Ayşe HÜR
Kuruluşundan itibaren bütçe açık verdiğinde Avrupalı ya da Osmanlı tebaası Levanten, Ermeni, Rum ve Yahudi bankerlere (bunlara Galata Bankerleri veya Galata Sarrafları denirdi) başvuran Osmanlı İmparatorluğu’nun bir ‘merkez bankası’ yoktu. Bu görevi ‘Bank-ı Osmanî-i Şahane’ (kısaca Osmanlı Bankası) yürütüyordu. Banka, 1853-1856 Kırım Savaşı dolayısıyla alınan kredileri izlemek üzere 24 Mayıs 1854’te, Alman Rothschild Ailesi, İngiliz Parlamentosu üyesi ve demiryolları yapımında öncü sermayedar Sir Joseph Paxton’un temsilcisi Atkinson Wilkin, Fransız Crédit Mobilier şirketinin sahipleri Péreire Kardeşler ve Galata Bankerleri’ni temsilen Théodore Baltazzi tarafından kurulan Londra merkezli Ottoman Bank’ın 27 Ocak 1863’te kendini feshederek İngiliz-Fransız ortaklığında ‘devlet’ bankasına çevrilmesiyle oluşmuştu. Osmanlı İmparatorluğu, kendisinin hiç bir biçimde kağıt para basmayacağı ve başka bir kuruma da bastırmayacağı taahhüdünde bulunarak Osmanlı Bankası’na 30 yıl süre ile kağıt para ihracı imtiyazı vermişti. 29. yılda devlet, bankanın feshini talep etme hakkına sahip olacaktı. Eğer bu olursa, banka tedavüle soktuğu banknotların karşılığını altınla ödeyerek piyasadan çekecekti. Osmanlı Bankası’nın merkezi Galata’da idi. Ardından, İzmir, Selanik, Beyrut, Kalas ve Bükreş şubeleri açıldı.
Osmanlı Bankası, 1863-1914 yılları arasında çeşitli şekil ve miktarlarda banknot ihraç etti. Bu imtiyazın iki istisnası halk arasında ‘93 Harbi’ olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, savaş masraflarını karşılayabilmek amacıyla devletin ‘kaime’ (ilk kez 1840’ta basılan bir çeşit hazine bonosu) ihraç etmesiydi. Birinci Dünya Savaşı sırasında da benzer bir durum yaşandı ve Osmanlı Devleti, 1915 yılından itibaren dört yıl boyunca, altın ve Alman hazine bonolarını karşılık göstererek toplam 160 milyon liranın üzerinde banknot çıkardı. Bu durum, açıkça bankanın kuruluşu sırasında devletçe bankaya yapılan taahhüdü çiğnemek anlamına geliyordu. Ayrıca Almanya’dan 1914’te 95 milyon, 1915’te 80 milyon mark borç alınmıştı.
İTİBAR-I MİLLİ BANKASI
Osmanlı Bankası’nın gücünü kırmak için İttihatçılar tarafından 1916’da başlatılan ‘iktisadi cihat’ kampanyasında toplanan fonlarla 1917’de Osmanlı İtibar-ı Milli Bankası (Crédit National Ottoman) kuruldu. Bankanın kuruluşunda İttihatçıların Maliye Nazırı Cavid Bey’in, gazeteci ve mebus Hüseyin Cahid (Yalçın) Bey’in, Bağdat Musevi tüccar Sason Efendi’nin İstanbul tüccarlarından Halepli Abud Efendi’nin ve Selanikli tüccar Tevfik Bey’in büyük katkıları olmuştu. Bankanın kuruluş sermayesi 4 milyon Osmanlı Lirası’ydı ve 400 bin hisseye bölünmüştü. Bu hisselerin sadece Osmanlı tebaası kişiler tarafından alınması şart koşulmuştu. İlk hissedar 200 hisse alan Padişah V. Mehmet Reşat olmuştu. İttihatçıların Tanin gazetesi de bu olayı övgüyle okurlarına anlatmıştı. Ancak hisse senedi satışı beklendiği gibi gitmedi. Elde kalan 100 bin hissenin devlet tarafından alınması için kanun çıkarılmak zorunda kalındı. Ayrıca bankaya gelir getirsin diye verilen Ergani madenlerinin imtiyazının işletme masrafları için Alman bankalarından kredi alınması gibi bir garabet yaşandı. Bunlara, bankanın ilk müdürünün Avusturya-Macaristan uyruklu Victor Veill olması da eklenince ‘iktisadi cihat’ın pek de başarılı olmadığı sonucu çıkarılabilirdi.
