Ekrem DUMANLI
Sene 1925... Kurtuluş Savaşı'nın zor şartlarına binaen ihdas edilen İstiklal Mahkemeleri, artık siyasi bir hüviyet kazanmıştır. Muhalif görülenler ağır cezalara çarptırılır, idamlar edilir. İtiraz edilecek bir üst mahkeme yolu ta baştan kapatılmıştır zaten. Milli Mücadele'de emeği geçen; hatta ona önderlik edenler bile “vatan hainliği” ile suçlanmaktadır. Geniş çaplı bir tasfiye başlar!
Ve sıra gazetecilere gelir.
Gazete yöneticileri tek tek tutuklanmaya başlar. Şeyh Said isyanını bahane eden güdümlü yargı, birbirine zıt görüşlerine aldırmaksızın gazetecileri hapse atmaya tereddüt etmez. Önce Diyarbakır, ardından Elazığ hapishanesi. Kimler yok ki!

Haziran 1925'te Elazığ Şark İstiklâl Mahkemesi'ne, tutuklanarak, Şeyh Said isyanı bahane edilerek çıkarılan gazeteciler:
1- Eşref Edip Fergan (Sebilürreşad), 2- Velid Ebuzziya (Tasvir-i Efkâr), 3- Sadri Ethem Ertem (Son Telgraf), 4- Fevzi Lütfi Karaosmanoğlu (Son Telgraf), 5- Abdülkadir Kemali Öğütçü (Tok Söz-Adana), 6- Ahmet Emin Yalman (Vatan), 7- Suphi Nuri İleri (Son Telgraf), 8- İsmail Müştak Mayakon (İstiklal Gazetesi), 9- Ahmet Şükrü Esmer (Vatan), 10- Gündüz Nadir (Sayha Gazetesi-Adana)
6 Mart 1925 tarihinde altı gazete birden (Tevhid-i Efkar, Son Telgraf, İstiklal, Sebilü'rreşad, Aydınlık, Orak-Çekiç) kapatılır. Savcı'ya göre “İsyanın türlü türlü sebepleri vardır” ve “Bu sebeple gazeteciler buraya celbedilmeli, yazılarının isyana tesiri dokunduğuna kanaat gelen gazeteciler davaya dahil edilmelidir”. Tutuklamalar, yargılamalar… Bir yandan da idam cezaları infaz edilmekte, gazetecilere ibret-i âlem olsun diye seyrettirilmektedir. Bir günde 47 idam cezası uygulanarak rekor kırıldığını anlatıyor sanıklar.
Dosyalar boştu, suçlamalar asılsızdı; ama maksat hâsıl olmuş o günkü basın, yargı yoluyla derin bir sessizliğe gömülmüştü. Suç bulunamayınca zorlama teviller yapılıyordu. Mesela Eşref Edip'e okur mektubu ve o mektuba verdiği cevap soruluyor ve o yazışmalar suç delili sayılıyordu. Hakim, Ahmet Emin Yalman'a bir okur mektubunu da sordu. Ünlü başyazar Yalman, her gün onlarca mektup geldiğini, bunların kime ait olduğunu bilemeyeceğini ifade etti. Hakim, bir açık yakalamışçasına sevinerek (!) devam etti: “Bu mektubun Şeyh Said'in oğlundan gelmediğini ispat ediniz.” Gel de ispat et! O ana kadar mahkemede silik bir duruş sergileyen Ahmet Emin Yalman, dayanamamış “Mektubun Şeyh Said'in oğlundan geldiğini söylemiş ve “Mahkemenin ilgilendiği herhangi bir suçla uzaktan yakından münasebeti olup olmadığını siz ispat edin” demek zorunda kalmıştı…
Dünya görüşleri farklıydı yazarların. Öyle ki Sadri Ethem mahkeme huzurunda hıçkıra hıçkıra ağlayacak ve şöyle diyecekti: “Haydi ben fena bir adam olayım. Fakat nasıl olur da beni Velid ve Eşref Edip Beylerle aynı suçtan dolayı muhakeme edebilirsiniz? Ben onların düşünceleri ile senelerce mücadele ettim.”
TUTUKLU GAZETECİLER ‘BAĞLILIK YEMİNİ''NE ZORLANINCA...
