Ümit KIVANÇ
Öyle günlere geldik, tıkandık ki, kimse yarın ne olacağını bilemiyor. Bir toplum için feci durum. Yönetenlerin yarına ne gibi ilave baskı ve zulüm programları hazırladığını bilemiyoruz, bir. Gerile gerile dokunsan patlayacak hale gelmiş toplum kesimleri birbirlerine çarpıp infilak etmeden birarada durmayı sürdürebilecekler mi, bilmiyoruz. Kişisel olarak, her şeye rağmen yapacağımı yapayım, işime gücüme devam edeyim, demek çok zor; hele netameli işler yapıyorsanız, hangi uyduruk ithamla yaşantınızın birden elinizden alınıvereceğini bilemiyorsunuz. Kürtlerin ve Kürt haklarını savunmaya çalışan herkesin ilk sırada yeraldığı sakıncalılar listesine kimin ne zaman, hangi sebeple dahil edileceği belirsiz. “FETÖ” ithamı da alâkalı alâkasız, insanların hayatını karartmaya bahane kılınıyor.
Burada yapmaya çalıştığım türden yazı yazma işi hem zorlaştı hem de, sık sık öyle geliyor ki, anlamsızlaştı.
Anlamsızlaşmadığına, iyi birilerinin işine yarayacak bilgi ve yorumları ürettiğinizde bundan ufak tefek de olsa hayır çıkacağına kendimi inandırmaya çalışıyorum, değerli okurlar.
Bugünlerin yaygın ruh hali, mağrurlar açısından değilse de mağdurlar açısından 12 Eylül’dekini andırıyor. Belirsizlik, tedirginlik, kendi başına iş gelmediyse bile vicdan azabından kahrolma. Size bu ruh halini tasvir ettiğim satırlar yazdım, sonra sildim. Olumlu söze ihtiyaç var. Üstümüze çöken felaketi savmak, en azından ağırlaştırmamak için neler yapılabileceğini söylemeye ihtiyaç var.
Uzunca bir zaman, belirsizlik, güvensizlik içerisinde yaşayacağız, belli. Bu kötü durumun esas kaynağı şüphesiz, bu ülkede iktidarı eline geçirmiş olanların kötü niyetleri. Nesnel kaynaklar da var. Suriye’deki vaziyet bunların başında geliyor. Birçok bakımdan.
Geçelim konumuza: Rusya-ABD anlaşmasının ne sonuç vereceği belirsiz, üstelik bu ikisi biraradayken bile olayları istedikleri yönde şekillendirecek bir otorite oluşturamazlarsa, ortadaki karmakarışık meseleyi başka kim, nasıl çözebilir? İD’in yok edilip edilemeyeceği, bir sorun. Suriye’de nasıl bir rejim ve siyasî yapı kurulabilir, sorun. Kürtler’in konumu, yine sorun. ABD de Rusya da, Suriye devlet bütünlüğü içerisinde Kürt özerk bölgesi türünden bir sonucu belli ki mâkûl buluyor, hattâ istiyorlar. Esad’ı iktidarını paylaşma anlamına gelecek böyle birtakım sonuçlara razı edebileceklerini gözlerine kestiriyorlar. Anlaşıldığı kadarıyla, o da, bugün sanıldığı kadar kolayca olmasa da, hele ülke bütünlüğü gözeten bir çözüm olursa, iktidarının en azından alan bakımından sınırlanmasına ses çıkarmayacak. Veya çıkaramayacak; belirsiz.
Fakat her şeyi uçlarından tutup biraraya getirip aynı yönde sürüklemek kolay olmayacak; engeller var.
Yol üzerindeki kayalar
Irak faslı: Musul kurtarılabilecek mi, kurtarılırsa kime kalacak? Kerkük ne olacak? Kürdistan Bölgesel Yönetimi Bağdat’tan kopacak, bağımsız olacak mı, koparsa neleri beraberinde götürebilecek? Bunlara girmiyorum. Suriye’ye bakacağız.
Sona yakın bir yerden başlayalım. Diyelim Esad daha geniş siyasî katılıma imkân veren bir rejimi kabul etti; kimlerdir o siyasete katılacak olanlar? Seküler ve silahsız muhalefet, nüfusun büyük bölümünü temsilen iktidar paylaşacak kudrette değil. Esas güç cihatçılarda, orada da, yerel cihatçılığın ötesinde, basbayağı El-Kaide meselesi var.
El-Kaide’nin Suriye kolu, El-Nusra Cephesi’ydi (sanırım Nusret Cephesi dememiz lazımdı, fakat böyle yerleşti), kısa süre önce güya El-Kaide merkeziyle bağını kopartarak Şam’ın Fethi Cephesi’ne (ŞFC) dönüştü. Bu “bağımsızlaşma” manevrasından maksat, resmen terörist örgüt sayılmaktan kurtulmak, “yerli-millî” gözükmekti. Şimdilik kimse bunu yemedi.
