İbrahim Karagül
Olağanüstülükler çağı" olarak tanımladığım çok sert bir uluslararası iklime girdik. 11 Eylül saldırıları, ardından gelen ülke işgalleri ve terörle mücadele çağı söylemleri ile sınırlı değil bu “olağanüstülükler çağı". Bütün bunlar, coğrafyamızda yaşadıklarımız, Türkiye içinde yüzleştiklerimiz, merkez güçler arasındaki örtülü savaşlar, terör örgütlerinin böylesine destek görmesi, küresel ölçekte değerlerin anlamsızlaşması değil anlatmak istediğimiz.
Bunlar belki hazırlık dönemleriydi. Daha dar bunalımlardı. Daha üstesinden gelinebilecek krizlerdi. Tanık olduklarımız zaten olağanüstü gelişmelerdi. Ama endişem ve gözlemlerim, kişisel okumalarım daha vahim, endişe verici bir uluslararası kaosa işaret ediyor. Gürültülü, sıcak çatışmaların değil, sessizliğin haber verdiği, dikkatli izleyicilerin gözlemleyebileceği bir fırtına yaklaşıyor.
Çılgınlıklar dönemi: İflası engelleyecek güç kalmadı
Bu fırtına, sadece Türkiye ile ilgili değil. Sadece coğrafyamızla sınırlı değil. Uluslararası sistemin tamamen çözülmesi, çökmesi, ortaklık alanlarının darmadağın olması, geleneksel ittifak ilişkilerinin anlamsızlaşması, devletler ve toplumlar arasındaki güven ilişkilerinin yok olması, sistemik iflasın başlamasıdır bu.
Böyle bir dönem ancak kaos, fırtına ve olağanüstü gelişmeler yaşandıktan sonra sona erer, durulur. Bugün için bu olağanüstülüklerin yaşanmasını durduracak, engelleyecek hiçbir kurum, kuruluş, mekanizma ve değer kalmamıştır. Sadece gücün söz söyleyeceği, etkili olacağı, belirleyici olacağı bir dönemdir ve bu başlamıştır. Bir tür çılgınlıklar çağıdır bu. Koca devletlerin, ülkelerin, ittifakların bir şekilde kontrollerini kaybettiği, dengesiniyitirdiği, akıl dışı politikalara yöneldiği bir tarih aralığıdır bu.
ABD'yi dikkatle izleyin. Avrupa Birliği'nin merkez ülkelerini dikkatle izleyin. Rusya, Çin gibi ülkeleri izleyin. Bunlar, bugünkü uluslararası sistemi oluşturan, o gücü paylaşan ülkeler. İşte olağanüstülükler çağının büyük güç mücadelesi bu ülkeler arasında olacaktır ve bu başlamıştır. Pasifik'te başlamıştır. Doğu Avrupa-Baltık bölgesinde başlamıştır.
“İslam iç savaşı" tezi, Mekke savaşları planı
Soğuk Savaş döneminde geleneksel kriz alanları vardı. Soğuk Savaş bitince bu bölgeler daha da genişledi. Ama bu bölgeler hep, gelişmekte olan ülkelerde, onların sınırlarında, onların dahil olduğu sorunlardı. O zamanlar savaş “İslam'ın kanlı sınırları"ndaydı. Öyle tanımlıyorlardı. Soğuk Savaş sonrası “Savaşı İslam'ın kalbine yerleştireceğiz" dediler. Bir ölçüde bunu yaptılar da. Mezhep ve etnik kimlik üzerinden bölgesel savaşlar planladılar. Hatta “İslam iç savaşı" tezlerine Mekke'de, Kabe'de son noktayı koyacaklardı.
Müslüman dünyada bu planın alıcıları oldu. Mezhep üzerinden yayılma haritası çizen ülkeler ve örgütler, “Batı'nın İslam'la savaşı"nın gölgesi altında bir başka emperyal hayal kurdular. Mezhep kimliğini kullanarak ırkçı bir yayılma haritası çizdiler. Ve “İslam iç savaşı"nı projelendirenlerin sözlerini tekrarlamaktançekinmediler. Onlar Mekke Savaşları ile Müslümanları belki yüz yılayağa kalkamayacak şekilde ezmeyi planlarken bu ülkeler ve örgütler, tanklarını Kabe kapılarına dayama planları yapmaktan çekinmediler.
