Kemal BURKAY
Suriye sınırında olaylar daha da ısındı. Son günlerde PYD ile ÖSO (Özgür Suriye Ordusu), daha çok da El Kaide çizgisindeki El Nusra arasında, sınır bölgesinin kontrolü üzerinde, Resulayn’da (Serê Kaniyê) ve Tel Halef civarında yoğun çatışmalar yaşandı ve bu çatışmalar hâlâ sürmekte.
Türk medyasının bir bölümü bunu PKK’nin sınır ötesinde, “Kuzey Suriye”de devlet kurması biçiminde yansıtıyor ve bu mealde bir kez daha “tehlike çanları” çalıyor. Bu medyada konunun uzmanı geçinen yığınla insan var ve birbiriyle çelişen yorumlar da az değil.
Kürtlerin bir kesimi, özellikle de PKK ve yandaş çevresi de öteden beri, PYD eliyle bu bölgeyi özgürleştirdiklerini ileri sürüyor.
Söz konusu medyada ve siyaset arenasında Kürt düşmanlığıyla malul bazı ırkçı kişi ve örgütler de bu tür abartılmış haberleri kullanarak Türkiye’nin sınır ötesine bir hareket düzenlemesini istiyor, savaş çığırtkanlığı yapıyorlar.
Gerçekte durum nedir?
Türk medyasının bir bölümüne, ağırlıklı olan kesimine bakarsanız, PYD Batı Kürdistan’daki (Rojava) başlıca örgüt, ve buranın kontrolünü tümüyle elinde tutuyor. Hatta bazı yorumculara göre, bölgedeki öteki Kürt örgütleri PYD’den ayrışmış… Bu iddialar gerçeği yansıtmıyor.
Suriye’deki Kürt hareketi oldukça eskidir, buradaki bazı partiler 50-60 yıllık bir siyasi ömre sahipler. Suriye Kürdistan Demokrat Partisi (PDK-S) 1950’li yıllarda Kürt politikacı ve yazar Osman Sebri’nin başkanlığında kuruldu. Kuruculardan Hemidê Heci Dewrêş o zaman bir üniversite öğrencisi idi ve şimdi 80’e ulaşan yaşıyla hâlâ politikada oldukça aktif, Suriye Kürtleri İlerici Demokrat Partisi’nin (Pêşverû) Başkanı.
PDK-Suriye yıllar içinde bölündü ve ortaya başka partiler çıktı. Bu partiler kitleler içinde oldukça yaygın örgütlüler ve demokratik bir seçimde bölge halkını PYD’den çok daha fazla temsil edebilecek güçteler.
Suriye Kürt hareketinin son 60-70 yıl içinde, Suriye koşullarına göre önemli bir siyasi mücadelesi ve deneyimi var.
PYD ise İmralı sürecinde ve Öcalan’ın direktifleri doğrultusunda, yani son 10-12 yıllık dönemde oluştu. Başlangıçta etkisiz bir örgüttü. Lideri Salih Müslim, Suriye’de barınamadığı için Moskova’da mültecilik koşullarında yaşamaktaydı. Ancak Son üç yıl içinde baş gösteren ve “Arap Baharı” diye nitelenen halk hareketinin Suriye’ye yansımasının ve bu ülkede de Baas rejiminin dara düşmesinin ardından, sürgündeki PYD lideri ülkeye davet edildi, kendisine bazı olanaklar sunuldu ve Kürt bölgesinin kontrolü ona bırakıldı.
Diğer bir deyişle, PYD bu kontrolü Suriye hükümetinin bilgisi ve onayı ile yapmakta. Rejim PYD’ye böyle bir rol verirken, kendi güçleri ve idari yönetimi bölgeden tümüyle çekilmiş değil. Böylece Suriye Kürtlerinin rejime karşı ayağa kalkması ve bölgede istenmeyen bir gelişmenin önlenmesi düşünülmekte.
Bu durumda PYD’nin Kürt bölgesini özgürleştirdiği iddiası doğru değil. Bu, hükümetin bilgisi dahilinde ve onun çizdiği sınırlar içinde bir etkinliktir.
Bu uzlaşmanın ardından, aslen Suriyeli olan 1500 dolayında bir PKK gerilla gurubu Kandil’den Suriye Kürt bölgesine geçti ve bu silahlı gücün katkısıyla PYD’nin etkinliği arttı. PYD daha baştan itibaren, Kürt kesiminde rejime karşı herhangi bir kalkışmanın, hatta gösterinin olmaması için görev yaptı; bu türden girişimlere karşı şiddet uyguladı, Mişel Temo olayında olduğu gibi siyasi cinayetler de işledi.