Nitekim savaşın da etkisiyle İtibar-ı Milli Bankası bir türlü ‘merkez bankası’ haline getirilemeyince, hem ‘evrak-ı nakdiye’ denilen son banknotlar, hem de Osmanlı Bankası’nın ‘devlet bankası’ niteliği, Türkiye Cumhuriyeti’ne aynen miras kaldı.
CUMHURİYET’İN İLK BANKNOTLARI
1924’te Osmanlı Bankası’nın banknot basma imtiyazı 1935 yılına kadar uzatılmıştı ama 30 Aralık 1925’te 701 Sayılı ‘Mevcut Evrak-ı Nakdiyenin Yenileriyle İstibdaline Dair Kanun’la Osmanlı Bankası’nın imtiyazı kaldırılarak geçmişin mirasından kurtulma yolunda ilk adım atıldı. Dönemin Maliye Bakanı Abdülhalik Renda başkanlığında, Ziraat, Osmanlı, İtibar-ı Milli, İş, Akhisar, Tütüncüler ve Akşehir bankalarının birer temsilcisinden oluşan bir komisyon dokuz aylık bir çalışmadan sonra, 1, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1.000 liralık kupürlerden oluşan Birinci Emisyon Grubu banknotların basılmasına karar verdi. Ülkede henüz banknot matbaası olmadığı için, İngiltere’de, Thomas de la Rue matbaasında 88 bin İngiliz altınına bastırılan bu banknotların üzerindeki metinler Arap harfleriyle Osmanlıca, kupür değerleri ise Latin harfleriyle Fransızca yazılmıştı.
Osmanlı döneminden farklı olarak banknotların üzerinde çeşitli resimler vardı. Birinci Emisyon paraların görsel kalitesi gayet yüksekti çünkü Ali Sami (Boyar) gibi ünlü bir ressam tarafından yapılmıştı. 1, 5 ve 10 liralık banknotlarında Mustafa Kemal’in resmi filigrana gizlenmişti. Ali Sami Bey’e göre 1 liranın ön yüzünde, ‘eski Ankara’yı temsil eden bir dağ motifi’, onun önünde ‘yeni Ankara’yı temsil eden Meclis Binası’ ile ‘milletin efendisi’ köylüyü temsil eden çift süren köylü resmi vardı. Arka yüzde ise eski Maliye Bakanlığı binası bulunuyordu.
5 ve 10 liralıkların ön yüzündeki, Kuva-yı Milliye ordusunun şapkasında kullanılana benzer bir ay-yıldız motifinin içinden atlayan ‘bozkurt’, ‘genç Cumhuriyet’i temsil ediyordu. 5 liranın arka yüzündeki Ankara Bent Deresi Köprüsü’nün resminin niye seçildiği anlaşılmamakla birlikte, 10 liraların arka yüzündeki Ankara Kalesi ve pırıldayan güneş, ‘yeniden doğuşu’ simgeliyordu.
Mustafa Kemal’in portresi 50, 100, 500 ve 1.000 liralık banknotların ön yüzünde karşımıza çıkacaktı. 50 liralığın arka yüzünde Büyük Taarruz’un şerefine Afyon Kalesi, 100 liralığın arkasında, Debbağhane Köprüsü (Taş Köprü) tarafından bir Ankara manzarası bulunurken, 500 liralık banknotun ön yüzünde Mustafa Kemal’le birlikte Sivas’ın Çifte Minareli Medresesi ile arka yüzdeki Sivas görüntüsü, Sivas Kongresi’nin resmi tarih yazımındaki önemine işaret ediyordu. Ama daha manalısı, 1.000 liralık banknotun arka yüzündeki yalçın kayaları yararak geçen Sakarya demiryolu hattı resmi idi. Bilindiği gibi o yıllardaki en önemli modernleşme projesi ‘ülkeyi demirağlarla örmek’ti.
Madeni para basmakta kısıt olmadığı için bu konuda daha önce adım atılabilmişti. Cumhuriyet döneminin ilk madeni paralarının üzerinde Darphane Müdürü Niyazi Asım Bey’in çizdiği sade ama güzel motifler vardı. İlk altın para (226 adet 5 liralık Cumhuriyet altınları) 5 Ekim 1925’de darbedildi.
