İhsan DAĞI
Taraf gazetesini kuran ve yöneten ekibin tepesindeki isimlerden Ahmet Altan ve Yasemin Çongar ayrıldı. Gazetenin yazarlarından Alper Görmüş’ün ifadesiyle ‘eleştirel değil, muhalif gazetecilik’ yapıyordu Taraf.
Daha da vahimi, AK Parti’ye muhalefet ulusalcılık, darbecilik, Ergenekonculuk ve laikçilik ile özdeşleştirildi. Son zamanlarda buna PKK yandaşlığı da eklendi. ‘Muhalefetin kimliği ve amacı’nın böyle algılandığı bir durumda eleştirel uyarıların AK Parti’de ve tabanında etkili olması zor. Bu algı elbette iktidar çevreleri tarafından de pekiştiriliyor. Hükümeti kim eleştirse ‘PKK muhibbi’ olmakla suçlanıyor. Hükümetin toplum mühendisliği politikalarından kaçınması gerektiğini söyleyenlere ‘zaten onlar dindar değil, dindarlardan da rahatsız oluyorlar’ etiketi hemen yapıştırılıyor. Yani muhalif kişiler, üzerlerine ‘giydirilen kimlikler’le etkisizleştiriliyor, itibarsızlaştırılıyor.
Öte yandan muhalefetin ‘araçları’ da daralıyor. Bir yandan iktidar partisi çevresindeki küçük muhalefet partilerini içine alarak alternatiflerin önünü kapatırken, öte yandan da ‘anamuhalefet’ kendini adeta ‘kalıcı bir azınlık’ konumuna kilitliyor. Sonuç: alternatifi olmayan, yani demokratik denetim mekanizmasından vareste bir iktidar... Bu iktidar, toplumun çok büyük bir çoğunluğunu arkasına alarak azınlığın vesayetini yıktı. Bu yıkımın ardından çok büyük bir güç oluştu. Bu gücün etkin, denetleyen, iktidara alternatif teşkil eden bir muhalefet olmadan kullanımı sıkıntılı.
Daha üç-dört yıl önce ‘iktidar oldu ama muktedir olamadı’ dediğimiz parti bugün son elli yılın devlete en hakim partisi konumunda. Çok partili dönemde aynı anda hem Genelkurmay başkanını, hem MİT müsteşarını, hem de MGK genel sekreterini atayabilen ve bunları kendine en sadıklar arasında seçebilen bir başka Başbakan gelmedi bu ülkeye. Dahası, bu iktidar gücünün en önemli unsuru toplumsal tabanı. Halkın yarısının oyunu alan bir hükümet bu. ‘Demokratik meşruiyeti’ hiçbir şekilde tartışma götürmez. Arkasında halk desteği büyük. Vesayet rejiminin egemen olduğu dönemde devlet güçlüydü, vatandaşın, özellikle de ‘sözde vatandaş’ın, yani dindarın, başörtülünün, Kürt’ün, canına okuyordu. Ama arkasında böylesine ciddi bir toplumsal destek ve meşruiyet yoktu. O yüzden ‘başörtüsüne özgürlük’ deyip üniversitelerde imza kampanyaları yapılabiliyor, halka parmak sallayan paşaya ‘önce o elini indir’ manşeti atılabiliyordu.
Kısaca, Kemalist vesayet düzenine ve onun militarist uzantılarına muhalefet etmek hiç de zor değildi. Rejimin ideolojisi arkaik, toplumsal desteği cılız, kurumları dökülüyordu. Şimdi durum farklı; muhafazakâr değerleri ve muhafazakâr çoğunluğu temsil ettiğini söyleyen bir parti devlete hakim. Arkasında adeta ‘kalıcı bir çoğunluk’, kendine ait bir medya, dinamik bir sivil toplum ve büyüyen Türkiye’nin ekonomik kaynakları var. Buyurun muhalefet edin!
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.01.2025
10.05.2024
11.04.2024
8.04.2024
3.01.2024
25.12.2023
13.12.2023
16.10.2023
9.10.2023
17.06.2023