Oysa o savaş, Batı'nın kendi içinde yaşanacak
Oysa dünyanın karşı karşıya bulunduğu tehdit bu kadar değildi. Savaşı İslam topraklarına ihraç edenler, Müslümanları yeni yüzyılın tehditleri olarak tanımlayanlar, Atlantik kıyılarından Pasifik kıyılarına uzanan Müslüman Orta Kuşak üzerinde paylaşım savaşı başlatanlar, bu kuşakta yaşayanların dünyayı tehdit ettiğini pazarlayanlar, gerçek tehdidi ülkelerinden ve kıtalarından uzaklara itenler, kendi evlerinde sıkıntı olduğunu, gerçek düşmanın kendi içlerinde olduğunu yeni yeni anlıyorlar.
Bugüne kadar yaşananlar hep bizim coğrafyada olduğu için, onlar tehdidi hep bizim ülkelerimize ihraç ettiği için uluslararası sistemi ayakta tutabiliyorlar, kendilerini güvende hissedebiliyorlardı.
Atlantik ekseni çözülür, Avrupa Birliği bölünür
Ama bu olağanüstülükler çağı, onların açgözlülüğü, güç hastalığı, emperyal kimlikleri, kaynakların talan edilmesine dönük gelenekleri ile şekillenecek. Bu da, dünyanın geri kalanı için büyük bir tehdide dönüşecek. Ama bütüncül bir Atlantik eksenigöremeyeceğiz. Daha çok merkez devletlerin kendi yoluna gitmesine tanık olacağız, bu da yeni ayrışma ve çatışma alanları oluşturacak.
Kaynaklara, pazarlara ve iktidar alanlarına yönelik dünyanın geri kalanı ile sürdürdükleri paylaşım mücadelesi, kendi aralarında yaşanacak. Batı kendi içinde bölünecek, kendi içinde rekabete girecek.
Olağanüstülükler Çağı'nda kriz alanları merkez ülkelerin sınırlarına, içlerine yayılacak. AB'de sosyal patlamaların yaşanması, AB ülkeleri arasında ayrışmaların hızlanması ve Alman etkisindeki ülkeler dışındakiler arasında kopmaların başlaması, yeni Avrupa Birliği haritasının gündeme gelmesi, Atlantik'in iki yakasını ırkçı dalgaların esir alması, aşırı sağın yükselmesi yeni sert uluslararası iklimin besleyicisi olacak.
Hangi uluslar öne çıkar hangileri tarihe gömülür
Bugün bunları tartışmaya başladık bile. ABD'de Donald Trump'ın kazanması, Avrupa seçimlerinde aşırı sağın yükselmesiyle devam edecek. Belki yeni bir neocon yayılmacılığı, saldırganlığı göreceğiz. AB içindeki merkez ülkelerin emperyal geçmişlerine dönüşüne tanık olacağız ve bu da yeni bir saldırganlık, yayılma olarak öne çıkacak.
Şüphesiz bunlar, ekonomik alanda, küresel iktidar alanında taşlar yerine oturuncaya kadar devam edecek. Bu arada neler yaşanır, dünya ne tür bedeller öder, hangi uluslar öne çıkar hangileri tarihe gömülür, göreceğiz. Onların “yeni ulus yaratma" diye formüle ettikleri projelerin eski dünyanın bilgeliği, tecrübesi, kaynaklarının sağlam olması ve dayanıklılığı karşısında başarısız olacağını düşünüyorum.
Bugün ABD ve AB'nin, Türkiye'ye karşı terör örgütlerine açıktan destek vermesi, ülkemizi açıktan hedef yapmaları, işte o yeni harita planlarının sonucudur. Ama bölgenin bütün kurucu unsurlarının, toplumlarının ve devletlerinin güvenini kaybettikleri için söz konusu projeler başarısız olacaktır. Söz konusu haritalar uygulanamayacaktır. 20. yüzyılın başında olduğu gibi rahatça harita çizmeleri mümkün olmayacaktır.