MERKEZ BANKASI KURULUYOR
1927’de İtibar-ı Milli Bankası’nı bünyesine katan İş Bankası’nın ‘merkez bankası’ rolünü oynaması konusunda, Celal Bayar’la İsmet İnönü arasındaki savaşı, İnönü kazandı ve dünyayı sarsan 1929 Büyük Buhranı’nın etkisiyle, ayrı bir ‘merkez bankası’ kurma çabalarına hız verildi. Alman, İtalyan ve Fransız uzmanlara hazırlatılan raporların ışığında, 11 Haziran 1930'da ‘Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kuruldu. (Merkez Bankası’nın özel hissedarları olması yüzünden ‘Cumhuriyet’ terimi sonuna ‘i’ takısını alamamıştı.)
1930’da kurulan Merkez Bankası’nın ilk banknotları 1937’de tedavüle çıkarılan İkinci Emisyon banknotlardı. 50 Kuruş ila 1.000 lira arasında değişen dokuz farklı değerdeki paralarda, 1 Kasım 1928’de yapılan ‘Harf Devrimi’nden dokuz yıl sonra ilk defa Latin alfabesi kullanılmıştı. Ön yüzlerinde Atatürk resmi bulunan banknotlardan sadece 50 kuruşluk Almanya’da, diğerleri ise İngiltere’de bastırılmıştı.
Böylece, 74 yıllık zahmetli sürecin sonunda iktidara sıkı sıkıya bağlı da olsa, bir Merkez Bankası’na kavuşulmuştu ama ‘milli’ banknot matbaasının kuruluşu için 1958 yılına kadar beklemek gerekecekti....
ABDÜLHAMİT’İN HASSA NAZIRI AGOP PAŞA
Konu açılmışken, bir kaç da ilginç Osmanlı iktisatçısından bahsedeyim. Bilindiği gibi, Osmanlı padişahları II. Abdülhamid'e gelene kadar şahsi mülk edinmiyorlar ancak geliri saltanat makamının harcamalarına tahsis edilen arazilerin yanı sıra, hanedan mensuplarının ikametlerine tahsis edilen binaları hayatta oldukları sürece kullanabiliyorlardı. 1839’da Tanzimat'ın ilanıyla sultanlara bu haklarının dışında yıllık 12 bin 500 lira maaş bağlandı. Bu o günün parası ile 12 milyon frank’a denk geliyordu. (Aynı dönemde Rus Çarı yılda 34 milyon, Avusturya-Macaristan İmparatoru ve Alman İmparatoru 19,5 milyon, İtalya Kralı 16 milyon, Britanya Kralı 13,5 milyon frank’a denk ödenek alıyordu.)
Daha şehzadeliği sırasında borsada oynayarak gelirini katlamayı başaran Abdülhamid başa geçtiğinde ilk olarak güvenebileceği bir Hazine-i Hassa Nazırı aramış ve şehzadeliği sırasında Osmanlı Bankası’ndan tanıdığı Agop (veya Hagop) Kazazyan’ı (1833–1891) seçmişti.
1879’da ‘Paşa’ unvanı ile Dolmabahçe Sarayı’nda bir daireye yerleştirilen Agop Kazazyan, kendisine güvenenleri mahcup etmedi ve iki defa da Maliye Nazırı oldu. Üstelik bu dönemlerde Hazine-i Hassa Nazırlığını da bırakmadı. Türkçe, Ermenice, Fransızca, İtalyanca ve Slavca konuşabilen Agop Paşa’nın hızlı yükselişinin ‘hoşgörülü’ (!) Müslüman-Türk kesimde ne gibi hisler uyandırdığı Şair Eşref’in şu dörtlüğünden anlaşılıyor: “Sadrazam yap/Denînin üstüne varsın gelen de bir denî olsun/Sadaret mührü memnu’ ise vermek müsülmana/Yahudi’den usandık, bir zaman da Ermeni olsun”.
