Nuray MERT
Siyaset bir “niyet”, “dava”, “tarihsel misyon” meselesi değildir, daha doğrusu olmamalıdır, ki bu gerekçelere ve gerekçeler ile tutsak düşmeyelim, oysa içinde bulunduğumuz hal, “o hal”dir.
Bizde siyaset maalesef, pek çoğumuz için hâlâ bir hak, hukuk, özgürlükler meselesi değil, iktidarı destekleyen de, karşı çıkan da, “öyle ama, niyetleri iyi” veya “zaten niyetleri kötü” fikrinden yola çıkabiliyor. O nedenle biz önce şu “niyet” meselesi ile başlayalım. Tabii ki, her şeyden önce halis niyetli olmak lazım, iyi işler yapmak için ama o yetmez, akıl, izan, bilgi sahibi olmak lazım. İktidar çevresinin niyetinin halis olup olmadığını bilemeyiz, içinde halis niyetli olan vardır, olmayan vardır, dahası niyet dediğiniz davanızın ne olduğuna bağlı, sizin beğendiğiniz dava benim aklıma yatmayabilir. Ama hadi şimdilik, bunu da bir yana bırakalım, ancak halis niyet hiçbir şekilde izi sürülemeyecek bir şey değildir. Kendinizce “iyi niyet” ile işe girişirsiniz ama sonuçlarına bakıp, kendinizi sorgulamaktan kaçınırsanız, ona iyi niyet değil, sabit fikirlilik, dar görüşlülük, dayatmacılık denilir. “Cehenneme giden yollar iyi niyet taşları ile döşenir” atasözü durduk yerde icat edilmiş değil, ciddi bir ihtar, ihtiyat mahiyetinde kabul görmüştür. Tam da bu nedenle, diyelim, iyi işler yapmak için yola çıktınız, önce sonuçlarına bakacaksınız, sonuçta mevcut iktidar ne niyetle yola çıkmış olursa olsun, sonu felaket tablosu oldu. Her şeyden evvel toplum bölünmüş, siyasi gerilim artmış, hapishaneler dolmuş, Kürt meselesi olmadık bir çıkmaza girmiş, dış politika, ekonomi tam bir çöküş içinde. Bu işte bir garabet yok mu diye düşünmek lazım. Ne olmuş da iktidarınızı destekleyenler dışında herkes canından bezmiş, ne olmuş da size itiraz edenleri zorla susturmak yollarına sapmışsınız? İyi işler yaptığına inananlar, itiraz edenden bu denli korkar mı? Bırakın herkes sizin, sizin icraatlarınız hakkınızda ne düşünüyorsa söylesin, siz haklıysanız zaten haksız çıkacaklar, değilseniz siz kendinize çekidüzen vereceksiniz.
***
Bu hesaptan kaçmanın yoludur, işleri olduğundan daha karışık göstermeye çalışmak. “Üst akıl”, “yedi düvel düşman” laflarının bundan başka bir anlamı yok. Zamanında, size karşı olanlar da, toplumsal dinamikleri kavramaktan, içinde yaşadıkları toplumu anlamakta acze düştüğü için, sizin iktidara gelmenizi benzer şekilde açıklıyordu, hâlâ o akılda olanlar var. Var da, bu akılların kimseye ve en önemlisi bu ülkeye hayrı yok, olmadığını gördük, görmeye devam ediyoruz.
Ve nihayet, illa da bir “dava” adına büyük iddialarınız var ise, dünya, siyaset, tarih konusunda, iddianızı temellendireceğiniz ölçüde aklınızın, izanınızın, bilginizin olması lazım. Orta mektepte okuduğunuz üç beş derme çatma kitapla, ergenlik öfkenize tercüman olan üç beş şiirle, size yaranmak için, size payandalık etme gayretinde olanların Wikipedia’dan edinilmiş bölük pörçük malumatıyla, bu işler olmaz. “Dava” her ne ise, başına büyük sıfatı yerleştirmekle yücelmez, sadece sıfat eki almış olur.
Kişisel hayatında başarısızlıklarını bin bir mazerete dayandırmaya çalışan ama asla kendi hata ve eksikliklerine bağlamayan, o nedenle battıkça batan birinin durumu ne ise, başına gelen felaketleri ve dahi tüm sorunları dış etkenler, gizil güçler, hilelere dayandıran toplumların durumu da o. Bu tür toplumlar, sorunlarına çare değil, mazeret buldukları için, başlarına gelenler içinde boğulup gidiyorlar. Türkiye bu trenden inmek yerine, halihazırda ona lokomotif eklemiş vaziyette.
***
Olgun insan, karşılaştığı sorunların üstesinden gelmeye çalışır, bunun için kendini sorgulaması gereken yerde sorgular, bu toplumlar için de böyle. Mazeret bulmanın sonu yok, iş “amcamlar misafirliğe geldi sınava çalışamadım”la başlar, “yedi düvel rahat bırakmıyor”la devam eder. Ancak, toplumsal düzeyde bu zihniyetin bedelini fazladan bir de aklı buna yatmayanlar çeker, “senin bu işte sorumluluğun yok mu” diyen okka altına girer.
Kısacası, mesele sıradan bir savruluş, dünyayı ve Türkiye’yi, sorunları kavrama ve ona göre siyaset kurgulama aczine düşüp çareyi otoriterleşmede görme hatası. Söz konusu olan, “dava”, niyet, misyon falan değil, onlara yüklenmiş zaaflar, daha doğrusu “soylulaştırılmış zaaflar.” Mesele sorunlarla yüzleşmekten kaçıp mazeret uydurmak, dünyayı kavramaktan acze düşüp, kendini biricik sanmak, gelecekten korkup, geçmişe sarılmak ve nihayet hak ve hukuk ile yönetmekten acze düşüp, zora başvurmak. Kısacası, insanlık tarihinin de ve güncel dünyanın da tanıdık olduğu karanlık kapıdan girdik bir kere, çıkışı nereye hiç belli değil.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYADevlet, Komün ve Demokratik Sosyalizmin İnşası; Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu... 14.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli Çamaşırhanesi -3- Videoya çektiler: ‘Cırt’ sesi geldikçe bağırıyor! “Maşallah, Maşallah!..” 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidarın ağzındaki bakla!... 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBüyük sorunları çözememe serisi bu kez bitecek mi? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan’ın ötesi… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERHarakiri Bütçesi 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİKandil’in polemikçisi şampanya sosyalistlerine karşı 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraKaçıncı CHP? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENKürt Sorunu 2.0’a Hazır mıyız? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÖcalan’ın mektubu üzerine bazı gözlemler 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEABD, Suriye için neye karar verdi? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALEş Şara’dan yeni bir Esad çıkarmak mı? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAmerika çökmekte olan bir uygarlık mı? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuCeylanpınar cinayeti… 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUSeçime henüz vakit varken sandık hesabı 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolAK Partili bir okurla sohbet 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZÖzel’in bütçe konuşmasında sürece dair mesajları 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEn büyük tehlike NÜFUS yokluğu 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENFeti Yıldız kime sesleniyor? 11.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.11.2025
19.10.2025
4.10.2025
15.04.2025
10.03.2025
23.02.2025
16.02.2025
11.11.2024
14.06.2024
5.05.2024