Murat Sevinç
Tarihsel günahlarıyla yüzleşmemiş, bu yüzden sevaplarının da tadını çıkaramayan bir toprak burası. ‘Türkiye’ bir insan olsa, her gün birkaç kez, “En kötü huyum çok iyi kalpli olmam” derdi muhtemelen.
Bir hocamız, üniversite özerkliğinin iyiliğini anlatabilmek için, kürsü ve fakültelerde ‘iç denetim’ gerektiğini, aksi halde o denetimi birilerinin mutlaka yapacağını ve yukarıdan bir denetim/gözetimin üniversiteleri yaşanmaz hale getireceğini, getirdiğini söylerdi; bugün olduğu gibi. Türkiye ahalisi, başta ‘eğitim tornası’ olmak üzere tüm ‘ideolojik aygıtların’ tıkır tıkır işlemesiyle tarihindeki ‘olumsuzlukları’ görmezden gelerek yaşamayı öğreniyor, bir ömür. Sonra, yılın belli günleri, birilerinin ağzının içine bakıyor. Kim ne diyecek, hangi sözcükler kullanılacak vs… Kuşkusuz o günlerin en önemlisi 24 Nisan.
ABD başkanı 24 Nisan açıklamasında ‘soykırım’ sözcüğünü kullandı. Daha önce de, Rusya dahil çok sayıda devlet tarafından tanınmıştı, yeni bir şey değil. Üstelik Türkiye Cumhuriyeti’ni ‘dışarıda’ bırakan, Osmanlı yönetimini sorumlu tutan ve suçlayıcı dilden kaçınan ‘dikkatli’ bir metin yayınladılar. Eğer Türkiye ile ilişkileri istedikleri gibi olsaydı, ‘soykırım’ terimi kullanılmayacaktı kuşkusuz. Devletlerin, Ermenilerin ya da başka bir halkın acılarıyla, trajedileriyle ilgilendiğini sanmıyorum.
Mesele şu ki sen kendi derdini tasanı evinde konuşmadığında, konuşulmasını baskılayıp hazzetmediğin şeyler söyleyeni ezmeye kalkıştığında ve ‘yüzleşmeme’yi matah bir şey zannettiğinde; dünyaya bolca savaş, ölüm, katliam, faşist askeri darbe ihraç etmiş ve kendi medeniyetini kıtanın yerlilerini yok ederek kurmuş bir devletin başkanının iki dudağına bakar hale geliyorsun. ABD mamulü ‘anti-komünizm histerisi’nin ürünü Türkiye köktenci ‘milliyetçi sağı’nın ABD’ye yönelik tepkilerinin ise ciddiye alınır bir yanı yok elbette. Bir gün iktidar olurlarsa, ‘Beyaz Ev’ önünde bekleşecekler. Bu nedenle ABD başkanına söyleyemeyecekleri her ne varsa, HDP’ye yöneltip seçmenlerini mutlu ediyorlar.
24 Nisan 1915’te İstanbul’da çok sayıda Ermeni yazar, sanatçı, gazeteci ve siyasetçi evlerinden alındı ve çoğu bir daha dönemedi. ‘Tehcir’ kararı yaşama geçirildi ve yurdundan edilen yüz binlerce Ermeni kısa süre içinde yok edildi. Buharlaşmadılar, kaybolmadılar; yollarda, köylerinde, götürüldükleri şehirlerde yok edildiler.