AGOP PAŞA’NIN SUÇU
Denî bilindiği gibi ‘alçak’ demek. Peki Agop Paşa, Şair Eşref’in hakaretini hak edecek bir kariyer mi yaptı? Gelin siz karar verin: Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde sık sık memur maaşları ödenemezdi. 1888'de de benzer bir kriz yaşanmıştı. Memurların maaşlarını ödeyebilmek için Avrupa ülkelerine başvurulmuş, Galata sarraflarına bile borçlanılmıştı ama durum hala düzelmemişti. Şeker Bayramı’na birkaç hafta kala, gazetelerde, Maliye Nazırı Mahmud Celaleddin Paşa’nın merhum Ali Paşa’nın yalısını 30 bin liraya satın alma pazarlığı içinde bulunduğuna dair haberler çıkmıştı. Bir yıl önce Girit ihtilafını halletti diye Abdülhamid tarafından mükâfat olarak Maliye Nazırı yapılan Paşa haberi tekzip etti, fakat birkaç hafta sonra Levant Herald gazetesinde, Celaleddin Paşa’nın bayramdan önce Galata sarraflarından memur maaşlarını ödemek için kısa vade ile otuz bin lira borç aldığı, vade geldiği halde borç ödenmediği için sarrafları temsilen Unciyan, Şişmanoğlu, Eseyan, Yeni Dünya adlı kişilerin Babıali'ye başvurarak paralarını istedikleri yolunda bir haber çıktı.
Celaleddin Paşa’nın sarraflardan ‘memur maaşlarını ödemek için’ aldığını iddia ettiği borç ile almaya çalıştığı iddia edilen yalının fiyatının 30 bin lira olması çok şüphe çekiciydi. Sonuçta, padişahın konuyu araştırmak için bir komisyon kurdurdu. Komisyon Celaleddin Paşa’yı azletti, yerine Agop Paşa tayin edildi. Birkaç ay sonra gazeteler Eylül maaşlarının verileceğini bildiriyor, işleri düzelten Agop Paşa’nın çalışmalarını övüyorlardı. Yani Şair Eşref’in ettiği hakaret büyük bir haksızlıktı.
KIR ATIN PAŞA’YA ETTİĞİ
Agop Paşa, devletin kredi ilişkilerinde o zamana kadar tek kaynak olan Osmanlı Bankası'na alternatif olarak Kredi Liyone Bankası'nı (Banque Crédit Lyonnais) devreye sokan kişiydi. Ancak bu nedenle de Osmanlı Bankası'nın hışmına uğrayıp Maliye Nazırlığından uzaklaştırılacaktı.
Agop Paşa’nın ölümü ise Abdülhamid'in 1891’de kendisine hediye ettiği kır at yüzünden oldu. Yeniköy’de yaşlı annesiyle yaşayan Agop Paşa atıyla gezerken, çalıların arasından fırlayan bir kediden ürken at gemi azıya almış, Paşa’yı Kalender Kasrı'nın duvarına çarparak yere yuvarlamıştı. Ölümünden sonra Abdülhamit şöyle demişti: "Büyük bir servet yapabildiysem bu Agop Paşa'nın dirayeti sayesinde olmuştur. Mülkümü gayet iyi idare etmiş, yılda 500 bin altın gelir getirecek hale koymuştur. Özel kişilere ve vakıflara ait olmayan araziyi Sultan malı ilan etmek fevkalade bir fikirdi…”
İLK OSMANLI LİBERALLERİ
Bu coğrafyada modern anlamda iktisat ile ilgilenmiş ilk Osmanlılar da Ermeni asıllı aydınlardır. Örneğin Nigoghayos Zorayan’ın 1849 yılında İstanbul'da, Mühendisyan Matbaası’nda basılan "Kaghakagan Dindesutyan Vra Deghegutyunner" [Ekonomi politik hakkında malumatlar] kitabı, bu alanda bir ilk olarak kabul edilir. Zorayan, devrin Sadrazamı Mustafa Reşit Paşa'nın şahsi sarrafı ve Gümrük Emini Mıgırdıç Cezayirliyan'ın muhasebeciliğini yapıyordu. Bu ilişkileri sayesinde Cezarlıyan’ın Hasköy’de kurduğu okulun başına geçirilmiş, kitaplarını eğitim dünyasına tanıtma fırsatı bulmuştu.
Bu konudaki bir başka öncü eser, Bab-i Ali Tercüme Odası Reisi Sahak Abro[yan]'ın (Osmanlı kaynaklarında Sehak Ebru olarak geçer) 1852’de İstanbul’da yayımlanan, yarı tercüme yarı telif eseri İlm-i Tedbir-i Menzil adlı kitabıydı.
MİKAEL PORTUKAL PAŞA
Ama ilk Osmanlı liberalleri denince akla, Mikael Portukal Paşa (1842-1897) ile Sakızlı Ohannes Paşa (1836-1912) gelir. (Liberalizmin ve Ermeniliğin bugün adeta küfür sayıldığını düşününce, acaba bu hikayeyi hiç anlatmasaydım diye düşünmüyor değilim.)
