Beril DEDEOĞLU
İsrail hükümetinin Gazze sınırındaki Filistinlilerin üzerine ateş açması ve onlarca insanı öldürmesi, evrensel hukuka göre insanlığa karşı suç. Üstelik bu suç, başka bir devletin sivil vatandaşlarına yönelik bir saldırı kapsamında ele alınmayı da gerektirmiyor. Çünkü İsrail, Filistin’i ayrı bir devlet olarak görmediğinden Filistinlileri de ayrı bir ülke yurttaşı olarak tanımlamıyor.
O zaman İsrail kendi egemenliği altındakileri öldürüyor demektir. Ancak İsrail yönetimi meseleyi farklı bir fiili çerçeveye koyuyor. Bölgedeki toprakların hukuki sahibi İsrail, ama bu topraklarda yaşayan herkes İsrail yurttaşı değil.
Bu durumda tüm Filistinliler “yok hükmünde” sayılmıyorlar ise bir tür mülteci gibi görülüyorlar denebilir. Gazze mülteci kampı muamelesi gördüğüne göre, sınıra gelenler kamptan kaçmak isteyenler olarak değerlendiriliyor ve onları vurmak da, tıpkı hapisten kaçma eyleminde olduğu gibi normal ve meşru bulunuyor.
Eğer Filistinliler bir tür mülteci gibi görülüyorlarsa, nereden gelmiş ve İsrail’e sığınmış olabilirler acaba? Başka bilinen bir vatanları olmadığına göre, diğer bir gezegenden gelmiş olmalılar.
İsteyen istediğini yapabilir mi?
İsrail’in Filistinlileri hukuken nasıl tanımladığı açık olmadığından, insancıl hukukun neresinden hareket edileceğinin önü kapatılmış oluyor. Dolayısıyla hukuki tanımsızlık, hükümete hukuksuz hareket serbestisi sağlıyor.
Trump’a göre büyükelçiliğin Kudüs’e taşınması, sorunun çözümünü hızlandırıcı bir etkiye sahip. Zira İsrail’in devlet kurumları zaten Kudüs’te ve kendileri için burası başkent. Her devlet kendi başkentini seçmekte de özgür. Eğer bölgede Filistin diye bir yer olmasaydı ve İsrail de işgal ettiği bir yerde başkent kurmaya kalkmasaydı, Trump haklı olabilirdi.
Yapmaz ama Putin Kırım’ı işgal ve ilhak ettikten sonra başkentini Simferopol’a taşısaydı, ABD de büyükelçiliğini oraya götürmek zorunda mı kalacaktı? Eğer ilhakı onaylıyor ise taşırdı, onaylamıyor ise taşımazdı. Dolayısıyla her devlet başkentini seçebilir, bu devlet egemenliğini esas alan mevzuata uygun. Ancak başkalarının bunu onaylaması siyasi bir tercihtir; hukuki değil.
Ortalık kan gölüne döndükten sonra, Trump’ın “ABD barıştan yana” demesi ise meselenin başka hukuki yönlerine işaret ediyor. O da, Kudüs’ün Doğu ve Batı olarak ikiye bölünmesiyle Filistin’in de bir başkent sahibi olacağını ima etmesi.
Yeni bir platform
Hukuken mümkün, ancak konu Kudüs olduğunda BM nezdindeki tüm anlaşmaların imha edilip yerine yenilerinin yapılması gerekir. Ayrıca, güç dengelerinin yeni bir “barış planı”nı ele almayı gerektirecek kıvama ulaşması beklenir. Dolayısıyla ABD sorunu büyütürken yeni güç dengelerinin ve yeni bir mevzuatın oluşmasını da zorlamış oluyor.
Filistin’e dair sorunların uluslararası hukukla çözülmesi artık mümkün gözükmüyor, zira yeterince ihlal edildi ve fiili durumlar yaratıldı. Hal böyle olunca, konuların yeniden uluslararası düzeyde ve farklı parametrelerle ele alınması gerekir.
Nasıl ki İran nükleer görüşmelerinde 5+1 diye bir platform kurulmuştu, nasıl ki Suriye sorunu için Astana süreci diye bir süreç başlatılmıştı, artık çözüm adresi olarak BM, Arap Dünyası ya da İslam Dünyası gibi yerlerin gösterilmesinden vazgeçilmesi gerekir. BM karar alacak, mağduriyetleri giderecek, barışı tesis edecek durumda değil. İslam ya da Arap dünyası diye de bir dünya yok. Dolayısıyla benzer tepkiler veren ve yeni barış projeleri geliştiren devletlerin bir platform oluşturup Filistin konusunda yeni bir girişim başlatmalarını düşünmenin tam zamanı.
Yazarlar
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.02.2019
15.02.2019
13.02.2019
25.01.2019
16.01.2019
11.01.2019
9.02.2019
4.02.2019
2.02.2019
28.12.2018