İster 1915’in ağır savaş koşullarından ve kısa süre öncesinde Balkanları, yani ‘ana yurdunu’ kaybeden Osmanlı’nın o esnadaki sıkışmışlığı ve Anadolu’yu kaybetme telaşından söz edilsin… İster Tehcir’in savaş esnasında alınmış gerekli/zorunlu bir karar olduğu iddia edilsin… İster Ermeniler ve Ermeni siyasi partileriyle İttihatçılar arasında 1908’deki yakınlığın bozulmasında etnik-dini gerekçelerden çok dönemin sınıf mücadelesinin payı olduğu savunulsun… İster ‘soykırım’ kavramının 1948’de BM sözleşmesiyle bir ‘suç’ olarak tanımlandığı ve dolayısıyla ‘kanunilik’ prensibi gereğince 1915’in bu kapsamda ele alınamayacağı hatırlatılsın… İster bu argümana karşı ‘soykırım’ (genocide) sözcüğünün ve olgusunun müellifi Polonyalı hukukçu Raphael Lemkin’in ‘soykırım’ kavramını ortaya atarken, 1915’te yaşananlardan etkilendiği ve dolayısıyla 1948 öncesi için ‘soykırım’ teriminin kullanılamayacağı iddiasının kabul edilemez olduğu söylensin… İster o dönem herkesin büyük acılar yaşadığı ve Ermenilerin de onlardan biri olduğu nevi argümanlar ileri sürülsün… İster çözümlemenin odağına, imparatorluğun dağılma sürecindeki milliyetçilik ve yarı sömürgeleşmenin payı konulsun…
Tüm bu ve diğer düşünceler, tartışmalar, savunular, iddialar, ithamlar vs.; 1915’te Osmanlı tebaası 1 milyon civarında Ermeni’nin, aydının, yoksulun, emekçinin, zanaatkarın, siyasetçinin, erkek kadın çoluk çocuğun, geri dönülemez biçimde, kültürel birikimle birlikte Anadolu coğrafyasından büyük ölçüde ‘silindiği’ gerçeğini değiştirmiyor. Gerisi, yorumlar, göreceli doğrular, ideolojiler, değerlendirmeler, nefret, antipati, hukuk vs… (Bu arada, Ermenilere yönelik kıyıcı tutumun 19. yüzyıl sonlarında, II. Abdülhamit döneminde -Doğu’da Ermeni Devleti girişimlerini engelleme iddiasıyla- Hamidiye Alayları marifetiyle başladığını hatırlatmakta yarar var.)
Bir ‘hata’dan değil, kimi İttihatçı yönetici ve memurlar tarafından uygulamaya geçirilen ve ‘suç’ teşkil eden fiillerden söz ediyoruz. En ‘inkarcısı’ dahi, savaş sonrası yurt dışına çıkarılan önde gelen İttihat ve Terakki yöneticilerinin, oralarda turistik gezi nedeniyle bulunmadığını kabul ediyordur sanırım. Bir suç ve o suçun failleri söz konusu.
Hiç öyle 1948 öncesi/sonrası tartışmalarına, hukukun soğukkanlı görünmeye çalışıp bunu genellikle başaramayan dolambaçlı sahasına girip bir şeyler söylemeye gerek duymadan yinelemek istiyorum: 1915 başında bu toprakta yaşayan yüz binlerce Ermeni, kısa süre sonra, artık yoktu. Alman subaylarının, İttihatçıların, Türk’ü ve Kürt’üyle memleket ahalisinin işbirliği sayesinde. Malları mülkleri kaldı, el değiştirdi. “Ağlayanın malı gülene hayretmezmiş” derler, cümlemize bu kadar hayır getirdi belli ki.
24’ünde, Aras Yayıncılığın internet sayfasında ‘dört vilayet’in o dönemki nüfusu içinde yer alan Ermenilerin sayısını gösteren kısa notlar yayınlandı. Örneğin, Diyarbakır Vilayeti’nde (Diyarbakır, Ergani, Maden, Mardin’i kapsayan) 1914 Osmanlı sayımına göre toplam nüfus 619 bin 825, Ermeni nüfusu 72 bin 926. Oran yüzde 11.17. Ermeni Patrikliği verilerinde daha da yüksek. Üç kentin bugünkü nüfusu (2 milyon 638 bin 147) ve Ermeni yurttaş sayısı yaklaşık 100 civarında. Oran, yüzde 0.003!
