Ayşe HÜR

İngiliz arşivlerinde çalışan Robert Olson’a göre 29 Mart 1922 tarihinde, İstanbul’daki Britanya Komiseri Sir Horace Rumbold tarafından Britanya Dışişleri Bakanı Lord Curzon’a gönderilen (FO 371/7781 e 3553/96/65 arşiv numaralı) bir telgrafın ekine göre, TBMM’nin 10 Şubat 1922 tarihli celsesinde Kürtlere özerklik verecek 18 maddelik bir kanun hakkında ciddi tartışmalar yapılmış, yapılan oylamada 373 milletvekili kabul, 64 milletvekili (Olson bir yerde de 65 milletvekili diyor) ret oyu vermişti. Olson’a göre o tarihte TBMM’de 72 Kürt milletvekilinin olduğu ve tasarıyı destekleyen Türk milletvekilleri olduğuna göre, Kürt milletvekillerinden bir bölümü tasarıya hayır oyu vermişti. Ancak çıkan tartışmalar yüzünden konu başka oturuma ertelenmişti. Rumbold raporunu, bir daha bu konunun ele alındığını duymadığını belirterek bitiriyordu. Raporun ekinde ayrıca, 18 maddenin açılımını içeren bir yazı vardı. Bu yazıya göre ise, kanun teklifinin maddeleri gerçekten çok radikal unsurlar içeriyordu.
İngiliz arşivindeki rapor
Bu iddiayı ortaya atan Robert Olson tartışmayı sadece İngiliz arşivlerinde bulduğu rapor ve eki üzerinden yapıyor, buna karşılık meclis zabıtlarına bakıp bakmadığına dair bilgi vermiyordu. Robert Olson’dan alıntı yapan bazı Türk araştırmacılar ise, bu durumun farkına vardıkları için olsa gerek, ‘Türk arşivlerinde hâlâ açıklanmayan pek çok belge var” notu düşmüşlerdi. Gerçekten de henüz gün ışığına çıkmamış pek çok belge olduğu doğruydu ancak Olson’un verdiği tarih meclisin tatil olduğu cuma gününe denk geliyordu ve İngiliz belgelerinde, oturumlarda söz aldığı belirtilen Erzurum Milletvekili Salih Bey ve Mersin Milletvekili Selahaddin Bey’in katıldığı herhangi bir oturumda Kürtlere özerklik konusunun görüşüldüğüne dair bilgi yoktu. Örneğin bu iki milletvekilinin katıldığı 6 ve 7 Şubat 1922 tarihli gizli celsede ‘Karadeniz limanlarına ithal olunacak mısır ve mısırunları ile İzmit Sancağı’na gelecek tahılların gümrük vergileri’ görüşülmüştü. 9 Şubat 1922 tarihli gizli celsede bütçe kanunu tartışılmıştı. 10 Şubat Cuma günü görüşmelere ara verilmiş ve 11 Şubat’ta gizli celse Yunan ordularına casusluk yapan bazı kişiler hakkında görüşmelerle başlamış, yine bütçe görüşmeleriyle devam etmişti. Bu oturumlarda ise Salih Bey ve Selahaddin Bey’in adları geçmiyordu. Şubat ayındaki diğer gizli celse oturumlarında da, Karadeniz limanları, gümrükler ve bütçe meselesi ana konuları oluşturuyordu. Kısacası, o günlerde meclisin gündeminde Kürtlere özerklik (muhtariyet) konusu yoktu.
Gizli celse zabıtlarında söz konusu oturumların numaraları da birbirini izlediği için (örneğin 9 Şubat 1922 tarihli oturum ‘Yüz Elli Yedinci İnikat’, 11 Şubat 1922 tarihli oturum ‘Yüz Elli Sekizinci İnikat’ diye numaralandırılmış), arada atlanan bir oturum olduğuna dair hiç ipucu yoktu. Elbette, çok şüpheci biri, gizli celselerin de ‘gizli celsesi’ olduğunu iddia edebilir ancak söz konusu oturuma katıldığı iddia edilen 437 milletvekili, 23 Nisan 1920-15 Nisan 1923 arasında faaliyet gösteren Birinci Meclis’in kâğıt üzerindeki üye sayısı olup, oturumlara en fazla 365 kişinin katıldığı biliniyor. Sayı konusunu bir yana bırakırsak, oturuma katılan milletvekillerinden hiçbirinin (ki aralarında Kürt milletvekilleri de vardı) ileriki yıllarda bu konuda konuşmaması, hatıratlarında yer vermemesi akla uygun değil.
Sonuç olarak, Britanya arşivlerindeki belgenin sahte olması ihtimali az olduğuna göre, tarihçi Mete Tunçay’a göre muhtemelen Türk tarafı, 1921 Koçgiri İsyanı’ndan dolayı Kürtler konusunda Türkiye’ye baskı yapan İngilizleri yatıştırmak için uydurma bir ‘özerklik’ haberi sızdırmışlardı. Ancak uydurma da olsa bu belge, o tarihlerde Kürt tarafının beklentilerini ve özerklik kavramından anlaşılanları anlatması açısından dikkate alınabilirdi. Yıllardır Kürt çevrelerinin (2009’da Abdullah Öcalan ve son olarak Ahmet Türk, Kürt Reform Paketi adıyla değindi) bu belgeye atıfta bulunmaları ancak bu bağlamda anlamlı görülebilir ancak tarihsel gerçeklik açısından, böyle bir gizli celse ve böyle tasarı olduğuna dair hiçbir kanıtın olmadığını unutmamak gerekir.
‘Kürt sorununu Atatürk modeli çözer’
Ahmet Türk dün Akşam gazetesine verdiği röportajda, Kürtlerin beklentileri için 10 Şubat 1922’de TBMM’de yapıldığı ileri sürülen gizli oturumu işaret ederek, “Bu oturumda tartışılan ‘Kürt Reform Paketi’ bizim taleplerimizi karşılar” dedi.
Kürt Reform Paketi’nde, “Türkler ve Kürtler birbirinden ayrılmaz iki halktır” ifadesinin vurgulandığını belirten Türk, “Mustafa Kemal’in de kabul ettiği paket Kürt sorununun sınır çizilmeden çözülebileceğini işaret ediyor. Burada sözü edilen Türklerin ve Kürtlerin demokrasiyi esas alan eşit yurttaşlığıdır” ifadelerini kullandı.
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2024
9.09.2024
17.11.2022
6.11.2022
7.06.2019
26.12.2017
21.03.2016
13.03.2016
6.02.2016
28.02.2016