Oya BAYDAR
Komünist Manifesto, “Avrupa’nın üzerinde bir hayalet dolaşıyor: Komünizm hayaleti” diye başlar, 1845’ler Avrupası’nın egemen sınıflarının komünizm korkusuna gönderme yaparak.
Bugünlerde Türkiye’de de, sadece CHP üzerinde değil hem iktidar hem de muhalefet üzerinde Kürt siyasal hareketinin hayaleti dolaşıyor. Öyle ki, Cumhur İttifakı nâm kanat (başlıca AKP ve beteri MHP) HDP’yi baş düşman ilan edip hedefe koyarken, kendilerine Millet İttifakı adını yakıştıranlar, aman ağzımızdan yel alsın, adını bile anmayalım, anlayışı içinde HDP’yi yok saymayı yeğliyor.
Partilerin işleri, kararları konusunda dışardan gazel okumak hoş değildir, biliyorum. Ancak önümüzde sadece o partileri değil hepimizin kaderini etkileyecek son derece kritik bir seçim var. Başta CHP, muhalefet partilerinin umut yaratamadığı, muhalefet seçmeninin güven, duygu, heyecan erozyonu yaşadığı bir dönemde yapılacak yerel seçimler, aslında 2018 Haziran’ındaki genel seçimlerden bile daha büyük önem taşıyor. Belediyelerin alınmasından da bağımsız olarak, iktidarın toplam oyunun düşmesi, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik, toplumsal, dış politik kriz ortamında domino etkisi yaratarak pek çok dengeyi (ve de özellikle siyasal iklimi) değiştirebilir. Aksi durumda, bugün üzerimize çökmüş olan bela bulutları daha da yoğunlaşacak, boğucu hava soluğumuzu iyice kesecek.
Basit bir hesap yapmak yeterli ama…
Bütün siyasal partiler seçimlerden en çok oy, en çok belediye başkanlığı alarak, oylarını bir önceki seçimlere göre artırarak çıkmak isterler. AKP-MHP koalisyonu, bu defa oy sınırına / ve muhtemelen oy erozyonuna ulaştığını, seçimlerin çantada keklik olmadığını görerek, hiçbir etik kaygı taşımayan adımları pervasızca, açıkça, anayasayı ve yasaları çiğneye çiğneye atıyor. Her seçimde hileli oylardan, kaydı kaydırılmış seçmenlerden, çalınan oy torbalarından vb. söz edilir. Bir miktar olur mutlaka ama sonucu değiştirecek boyutlarda olduğuna pek inanmam. Ancak önümüzdeki seçimler için iktidar kanadı bu işi sistematik olarak, pervasızca, en küçük bir etik endişesi olmadan sonucu etkileyecek şekilde yapıyor.
Buna karşılık, mümkün olan en fazla seçmenden oy almak, seçimleri kazanmak, en azından oyunu artırmak için muhalefet ne yapıyor, nasıl bir strateji izliyor? CHP desteğiyle var olmak ve semirmek peşindeki MHP yavrusu İYİ Parti’yi bir yana bırakıyorum, ana muhalefet partisi CHP ne yapıyor?
Milyonlarca Kürt seçmenin (Kürt seçmenler HDP’lilerde ibaret değil) kazanılabilecek oyu bir yana, HDP’nin 6 milyonluk oyunu yok sayarak, Meral Akşener’in eline yapışıyor ve ideolojik hattı temelde MHP’den mek parmak farklı olan, önümüzdeki seçimlerde 24 Haziran seçimlerindeki oyuna asla ulaşamayacağını benim değil kamuoyu yoklamalarının ve işin uzmanlarının ortaya koyduğu İyi Parti’ye payandalık görevi üstleniyor.
Kamuoyu yoklamalarının AKP adayıyla CHP adayının arasında aşılmaz oy farkı olmadığını ortaya koyduğu İstanbul’a bakalım mesela. Son seçimlerde HDP’nin İstanbul’daki oyları 1 milyon 200 bin civarı, ciddi fark yaratabilecek bir oy toplamı bu. CHP kurmayları bu sayıları da, İyi Parti’yle yaptıkları seçim ittifakının fazla oy sağlamayacağını da benden iyi bilirler. (Bilmiyorlarsa geçmiş olsun zaten!) O zaman, HDP’yi yok saymanın, -kapalı kapılar ardında neler oluyor bilemem ama- kamuoyuna açık en küçük temastan, görüşmeden kaçınmanın anlamı, amacı nedir?
Kürt hayaletini size kim musallat etti farkında mısınız?
T24’te, Şirin Payzın’ın Ahmet Türk’le yaptığı önemli söyleşiyi okursanız, yukardaki soruyu daha güçlü şekilde sorarsınız. Sadece Kürtlerin değil Türkiye’nin en deneyimli, en saygın, en güvenilir siyasetçilerinden biri olan Ahmet Türk, aynen şöyle diyor:
“CHP’ye katkı sunmak istiyoruz ama kendileri bunu reddediyorlar.”