Türkiye bu döneme nasıl hazırlanacak?
Her ülke, “Olağanüstülükler Çağı'na kendini hazırlamak zorunda. Bugünkü tehdit tanımları büyük oranda değişecek ve çeşitlenecektir. Bu çerçevede Türkiye ne yapmalı? Bizim asıl tartışmamız gereken budur. “Nasıl bir Türkiye, nasıl bir coğrafya, bu yeni uluslararası iklimde nasıl bir uluslararası ilişkiler yürütülmeli" olmalıdır. Türkiye için tehdit tanımları değişmiştir. Devlet-toplum ilişkileri değişmiştir. Dünyadaki değişim, bölgedeki krizler, Türkiye'yi kendini yeniden tanımlamaya, bölge ve uluslararası ilişkiler perspektifini değiştirmeye zorlamıştır.
Şahsen Türkiye'nin bu olağanüstülüğü gördüğünü, okuduğunu, buna hazırlık yaptığını, yapmaya çalıştığını düşünüyorum. Devlet aklı dediğimiz, siyasi akıl dediğimiz, kurucu akıl dediğimiz şey, hem Türkiye'yi hem coğrafyayı yeniden tanımlamıştır. Bu yüzden ülke yeni bir kuruluşun temellerini atmakta, tehditleri algılama ve onları savuşturma sicimini kökten değiştirmektedir.
Orta ve uzun menzilli füzeden nükleer arayışa
Bu yeni akıl, artık ABD'nin Türkiye'yi kontrol edemeyeceğini, çünkü 15 Temmuz'da olduğu gibi açıktan vurduğunu görmüştür. AB ile ortak bir gelecek olmayacağını, çünkü her fırsatta Türkiye'yi vurduğunu görmüştür. Bu geleneksel ortaklıkların bu ülkeyi savunamayacağını, savunmayacağını, onların elinde Türkiye için de bir yeni harita çalışması olduğunu görmüştür.
Türkiye kendi ayakları üstünde duracaktır, durmak zorundadır. Bunun için tarihinde hiç olmadığı kadar savunmasına, askeri teknolojiye ağrılık vermek zorundadır. Hava savunma sistemlerinden, orta ve uzun menzilli füzelerden nükleer arayışlara uzanan yeni nesil savunma sistemlerine kararlılıkla yönelmelidir.
Örgütlerle savaş dış müdahale ile savaştır
Batı destekli terör grupları üzerinden terbiye edilme dönemini bitirmek için, kendi öz savunmasını harekete geçirmek zorundadır ve bunu başlatmıştır. PKK, FETÖ ve diğer terör gruplarının tamamını Türkiye'ye karşı tek cephede toplayan iradenin kim olduğunu görmüştür.
Bu yüzden bu örgütlere yönelik mücadele tartışmasız bir dış müdahaleye direniştir. Olağanüstülükler çağında birçok ülke dostlarının saldırısına uğrayacaktır. Bu, daha şimdiden Türkiye'ye karşı yapılmıştır. Bugün Türkiye'yi vuran o “dostlar" yarın kendi dostları tarafından vurulacaktır.
Yeni dönemde kim kaç adım atarsa o kadardır
Yeni dönemde kim kaç adım atarsa o kadar kazançlıdır. Elini nereye uzatırsa o kadar vardır. Nüfuz alanı, etki alanı ne kadar genişse o kadar güçlüdür. Türkiye yeni bir kuruluşun temellerini atmaktadır. Eski tartışmalarla, kendine ayak bağı olan söylem ve siyasi çevrelerle vakit geçirecek durumda değildir.
Bu yüzden dış müdahale aracı olan örgütlerle mücadele ettiği gibi, içeride kendini yavaşlatan, zayıflatan yapıların da alanını daraltmalıdır. Adı üstende bu bir olağanüstülükler çağıdır. 17-25 Aralık ve son 15 Temmuz saldırıları birer dış müdahale, çokuluslu saldırıdır. Böyle bir dönemde saldırgan güçlerin sözcülüğünü yapmaya hiçbir ülkenin tahammülü olmayacaktır.