Maksat tam da buydu: Farklı düşüncelerin eleştirel tutumuna karşı baskı oluşturmak ve herkesi sindirmek. Yoksa cümle âlem de biliyordu ki Velid Ebuzziya, İleri Gazetesi'nin sahipleri Suphi Nuri İleri ve ağabeyine karşı en ağır eleştirileri yöneltmiş; onları “şakşakçı, fırıldakçı” olarak hicvetmişti. Suphi Nuri Bey, kısa hatırasında Velid Bey'e saygısını ifade eder; ama aralarındaki fikir ayrılığını ve kalem savaşlarını da anlatır. Tutuklanan gazetecilerin tamamı Milli Mücadele'ye fikir ve yayınlarıyla destek vermiş, o çetin günlerde kahramanca davranmıştı; ama devir değişmişti. A.Emin Yalman, dostlarının ricası üzerine İsmet Paşa'ya bir mektup yazdığını, tekellüf dolu istirhamların arasına birkaç gazetecilik ilkesini de eklediğini anlatıyor. O ürkek metni okuduktan sonra İsmet Paşa şöyle demiş: “Bu bir bağlılık ve pişmanlık ifadesi değil… Adeta bir siyasi nota…” O günkü devlet mantığı belki de böyle bir şeydi. Bir gazetenin başyazarı devlet büyüğüne mektup yazacaksa “bağlılık ve pişmanlık” ifade etmeliydi. Çünkü mahkemeler hazır bekletiliyor, savcılar iki dudak arasından çıkacak bir talimata göre iddianame hazırlıyor, hâkimler Ankara'yı üzmemek için her gün birilerinin kalemini kırıyordu…
Tutuklu gazetecilerde bir burukluk; hatta kızgınlık söz konusuydu. Mesela Suphi Nuri İleri, Cumhuriyet'in kuruluşuna hususi destek vermişti. Bunu en iyi bilen kişi Mustafa Kemal'di. Zaten bu nedenle kendisine milletvekilliği teklif etmişti. O ise vekillik için sirk cambazlığına soyunanların aksine “nefsime güvenim yok” diyerek reddetmişti vekilliği. Ne var ki siyasi şartlar değişmiş, vefasızlık onu idam sehpasına doğru sürüklemişti. Üstelik artık Milli Mücadele'nin fikir çilesi çeken insanları gitmiş, goygoycular işgal etmişti meydanı. Suphi Nuri, o tip insanlar için ‘sonradan gelen hesabîler' diyor ve ekliyordu: “Şunu da söyleyeyim ki aradan çok vakit geçmişti. Mustafa Kemal Paşa, artık Atatürk olmuştu. Ben herkese iltifat eden, herkesin izzet-i nefsine hürmet eden centilmen Mustafa Kemal'e alışmıştım. Sonradan haber aldığıma göre, Atatürk, çok değişik imiş…” Acı ve dostça bir sitemdi tabii ki bu sözler...
İddianameler bir türlü yazılmıyordu. İfade aralıkları çok uzun tutuluyordu. Sanıkların hatıralarından anlaşıldığına göre yeni tutuklamalar olacağı söyleniyor, mahkeme süreci uzatılıyordu. Yerel gazetelerde çalışan genç gazeteciler bile hapishaneye getirilmişti. İsmail Müştak Bey, o akılalmaz baskılar altında “İşte gözdağının ispatıdır bu çocuklar” diyor ve ekliyor: “Bunlar bir daha ellerinde kalem olduğu müddetçe âfâki mevzulardan başkasına dil uzatabilir mi?”
‘SUÇ MU İŞLEDİK Kİ ÖZÜR DİLEYECEĞİZ!'
Uzun süre devam eden yıldırma, sindirme operasyonundan sonra gazeteciler için bir özgürlük kapısı aralanır. Bir formül bulunmuştur. Buna göre, tutuklu gazeteciler Ankara'dan “af ve müsamaha” dileyen bir telgraf çekecek ve akabinde mahkeme düşecek, bütün gazeteciler serbest bırakılacaktı. Eşref Edip'in hatıralarına (İstiklal Mahkemeleri'nde/Beyan Yayınları) bakacak olursak haber cezaevine ulaştığında o gün tam bir bayram havası yaşanır. Gazeteciler sevinçle birbirine sarılır hatta ağlaşanlar olur. “Af ve müsamaha talebi” için kaleme kâğıda sarılanlar bile vardır. Sabahı beklemeden telgraf çekmek isterler.