Özellikle Güneydoğu’da en fazla faili meçhul cinayetin işlendiği dönemin İçişleri Bakanı Meral Hanım’la can ciğer kuzu sarması olan, İyi Parti’ye oy gücünü aşan belediye başkanlıkları ikram eden Kılıçdaroğlu ve ekibi HDP’yi yok saymayı seçim kaybetme pahasına da olsa yeğliyor.
Nedeni hiç de o kadar karışık, çapraşık değil. CHP, Türk milliyetçiliği kırmızı çizgisinden taviz vermeyen derin devlet güdümündeki Erdoğan- Bahçeli ittifakının uyguladığı ipoteğe ve şantaja boyun eğiyor. Erdoğangillerin yarattıkları öcüden korkuyor. Doğuşundan genlerine işlemiş asimilasyonist devlet refleksi ve kendi içindeki ulusalcı kanatların da etkisiyle, iktidarın ürettiği “Terör=PKK=HDP” denklemini sorgulamadan kabulleniyor.
Oysa kitleleri etkilemek, korkutmak, paralize etmek, ülkeyi otoriter-faşizan bir rejime sürüklemek için bilinçli olarak üretilmiş; savaşları, yayılmacılığı, baskıları meşrulaştırmak için “beka sorunu” yutturmacasıyla tedavüle sokulmuş bu propagandif denklem, hem ülkeyi hem de CHP başta bütün muhalefeti yenilgiye mahkûm ediyor.
İktidarın şantajını aşabilmek için…
Muhalefeti, medyayı ve milliyetçi refleksleri uyarılan kitleleri Kürt fobisiyle esir alma becerisini gösterenleri geriletmenin tek yolu, “Aman bana da terörist demesinler!” korkusundan kurtulmaktan geçiyor. HDP “terörist” falan değil Parlamento’da 67 milletvekili olan yasal bir parti. CHP’nin (en azından kurmaylarının ve merkezinin) 6 milyon oya sahip HDP’yi yok sayması, seçmenin nezdinde onu, bu partiyi şeytanlaştırmak isteyen iktidarla aynı yere koyuyor.
İktidarın şantajını aşmak için HDP seçmeninin kimliğine, onuruna, iradesine saygı gösterildiğinin işaretini vermek gerek. Mesela “Ben herkesin belediye başkanı olacağım” derken Kürt seçmen sözcüğünü ağzına almaktan korkmamak, iktidarı ve rejimi geriletmek için oylarınıza ihtiyacımız var, diyebilmek, o şeytanî ve bir o kadar da yalan “terör=PKK=HDP” denklemine cesaretle karşı çıkmak…
Kürt konusunda iktidarın ve şoven Türk milliyetçisi kanatların ağır ipoteği altındaki bir CHP’nin Türkiye’yi düze çıkarma şansı olamayacağı gibi seçim şansı da olmayacaktır.
Elleri mahkûm, nasıl olsa oy verecekler demeyin
Öyle bir belayla karşı karşıyayız ki, belayı geriletmek için bağrımıza taş basıyor, çoğu zaman kerhen oy kullanıyoruz. Alternatifsizliğimize öfkelendiğimiz, sandığa gitmeyeceğim diye dellendiğimiz, seçimleri boykotu falan düşündüğümüz oluyor. Açık konuşayım: İktidarı geriletmeyi hayatî önemde gören bencileyin seçmenler CHP’den yansıyan “Elleri mahkûm, alternatifleri yok, tıpış tıpış gelip oy verecekler” kibrinden rahatsızız. HDP seçmeni bu rahatsızlığı en derinden yaşıyor. Varlıklarını bile kâle almayan bir siyasete oy vermeye içini yatıramıyor. HDP’ni Batı’da aday gösterme veya göstermeme kararının güçlüğü de buradan kaynaklanıyor. Ahmet Türk, Payzın’la konuşmasında, seçmenimiz bilinçlidir, bunları geriletmek için biz böyle bir şey önermesek de CHP’ye oy verir mealinde birşeyler söylüyor ama bu o kadar kolay değil. Sıradan bir HDP seçmeninin sözleri şöyle: “Kurtulmak için fedakârlığa razıyız, İyi Parti’yle ittifak yapan CHP adayına bağrımıza taş basar oy veririz ama Kürt kimliğimizle eşit yurttaşlar olarak görülmek isteriz, yok sayılmaya razı değiliz. Bu Türk devletinin Kürt fobisiyle beslenen yüz yıllık asimilasyon siyasetinin devamından başka bir şey değil.”
Sanırım durumu ve talebi benden çok daha iyi anlatıyor bu sözler. Seçimler kaybedilirse sorumlusu ne Türkiye demokrasi güçleri ne de Kürtler değil, aymaz siyasetinizle siz olacaksınız.
Yazarlar
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları




















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.05.2024
14.05.2024
3.05.2024
3.05.2024
22.04.2024
16.04.2024
3.04.2024
29.03.2024
22.03.2024
7.03.2024