Diğer Kürt örgütleri kendi aralarında ENKS (Suriye Kürtleri Ulusal Cephesi) adında bir birlik oluşturmuşlardı. Bu birlik rejimle silahlı bir çatışmaya girmedi, ama rejime destek de vermedi. Böylece hem mümkün olduğunca Kürdistan bölgesini silahlı çatışmanın dışında tutmaya çalıştı, hem de kendi ulusal taleplerini dile getirdi. Bu talepler bölgedeki Kürt halkına federal ya da otonom nitelikte bir statü tanınmasını içeriyordu.
Güney Kürdistan Federe Bölgesi’nin Başkanı Mesut Barzani’nin çabasıyla ENKS ve PYD bir yıl kadar önce biraraya gelerek “Desteya Bılınd” adında bir üst birlik oluşturdular. Bundan amaç hem Kürtler arasında çatışmaları önlemek, hem de onların birliğini sağlamaktı. Ne var ki PYD ve arka planda onu destekleyip denetleyen PKK bu birliğin kurallarına uygun davranmadı. PYD bu anlaşmayı hep çiğnedi. Güney Kürdistan’a sığınmış ve orada eğitim de almış olan diğer partilerin kadrolarının geri dönüşünü engelledi. Zaman zaman baskılarını ileri götürdü, diğer partilerin kadrolarına yönelik gözaltılara ve cezalandırma eylemlerine başvurdu. Kitleler bu durumu zaman zaman protesto ettiler. Ama PYD bu barışçı protestoları da şiddetle bastırdı. Son olarak Amude kentinde kitleye ateş açtı ve ölümlere, yaralanmalara yol açtı. PDK-S’nin merkezini basıp dağıttı. Buna ilişkin bilgiler son günlerde kamuoyuna yansıdı.
Demek ki PYD’nin yurtsever güçlerin birliğine ilişkin bir politikası yok. Kürdistan’ın bu bölgesini özgürleştirmek isteyen, öncelikle böylesi bir birlik politikası güder. Oysa PYD’nin yaptığı, bölgede tahakküm kurmaya çalışırken, yurtsever Kürt hareketini de engellemektir. Bu ise rejimin tam da istediği şeydir.
PYD’nin ülkedeki Arap muhalefeti olan Özgür Suriye Ordusu ile ilişkileri başından beri iyi değildi. Son dönemde ise bu muhalefetin bir parçası, en radikal kesimi olan El Kaideci Nusra ile sınır bölgesindeki bazı kasabaların kontrolü için savaşa tutuştu. Bunda şaşacak bir şey yok. Bu aynı zamanda Suriye merkezi hükümetinin de istediği şey. Esat rejimi diğer bölgelerde muhalefetle ordusu vasıtasıyla doğrudan hesaplaşırken, Kürt bölgesinde bu muhalefetin engellenmesini PYD’ye bırakmış durumda.
Peki Türkiye’nin, Suriye politikası son olaylara nasıl yansıyor ve onları nasıl etkiliyor?
Malum, Türk hükümeti Suriye’deki halk hareketinin başından itibaren, Esat’ı çekilmeye ve yumuşak bir geçişe ikna edemeyince ona karşı tavır aldı ve muhalefeti açıkça destekledi. Bu da Suriye hükümeti ile ilişkilerin kopmasına yol açtı.
Türkiye’nin desteklediği muhalefet oldukça karmaşık bir yapıya sahip, ama İslami eğilimleri ağır basıyor. Bu muhalefetin saflarında “Iğvan-i Müslümin” denen Müslüman Kardeşler’in yanı sıra, son dönemde giderek güçlenen daha radikal, El Kaide yanlısı gruplar da var. Bu durum ABD’nin ve AB ülkelerinin muhalefete karşı mesafeli durmalarının, bu yüzden söz konusu iç çatışmanın uzamasının başlıca nedeni.
Türkiye, sınırlarında ÖSO’ya lojistik imkanlar, barınma ve geçiş olanakları sağlarken (ki buna El Nusra’cılar da dahil) sınır ötesinde Kürtlerin otonom veya federal türden bir statü elde etmelerini istemiyor, böyle bir gelişmeden kaygı duyuyor. Türkiye başlangıçta, Kürt örgütlerinin birliği olan ENKS’nin ÖSO’da yer almasını sağlamaya çalıştı. Daha sonra da Öcalan yoluyla yön verdiği son “çözüm süreci”nden yararlanarak PYD’yi, Esat rejimiyle bağlarını koparıp muhalefetle anlaşmaya teşvik etti. Ama hem ÖSO’nun Kürt sorununa ilişkin katı tutumu, hem de PYD’nin rejimle bağlantıları buna meydan vermedi. Bu nedenle Resulayn’daki son çatışmada Türk hükümeti El Nusra’dan yana tavır aldı.