1860’lardan itibaren Mülkiye Mektebi’nde maliye dersleri veren Mikael Portukal Paşa, 1888’de Celaleddin Paşa’nın başını yiyen mali skandal sırasında Nazırlıkta Nezaret Müsteşarı idi. Celadettin Paşa’nın yerini Agop Paşa alırken, Portukal Paşa da görevinden olmuştu. Ancak işsiz kalmadı, II. Abdülhamid şahsi servetinin idaresini Paşa’ya teslim etti. Maden ve petrol işletme imtiyazlarını Abdülhamid'in şahsi mal varlığı haline getiren Mikail Portukal Paşa’ydı.
SAKIZLI OHANNES PAŞA
Mikail Portakal Paşa1897’de öldüğünde, Abdülhamid’in Hazine-i Hassa Nazırlığı görevini Sakızlı Ohannes Paşa devraldı. Ohannes Paşa, 1860’lardan beri Maliye Mektebi'nde kısaca ‘İlm-i Servet’ diye anılan iktisat derslerini veren çok yönlü bir fikir adamıydı. O yıllarda Mekteb-i Mülkiye’de öğrenci olan Ahmet İhsan bu iki paşanın önemini şöyle anlatır: "Dünyada hayatın ancak iktisat üzerine kurul¬muş olduğunu, milletlerle memleketler kuvvetinin her şeyden ziyade mâlî teşkilat ve sa'yden (emek) çıkaca¬ğını Mülkiye mezunlarına hep bu hocalar telkin etmişti. Sarıklı hocalardan ve evlerimizdeki atala¬rımızdan dinlediğimiz batıl itikatları, yani fena surette tefsir edilmiş olan ‘kısmet’, ‘kanaat’ ve ‘fânî dünya’ akidelerinin boşluğunu, garpte i'tilâ etmiş (Batı’da ortaya çıkmış) olan ilmî ve fennî görüşler sayesinde tetkik ve hallolunması lazım gelen meseleleri; kurûn-ı vustâ (Ortaçağ) kafasıyla düşünmekteki tehlikeleri bu iki ho¬cadan öğrenmiştim. Hülasa bütün Mekteb-i Mülkiye'de okuyanlar başka türlü yetişiyordu. Babala¬rımızın görüş ve kanaatlerinin zıddına mefkûreler alıyorduk.”
Liberal düşünceleri ile Jön Türk hareketini derinden etkilemiş olan Sakızlı Ohannes Paşa’nın 1881 tarihli Mebad-i İlmi Serveti Milel adlı ders kitabı, Osmanlı Devleti’nde yayınlanan ilk klasik iktisat kitabı sayılır. Kitabın adı, İskoç iktisatçı Adam Smith’in ‘Milletlerin Zenginliği’ adlı kitabının hemen hemen aynıdır. Ohannes Paşa’nın imparatorluğun kalkınması için serbest rekabeti gerekli gördüğü, himayecilik, devletçilik ve tekelciliğe, narha (devletin fiyatları belirlemesine) karşı olduğu görülür.
Devletin ulaşım hizmetlerini, özellikle demiryolu ve demiryolu alanındaki yapım ve işletme faaliyetlerini bütünüyle özel şirketlere bırakılması gerektiğini belirten Ohannes Paşa, serbest ticaretin temeli olan mülkiyet hakkı üzerinde durmuş, bireysel çıkarlarla, toplumun genel çıkarları arasındaki uyumun serbest ticaret ve rekabet sayesinde adeta kendiliğinden sağlanacağını vurgulamıştır. Paşa’nın, o dönemde Avrupa’da tartışılmakta olan sosyalizmi eleştirdiği ve insan doğasına aykırı bulduğu görülür. Ohannes Paşa’yla başlayan liberalizm düşüncesinin izleyicileri Münif Paşa, Cavit Bey, Prens Sabahattin, Ahmet Ağaoğlu gibi isimler olacaktır. (Doğan Avcıoğlu’na göre Cumhuriyet döneminin başbakanlarından ve 1930’da kurulan Serbest Fırka’nın genel başkanı Fethi Okyar da bu ekoldendir.)