O bayram havasını haklı davasından asla vazgeçmeyi düşünmeyen heybetli bir adamın keskin cümlesi dağıtıverir. Adam, hançeresi yırtılırcasına aynen şöyle bağırır kader arkadaşlarına : “Bizim suçumuz mu var ki merhamet dileneceğiz? Var ise mahkûm etsinler. Yok ise beraat versinler!”
Kim miydi bu adam? Tabii ki Velid Ebuzziya. Defaatle kapatılmış Tasvir-i Efkâr, Tevhid-i Efkâr gibi birbirine benzer isimlerle pek çok gazeteyi çıkaran adam. Çanakkale cephesinde düşman karargâhlarının havadan çekilmiş fotoğraflarını yayımladığı için İngilizler tarafından Malta'ya sürgün edilen gazeteci. Sürgünden sonra da Milli Mücadele'ye destek veren, Cumhuriyet sonrası bazı uygulamalara bazı şerhler koyan kalem...
Bir de başka bir vasfı daha var Velid Bey'in: Zaman Gazetesi'nin kurucusu.
İşte bu asil adamın “Suç mu işledik ki özür dileyeceğiz” haykırışından sonrasını Eşref Edip'in hatıralarından (kısaltılmış halinden) takip edelim:
Müştak'ın elleri titremeye, Suphi Nuri ile Sadri Ethem'in dizleri sarsılmaya başladı. Müştak, gözlerini son haddine kadar açarak Velid'e çıkışıyor:
- Aman, Velid, ne diyorsun? Bu bir lütuf, büyük bir lütuf! Ne olacak, birkaç sözle kurtulacağız.
- Siz ne isterseniz yazınız. Ben hiçbir kimseden merhamet dilenmem.
…
Müştak, konuşmaya devam ediyor:
- Şimdi hep beraber olalım da şu Velid'i yola getirecek çareler bulalım. Bu işi yapsa yapsa Eşref yapabilir.
- Haydi Eşrefciğim, sen bunu yaparsın. Velid seni çok sever, sen ne yapar yapar onu ikna edersin.
Vallahi, onun yola geleceğine hiç aklım kesmiyor. O kat'i kararını vermiş. Ne olursa olsun, darağacına giderim, “af ve müsamaha” dilenmem diyor.
Velid odasına çekilmiş, pencerenin önünde oturmuş, darağacını seyrediyor. Derin derin düşünüyor. Suratını asmış. Hiç kimseyle konuşmuyor.
Yavaşça kapının mandalını açtım. Sessizce odaya girdim. Hızla başını çevirdi. Sert bir tavırla:
- Eşref, bu meseleyi konuşmaya geldinse, çok rica ederim, beni yalnız bırak.
- Hayır, o meseleyi konuşmayacağım. Sadece sizin ıstırabınıza iştirak etmek istiyorum.
- Ne zillet bu! Ne zulüm bu! İnsan yaşamaktan iğrenir, tiksinir. Bir sürü masum insanları yakala. Suçları yokken hapishanelere doldur. Aylarca darağaçları altında sorguya çek. Kıvrandır, öldür. Sonra hiçbir suç isnadına imkânı bulamayınca “af ve müsamaha dilen” de, “seni beraat ettireyim” de… Bu, ne hayasızlık! Bu, ne zulüm ve işkence! Engizisyondan bin beter…
- Çok yalvarıyorlar. Bunu bir mesele yapmasın, diyorlar. Değmez boş yere ısrar ve inada mahal yok.
- Allah aşkına beni bırakınız. Ne isterlerse yapsınlar. Ne dileneceklerse dilensinler. Ben katiyen hiç kimseden “af ve müsamaha” dilenmem, işte o kadar…
Kapıdan çıkınca baktım, arkadaşların hepsi oraya toplanmış, idam kararını bekleyenler gibi müthiş bir azap ve ıstırap içinde kıvranıyorlar. Beni donuk görünce çılgına döndüler.