Öte yandan, Türk medyasındaki hükümete yakın bazı kalemler, PKK’nin güney sınırında Kürt devleti kurmakta olduğu yaygarasını koparanlara karşı, korkuya ve telaşa gerek olmadığını, her şeyin “sürec”e uygun biçimde yürüdüğünü, gelişmelerin kontrol altında olduğunu söylüyor, yani PYD’nin de denetim altında olduğunu ima ediyorlar. Bu tür yorumlar pek akla uygun olmasa bile, kafa karıştırıcı… Yoksa PYD, Öcalan’ın son tez ve önerilerine uygun olarak bu arada taraf değiştirip Türkiye’ye mi yanaştı? Ama böyle bir şey olsa ÖSO ile çatışmazdı. Görüldüğü üzere durum oldukça karmaşık ve Suriye’deki Kürt örgütlerinin politikası işte böylesine karmaşık bir ortamda şekillenmekte.
Ama bir şey oldukça açık: Türkiye Kürtlerin herhangi bir statü elde etmelerinden yana değil. Arap muhalefeti ÖSO da öyle, Suriye’nin geleceğinde Kürtlere özerklik gibi bir vaadi yok ve bunu düşünmüyor. Bu rejim yıkılıp yerine muhalefet geçse bile Suriye demokratikleşmiş olmayacak; yeni yönetim büyük ihtimalle Alevi kesiminden öç almak isteyecek ve kanlı çatışmalar sürecek. Bunun gibi, Hıristiyanlara, seküler kesime, Kürtlere yönelik baskılar artarak devam edecek. Esat rejimine gelince, onun PYD’ye sağladığı destek taktik bir tutum, yani bu zor dönemi aşmaya yönelik. Eğer bunu başarabilirse, artık bu ittifaka gerek kalmayacak, yine büyük ihtimalle PYD’ye ve Salih Müslim’e yol görünecek…
Peki durum Kürtler açısından tümüyle umutsuz mu? Kanımca değil. Ama bu Kürt kesiminin doğru bir politika izlemesine, özellikle de PYD ve PKK’nin izlediği yanlış tutumu terk etmesine bağlı.
PYD Rejimle bağlarının, aynen Öcalan’ın Suriye’de olduğu dönemdeki gibi güvenilir olmadığını bilmeli. Bu bağlardan yararlanıp diğer Kürt partileri üzerinde baskı mekanizması kuracağına, onlarla ittifaka yönelmeli, başarının ancak böylesi bir ulusal ve demokratik birliğe bağlı olduğunu bilmeli. İlkeli biçimde işleyecek ve güven verecek böylesi bir birlik, her durumda Kürt halkının bu parçada amaçlarına ulaşması için en uygun ortamı sağlar.
Bu olmadıkça hem PYD hem de Rojava Kürtleri bir bütün olarak kaybedeceklerdir.
Ama PKK-PYD kesimi bunu yapar mı? Bu uzak görüşlülüğü gösterir mi, böylesi yurtsever bir tutumu takınır mı? Bildik tanıdık PKK bakımından mucize gibi bir şey yani…
Dolayısıyla, medyanın ve PKK cenahının yalan yanlış enformasyonuna bakıp PYD şurayı ele geçirdi, burayı “özgürleştirdi” diye heyecana gelen Kürt çevreleri bu karmaşık durumu görüp, gerçekçi olmalı ve PKK-PYD kesimine yeni yanlışlarında bol krediler açmamalılar.
Kimse unutmasın ki bu kesimin boş övünmeleri ilk kez değil; onlar geçmiş yıllarda Kürdistan’ın Kuzey parçasını da birçok kez “özgürleştirmiş”, “Botan-Badinan hükümetleri” kurmuş, Güney’de “Zap Cumhuriyeti” oluşturup bol bol övünmüşlerdi. Sonuç ise malum…
Türkiye’nin tutumuna gelince…
Türkiye medyasında ve aydın çevrelerde, Suriye Kürt bölgesinde olup bitenlerle ilgili olarak duyulan tüm kaygılara, tüm abartılmış haberlere ve kışkırtmalara karşılık soğukkanlı sesler de duyuluyor. Bazıları Kürtlerin bu bölgede elde edecekleri bir statü nedeniyle telaşa kapılmak için neden olmadığını söylüyorlar. Gerçekten de böyledir. Türk tarafı Batı Kürdistan’da Kürt halkının hak ve özgürlüklerine kavuşmasından ürkmemeli. Bunun Türkiye’ye ve Türk halkına bir zararı yoktur. Bu zaten olması gerekendir.
