İbrahim Karagül
Türkiye'nin sıkıntılarını, üstesinden gelmek zorunda kaldığı tehditleri, ödemek zorunda kaldığı bedelleri sadece Türkiye'ye bakarak, sadece içeriye yoğunlaşarak, ülke içine hapsederekgöremezsiniz.
Verilen mücadeleyi, gösterilen direnci, karşımıza dikilen terör koalisyonunu, yeni Türkiye'nin kurucu aklının ve iradesininönündeki engelleri, bu tarih yapıcı rol ve öncülüğü tasfiye etmek için ardı ardına servis edilen çokuluslu saldırıları sadece Türkiye'nin zaaflarına indirgerseniz, zayıflığı gibi algılarsanız, içeride ve dışarıda bu yönde pazarlanan söylemlere teslim olursanız, zihinlerinizi ve düşüncelerinizi bu uğursuz kampanyaya teslim ederseniz büyük bir yanılgı içine düşer, bu ülkeye haksızlık etmiş olur, tarihi kaçırırsınız.
Son üç yılda bir asra bedel gelişmelere tanık olduk. Ülkenin siyasi tarihinde, toplumsal kimliğinde, tarih bilincinde büyük değişimler, gelecek kavgasında şaşırtıcı, baş döndürücü bir hız, mücadele, hesaplaşma yaşadık. Bir yeniden diriliş, varoluş mücadelesine girdik. Biz ayağa kalktıkça başımıza vuran, sürekli yerde kalmamızı dayatan bir uluslararası irade ile mücadele ettik.
Bizi tarih dışına itmek istediler
20. Yüzyıl'ın başlarında dalga dalga topraklarımıza yayılan o saldırıların hemen aynısı 21. Yüzyıl'ın ilk çeyreğinde yeniden başlatıldı. Irak'ta olanların, Suriye'de olanların, coğrafyamıza yönelen güvenlik politikalarının, askeri müdahalelerin, iç savaş senaryolarının, etnik ve mezhep savaşları projelerinin tamamı işte o büyük istilanın parçalarıydı.
Her savaş, her saldırı, tehditleri daha yakınımıza, Türkiye içlerine taşımanın provalarıydı. Öyle de oldu.. Türkiye'nin sınırlarını tartışmaya açmak istediler. Şiddeti evlerimize, sokaklarımıza, ülkemizin şehirlerine yaymak istediler.
Ankara'nın merkezinde, İstanbul Boğaziçi'nde işgal ve iç savaş denemeleri yaptılar. Tanklarla, uçaklarla milletimize, ülkemize saldırdılar. Türkiye'nin büyük yürüyüşüne emek veren herkesi yok etmek istediler. Kurucu aklı, iradeyi, ona destek veren kitleleri tarih dışına itmek istediler.
Üç ülke de devre dışı bırakılacaktı
Beş yüz yıldır bizim olan İstanbul'u Anadolu'dan koparmak için Endülüs'e yaptıklarının bir benzerini hayal ettiler. Birkaç yıla yüzyılların hesaplarını sığdırdılar. 15 Temmuz'u dar bir darbe senaryosu olarak algılayanların, 15 Temmuz sonrası için planlananların çok daha vahim olduğunu bilmeleri gerekiyor.
Suriye-Irak sınırından saldırı için ortam hazırdı, terör güneyi zaten saldırılara hazır hale getirmiş, Suriye-Irak içlerindeki güçlere bu gizli görevlendirme zaten yapılmıştı. İran'la, iki ülkeyi de imha edecek bir savaşın altyapısı hazırlanmıştı. Rusya ile, açıktan çatışma ortamına zaten sürülmüştük. Senaryo ince ince planlanmıştı. Senaryonun hedefinde Türkiye kadar İran ve Rusya da vardı.
'Üçüncü Dünya Savaşı' 15 Temmuz'da başlayacaktı
15 Temmuz başarılsaydı muhtemelen o çok sözü edilen Üçüncü Dünya Savaşı'nın fitili ateşlenmiş olacaktı. Batı dünyası, kendi içindeki krizlere bakmadan, sorunlarla yüzleşmeden dünyayı ateşe verecek yangını Türkiye'den başlatmış olacaktı.