Bu arada, Sakızlı Ohannes Paşa’nın Mekteb-i Fünun-ı Nefise-i Şahane’de estetik üzerine verdiği ders notlarını bir araya getirerek yayınladığı Fünun-u Nefise Tarih-i Medhali (Güzel Sanatlar Tarihine Giriş) adlı eserin Osmanlı’da ‘estetik düşünce’ tarihinin ilk kitabı sayıldığını, idare usulü derslerine ilişkin ulaşılabilen ilk kaynağın da yine 1884 yılında Mektebi Mülkiye dördüncü sınıf öğrencileri için hazırladığı ders notları olduğunu belirtelim. Ekim 1908’e kadar Hazine-i Hassa Nazırlığı’nı yürüten Ohannes Paşa, bu tarihte kendi rızası ile emekliliğe ayrılmış, bütün zamanını filoloji ve sözlük çalışmalarına hasretmiştir.
Ohannes Paşa ve Portukal Paşa, İstanbul-Şişli’deki Ermeni Katolik Mezarlığı’nda yatmaktadır. Liberalizm ise, başına ‘neo’ eki almış haliyle Türkiye’de pek çok kişinin nefretini toplamaya devam ediyor...
Özet Kaynakça
Zafer Toprak, İttihad-Terakki ve Cihan Harbi Savaş Ekonomisi ve Türkiye’de Devletçilik, 1914-1918, Homer Kitabevi, 2003; Kaya Bayraktar, “Osmanlı Bankasının Kuruluşu”, Cumhuriyet Üniversitesi,. İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt 3, Sayı 2, 2002; İlhan Tekeli, Selim İlkin, Para ve Kredi Sisteminin Oluşumunda Bir Aşama: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, T.C. Merkez Bankası Yayınları, 1997; Tanju Demir, “Cumhuriyet Dönemi Paralarında Siyaset ve İdeoloji”, 75 yılda Para’nın Serüveni, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 1998, s 11-28; Arzu Tozduman Terzi, “Osmanlı Maliyesinde Söz Sahibi Üç Ermeni Nazır: Agop, Mikail ve Ohannes Paşalar”, 23-24 Nisan 2002 Uluslararası Türk-Ermeni İlişkileri Sempozyumu’na sunulan bildiri; Tevfik Çavdar, Türkiye’de Liberalizm (1860-1990), İmge Yayınları, 1992.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- NARİN GÜRAN CİNAYETİ VE KOLEKTİF TRAVMA
9.09.2024 - GÜNÜN OLAYI (12. SURP HAÇ KİLİSESİ AYİNİ) VESİLESİYLE HAFIZA TAZELEME
9.09.2024 - Seyit Rıza ve altı arkadaşının idamının 85. yılında: İnönü mü, Bayar mı, Atatürk mü sorumlu?
17.11.2022 - 160 yıllık mesele: Harf İnkılabı
6.11.2022 - Çağımızın Bir (Başka) Kahramanı: Topal Osman
7.06.2019 - 'Fahreddin Paşa' polemiği ve Erdoğan'ın 'dikkat dağıtma' stratejisi
26.12.2017 - Sene 1871: 72 günlük 'muzaffer ve mağlup' Paris Komünü
21.03.2016 - Harem: Efsaneler, gerçekler
13.03.2016 - Tarihten Kara Fatma portreleri
6.02.2016 - 1938 Donanma Davası
28.02.2016
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları







































































































































































































baris seven
Allah bu mubarek Ramazanda size biraz akıl versin. Versin ki AKPye yaranmak için bize bu kadar anlamsız, mide bulandırıcı herşeyi aynılaştıran boş söylemlerinden birazcık kurtulalım. Karayılan yol ateşkes koşulları dedi. Peki ya senin göklere çıkardığın Erdoğan? Niye ondan bahsetmiyorsun? Yoksa senin muhatabın sadece BDP ve PKK midir. Yoksa Kürtler kendi kendilerine gelin güve olmuş savaşıyorlar mı? Nedir, ne demek istiyorsun, toplum bu kadar aptalmı yanı? Biraz adap adap!