Fakat Suriye’deki El-Kaide sorunu bununla bitmiyor. Hattâ başlıyor. Şimdi Rusya-ABD anlaşması dolayısıyla sık sık duyduğumuz, “muhalifler kendilerini Nusra’dan ayırsın” temennileri mânâlı mıdır, öğrendiklerimi aktarayım, önce ona bakalım.
Ahrar Nusra’dan farklı mı?
Ankara’nın pek sıkı fıkı olduğu Ahrar el-Şam’ı (Ehrar el-Şam, Ahrar-uş Şam… Arapça bilmediğim için güvendiklerim arasından çoğunluğa uyuyorum) en başta konu etmemiz gerekiyor. Niye? Çünkü mesele El-Kaide bağlantısıysa Ahrar el-Şam ŞFC’den ne kadar farklı, belli değil. Ahrar’ın dış ilişkiler sorumlusuna bazen Batı yayın organlarında yazılar falan yazdırılıyor. (Bu işlerde Ankara’nın da yardımı oluyor mudur, bilmiyorum.) O da, “biz bütün öbür dinlere saygılı olacağız” yollu laflar ediyor, ama kendi sahasında oynadığında Ahrar’cıların -özellikle Şiiler hakkında- dedikleri yenir yutulur değil. Zaten “şeriat devleti” istiyorlar.
Gerçi El-Kaide bağlantılı bu örgütün dışişleri sorumlusu Lebib el-Nahhas’ın Washington’a gidip Amerikalı yetkililerle görüştüğü dahi söylendi.Amerikalıların “Ahrar’ı Nusra’dan koparabiliriz” hayali biliniyor. Fakat son günlerde bu örgütün El-Kaide bağlantısına yapılan vurgu dagiderek artıyor.
Ahrar’ın El-Kaide kökeni neden hak ettiği ölçüde mevzu yapılmadı, anlaşılması zor. Örgütü El-Kaide’nin bizzat kurdurttuğu bile iddia edilirken… 2014 Şubat’ında İD’in intihar saldırısıyla öldürdüğü Ahrar liderlerinden Ebu Halid el-Suri (Muhammed Behiye), El-Kaide’de uzun süre çalışmış bir cihatçıydı. Usame bin-Ladin ve “uluslararası cihadın teorisyeni” diye bilinen Ebu Musab el-Suri ile yakın ilişkisi olmuş bir adam. Ve Ahrar’ın kurucularından biri!
Deniyor ki: El-Kaide, Suriye’de bir “emirlik” kurma projesine kendisini “resmen” temsil eden bir örgütle ulaşmanın neredeyse imkânsız olduğunu biliyor. Hattâ bu yüzden, Nusra ile IŞİD ayrılığı sırasında Nusra liderinin El-Kaide’ye biatını uluorta açıklamasından da merkez hoşlanmamıştı. Ahrar gibi, Nusra’dan ayrı gözüken başka örgütler de kurdurdular.
Başka örnekler
Nitekim El-Nusra’nın bünyesinden çıkma Cünd-ül Aksa örgütünün liderlerinden biri, 2015 Mayıs’ında ABD hava saldırısında öldürülen Said Arif, 1990’larda Afganistan’da El-Kaide kamplarında bomba ve silah eğitimi veren Cezayirli bir eski subaydı. Amerikalılara göre, Avrupa’daki birtakım El-Kaide eylemlerinden doğrudan sorumluydu. Aynı yılın Nisan’ında Cünd-ül Aksa’nın “kaybettik” diye ölümünü duyurduğu komutanı Adil Razi Şakir el-Vahabi el-Harbi, ABD Hazine Bakanlığı’na göre, Suriye’ye geçmeden önce İran’daki El-Kaide şebekesinin ikinci adamıydı, ABD Adil Razi’nin başına 5 milyon dolarlık ödül koymuştu.
Cünd-ül Aksa veya başka bir örgütün El-Kaide’ye biat etmiş oluşu, fiilen bu uluslararası cihatçı örgütün merkezince yönetildiğini göstermeyebilirdi, ama görüldüğü üzre, hepsinin başlarına elemanlar atanmış!
Amerikalıların “Horasan Grubu” diye adlandırdığı -Suriye’deki ilk koalisyon hava saldırılarında bombaladıkları- bir El-Kaide heyeti var. Bu heyet özel olarak merkez tarafından Suriye’ye gönderildiği ileri sürülen, silahlı cihatçı örgütlerine rehberlik, önderlik, bazıları komutanlık eden El-Kaide ileri gelenlerinden oluşuyordu. ABD jetleri, Horasan Grubu üyelerini bulup bombalamayı sürdürdü. Nisan 2016’daki saldırıda ölenlerden Rıfai Ahmed Taha Musa, 1980’lerde, ’90’larda Usame bin Ladin ve Eymen el-Zevahiri ile birlikte çalışmış ağır toplardandı. Uyumlu şekilde yanyana çalışabilmeleri için Nusra ile Ahrar’a rehberlik (aracılık?) etmek üzere Suriye’deydi.