Çok benzer ve hatta kısmen yüksek oranlar, Erzurum, Van ve Bitlis vilayetleri için de geçerli. Basitçe: vardılar, artık yoklar. Yok edildiler. Terminoloji tartışması içinde bulanıklaştırılmaması gereken somut gerçek, bu.
Ermenilere yapılanların şiddet ve ölçüsünü, ne yalnızca savaş koşullarının muhtelif zorlamalarıyla, ne Osmanlı ordusundan Rus ordusuna katılanların ya da çeteleşerek Türklere saldıran Ermeni grupların varlığıyla açıklamak mümkün. Tabii eğer, Osmanlı tebaası olup ülkenin çeşitli yerlerinde yaşayan yüz binlerce Ermeni’nin hep birlikte ‘Osmanlı’yı arkadan hançerlediği’ fantezisini ciddiye almıyorsanız.
Peki, 1915’in şu ya da bu gerekçeyle ‘soykırım’ terimiyle adlandırılmasını reddediyoruz diyelim. Ek olarak kıyım, katliam, cinayet, ‘Büyük Felaket’ terimlerini de kabul etmediğimizi varsayalım. Diyelim ki, ‘zorunlu’ tehcir esnasında, yazmaya dahi sıkılıyorum, yolda bazı ‘istenmeyen olaylar’ gerçekleşti. Ve hatta, tarihi okurken 1914’ten 1916’ya sıçrayalım, 1915 yılı hiç olmasın!
Güzel de sonrası için ne düşünmeliyiz? Cumhuriyet tarihi boyunca gayrimüslimlere yapılanlar hakkında?
Servet transferleri, Varlık Vergisi utancı, 6-7 Eylül rezaleti ve cinayetleri, 1960 sonrası, pogromlar, Hrant Dink suikasti, Dink’in suikast öncesinde yargı marifetiyle hedef haline gelmesi ve sonrasında mahkeme parodisi… Sayıları yalnızca birkaç on bin kalmış Ermeniler’e yönelik güncel dil… ‘Affedersiniz Ermeni’ benzeri ifadeler… Bindiğim dolmuşun şoförünün trafikte kavga ettiği taksi sürücüsüne, “Ermeni dölü” diyerek bağırması… Osmanlı’nın 19. yüzyıl mimarisinde büyük payı olan Ermeni Balyan Ailesi’nin eseri olan Dolmabahçe Sarayı’nı gezdiren kimi rehberlerin, sırf Ermeni adını ağızlarına almamak için Saray’ı ‘İtalyan Balyani’ ailesinin yaptığını anlatışı… İstanbul’da Ermenilerin yoğun olarak yaşadığı semtlere malum İttihatçıların adının verilmesi…
Kim yaptı ve yapıyor tüm bunları? Emperyalistler mi! 2021’de, “Bugün olsa yine keseriz” diyebilen ırkçılar misal, İngiliz etkisinde mi?
20’nci yüzyılın başında Osmanlı’da iyi kötü bir gayrimüslim burjuvazi vardı, ne oldu o insanların birikimine, kimlere geçti? O araziler üzerinde kimler yaşadı ve yaşıyor? O evlerde, konaklarda hangi aileler çocuk büyüttü? Hal böyleyken, ABD başkanını kınayanlar içinde en anlaşılır bulduğum TUSİAD’ın tepkisi oldu doğrusu. Malın mülkün, tapu kayıtlarının değerini en iyi varlıklı kesim biliyordur.
Ezcümle, her fırsatta dile vuran bir ‘yok etme’ hevesinden söz ediyoruz. Palavrayı ideoloji haline getirenler, hiç olmazsa, 2011’de askerdeyken ve tam da bir 24 Nisan günü silah arkadaşı tarafından öldürülen Sevag Balıkçı’dan, onun güzel yüzünden mahcup olmalı. Kim öldürdü Sevag Balıkçı’yı, hangi zihniyet?
Gelelim en tahammül edilmez tekrarlardan birine: “Konuyu ‘tarihçilere’ havale edelim.” Ne güzel, nasıl bilimsel ve demokratik bir öneri! Bu ifade, iktidarların sık sarf ettiği, “Yargıya intikal etmiş bir konu, yorum yapamam” cümlesinin, tarih versiyonudur.