Bu öyle bir hesaptı ki, bir hareketle birden fazla ülke savaşa sürüklenecek, belki yüzlerce yeni örgüt ortaya çıkacak, bütün coğrafyayı kasıp kavuracak, sonsuz çatışmalar Rusya'dan, Pakistan'dan, İran'dan Yemen'e, Suudi Arabistan'a, Orta ve Kuzey Afrika'ya kadar yıldırım hızıyla yayılacaktı.
15 Temmuz'un bu yönü hiç anlaşılamadı, tartışılmadı. Bu nasıl bir senaryoydu, nasıl bir plandı, nasıl bir hesaptı, coğrafyayı ve dünyayı nerelere sürüklemek istiyorlardı, neden ABD'den hemen bütün Avrupa ülkelerine kadar herkes destekledi, neden bu ülkeler Gülen ve teröristlerine bu kadar sahip çıktı, hâlâ yeterince sorgulanamadı.
O gece aslında bir tarih değişti
Mesele Gülen ve çetesi değildi. Bütün Batı dünyasının bir örgütün arkasında hizalanması diye bir gerçek yoktu. FETÖ'ye, PKK'ya, diğer bütün örgütlere verdikleri bu destek, onları öncü kuvvetler gibi ülkelerimize, topraklarımıza, insanlarımıza saldırtmaları o büyük hesabın ürünüydü. Onlar birer tetikçiydi, silahtı, kurşundu ve bu silahları kurşunları bitene kadar kullanacaklardı.
Bu yüzden 15 Temmuz saldırıları Birinci Dünya Savaşı'ndan sonraki ikinci büyük saldırı dalgasıdır. Yüz yıl sonra Türkiye'ye, coğrafyayı paramparça edecek, savuracak, etnik ve mezhep savaşlarına boğacak ve belki bir yüzyılını daha yok edecek saldırının ilanıydı.
Bu yüzden 15 Temmuz direnişi tarih değiştiren bir mücadeledir. Sadece Türkiye tarihinde değil, insanlık tarihinde de derin izlerbırakacaktır. Bir gecede dünya tarihinin en büyük kaos senaryolarından biri boşa çıkarılmıştı. Milletlerin ve ülkelerin de kaderi vardır. Bize bu kader yazılmıştır. O gece ilahi kader tecelli etmiş, yüzbinler sokaklara akmış, dünya tarihinde görülmemiş bir sahne ortaya çıkmıştır. Milletimiz aslında bir dünya savaşının başlatılmasına dair o büyük planı bozmuştur.
Dünyanın bütün fay hatları hareketlendi
Siz siz olun, Türkiye'nin bu mücadelesini küçümsemeye, sulandırmaya kalkanların yeni yeni operasyonlarına kulak asmayın hatta onların alnını karışlayın. Siz siz olun, sanki böyle bir şey olmamış gibi, meseleyi Türkiye'nin beceriksizliğiymiş gibi, içerideki dar-küçük kavgalarının ortaya çıkardığı sorunlarmış gibi, hak-hukuk meselesiymiş gibi, kötü yönetim kriziymiş gibi gösterenlerin sesini duymayın.
Gezi olaylarından bu yana yaşadığımız bütün gelişmeler birer çokuluslu müdahale iken, Türkiye'ye açıktan saldırı iken, Türkiye'yi devirerek bütün coğrafyayı lime lime etme planının ürünüyken bu saldırıların kaynağını Türkiye içinde aramak tam bir körlüktür.
Biraz tarihe bakan, biraz geçmişi kurcalayan herkes, dünyanın nasıl bir hesaplaşma içine girdiğini, eski dosyaların açıldığını, bazı ülkelerin emperyal geçmişlerini bugüne taşıdığını, bazı ülkelerin kendini korumak için savunma kalkanlarını güçlendirdiğini, geleceğin dünyasını şekillendirmeye şartlanan Batı dünyasının yeryüzünün bütün bölgelerine müdahale ettiğini, dünyadaki bütün fay hatlarının hareketlendiğini görecektir.
