DOĞAN ÖZGÜDEN
Bu yazıyı yazmaya koyulduğum saatlerde, Avrupa Birliği’nin Brüksel’deki iki farklı kurumunda Türkiyelileri de yakından ilgilendiren iki önemli konu enine boyuna tartışılmaktaydı. Avrupa Parlamentosu genel kurulunda Türkiye raportörü Nacho Sanchez Amor’un 2019-2020 Türkiye Raporu tartışılırken, AB dışişleri bakanları da çevrimiçi bir buluşmada İsrail ve Hamas arasında ikinci haftasına giren çatışmalar konusunda ne tavır takınılması gerektiğini görüşüyordu.
Önce Türkiye konusu… Geçen yazımda da belirttiğim gibi bu seneki rapor geçen yıllardakine oranla son derece sertti. Toplantı öncesi Agence Europe’un kendisiyle yaptığı uzun bir söyleşide de Sanchez Amor “Türkiye konusunda daha net bir tavır almalıyız. Artık reform projeleri vaadleriyle avunmak istemiyoruz. Gerçekte yapılanları görmek istiyoruz, aşk mektupları değil…” diyordu.
Ancak genel kurulda yaptığı sunuş konuşmasında hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye daha yakın bir Türkiye görmek istediklerini, AB'nin Türkiye'deki sivil toplumu desteklemesi gerektiğini belirttikten sonra dozajı düşürmekten geri kalmadı: "Eleştirel olabiliriz ama kapıyı açık bırakmalıyız ve olumlu ilişkiyi geliştirmeliyiz."
Onun ardından söz alan AB Konseyi ve AB Komisyonu sözcüleri de, raporda gerçeklerin dile getirilmiş olmasını övdükten sonra yine “açık kapı” vurgusu yapmaktan geri kalmadılar.
AB Konseyi adına söz alan dönem başkanı ve Portekiz'in Dışişleri Bakanı Augusto Santos Silva, rapordaki endişelerin not edildiğini belirtmekle birlikte son dönemde Doğu Akdeniz'de gerilimin düştüğünü, Türkiye ile Yunanistan arasındaki görüşmelerin cesaret verici olduğunu ileri sürerek ilişkilerin haziran ayındaki AB Liderler Zirvesi'nde tekrar görüşüleceğini hatırlattı.
AB Komisyonu adına konuşan komşuluk ve genişlemeden sorumlu üye Oliver Varhelyi de AP'nin raporunun AB Komisyonunun raporuyla aynı çizgide olduğunu, Türkiye ile ilişkilerin gerildiğini belirtmekle beraber son aylarda Doğu Akdeniz'de gerilimin azaldığını, Kıbrıs konusunda Cenevre'de görüşmeler yapıldığını, bunların memnuniyet verici olduğunu belirterek yapıcı ilişkilerin sürmesini istediklerini bildirdi.
Buna karşılık rapor üzerine söz alan değişik ülkelerden ve farklı siyasal gruplardan 35 milletvekilinin 30’u Türkiye’deki Erdoğan rejimini yerden yere vuran konuşmalar yaparak Konsey’i ve Komisyon’u bu rejime dolaylı destek verdikleri için ağır şekilde eleştirdiler.
Sonuçta 150 çekimser, 64 hayır oyuna karşılık 480 oyla kabul edilen raporda Ankara yönetimi tarafından mevcut olumsuz gidişata acilen ve tutarlı biçimde son verilmemesi halinde Türkiye ile katılım müzakerelerinin resmen askıya alınması çağrısı yapıldı.
Ne ki, Avrupa Parlamentosu ne derse desin, Avrupa Birliği’ni bağlayıcı kararlar AB Komisyonu ile AB Konseyi’ne ait. AB Komisyonu başkanı Von der Leyen’in Nisan ayında Konsey başkanı Charles Michel ile birlikte yaptığı ziyaret sırasında Tayyip’in sarayında maruz kaldığı aşağılanmaya rağmen, AB Konseyi’nin 24-25 Haziran zirvesinde de Türkiye’deki tüm insan hakları ihlallerinin ve konu komşuya saldırıların sineye çekilerek “Ne şiş yansın ne kebap” bir açıklama yapılacağında pek kuşku yok.
Türkiye’de insan hakları ve özgürlüklerin çiğnenmesi konusunda olduğu gibi, İsrail’in Filistin halkına yaptığı zulüm konusunda da AB ülkeleri başkentlerinde aynı vurdum duymazlık hakim, hepsi bu iki ülkeyle ilişkilere tamamen “stratejik hesaplar, ekonomik ve ticari çıkarlar” açısından bakıyor.
AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in girişimiyle yapılan AB dışişleri bakanları video toplantısından da saldırgan ve baskıcı İsrail yönetimine karşı doğru dürüst bir yaptırım kararı çıkmadı, iki tarafa da “ateş kes” çağrısı yapmakla yetinildi… Üstelik o çağrıda bile oybirliği sağlanamadı, İsrail’in AB içindeki yakın müttefiki Macaristan 26 dışişleri bakanının videolu ateşkes çağrısına katılmayı reddetti.
İslam dünyasının liderliğini kendine yakıştırarak arada bir İsrail’e karşı yüksek perdeden atıp tutan Tayyip Erdoğan da İsrail ile ekonomik ve ticari ilişkilerin sekteye uğramaması için elinden geleni ardına koymuyor.
13 Mayıs 2021’deki Evrensel’de yayınlanan Bülent Falakaoğlu’nun “Filistin yansa da ticaret hep sağlam” başlıklı yazısı yeterince öğretici:
“Değişmez bir kural var: Türkiye ile İsrail arasındaki siyasi ve diplomatik krizlerden ticari ilişkiler etkilenmez. Ne 2009 Davos zirvesindeki ‘one minute’ (bir dakika) çıkışı… Ne de 2010 mayıs ayındaki Mavi Marmara saldırısının ardından yaşanan diplomatik ve siyasal ilişkilerdeki kopuş dönemi… ‘Ticaret etkilenmez’ kurallarını değiştirebildi.
“Mavi Marmara saldırısının ardından siyasi ilişkilerin asgari seviyeye indirildiği 2011 yılında İsrail’den ithalat patladı. O yıl Türkiye’nin İsrail’den mal ve hizmet alımı 1 yıl öncesine göre yüzde 51 oranında arttı. İsrail’i ödüllendirircesine gelen bu artış sonucu ithalat rakamı 2 milyar doları buldu.
“2014 yılında İsrail’in Gazze’ye yaklaşık 80 gün süren Koruyucu Hat Operasyonu’nda da Türkiye hükümeti kıyameti kopardı. O gürültü bağrış arasında ticari ilişkiler son yılların en yüksek seviyesine ulaştı. En net biçimde ilişkilerde politik ve diplomatik krizlerin hiç eksik olmadığı 2009-2016 döneminde görüldü.
“Türkiye ile İsrail arasındaki son 10 yıldaki ticaret verileri dış ticaret hacminin 4,5 milyar doların altına hiç düşmediğini ortaya koyuyor. Şimdilerde bu rakam küresel ekonomik krize ve pandemiye rağmen 6.5 milyar dolar civarında. Çıkarlar her şeyin önünde tutuluyor. Halklar arasında körüklenen düşmanlığın, işgalin, savaşın bedelini ise halklar ödüyor.”
Bu çıkarcı ve iki yüzlü tavra karşı DİSK’in de dahil bulunduğu Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri’nin 17 Mayıs günü İstanbul’da İsrail Başkonsolosluğu önünde yaptığı açıklama yerden göğe haklı:
“Saray-AKP iktidarı ise son gelişmelere rağmen bir yandan İsrail’le askeri, ekonomik ve siyasi işbirliğini sürdürürken diğer yandan göstermelik kınamalarla durumu idare etmeye, siyasal İslamcı tabanındaki geleneksel Yahudi düşmanlığı duygusunu kullanarak da çözülen tabanını konsolide etmeye çalışıyor. Filistin’in haklı mücadelesinin yanındayız. Buradan bir kez daha Saray-AKP iktidarına sesleniyoruz: Türkiye ile işgalci İsrail arasındaki siyasi, askeri, ekonomik ve kültürel tüm ilişkilere son verilsin."
Bu açıklamayı iftiharla okurken belleğim beni tam 54 yıl geriye, ABD ve İngiliz emperyalizminin desteğini arkasına alan İsrail’in Mısır, Suriye ve Ürdün’ün topraklarını işgal ettiği 1967 yılındaki 6 Gün Savaşları’na götürdü.