Arşivlerin selameti, bilinmeyen bir şey kalıp kalmadığı, resmî tarihçilerin bazı belgeleri ‘yanlış-eksik’ çevirmek konusundaki becerisinin biliniyor oluşu, dönemin önemlice evrakının bizzat o yılların idaresi tarafından ortadan kaldırıldığı bilgisi vs… Üzerine söz söylemeye cüret edemeyeceğim bu konuları bir yana bırakayım. Velev ki tüm arşiv yerli yerinde dursun ve kollarını araştırmacılara açıp bekliyor olsun.
Soru şu: Kimdir bu tarihçi? İdeolojilerden masun, uzayda imal edilmiş ve tarihçi sıfatı layık görülmüş bir canlı türü mü var? Türkiye’de, kimin hangi konuları çalıştığında başına neler gelebileceği sır mı? Bugün bu ülkenin hangi üniversitesinde içinde ‘soykırım’ geçen bir tez, yazarının başına kaza bela getirmez? Bırakın yazıp çizmeyi, bugün ülkenin hangi üniversitesinde bu konular (eğer terimlerin başına ‘sözde’ ifadesini eklemiyorsanız) layıkıyla ve endişe duymaksızın anlatılabilir? Geçmiş farklı mıydı? Kaç kişi çalışabildi, kaç kişi cesaret edebildi resmî tezlere itiraz yöneltmeye?
Daha önce de yazmıştım; bir tarihçi hocamız, 1935 tarihli ‘Tunceli Vilayetinin İdaresi Hakkında Kanun’ ile ilgili, Milli Kütüphane’deki defterlerden yararlanarak yazdığı ve ‘çok sıradan’ olarak tanımladığı YL tezi için, hayli ‘solcu’ fakültesinde jüri kurmakta nasıl zorlandığını anlatmıştı yıllar önce. Sonunda başka üniversiteden iki hoca kabul etmiş de, jüri toplanabilmiş.
Yıllar önce, henüz 21. yüzyılın devleti tarafından sorgusuz sualsiz ve soruşturmasız ‘iltisaklı’ ilan edilmemiş ve 21. yüzyılın yöneticilerinin isimlendirmesiyle ‘sivil ölüm’e mahkum edilmemişken; üniversitenin ortak e-posta grubunda, Ermenilerin yaşadığı acıların anlaşılıp paylaşıldığını söyleyen ve içinde ‘soykırım’ terimi geçmeyen sıradan bir metni imzaladık diye (fakülteden sekiz-on kişi) işittiğimiz hakaretleri nasıl anlatabilirim? Üniversite profesörlerinden. Şu ‘de-da’ları ayıramayan, ‘ki’yi ayrı yazabildiğinde ise doğrudan ‘ordinaryüs’ unvanını kapan, özne yüklem uyumlu tek bir cümle kurmaktan aciz ‘kökten milliyetçi’ profesör doktorlardan söz ediyorum.
2005 yılında düzenlenen Ermeni Konferansı’nın başına gelenleri hatırlayan var mı? Boğaziçi’nde yapılamadığı için Bilgi’ye alınan, dışişleri bakanının (Abdullah Gül) mesajının, katılımcıların ve ‘İsmet Paşa’nın oğlu’ Erdal İnönü’nün yuhalandığı, konferans.
“Tarihçilere bırakalım” öyle mi, ah canlarım, nasıl özgürlükçüdür buralar! ‘Tarihçilere bırakalım’ klişesinin satır arasında şu yazar: En doğrusu konuyu kapatmak, ama yine de çalışmak isteyen varsa çalışsın, sonunda bazı can sıkıcı sonuçlara varan olursa zaten gereği yapılır, icabına bakılır. ‘Sözde’ değil, ‘özde’ araştırmalar da ödülünü alır.