Türk hükümetinin bundan duyduğu kaygı ve Esat rejimine duyduğu öfke nedeniyle El Nusra gibi terörizmi temel politika yapmış radikal gruplara destek vermesi, yine, çığırtkan şer gruplarının çağrılarına uyup bölgeye silahlı müdahalede bulunması, izlenecek en yanlış politika olur ve hem Türkiye’nin hem bölgedeki diğer halkların başına yeni işler açar. Suriye’ye yönelik izlenecek en doğru politika bu ülkede yeni bir anayasa ve serbest seçimlerle demokratik bir rejimin oluşması için çaba göstermektir. Söz konusu anayasa bu ülkedeki farklı etnik grupların (Sünni ve Alevi Araplar, Kürtler, Hıristiyanlar, Dürziler) hak ve özgürlüklerini güvence altına almalıdır. Bu ise federal ve demokratik bir Suriye demektir.
Türkiye bölgede barışın bir an önce tesisini istiyorsa buna uygun, yani Suriye’deki tüm tarafların hak ve özgürlüklerini gözeten bir politika izlemelidir.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Tayfun AtayGoebbels korosu söylüyor: "Her şey mükemmel efendim!" 18.02.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın AKDOĞANBirilerini suçlama yarışı 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Hüseyin GÜLERCECHP, şimdi de İlker Başbuğu alet ediyor 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Ufuk COŞKUNCemevleri için Cumhurbaşkanı’na Çağrı! 20.01.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın ERGÜNDOĞANGökdelen hançeri tam İzmir’in kalbine saplanıyordu ki… 16.12.2019 Tüm Yazıları
-
Nihat Ali ÖzcanOrtadoğu’nun karmakarışık halleri 22.10.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TenekeciDün ve bugün 11.09.2019 Tüm Yazıları
-
Esat KORKMAZYOLDAŞIM YAVUZ ÇANAK 29.08.2019 Tüm Yazıları
-
Ali KİREMİTCİDÜNYADA VE TÜRKİYE’DE SİYASET YENİDEN ŞEKİLLENİYOR 13.07.2019 Tüm Yazıları
-
Tayfun TURANAYILANA GAZOZ, BAYILANA LİMON. 11.07.2019 Tüm Yazıları
-
Mustafa DAĞCIÖTEKİLEŞTİRMENİN ÖTESİ= DÜŞMANLAŞTIRMAK 3.07.2019 Tüm Yazıları
-
Gürkan-Zengin23 Haziran seçimleri: Bir vak’ayi hayriyye 25.06.2019 Tüm Yazıları
-
Serdar ESEN"Herşey Çok Güzel Olacak" mı? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Celal DENİZIRKÇILIĞIN TEDAVİSİ VAR MIDIR? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet AY14 Mayıs güzellemelerinin anlamı 15.05.2019 Tüm Yazıları
-
Salih TunaZincir sesleri 23.04.2019 Tüm Yazıları
-
Beril DEDEOĞLUİflas eden tüccar, eski defterleri karıştırırmış 27.02.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TığlıBu ne iki yüzlülük!... 26.02.2019 Tüm Yazıları
-
Nermin ALPAYİNSAN VE EKONOMİK DEĞERİ 8.02.2019 Tüm Yazıları
-
Ümit FıratBir mahalli seçim hatırası 15.01.2019 Tüm Yazıları
-
Murat AKSOYUnutmayalım yerel seçime gidiyoruz 11.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ekin GÜNBİR… İKİ… İZMİR MARŞIYLA KOŞ! 4.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet SeverTürkiye bu kadar tehdit ve hakaret eden bir Cumhurbaşkanı görmedi 18.12.2018 Tüm Yazıları
-
İbrahim SEDİYANİKirletme 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
Nadi ÖZTÜFEKÇİUlusal mı Ulusalcılık mı? 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
M.Şükrü HANİOĞLUDünya “biz”i parçalamak için mi savaştı? 26.11.2018 Tüm Yazıları
-
Cemil ERTEMEkonominin geleceğini simgeler anlatır! 31.10.2018 Tüm Yazıları
-
Amberin ZAMANCemal Kaşıkçı ve Türkiye’nin itibarı 10.10.2018 Tüm Yazıları
-
Mete YararCastle International 28.09.2018 Tüm Yazıları









































































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.02.2022
28.08.2021
16.05.2020
12.05.2020
8.05.2020
4.05.2020
29.01.2020
18.10.2019
10.10.2019
24.03.2020