Sedat KAYA
DİLİMİZİN UCUNA GELİP DE SÖYLEYEMEDİKLERİMİZİ SÖYLEYEN ADAM.
14.08.2018
1972

Tarih 3 Haziran 1963'tü.
O gün Nazım Hikmet ölmüştü.
Can Yücel BBC Türkçe Radyosu’nda spikerdi.
Nazım'ın ölümünü dinleyicilere duyurma görevi ondaydı.
"Ben bunu okuyamam. Ben Nazım'ın ölümünü kabul edemem" dedi.
Haberi okumadı.
O gün hiç çalışmadı.
Radyo da yayın yapamadı.
Ertesi gün görevinden istifa ederek, memlekete döndü.
*. *. *
Bakan çocuğuydu.
Cumhuriyet döneminin en önemli bakanlarından birinin hem de.
Çok bakan çoğundan farklıydı.
Çünkü hep geçim sıkıntısı çekti.
Basit yaşamayı seçti.
Metin Üstündağ O’nun mal varlığını şöyle açıkladı.
1- Avşa adasında üç daire, dört üçgen, beş dikdörtgen.
2- Gökyüzünde bir bulut.
4- Biri yazlık, biri kışlık iki platonik sevgili.
5- Islıkla çalınabilen beş anonim türkü.
6- Büro mobilyası ve çelik kapı üreten bir fabrikanın öğle üzeri yaslanıp sigara içilen beyaz duvarı.
7- Palandöken’de bir palan, bir döken.
8- Kastamonu’nda üç kasto.
9- Üç fay hattı.
10- Bir çarşamba, iki perşembe, üç cuma.
11- Dünyada mekân.
12- Ahirette iman.
13- Denizde kum.
14- Bir çuval gazoz kapağı.
15- Bir kibrit kutusu sigara izmariti.
16- Biri İngilizce, 6 adet küfür.
17- Sevenlerin kalbinde kurulmuş bir taht.
18- Anne babadan kalma, yarısı yaşanmış bir ömür.
*. *. *
Türkçe'nin en matrak, en lafını esirgemeyen şairiydi.
Cemal Süreya, onun için “Can Yücel kadar değişik teknikler kullanmış bir başka şairimiz yoktur” derdi.
Şiirlerinde resmen ayar verirdi.
Ağır küfürler ederdi..
“Küfür ve argoyu halk kullanıyor. Yazdığımız şey, halkın nabzı ve ağzı olduğuna göre, küfür de kendiliğinden katılıyor işin içine. Aslında küfür bir özgürlük davasıdır” derdi.
Özgürlüğünü mısralara dökerdi.
“Şiirlerinde küfür etme diyorlar usûlsüz,
Lan bu kadar orospu çocuğunu nasıl anlatayım küfürsüz?”
Her şiirinde kendi ifadesiyle nasıl gol atacağının peşindeydi..
O, Türk şiirinin santrforuydu..
* * *
Şairliğinin yanı sıra, Almanca, İngilizce, Latince ve Yunanca bilirdi.
Çok çeviri yaptı.
12 Mart muhtırasında Mao ve Che çevirileri için içeri attılar.
1974'te genel af ile özgür kalabildi.
Toplumsal sorunları hep gündeme getirdi.
Çarpık düzene mutlaka söyleyecek sözü vardı.
"Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Türk, öğün, çalış güven! demiş a,
Şimdilerde çalışan parasız, pulsuz
Çalışıyor paralıya
Güvenen varsa, parasına güveniyor
Üstyanı öğün babam öğün!
Dövün babam, dövün!"
*. *. *
Edebiyat kadar içkiye de düşkündü.
İyi rakı içerdi.
“İçim rakı, dışım su" derdi.
Nasıl rakı içileceğini de şöyle mısralara dökerdi.
"Rakı sofrasında susulmaz arkadaş,
Arınacaksın gururundan, paşa gibi.
Şerefe ulan diyeceksin.
