Ayhan ONGUN
Bir ülkede yeni kurulan bir siyasi parti üç dönem ardı ardına ve üstelik de oylarını artırarak iktidar oluyorsa, sizce burada bir terslik yok mu?
Dünyanın her yerinde iktidar partileri ne kadar olumlu işler yapsalar da eğer karşılarında güçlü bir muhalefet varsa mutlaka yıpranır ve sonuçta oy kaybına uğrarlar.
Yeniden iktidar olamazlar demiyorum ama en azından oy kaybederek ancak iktidara gelebilirler.
Ülkemizde AK Partinin üç dönem seçimlerden başarıyla çıkmasını kimileri seçim hilelerine, dağıtılan erzak yardımlarına bağlamak gibi ucuz ve kolaycı gerekçelere sığınabilirler. Ancak aklı başında, siyasetle ilgilenen, makul düşünebilen herkes; bu yükselişin kömür, makarna dağıtarak ya da seçimlerde hile yaparak olamayacağını bilir.
Vatandaşın, olayları yüzeysel ve duygusal değerlendirerek, muhalefet partilerinin AK Parti karşıtlığı üzerinden yaptığı propagandalara bakarak böyle düşünmesi, kendini kandırmasını anlarım da, muhalefet partisi yöneticilerinin bu duruma ilişkin dönüp kendilerini sorgulaması gerekmez mi?
“Biz nerede yanlış yaptık, halka niye yakınlaşamadık, onların somut talep ve beklentilerine uygun politika ve projeleri niye onlara sunamadık?” diye geriye dönük özeleştiri yapmak yerine, iktidarın her yaptığına toptancı bir yaklaşımla” istemezük” diye karşı çıkmak ne kadar doğru olur?
Son günlerde yaşanan yolsuzluk ve rüşvet olaylarından yola çıkarak iktidara yönelik yapılan eleştiri ya da saldırıların geri planına baktığınızda aynı kolaycılığı görürsünüz.
Ticari yaşamda bile şirketler ya da şahıslar, alacaklı olduğu kişi ya da firmaların batmasını istemezler. Aksi halde bu işten kendileri de zararlı çıkarlar, sonunda kendilerine iflas etmiş bir şirket kalır. Ama bu alacağından vazgeçmiş ya da umudunu kesmişse işte o zaman hırsla, inatla şirketi batırmaya, yok etmeye çalışırlar.
Bizde de muhalefet partileri öyle sanıyorum, alacağını tahsil etme umudu kalmamış alacaklı gibi davranıyor.
Eğer ülkeyi yönetmeye talipsen, hele de mevcut yönetenlerden daha iyi yöneteceğine inanıyorsan, yöneteceğin yapının ayakta kalmasına, zarar görmemesine özen gösterirsin.
“AK Parti gitsin de isterse ülke batsın “ anlayışıyla yarın ancak bir enkaz devralırsın ve sonra da yine o her zamanki kolaysı zihniyetle “enkaz edebiyatı” yaparsın.
Tüm yanlış uygulamalarına, başbakanın otoriter tavırlarına, tek adam politikalarına karşın belki de iktidarın son yıllarında yaptığı en doğru iş, askeri ve bürokratik vesayete karşı verdiği mücadeledir.
Askeri vesayet tamamen yok edilmese de en azından, yakın zamanda darbe yapacak ya da planlayacak gücü kalmamıştır. Bürokratik vesayet için aynı şeyi söylemenin mümkün olmadığını son yaşanan olaylarda çok açık gördük.
İşin tehlikeli ve asıl üzerinde durulması gereken yanı, bürokraside yuvalanmış bu çeteler bugün işlerine gelmediği için AK Partiye tuzaklar kuruyor, onu iktidardan uzaklaştırmaya çalışıyor.
“Düşmanımın düşmanı dostumdur” diyerek bürokratik vesayete arka çıkan muhalefet, eğer yarın kendisinin de iktidar olması halinde aynı tehlikenin kendileri için de geçerli olduğunu nasıl düşünmez.
Bir günde ekonomiyi altüst edebilen, ülkenin dışa karşı itibarını yok eden bu vesayetçi sistem dağıtılmadan; kim iktidar olursa olsun, sonunda tekelci sermayenin, finans çevrelerinin, Ergenekon türü karanlık güçlerin esiri olmaya mahkumdur.
Türkiye de bir iktidar değişikliği elbette toplumsal uzlaşı ve demokratik bir hukuk devletinin tüm kurum ve kurullarıyla yerleşmesine çok büyük katkı sağlayacaktır.
Ancak ekonomisi iflas etmiş, bürokrasisi felç olmuş, siyaseti kirlenmiş bir ülkede iktidar olmak, kimseye yarar sağlamayacağı gibi bu durumdan en çok da halk zarar görecektir.
Yaklaşık bir yıldır terör belasında uzak, şehit cenazeleri olmadan, faili meçhuller yaşanmadan süren yaşantımızı yaklaşan yerel seçimlerin kirli ilişkileri, kin ve nefret söylemleriyle karartacak siyaset kurumu yeniden dizayn edilmeden, siyasi partiler ve seçim yasası değiştirilmeden, baraj düşürülmeden oluşacak her iktidar; belki yasal sayılabilir ama kamu vicdanında meşruluğu tartışmalı olacaktır.
Bu yerel seçimlerin ülkede yaşadığımız sorunlara çözüm getireceğine inanmıyorum ama seçimler sonrası Türkiye siyasetinin yeniden düzenlenebileceğine ilişkin umudumu korumak istiyorum.
Siyasetin kirli pazarlıklarına, ayak oyunlarına gerek duymayan, ne yargıdan, ne de askeri ve bürokratik vesayetten medet ummayan, gücünü halktan alan, halk iradesine saygılı yeni siyasi oluşumların ortaya çıkabilmesi; şu an halkı aldatan, siyasi hırs ve beklentileri uğruna her yolu mübah sayan zihniyetlerin tasfiye edilmesiyle ancak mümkündür.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020