Artık küçük hesapları, sığ tartışmaları bırakalım..
Artık küçük tartışmaların, çıkar kavgalarının, dar alanda kavgaların değil, büyük hesapların görüldüğü bir tarih dilimine geçtik. Bu yüzden Osmanlı tarihine bakmadan, Birinci Dünya Savaşı dönemini irdelemeden, Anadolu üzerinde düşünmeden, İslam-Batı ilişkilerini hakkıyla sorgulamadan, Türkiye'nin yeniden ayağa kalkmasının neleri değiştireceğini sorgulamadan yaşadıklarımızı anlama şansı kalmamıştır.
Günübirlik cümlelerin, sığ atışmaların, mahalle kavgalarının değil, ülkeler düzeyinde, bölgeler düzeyinde tartışmalara atılmanın zamanıdır. Büyük sözler söyleme, cesur cümleler kurma zamanıdır. 15 Temmuz'da, bir gecede İstanbul'u bile tartışmaya açabilenlerin, Batı sistemi içine entegre olduğuna inanılan Türkiye'yi gözden çıkarabilenlerin, bunu o gece açıktan ilan edenlerin daha neler yapabileceğini, yapmak istediğini iyi hesaplamak gerekmektedir.
Mezhep savaşı, coğrafyayı yok edecek nükleer tehdittir
Afganistan işgali ile Orta Asya'nın kapısını ele geçirenlerin, Irak işgaliyle Mezopotamya'nın kalbine yerleşenlerin, yüzlerce örgütü kurup yöneterek coğrafyamızı sonsuz öfkeye ve intikam duygusunaesir edenlerin daha neler yapabileceğini, gözlerinin ne kadar dönmüş olabileceğini hesaplamak zorundayız. Pakistan'dan Yemen'e kadar bütün bölgede mezhep savaşları gibi bir nükleer gücü ellerine geçirenlerin, bu gücü bütün mezheplere karşı kullananların kurduğu tuzaklara nasıl düşebildiğimizi sorgulama vaktidir.
17-25 Aralık'tan bu yana Türkiye içinde yoğunlaşmamız bir zorunluluktu. Onlarca yıldır Türkiye içine yerleştirilen, yıllarca desteklenen ve büyütülen, ilk müdahale için uyutulan yapılar, çevreler, kişiler harekete geçirilmiş, Türkiye'nin mecbur bırakıldığı o dar alandan çıkışı engellenmeye çalışılmıştı. Dışarıdan ve içeriden aynı yapı, aynı güçler saldırıya geçmişti. Ülkenin ayakta durması, çok büyük mücadeleler vermesi gerekiyordu ve bu verildi. Hâlâ da mücadele devam ediyor. Ama Türkiye, içeriyi temizleyerek, o işgal artıklarını tasfiye ederek dış müdahale alanlarını büyük ölçüde kapattı, kapatmaya çalışıyor.
Onlar bizden daha büyük krizlere sürüklenecek..
Biraz kafamızı kaldırdığımızda meselenin sadece biz olmadığımızı anlayacağız. Avrupa'ya, Amerika'ya, Asya-Pasifik bölgesine baktığımızda dünyanın derin bir savrulmaya tutulduğunu, uluslararası sistemin iflas ettiğini, uluslararası sözleşmelerin ve teamüllerin anlamsızlaştığını, siyasi ve ekonomik krizlerin bütün dünyayı yoklamaya başladığını, merkez güçler arasındaki örtülümücadelenin açık savaşa dönüşmesine çok az kaldığını göreceğiz.
Türkiye'ye, coğrafyamıza ardı ardına müdahalelerde bulunanların bizden daha derin krizlere yuvarlanmak üzere olduklarını göreceğiz. Onların agresiflikleri bu yüzden. Saldırganlıkları krizlerini başka ülkelere ihraç etme, ganimetten daha çok pay alarak kendini kurtarma derdinden.