- Mahvolduk. Bu adamın inadı yüzünden hepimiz gürültüye gideceğiz.
- Vallahi çok uğraştım ama imkânı yok. Dediği dedik, kat'i kararını vermiş, darağacına giderim yine “af ve müsamaha” dilenmem. Onlar istediklerini yapsınlar, beni bıraksınlar.
- Hayır Eşref hayır mutlaka dönecek, sen onu döndüreceksin. Bunun başka yolu yok.
- Bunu bu şekilde yapmasak da suya sabuna dokunmadan bir şeyler yazsak olmaz mı?
- Olur, canım olur. Esas itibarıyla muvafakat etsin, razı olsun. Onun istediği gibi yazarız.
- Fakat şimdi çok sinirlidir. Biraz vakit geçsin, bir iki saat sonra bir kere daha görüşüp ikna etmeye çalışalım. Üzerine varmayalım da biraz sinirleri yatışsın.
Öğle oldu. Yemek vakti geldi. Yemekte herkesin lokması boğazında. Velid sofraya gelmedi. Odasına kapanmış, oturuyor. Defalarca buyur edildiği halde gelmedi.
Yemekten sonra bir tepsiye bir şeyler koyarak yanına gittim.
- O ne? dedi.
- Hiç, limonata. Biraz da kahvaltı. Sabah da bir şey yemediniz. Birkaç lokma alsanız iyi olur.
- İstemem. Hiçbir şey istemem.
- Yapma kardeşim, böyle zamanlarda sükûnetle hareket etmek lazım. Sizin yiğitliğinizi herkes bilir. Şeref ve haysiyetiniz için hayatınızı feda edeceğinize de hiç kimsenin zerre kadar şüphesi yok. Fakat böyle tehlikeli zamanlarda hayatı korumak dinin emirlerindendir. Peygamberimiz bile müşriklerle mücadelede nice ağır şartları kabul etti. Senin gibi yiğit ve cesur olan Hazreti Ömer'in de havsalası bunu almadı. Fakat Peygamberimiz onu teskin etti, İslam'ın hayatı namına ağır şartları kabul etti. Peygamberimiz'in bu ağır şartları kabul etmekle şeref ve haysiyeti mi kırıldı? Sonra bir nokta daha var: Sizin gösterdiğiniz bu hassasiyet, elbette takdire şayandır. Ancak bir şartla ki, yalnız şahsınızı alakadar eden bir hususta olursa!
…
Onun zayıf tarafı da bu idi. Başkasının felaketi üzerine bağdaş kurup mağrur olmazdı.
- Ya! Eşref, beni ikaz ettin. Sana candan teşekkür ederim.
Dedi ve ağlamaya başladı. Başını iki elleri arasına aldı, çocuk gibi hüngür hüngür ağlamaya başladı. Beni de ağlattı...
Hemen birkaç kelimeden ibaret bir şey yazıldı. Hepimiz imza ettik. Biraz sonra Velid'e götürdüm. Göz gezdirdi. Hiçbir şey söylemeden imza etti...
Yaşatmak için yaşamayı tercih etmişti Velid Bey. Eşref Edip, onun arkasından şöyle yazdı:
“Koca Velid, kahraman Velid! Yiğit, cesur Velid! Hazreti Ömer'in ruhunu yaşayan Velid! İslam davasının sadık mücahidi Velid. Allah'ın gufranına, merhametine bürünerek yüce kalbinde şan u şerefle yaşa!
NOT: Elazığ İstiklal Mahkemeleri'nde yargılanan gazetecilerin akıbetini de yarın anlatayım müsaadenizle…

Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Tayfun AtayGoebbels korosu söylüyor: "Her şey mükemmel efendim!" 18.02.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın AKDOĞANBirilerini suçlama yarışı 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Hüseyin GÜLERCECHP, şimdi de İlker Başbuğu alet ediyor 8.02.2020 Tüm Yazıları















































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.11.2015
6.01.2015
3.01.2015
30.10.2015
27.10.2015
23.10.2015
20.10.2015
16.10.2015
13.10.2015