13 Haziran 1967 tarihli Ant’ın başyazısında şöyle demiştim:
“Bütün insanlığı bir dünya savaşının eşiğine kadar sürükleyen Ortadoğu olaylarının üzerindeki sis perdesi henüz tam anlamıyla kalkmış değildir. Kesinlikle bilinen bir şey varsa, o da, Amerika ve İngiltere’nin desteğiyle harekete geçen İsrail’in üç arap ülkesinin topraklarını işgal ederek binlerce insanın hayatı bahasına bir zafer kazanmış olmasıdır. Sovyetler Birliği ve müttefiklerinin ültimatomu üzerine İsrail de ateş kestikten sonra İsrail-Arap ihtilafı diplomatik görüşmelerde ele alınacak ve Ortadoğu’da barışı yeniden kurmak için çözüm yolları aranacaktır. Ne var ki, bu görüşmeler neticesinde elde edeceği kazançlar ne olursa olsun, İsrail’in meşru savunma sınırlarını aşarak emperyalist nitelikte bir askeri harekata girişmesi, kazandığı zaferi lekelemiş ve onu tam anlamıyla bir ‘tehlikeli zafer’ haline getirmiştir.”
Ant’ın aynı sayısında dış politika yazarımız Haluk Tansuğ savaş sonrası gelişmeler konusunda son derece isabetli bir teşhis koyuyordu: “Şimdi Washington yöneticileri ve İsrail liderleri, askeri galibiyet sonrası ortada beliren siyasi problemlerle karşı karşıyadırlar. Çünkü galip gelerek mağlup düşme tehlikesi, Washington ve Tel Aviv karşısında bir heyula gibi kol gezmektedir. Kısacası, Ortadoğu, siyaset alanında kelimenin tam anlamıyla Vietnamlaşmıştır.”
Yine Ant’ın o sayısında Fethi Naci, İsrail’in saldırganlığı karşısında Türkiye’deki İslamcıların kaypaklığını ve ikiyüzlülüğünü teşhir ediyordu:
“Arap-İsrail savaşı mukaddesat satıcılarını hayli güç ve komik duruma düşürmüştür. Her gün dinden, Müslümanlıktan söz edenler, Amerika Araplara karşı Yahudilerin yanında yer alınca, ne söyleyeceklerini, neyi savunacaklarını şaşırmışlardır. Milliyetçiliği mevcut sınıfları inkar etmek için kullanan sağcılar, yabancı sermaye dolayısıyla, bağımsızlık dolayısıyla milliyetçilik yeni bir öz kazanınca nasıl milliyetçilik bayrağını elden bırakmışlarsa, şimdi de, kitleleri aldatmak ve sömürü düzenini sürdürmek için kullandıkları mukaddesatçılığı -hiç olmazsa bir süre için- bir yana bırakmak zorunda kalmışlardır. Bu, emperyalizmin dümen suyunda gitmenin, kişiliksizliğin kaçınılmaz sonucudur.”
Emperyalizme uşaklıklarını sergilediğimiz ümmetçiler bunun intikamını almakta gecikmediler, dört ay sonra ABD 6. Filosu'nun İstanbul’a gelişine karşı Ant'ın 10 Ekim 1967 tarihli 41. sayısını "Go Home" sloganlı bir kapakla yayınlayınca tarihsel Tan Matbaası’nı satın almış olan ümmetçi iş adamları grubu dergimizin bu matbaada dizilip basılmasını yasakladı.
Ardından ümmetçilerin İttihad Gazetesi'nde yeni tehditler sıralandı: "Daha dur bakalım, büyüğü geride. Artık isteseniz de, patlasanız da, çatlasanız da, Bâbıâli'ye el attık. Rotatifler, Kur'an ve iman hakikatlerinin neşrinde çalışacak. Müslüman gazetelerin sayısı daha da artacak; matbaaların, dağıtım şirketlerinin en yenisi, en moderni müslümanlara hizmet edecek. Tekniğin meşru dairedeki herşeyi islamiyete, onun hadimlerine hizmet edecek."
Ümmetçiliğin elebaşılarından Mehmet Şevket Eygi, sahibi olduğu Bugün gazetesinde daha da ileri giderek açıkça katliam fetvası veriyordu: " Önümüzde taze ve ümit verici bir örnek vardır: Endonezya'daki komünist kıyımı. Yüzbinlerce komünist öldürüldü. Karada vahşi hayvanlar, denizde balıklar insan etine doydu. Korkunç bir komünist kıyımı oldu. Fakat Endonezya kurtuldu."
