikte çıkış” senaryosuna ikna ederek ortak aday olmasının önünü açabilir. Ne var ki, bunun da epey zayıf bir ihtimal olduğu açık. “Erdoğan rejiminden çıkacaksak bu Kürtler sayesinde, Kürtleri yeniden güçlendirerek olmasın” fikrinin Türkiye siyasetindeki kuvveti, Erdoğan rejiminden Kürtlerin desteğini almış Kılıçdaroğlu’yla değil, Erdoğan’a oy verebilecek muhafazakâr ve milliyetçi seçmenlerin de desteğini alabilecek Akşener ya da Yavaş’la çıkış senaryosuna kan taşıyor. Hülasa, oluşmasına zamanında CHP’nin de katkıda bulunduğu HDP ve Kürt meselesiyle ilgili mevcut atmosfer Kılıçdaroğlu’nun ortak adaylığını zorlaştırırken, Yavaş ya da Akşener cumhurbaşkanı olsun teklifini güçlü kılıyor.
Bütün bu hal, önümüzdeki kuvvetli senaryonun “Kılıçdaroğlu ortak aday olur ve cumhurbaşkanı seçilir” senaryosundansa CHP’nin ve Altılı Masa’nın Mansur Yavaş ya da Merak Akşener’in adaylığına razı olduğu devletlu senaryo ya da Erdoğan’ın şansını yükseltecek ilk turda çok aday senaryosu olduğunu gösteriyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTBir kongrenin düşündürdükleri… 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUBahçeli’nin ortağını sürece ikna etme vakti… 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu5 Aralık tecavüzü… 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTepki oylarını yönetmek başka, iktidar olmak başka 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan‘Terörsüz Türkiye’ye evet ama mış gibi yaparak mümkün mü? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet Berkanİnsanlığın yüzlerce yılda oluşturduğu birikime ne oldu? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTürkiye Yüzyılı okullarda zorbalığı niye durduramıyor? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİşte faturalar: Şirketi kurduğu gibi ESK ile anlaştı! ‘Genç boğalar’ hep ondan alınmış 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANZor ve kırılgan sürece girdik! 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolAdaletsizliğin böylesi 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUBu ne dünya kardeşim böyle… 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciErdoğan ne zaman iktidara gelecek? 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergil“Hakikat Sonrası” dünya: “Post-truth” ne demek? 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA"Demokrasinin Beşiği Olmak!" "İmralı Artık Tecrit Değil, Barış ve Demokratik Toplumun Çözüm Adasıdır 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENBahçeli–Öcalan görüşse... 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNETaha Parla’dan kalan ayak izleri 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURÇözüm Süreci’nde top MİT’ten Meclis’e geçti 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselIMF’in siyaseten can sıkıcı tavsiyeleri 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayBireysel borçluluk gerçekten düşüyor mu? 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump’ın karnesi ve dünyanın kaderi… 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezBüyüme Buysa Niçin Şikâyet Ediyorlar? 2.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHaksızlık mı dediniz? 2.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞReel politika, pragmatizm, ilkesizlik, oportünizm batağında AKP 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇNifak ve münafık 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEKürt olmak 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTers köşe... 1.12.2025 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.10.2025
5.09.2025
24.08.2025
9.08.2025
19.07.2025
13.07.2025
29.06.2025
15.06.2025
1.06.2025
18.05.2025