Bu yüzden birkaç yıldır içeriye kapandık. Şimdi, ekonomik kriz senaryoları aynı çevreler tarafından servis edilirken, istihbari, askeri, etnik ve kültürel saldırılardan sonra ekonomiyi çökerterek teslim alma senaryosu uygulanırken dünyada neler olup bittiğine bakacak halimiz yok gibi. Ama öyle değil. Dünyanın bütün sorunları Türkiye'de değil. Çok daha büyük bir tehlike küresel ölçekte yayılıyor, büyüyor.
Kriz Türkiye'de değil, Batı'nın kendi içindedir
Kimsenin kimseye, hiçbir ülkenin bir başka ülkeye operasyon yapacak hali yok aslında. Her ülke kendi zaaf alanlarını daraltmaya, zayıflıklarını gidermeye, içeride yaşadığı krizleri yeni düşmanlar yeni korkular üreterek örtmeye ve ülke dışına, bölge dışına ihraç etmeye çalışıyor.
Biraz dikkatlice küresel ölçekte gerilim haritasına bakarsanız, bu merkezlerin, güçlerin kendilerinin operasyona açık hale geldiğini, birbirlerine müdahalelere başladıklarını, zayıflıklarının öne çıktığını, kırılganlıklarının daha hassas hale geldiğini göreceksiniz.
ABD ve Avrupa'yı ele geçirmek üzere olan faşizm dalgalarıdünya için büyük tehdit oluşturuyor evet ama kendileri için daha büyük tehditler içeriyor. Çok yakında bu ülkelerin ortak alanları daraltıp kendi ulusal hesaplarına yöneleceğini, bunun da eskiden olduğu gibi, yeni çatışma alanları oluşturacağını, yeni dalga ekonomik krizlerin bu merkez ülkeleri vuracağını, güvenlik politikalarına, çatışma senaryolarına sarılacaklarını, içeride sosyal ayrışmaların derinleşeceğini hatta patlamalara yol açacağını söylemek sansasyonel bir düşünce değildir.
Yeni büyük savaş yine onların evinde patlar
Onlar yüzyıllardır sömürge paylaşımı için kendi alanlarında çok büyük savaşlar verdi. Yine öyle olacak. Dünyayı paylaşma hırsıyla her yeri talan edenlerin ganimet savaşı yine onların topraklarında büyük savaşlara neden olacak. Bu bir temenni değildir. Sessizliği takip edenler, Batı dünyasını dikkatli izleyenler, ortak ideallerin aşındığını, ayrışmaların başladığını göreceklerdir.
Türkiye elbette kendi mücadelesini verecektir. Tanklara karşı da ekonomik kriz operasyonlarına karşı da, bölgemizi saran mezhep savaşları senaryosuna da direnecektir. Aslında biz, daha büyük krizlere erkenden hazırlanmaya başladık. Gezi olaylarından bu yana hazırlık yapıyoruz, direncimizi güçlendiriyoruz, onlarca yıldır bugünleri bekleyen içerideki istihbarat aparatlarını temizliyoruz.
Kritik eşiği aşmadan Türkiye'yi durdurmak!
Ne yaparlarsa yapsınlar, ne tür senaryolar uygularsa uygulasınlar, artık karşılarında zayıf bir ülke göremeyeceklerdir. Türkiye bu yönüyle birçok Avrupa ülkesinden çok daha güçlüdür, dayanıklıdır, geleceğe hazırlıklıdır. En büyük savunma kalkanımız da, yüzlerce yıllık hesapları yeniden hatırlamamız olmuştur.
Siz siz olun, meselenin Türkiye içinde olmadığını, Türkiye'den kaynaklanmadığını, doğrudan dışarıdan saldırılara direndiğimizi bilin. İçeride kim bunun aksini söylüyorsa büyük oranda başka bir ajandanın, senaryonun pazarlamasını yapıyordur ve onlara çok dikkat edin. Ne büyük mücadele verdiğimizi, bu mücadelenin bizi güçlendirdiğini, geleceğe hazırladığını bilin.
