Ferhat KENTEL
Soğukkanlı bir yazı yazmaya çalışacağım. Kimseye olmasa bile kendime faydası olur belki.
İçinden geçtiğimiz konjonktür, vatan-millet ve de dünya şartları insanın ne kendini ne de başkalarını duymasını ve dinlemerini kolaylaştırıyor.
Tahir Elçi’nin öldürüldüğü, cinayetin sırlarının çözülebileceğinden emin olunmadığı, dünya kadar insanın hayatını kaybettiği, Fransa’dan Türkiye’ye İslamofobi ya da Hıristiyanofobi ya da her türlü farklılığa karşı düşmanlığın beslendiği, Rus uçağının düşürüldüğü, Rus savaş gemisinin Boğazlardan milliyetçilik ve de erkeklik performansı (afra tafra da diyebilirsiniz) yaparakgeçtiği bir zaman ve mekanda insanın geleceğinden pek emin olamaması normaldir. Böyle bir güvensizlik ve korku halinde de insanın kendini ve başkalarını anlamaya çalışmak yerine, kolay tüketilebilir totaliter savunma mekanizmalarına savrulması da normaldir.
Tam güvensizlik yaratan şartlar tabii ki sadece bugün üremedi. Deli gömleği gibi içine sıkıştığımız ağır bir tarih, despotik, ataerkil, otoriter devlet geleneği, katliamlar, düşmanlık ve ihanet söylemlerinin mirası üzerinde oturuyoruz ve ne yazık ki bu malzeme sürekli olarak yeniden üremenin yolunu buluyor.
Tam güvensizlik yaratan şartlarda, insan kendini güvende hissedecek cemaatler, kimlikler ya da taraflar üretiyor ya da varolanların içine kapağı atıyor.
Bu kapanma için, önce insanın kendini yontması gerekiyor. Dışarıda kurtların kapabileceği bir şey kalmasın diye, içine kapağı attığı cemaate benzemeye zorlayan bir dinamik bu. Çünkü her an cemaatin hoşuna gitmeyecek bir şeyler söyleyebilirsiniz ve cemaat sizi zararlı görüp, “güle güle” diyebilir.
Yani kimlikler, cemaatler karşılıklı olarak birbirlerini üretiyorlar. Birbirlerini dışlayan cemaatler kendilerini koruma altına almak için bütün “iyi”yi kendilerine, bütün “kötü”yü de başkalarına atfediyorlar. Bu pratiğin ya da performansın kendisi bir zaman sonra, sabit bir “öz” haline geliyor.
Ama işte bu cemaatleşmenin bir önceki aşamasındaki hal, tam anlamıyla insani bir hal; ve hiçbir insan tekini, mutlak olarak “iyi” veya “kötü” sınıfına sokmak mümkün değil.
Peki nedir bu “önceki” hal?
Mikhail Bakhtin’in kavramlarını kullanırsam, yanardağdan fışkıran eriyik lavlar diyebiliriz mesela. Yani donmadan önceki hal...
Birbiriyle hemhal olan, sarmaş dolaş içiçe geçen, akışkan bir hal...
İnsan çocukluktan beri yaşadığı sosyalizasyon süreçleri içinde binlerce, milyonlarca tecrübe edinir; kimlikler, siyasal fikirler edinir. Bunlar değişir, yenilenir ve bütün bu süreç ömür boyunca sürer.
Ve tabii, bu dinamik ve akışkan süreç çeşitli zaman-mekan bileşimlerinde sabitlenir; insan kendini değişime, akışa kapar. Akışkan hale son verir; belli bir formda dondurur. Genellikle insanların iş güç sahibi olduktan, evlendikten ve çocuk sahibi olduktan sonra, bu durum “kişiliğinin oturması” olarak tespit edilir. Bu aşamada insanlar kendilerinden (oturmuş kişilikten) beklenen davranışların dışına çıktıklarında, uyarılır; “çocukça davranma!” denilerek mesela...
Lav metaforunu bir yere kadar kullanabiliriz; çünkü mutlak akışkan hal hiçbir zaman mevcut olmamıştır. İnsanlar çeşitli dönemlerde akarlar, başka zamanlarda donarlar; sonra tekrar akışkanlaşırlar.
İşte önemli ve ilginç olan durum bu akışkanlığın içindedir. Yani donmadan, taş olmadan önce, insan tekinin içinden geçen farklı insanlık halleridir. Bu insanlık halleri hiç kimsenin tekelinde değildir: hepimiz binyıllarının derinliklerinden gelen, başkalarından miras ve ödünç aldığımız binlerce kelimeyi, tutumu, alışkanlığı, pratiği bir araya getirip, kendimizi var ediyoruz.
Bu bir araya getirme işlemini her zaman en mükemmel şekilde yapmamız mümkün değil. Çünkü binlerce ortak referansımız (en azından dil ve kelimeler) olsa bile; aynı şeyi anlamadığımız gene binlerce başka kelimelerimiz var.
Bu sayısız çokluk ve zenginlik içinde, tabii ki, insanlar tüm tarih boyunca farklı durumları, sosyal grupları hep “tanımladılar”, “sabitlediler”, “şeyleştirdiler”.
Yani sadece eriyik halde yaşamak mümkün değil; katılaşıp yola devam etmek hep gerekti.
Ama insanları yargılamak, isim koymak, tanımlamak, kategorize etmek ve beraberinde aşağılamak, başka bir “tür”, “kir” vb. kategorisine sokup, damgalamak hiç bu kadar yaygın ve kolay olmamıştı.
İşte şimdiki zamanda insanlığımız biraz taş oldu gibi görünüyor...
KAYNAK: FERHAT KENTEL
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları





















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020