Musul-Halep hattının kuzeyi temizlenmeli
Eğer bu ülke, söz konusu fırtınadan sağ çıkacaksa, hatta daha güçlü çıkacaksa Musul-Halep hattının kuzeyi acilen güvenli kuşağa dönüştürülmeli, hangi örgüt olduğunu bakılmaksızın, hangi harita çizildiğine bakılmaksızın bu kuşaktaki bütün güvenlik tehditleri ortadan kaldırılmalıdır. Bu konuda yaşanacak tereddüt ve ihmal, ülkemize çok büyük acılar yaşatacaktır. Hiçbir güç, hiçbir ülke, bu konuda Türkiye'nin önünde açık düşmanlık yapamayacak, bu riskialmayacaktır.
Unutulmasın ki, tarih bugünkü tartışmalarla yazılmayacak, haritalara göre yazılacaktır. Göz göre göre bu kuşağın Türkiye'ye saldırı cephesi olarak inşa edilmesine izin veremeyiz. Bu bir intihar olacak, bugün hareket etmezsek yarın o savaş orta Anadolu'yakadar gelecektir.
İç işgalcilerin tasfiyesi ve 'acımasız mücadele'
Ülkemizin bu güvelik kaygısına bağlı hareket alanını daraltmaya dönük her girişim, söylem, muhalefet ve engel bir dış müdahale, dış müdahalenin içerideki uzantıları olarak tanımlanmalıdır. Çünkü onlar gerçek anlamda bir iç işgalcidir. Tıpkı FETÖ saldırısında olduğu gibi, tıpkı PKK saldırılarında olduğu gibi.
Olağanüstülükler Çağı'na yönelik bu hazırlıkları Türkiye başlatmıştır. Bundan sonra yapılması gereken; adımları sıklaştırmak, cesareti artırmak, tereddüt ve engelleri bir bir tasfiye etmektir. Çünkü bu bir varoluş mücadelesidir.
Uzunca bir süredir “acımasız direniş" olarak dile getirdiğim o mücadele başlamıştır. Bunu asla küçümsemeyin, çünkü o tarih değiştirecektir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Tayfun AtayGoebbels korosu söylüyor: "Her şey mükemmel efendim!" 18.02.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın AKDOĞANBirilerini suçlama yarışı 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Hüseyin GÜLERCECHP, şimdi de İlker Başbuğu alet ediyor 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Ufuk COŞKUNCemevleri için Cumhurbaşkanı’na Çağrı! 20.01.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın ERGÜNDOĞANGökdelen hançeri tam İzmir’in kalbine saplanıyordu ki… 16.12.2019 Tüm Yazıları
-
Nihat Ali ÖzcanOrtadoğu’nun karmakarışık halleri 22.10.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TenekeciDün ve bugün 11.09.2019 Tüm Yazıları
-
Esat KORKMAZYOLDAŞIM YAVUZ ÇANAK 29.08.2019 Tüm Yazıları
-
Ali KİREMİTCİDÜNYADA VE TÜRKİYE’DE SİYASET YENİDEN ŞEKİLLENİYOR 13.07.2019 Tüm Yazıları
-
Tayfun TURANAYILANA GAZOZ, BAYILANA LİMON. 11.07.2019 Tüm Yazıları
-
Mustafa DAĞCIÖTEKİLEŞTİRMENİN ÖTESİ= DÜŞMANLAŞTIRMAK 3.07.2019 Tüm Yazıları
-
Gürkan-Zengin23 Haziran seçimleri: Bir vak’ayi hayriyye 25.06.2019 Tüm Yazıları
-
Serdar ESEN"Herşey Çok Güzel Olacak" mı? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Celal DENİZIRKÇILIĞIN TEDAVİSİ VAR MIDIR? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet AY14 Mayıs güzellemelerinin anlamı 15.05.2019 Tüm Yazıları
-
Salih TunaZincir sesleri 23.04.2019 Tüm Yazıları
-
Beril DEDEOĞLUİflas eden tüccar, eski defterleri karıştırırmış 27.02.2019 Tüm Yazıları





























































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021