Şaşırtıcı değildi… 12 Kasım 2020’de Artı Gerçek’te ayrıntılı olarak yazdığım gibi, ABD emperyalizminin Türkiye üzerindeki kontrolünü pekiştirmek için İslam’ı da kullanması, 1957’de ünlü Eisenhower Doktrini’nin ABD Kongresi tarafından onaylanmasıyla başlamıştı. Mısır ve Suriye‘de yeni rejimlerin ABD ve İngiliz emperyalizmine karşı tavır alması, Sovyetler Birliği ve diğer sosyalist ülkelerle ilişkiler kurması üzerine, özellikle de Başkan Nasır’ın 26 Temmuz 1956’da Süveyş Kanalı’nı millileştirmesinden sonra Eisenhower Ortadoğu’daki Amerikan çıkarlarını koruyabilmek için tek çarenin İslam’ı politize ederek müslüman ülkelerin yöneticilerini avucunun içine almak olduğuna karar vermişti.
Bu doktrinin gereği islamcı Süleyman Demirel ABD’nin açık desteğiyle 1965’de başbakan olmuş, hemen ardından Müslüman Kardeşler Devlet Planlama Teşkilatı başta olmak üzere devletin kilit yerlerine getirilmiş, tosuncuklar vurucu güç olarak örgütlendirilerek Kanlı Pazar’larda anti-emperyalist işçi ve öğrencilere saldırtılmıştı.
Bu süreçtedir kim Turgut Özal, Necmettin Erbakan ve nihayet Recep Tayyip Erdoğan gibi islamcıların başbakanlık koltuğuna oturacak, hattâ ikisi cumhurbaşkanı da olarak Türkiye’yi islamo-faşist bir rejimin temel taşlarını döşeyecekti.
60’lı yıllarda İslamcılar ABD emperyalizminin beşinci kolu olarak sadece Türkiye’de sol ve anti-emperyalist direnişe değil, aynı zamanda Filistin halkı da dahil tüm ezilen Ortadoğu halklarının haklı mücadelesine karşı çıktılar.
Bu gerçeği değerli Kürt aydını, sevgili dostumuz Mehmet Emin Bozarslan Ant dergisindeki yazılarında ve 1969 Eylül’ünde yayınladığımız 392 sayfalık “Hilafet ve Ümmetçilik Sorunu” kitabında belgeleriyle ortaya koydu.
Aynı yıl bölgenin tüm halklarının ABD emperyalizminin ve İsrail’in saldırganlığından korunabilmesi, barış içinde bir arada yaşayabilmelerinin sağlanması için Ant Dergisi’nde Ortadoğu Devrimci Çemberi oluşturulması gerektiğini vurgulayarak öneriyi Türk, Kürt, İranlı, Kıbrıslı ve Filistinli devrimcilerin tartışmasına açmıştık.
1970 Şubat’ında Filistin’den dönerken tutuklanan Yusuf Arslan Ant’a gönderdiği mesajında “Günümüz koşullarında, özellikle emperyalizmin bir sıcak savaş bölgesi haline getirdiği Ortadoğu'da da bütün halkların, Türkiye, İran, Arap, Kıbrıs, Kürt halklarının bir anti-emperyalist cephe kurmaları, Ortadoğu Devrimci Çemberi'ni oluşturmaları, emperyalizme karşı kahredici darbenin indirilmesinin başlıca şartlarından biridir” diyordu.
1970’in Mart’ında İstanbul’da Doğu Devrimci Kültür Ocakları kuruldu. Sevgili dostumuz Necmettin Büyükkaya’nın önderliğindeki DDKO, Bağımsızlık Haftası nedeniyle "Türkiye halklarına" hitaben yayınladığı bir bildiride şöyle diyordu: "Artık dünyadaki ve özellikle Ortadoğu'daki mazlum halkların emperyalizme karşı bağımsızlık savaşlarında Türkiye halklarının da kesin yerlerini almaları gerekir. Ortadoğu'da emperyalizme karşı verilecek savaş, Ortadoğu Devrimci Çemberi içinde Türkiye halklarının gerçekten kardeşçe ve birlikte mücadeleleriyle kazanılacaktır.”
O günlerde Filistin halkının devrimci mücadelesinin Türkiye’de iyi tanınması için Mehmet Emin Bozarslan da Filistin Demokratik Halk Kurtuluş Cephesi lideri Nayif Havatme’nin Filistin’de Halk Savaşı ve Ortadoğu isimli kitabını çevirdi. Haziran 1970’de yayınladığımız kitabın ikinci bölümünde de Fransız marksist düşünürlerinden Jacques Couland’ın “Ortadoğu ve İsrail” adlı incelemesi yer alıyordu.
Bunu yine Ant’ın Şubat 1971 tarihli sayısında İsmail Beşikçi’nin “Doğu Anadolu’da geri bırakılmışlığın oluşumu” başlıklı incelemesinin yayını izledi. Ardından da Mehmet Emin Bozarslan Şerefname’yi çevirerek Kürt halkının tarihine yeni bir aydınlık getirdi. Bu önemli belgesel kitabı 12 Mart Muhtırası verildikten sonra gizlilik koşulları altında yayınlayabildik.