Nusra (şimdi ŞFC), Ahrar el-Şam, Cünd-ül Aksa gibi en önemli, ağırlıklı örgütler aynı El-Kaide kökünden çıkmaysa… -manzara somutlansın diye aktardığım ayrıntılardan sonra şimdi konumuza dönüyoruz- içsavaş sonrası Suriye’sinde Esad ile hangi “muhalefet” hangi çerçevede biraraya getirilebilir? “El-Kaide’ye şuradan bir emirlik veya iki bakanlık verelim” denemeyeceğine göre?
Ve şimdi, işi daha da içinden çıkılmaz hale getiren bir başka etken: Türkiye.
Ankara’nın giriştiği macera
Ankara, bu örgütlerin bazılarıyla ilişkiler kurdu. Şu yukarıda bahsettiğim ağır top Mısırlı Musa, ülkesinde hapisten çıktıktan sonra Türkiye’ye gelmiş, Suriye’ye buradan geçmiş, söylendiğine göre! Eski Mısır devlet başkanı Enver Sedat’ı öldüren Halid İslambuli’nin kardeşi Muhammed’le birlikte. O da “Horasan Grubu”ndan, önemli bir isimdi. Bu ilişkiler ne durumdadır? ABD ve Rusya, ŞFC’yi tanımadılar, hâlâ Nusra demeye ve onu terörist saymaya devam ediyorlar. Son günlerde Ahrar ve başka örgütlere tutulan merceklerden gözüken çıplak gerçeklere göre davranılırsa, El-Kaide uzantısı olduklarına göre, onları da terörist ilân etmek gerekecek. Birkaç on bin silahlı adamdan bahsediyoruz. Ne yapılacak bu adamlara? Diyelim terörist ilan edildiler, Ankara buna uyacak mı? Ne de olsa Türkiye, cumhurbaşkanının ağzından dünyaya, “Nusra da DAİŞ’le savaşıyor, ona niye terörist diyorsunuz?” postası koymuş bir ülke.
Ankara’nın El-Kaide’ci olmayan müttefikleri de var. Lâkin önüne katıp Suriye topraklarına girdiği “ÖSO” denen kuvvet, hiçbir şeye çare değil. Çünkü bir defa aslında böyle tek bir kuvvet yok. “ÖSO” konusunda Türkiye’de çok yanlış bir izlenim yaratılıyor. Merkezî komutası, disiplini olan tek bir ordu gibi sunuluyorlar. Oysa bunlar, bir kısmı kendi içlerinde bile koalisyon, güçbirliği özelliği taşıyan çok sayıda örgüt. Bir kısmı Türkmenlerden oluşuyor, Suriye’nin her tarafında etkin bir şekilde kullanılmaları mümkün değil. Bazılarına Türkiye -Suriye’yi en iyi izleyen meslektaşlarımızdan Fehim Taştekin’in haklı olarak birkaç defa işaret ettiği üzre- Arapları yerinden sıçratacak sultan isimleri falan koyuyor. Bu yaklaşımla zaten ne nasıl halledilebilir?
Esas olarak İD ile mi savaşılacak YPG-YPJ ağırlıklı Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile mi? Bu soru her an her türlü marazaya yolaçabilecek bir saatli bomba olarak ortada. Türkiye, yanına kattığı, bu iş için yetersiz olduğunda herkesin görüş birliğine vardığı “ÖSO” kuvvetleriyle El-Bab’a, hele Rakka’ya yürümeye kalkar mı? Anlayanlar, sınırdan uzaklaşılacağı için, “kolordu gerekir” diyorlar. Mecburen İD ile ve fırsat bulduğu her an SDG ile savaşmayı kafaya koymuş bir Türk ordusunun karşısına, diyelim Halep’ten çıkarılmış, İdlib’te de bombalanan ve Türkiye sınırından faydalanmayı bekleyen veya eski güzel günlerdeki gibi Türkiye’nin doğrudan yardımını talep eden ve bu talebi karşılıksız bırakılan, çeşitli boy ve evsaftaki El-Kaide kökenli örgütler çıkar mı? Türk ordusu Suriye’de, uluslararası güçlerce özellikle silahlı cihatçılara dayatılacak bir çözümün “kara kuvveti” konumuna geçerse, bunun bedeli, vadesi, sonu ne olur, nasıl olur?
Şu okuduğunuzu, “Suriye macerası neden bitmez?” konulu bir yazı dizisinin herhangi bir bölümü kabul edin. Daha fazla uzatmayayım, tek cümleyle bitireyim. “Bu da yapılır mı!” diyebilirsiniz, yapacağım: bu maceranın kısa vadede bitmesinin hedeflenmediğinden, hattâ bunun bir rejim imalatında hammadde yapılacağından şüphelenmeliyiz. Şam’a değil, bize.
http://www.p24blog.org/yazarlar/1747/suriye-de-el-kaide-meselesi-ve-ankara
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Tayfun AtayGoebbels korosu söylüyor: "Her şey mükemmel efendim!" 18.02.2020 Tüm Yazıları













































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024