Muhterem okur, her devletin, toplumun günahları olur. Demokratik olanların farkı, bir gün, az çok yüzleşmeyi göze almaları. Orada olmaz, burada gerçekleşmez, şu yapmaz, bize yakışmaz gibi iddialar akla fikre ve tarihe aykırı.
1915 söz konusu olduğunda gurur duyulması gerekenler, Bahattin Şakir, Doktor Nâzım, gözünü karartmış İttihatçı kadrolar değil; Ermenilerin canını kurtarmaya çalışan bürokratlar ve Müslüman-Türk tebaya mensup olup komşusunu saklayan sıradan insanlar olmalı. Canı pahasına karşı çıkanlar. Bu toprağın tarihinin onur verici insanları, Ermeni’yi kimden, kimlerden korumaya çalışıyordu? Lice kaymakamı Hüseyin Nesimi, canını neden feda etti? Ankara valisi Ali Mazhar Bey, neden, “Ben Eşkıya değilim” dedi? Ve ezcümle, bunca insana ne oldu? Bir asır sonra, kof kabadayılıkları bir yana bırakıp şu basit soruları sormak ve üzerine biraz düşünmek, konuşmak, yüzleşmek, bu kadar mı zor?
Bir video önerisi: Milliyetçi, anti-komünist hezeyanların bu ülkeye nasıl zarar verdiğine, ne kaybettirdiğine ilişkin bir belgesel seyretmek isterseniz, 13 Nisan’da vefat eden çok değerli ‘halk bilimci’ İlhan Başgöz’ün, yaşamını anlattığı şu etkileyici videoyu, başından sonuna sabırla seyretmenizi öneririm. Üniversite tarihiyle ilgilenenler mutlaka görmeli!
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Tayfun AtayGoebbels korosu söylüyor: "Her şey mükemmel efendim!" 18.02.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın AKDOĞANBirilerini suçlama yarışı 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Hüseyin GÜLERCECHP, şimdi de İlker Başbuğu alet ediyor 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Ufuk COŞKUNCemevleri için Cumhurbaşkanı’na Çağrı! 20.01.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın ERGÜNDOĞANGökdelen hançeri tam İzmir’in kalbine saplanıyordu ki… 16.12.2019 Tüm Yazıları
-
Nihat Ali ÖzcanOrtadoğu’nun karmakarışık halleri 22.10.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TenekeciDün ve bugün 11.09.2019 Tüm Yazıları
-
Esat KORKMAZYOLDAŞIM YAVUZ ÇANAK 29.08.2019 Tüm Yazıları
-
Ali KİREMİTCİDÜNYADA VE TÜRKİYE’DE SİYASET YENİDEN ŞEKİLLENİYOR 13.07.2019 Tüm Yazıları
-
Tayfun TURANAYILANA GAZOZ, BAYILANA LİMON. 11.07.2019 Tüm Yazıları
-
Mustafa DAĞCIÖTEKİLEŞTİRMENİN ÖTESİ= DÜŞMANLAŞTIRMAK 3.07.2019 Tüm Yazıları
-
Gürkan-Zengin23 Haziran seçimleri: Bir vak’ayi hayriyye 25.06.2019 Tüm Yazıları
-
Serdar ESEN"Herşey Çok Güzel Olacak" mı? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Celal DENİZIRKÇILIĞIN TEDAVİSİ VAR MIDIR? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet AY14 Mayıs güzellemelerinin anlamı 15.05.2019 Tüm Yazıları
-
Salih TunaZincir sesleri 23.04.2019 Tüm Yazıları
-
Beril DEDEOĞLUİflas eden tüccar, eski defterleri karıştırırmış 27.02.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TığlıBu ne iki yüzlülük!... 26.02.2019 Tüm Yazıları






























































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
10.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
7.12.2025
23.11.2025
21.11.2025
14.11.2025
30.10.2025
26.10.2025