Ancak aynı yıl başlatılan Balyoz Harekâtı’nda Filistin ve Kürt halklarının özgürlük mücadelesini destekleyen tüm yürekli aydınlar gibi Bozarslan da, Beşikçi de, tutuklanıp yıllarca hapsedileceklerdi.
Evet, 50 yıl önce Türkiye’de Kürt halkı, İsrail işgali altındaki bölgelerde Filistin halkı emperyalizmin ve onun işbirlikçisi rejimlerin zulmü ve sömürüsü altındaydı. Bugün de Kürt ve Filistin halkları üzerinde aynı zulüm ve sömürü devam ediyor.
Ama mücadele bitmiyor… Beş yıldır Tayyip’in zındanında özgürlüğünden yoksun bırakılan, ama mücadele kararlılığını her daim yüreklilikle ortaya koyan Selahattin Demirtaş’ın hapisten gönderdiği “Mazlum Filistin halkına yönelik saldırıları kınıyorum. Zulme direnen tüm Orta Doğu halklarına ve özelde Filistin halkına dayanışma duygularımı iletiyorum” mesajı zalimlere çok şey söylüyor…
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Tayfun AtayGoebbels korosu söylüyor: "Her şey mükemmel efendim!" 18.02.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın AKDOĞANBirilerini suçlama yarışı 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Hüseyin GÜLERCECHP, şimdi de İlker Başbuğu alet ediyor 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Ufuk COŞKUNCemevleri için Cumhurbaşkanı’na Çağrı! 20.01.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın ERGÜNDOĞANGökdelen hançeri tam İzmir’in kalbine saplanıyordu ki… 16.12.2019 Tüm Yazıları
-
Nihat Ali ÖzcanOrtadoğu’nun karmakarışık halleri 22.10.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TenekeciDün ve bugün 11.09.2019 Tüm Yazıları
-
Esat KORKMAZYOLDAŞIM YAVUZ ÇANAK 29.08.2019 Tüm Yazıları
-
Ali KİREMİTCİDÜNYADA VE TÜRKİYE’DE SİYASET YENİDEN ŞEKİLLENİYOR 13.07.2019 Tüm Yazıları
-
Tayfun TURANAYILANA GAZOZ, BAYILANA LİMON. 11.07.2019 Tüm Yazıları
-
Mustafa DAĞCIÖTEKİLEŞTİRMENİN ÖTESİ= DÜŞMANLAŞTIRMAK 3.07.2019 Tüm Yazıları
-
Gürkan-Zengin23 Haziran seçimleri: Bir vak’ayi hayriyye 25.06.2019 Tüm Yazıları
-
Serdar ESEN"Herşey Çok Güzel Olacak" mı? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Celal DENİZIRKÇILIĞIN TEDAVİSİ VAR MIDIR? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet AY14 Mayıs güzellemelerinin anlamı 15.05.2019 Tüm Yazıları
-
Salih TunaZincir sesleri 23.04.2019 Tüm Yazıları
-
Beril DEDEOĞLUİflas eden tüccar, eski defterleri karıştırırmış 27.02.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TığlıBu ne iki yüzlülük!... 26.02.2019 Tüm Yazıları
-
Nermin ALPAYİNSAN VE EKONOMİK DEĞERİ 8.02.2019 Tüm Yazıları
-
Ümit FıratBir mahalli seçim hatırası 15.01.2019 Tüm Yazıları
-
Murat AKSOYUnutmayalım yerel seçime gidiyoruz 11.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ekin GÜNBİR… İKİ… İZMİR MARŞIYLA KOŞ! 4.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet SeverTürkiye bu kadar tehdit ve hakaret eden bir Cumhurbaşkanı görmedi 18.12.2018 Tüm Yazıları
-
İbrahim SEDİYANİKirletme 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
Nadi ÖZTÜFEKÇİUlusal mı Ulusalcılık mı? 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
M.Şükrü HANİOĞLUDünya “biz”i parçalamak için mi savaştı? 26.11.2018 Tüm Yazıları






































































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.11.2025
4.11.2025
9.10.2025
14.09.2025
7.09.2025
13.07.2025
10.03.2025
30.10.2024
15.10.2024
7.10.2024