Süleyman YAŞAR
Bildiğiniz gibi AKP’yi iktidara Anadolu sermayesi taşıdı. Ama Anadolu sermayesinin şimdi sesi soluğu kesildi.
Peki, neydi Anadolu sermayesi?
Hemen hatırlatalım, İstanbul sermayesinin bayiliğini yaparken, isyan edip üretime geçen kesimdi.
Onlar, Turgut Özal’ın Anadolu’nun her ilinde hatta ilçesinde kurduğu küçük sanayi sitelerinden yetiştiler. Fakat şimdi Anadolu’nun bu üretici kesimi adeta yok ediliyor. Bırakın iktidarın nimetlerinden faydalanmayı ezilen üreticiler hâline dönüştüler. Hatta bürokratik baskıyla, yüksek vergilerle başlarına çekiçle vurulmaya başlandı.
Peki, başlangıçta iktidar ortağı olan Anadolu sermayesinin yerini kim aldı? Yeni oligarklar Anadolu sermayesinin yerini aldı.
Kim bu yeni oligarklar peki?
Bu yeni oligarklar eskinin taşeronları. Bildiğiniz gibi 1990’lı yıllarda DOĞUŞ, TEKFEN, ENKA,MNG, GAMA, GÜRİŞ gibi firmalar devletin büyük işlerini yapıyorlardı. Şimdi onların taşeronları devletin büyük işlerini almaya başladı. Ve eski taşeronlar AKP’nin sevilen şirketleri haline dönüştüler.
Peki, kim bunlar?
Cengiz, Limak, İçtaş, Kolin, Kalyon, Makyol, Özaltın gibi firmalar. Ve bu firmalar otoyol, köprü, havalimanı, elektrik üretimi, elektrik dağıtımı gibi yap-işlet, yap-işlet-devret ve işletme hakkı devirleri projelerini alıyorlar. Bu projelerin hemen tamamı kamu imtiyazı içerdiğinden büyük paraların kamu garantisiyle kazanıldığı projeler oluyor bunlar. Yani risk yok ama kâr garantisi var. Çünkü bu tür kamu imtiyazlı projelerde, proje finansmanına garantiyi devlet veriyor. Projenin nakit geri dönüşleri için yolcu ve araç geçiş garantisini ya da tüketici garantisini devlet veriyor. Ardından imtiyazcıya parayı kazanmak kalıyor. Dolayısıyla “derenin taşlıyla derenin kuşunu vuruyor” imtiyazcı.
Niye anlattık bütün bunları?
Şundan anlattık, bu imtiyazcıların içinde Anadolu sermayesi yok. Onlar yine eski tas eski hamam. Alın teriyle üretmeye çalışıyorlar. “Devlet bize gölge etmesin başka bir şey istemeyiz” diyenlere şimdi devlet gölge ediyor.
Bir de Anadolu sermayesinin büyük şehirlerde ticaret yapan temsilcileri var. Bunları da iktidar AVM’ler ve yabancı perakende zincirleri aracılığıyla yok etti ve yok etmeye devam ediyor.
Artık mahallelerde bakkaldan kasaba, beyaz eşyacıdan, kitapçıya hepsi yok oldu. Ve yabancı sermayeli market zincirleri sokak aralarına kadar girdi. Ve döviz kazandırıcı üretim ve ticaret yapmayan yabancı sermaye iç ticaretten para kazanıyor bu ülkede.
Fakat bu çok tehlikeli bir ekonomik süreç.
Niye çok tehlikeli?
Çünkü döviz kazandırmayan yabancı sermaye iç ticaretten kazandıklarını kâr transferleriyle döviz olarak götürdüğü için ödemeler dengesini bozuyor. Yani döviz kazandırmıyor ama döviz götürüyor. Tabii bunu düşünen kim?
Anlayacağınız iktidar yol arkadaşlarını teker teker yok ediyor. Ve yine eski müteahhitler ve onların taşeronlarıyla işlerini götürüyor. Anlayacağınız yeni Türkiye, iktidarın, eski işadamlarıyla ve İstanbul sermayesiyle ortaklığı oluyor. Başlangıçta iktidara ortak olan Anadolu sermayesi bu ortalıktan çırak çıkarılıyor. İşte size yeni Türkiye.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016