Yeni bir tarih yazılıyor ve biz bu tarihin kazananları olacağız. Onlar Türkiye'yi artık yönetemedikleri için saldırıyorlar. Bir süre sonra hiçbir şey yapamayacaklarını biliyorlar. O kritik eşiği aşmadan Türkiye'yi durdurmaya çalışıyorlar. Ama çok az zamanları kaldı. Eşik aşılmak üzere.. İşte o zaman yapabilecekleri hiçbir şey kalmayacak. Bizler onların krizlerini, açmazlarını, çaresizliklerini seyrediyor olacağız…
Sabır, kenetlenme, o büyük yürüyüşte adımları hızlandırma vaktidir!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Tayfun AtayGoebbels korosu söylüyor: "Her şey mükemmel efendim!" 18.02.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın AKDOĞANBirilerini suçlama yarışı 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Hüseyin GÜLERCECHP, şimdi de İlker Başbuğu alet ediyor 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Ufuk COŞKUNCemevleri için Cumhurbaşkanı’na Çağrı! 20.01.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın ERGÜNDOĞANGökdelen hançeri tam İzmir’in kalbine saplanıyordu ki… 16.12.2019 Tüm Yazıları
-
Nihat Ali ÖzcanOrtadoğu’nun karmakarışık halleri 22.10.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TenekeciDün ve bugün 11.09.2019 Tüm Yazıları
-
Esat KORKMAZYOLDAŞIM YAVUZ ÇANAK 29.08.2019 Tüm Yazıları
-
Ali KİREMİTCİDÜNYADA VE TÜRKİYE’DE SİYASET YENİDEN ŞEKİLLENİYOR 13.07.2019 Tüm Yazıları
-
Tayfun TURANAYILANA GAZOZ, BAYILANA LİMON. 11.07.2019 Tüm Yazıları
-
Mustafa DAĞCIÖTEKİLEŞTİRMENİN ÖTESİ= DÜŞMANLAŞTIRMAK 3.07.2019 Tüm Yazıları
-
Gürkan-Zengin23 Haziran seçimleri: Bir vak’ayi hayriyye 25.06.2019 Tüm Yazıları
-
Serdar ESEN"Herşey Çok Güzel Olacak" mı? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Celal DENİZIRKÇILIĞIN TEDAVİSİ VAR MIDIR? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet AY14 Mayıs güzellemelerinin anlamı 15.05.2019 Tüm Yazıları
-
Salih TunaZincir sesleri 23.04.2019 Tüm Yazıları
-
Beril DEDEOĞLUİflas eden tüccar, eski defterleri karıştırırmış 27.02.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TığlıBu ne iki yüzlülük!... 26.02.2019 Tüm Yazıları
-
Nermin ALPAYİNSAN VE EKONOMİK DEĞERİ 8.02.2019 Tüm Yazıları
-
Ümit FıratBir mahalli seçim hatırası 15.01.2019 Tüm Yazıları
-
Murat AKSOYUnutmayalım yerel seçime gidiyoruz 11.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ekin GÜNBİR… İKİ… İZMİR MARŞIYLA KOŞ! 4.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet SeverTürkiye bu kadar tehdit ve hakaret eden bir Cumhurbaşkanı görmedi 18.12.2018 Tüm Yazıları
-
İbrahim SEDİYANİKirletme 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
Nadi ÖZTÜFEKÇİUlusal mı Ulusalcılık mı? 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
M.Şükrü HANİOĞLUDünya “biz”i parçalamak için mi savaştı? 26.11.2018 Tüm Yazıları
-
Cemil ERTEMEkonominin geleceğini simgeler anlatır! 31.10.2018 Tüm Yazıları







































































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021