Şerefsiz Dünyaya inat şerefimize,
Kırar gibi tokuşturup kadehleri,
Gırtlağınla seviştireceksin meyleri..
Gömeceksin kendini şişelerin dibine, ölür gibi
içeceksin!
Öleceksin arkadaş.
Oturtacaksın karşına geçmişini,
Güle güle küfür edeceksin.
Unutacaksın, unutur gibi içeceksin !
"İçiyorsan Rakıyı öve öve,
Söve söve kusacaksın ne varsa içinde."
*. *. *
Can Yücel Datça'yı, Datça Can Yücel'i çok sevmişti.
"Neden Datça ?" diye soranlara cevabı hazırdı.
"Ne harika bir yer burası.
Nereden buldun bu Datça'yı?
Elimle koymuş gibi buldum."
Datça'daki yaşamı onun en güzel şiiriydi.
"Yaşamayı yaşamak istiyorum demiştim,
neylersin ki,
bu damda bu dem,
ayaklarınla uyaklarında zincir,
böyle topal koşmalarla geçiyor
günlerimiz,
oysa methetmek gibi olmasın
kendimi ama:
yaşamım benim,
en güzel şiirim!"
*. *. *
Gırtlak kanserine yakalandığında dostları artık dinlenmesini söyledi..
“Ben şairim, fil değilim. Azrail'i bir köşeye çekilip bekleyemem. Meydanlarda ölmeliyim"dedi.
1999’da öldü.
Şiir söyleyerek, rakı içerek, küfür ederek hayata veda etti.
Vasiyeti üzerine çok sevdiği Datça'da gömüldü..
"Beni kuzum Datça’ya gömün.
Geçin Ankara’yı, İstanbul’u!.
Oralar ağzına kadar dolu.
Alabildiğine pahalı.
Örneğin Zincirlikuyu’da
Bir mezar 750 milyona.
Burası nispeten ucuz.
Ortada kalma ihtimali de yok.
Hayır dua da istemez.
Dediğim gibi, beni Datça’ya gömün.
Şu deniz gören mezarlığın orda.
Gömü sanıp deşerlerse, karışmam ama!”
Bugün ölüm yıldönümü.
Anısına saygıyla.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTElveda Lenin ve Düzce Belediyesi… 10.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSuriye bir kere daha çözümü bozabilir mi? 10.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolGelirimiz 17.748 dolar olmuş 10.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİDEM’in bütçeye Terörsüz Türkiye itirazı 10.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUABD Trump ile dünyayı çalkantıya terk ediyor 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezEmlak vergisi tasarısında düzeltme yapılıyor 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalHay'at Tahrir el-Şam'ın Evrimi ve Suriye'nin Geleceği 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar boşa düştü! 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSokak çeteleri devlet kurumlarına karşı 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciMehmet Şimşek neden başarısız oldu 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKıvılcımlı ve Öcalan üzerine 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİmralı tutanakları tartışması süreci için yeni bir eşik 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEÇıkış yolu 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞAYM BAŞKANI AĞLIYORSA… 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluYüzde 85 acaba niye geçinemiyor? 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTahmin ediyordum, artık netleşiyor galiba (Transfermarkt, karapara) 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayBağımlı finansallaşmanın anatomisi ve Türkiye’nin bitmeyen kırılganlığı 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA6/7 Aralık Uluslararası Barış ve Demokratik Toplum Konferansı.. 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNStratejik illüzyon! 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMüslüman dünyada yeni bir fıkhi yaklaşımın önü açılabilir mi? 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEYeni aşama başladı mı? 7.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKKürt açılımı hangi barışı getirecek? Üç barış teorisi 7.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİTeostrateji yahut Din ve Dünya ilişkisinde kalibrasyon sorunu 7.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünMonroe Doktrini gibi bir Trump Doktrini… 7.12.2025 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.10.2025
7.10.2025
6.09.2025
29.08.2025
19.07.2025
5.03.2023
14.09.2020
2.07.2020
3.06.2020
9.03.2020