Süleyman YAŞAR
Bildiğiniz gibi Türkiye’de milli gelir rakamları kriz dönemleri dâhil hiç sansürlenmedi. Kriz de yaşansa milli gelir rakamları açıklandı.
Hemen hatırlatalım…
Türkiye ithal ikamesine dayalı büyüme modelini dünya petrol fiyatlarının artışı nedeniyle sürdüremedi. Ve oluşan küresel ekonomik baskı nedeniyle 24 Ocak 1980’de yüksek oranlı devalüasyon yaşandı. O dönemin Türk Lirası ifadesiyle 47,1 lira olan Amerikan Doları 70 lira oldu. Yani yüzde 33 oranında devalüasyon yapıldı. Buna rağmen milli gelir rakamları sansür edilmedi. Ve milli gelir hem cari fiyatlarla dolar olarak hem de satın alma gücü paritesine göre dolar olarak devletin ekonomik programlarında gösterildi. Buna göre 1980’de cari fiyatlarla kişi başına gelir 1.312 dolar, satın alma gücü paritesine göre 2.482 dolar olarak vatandaşa duyuruldu.
Yine 1994’te “kim ne veriyorsa 5 lira fazlasını veriyorum” diyerek bütçe harcamaları hızla artırılınca beraberinde gelen yüksek cari açık nedeniyle Türk parasından kaçış başladı ve dövize talep hızla çoğaldı. Devalüasyon zorunlu hâle geldi. Ve dolar o dönemin Türk parası ifadesiyle 14,487 liradan 38,495 liraya yükseldi. Yani Türk parası yüzde 62 oranında devalüe edildi. Fakat milli gelir rakamları sansür edilmedi. 1994 yılı için kişi başına gelir cari fiyatlarla 2.161 dolar, satın alma gücü paritesine göre 5.271 dolar olarak vatandaşa açıklandı.
Gelelim 2001 krizine…
Bütçe ve cari açığın yani iki yüksek açığın oluşmasıyla 2001 yılında kriz kaçınılmaz hâle geldi. Ve yaşanan devalüasyon nedeniyle dolar o dönemin rakamlarıyla 675.000 liradan 1 milyon 455 liraya yükseldi. Yani yüzde 55 oranında devalüasyon oldu ama hiç kimse çıkıp milli gelir rakamını sansürlemeyi düşünmedi. Ve 2001 yılı kişi başına geliri cari fiyatlarla 3.016 dolar satın alma gücü paritesine göre 8.667 dolar olarak açıklandı.
Bu arada Amerikan ekonomisinden kaynaklanan 2008 küresel krizinin ardından da Türkiye’de milli gelirin sansür edilmediğini belirtelim. Cari fiyatlarla kişi başına gelir 2008’de 10.438 tutarındayken 2009’da 8.559 dolara geriledi. Ve satın alma gücü paritesine göre kişi başına gelir 14.413 dolar oldu. Kimse çıkıp da rakamları sansürlemeyi düşünmedi. Cari fiyatlarla ve satın alma gücü paritesine göre kişi başına gelir rakamları vatandaşa duyuruldu.
CUMHURİYET TARİHİNDE İLK DEFA CARİ FİYATLARLA MİLLİ GELİR 2015 YILINDA AÇIKLANMADI
Gelelim bütün bunları niye anlattığımıza…
Anlattık, çünkü Türkiye’de büyük devalüasyonların ve ekonomik bunalımların yaşandığı dönemlerde başbakanlar halktan milli gelir rakamlarını hiç gizlemediler. Ama bir tek Başbakan Ahmet Davutoğlu 2015 yılı milli gelirinin cari fiyatlarla hesap edilen tutarını gizledi. Çünkü 2013 yılında 10.822 dolar olan kişi başına gelir 2015’in ilk yarısında 9.897 dolara geriledi. Böylece cari fiyatlarla kişi başına gelir gizlenerek, yerine satın alma gücü paritesine göre hesaplanan kişi başına gelir 19.506 dolar olarak duyuruldu. Bu sansürün gerekçesinin, döviz kurlarındaki yüksek boyutta dalgalanmalar olduğu açıklandı. Sanki diğer başbakanların döneminde döviz kurlarında yüksek boyutta dalgalanmalar yoktu. Sanki küresel ekonomide oynaklıklar olmuyordu.
DAVUTOĞLU HALKIN EKMEĞİNİ KÜÇÜLTTÜĞÜNÜ GİZLEMEK İÇİN MİLLİ GELİRİ SANSÜR ETTİ
Hâlbuki Davutoğlu diğer başbakanlara göre çok avantajlı bir dönem yaşadı. Neydi bu dönemin avantajı? Şuydu avantajı, petrol fiyatları yüzde 58 oranında geriledi onun döneminde. İşte bu büyük avantaja rağmen Davutoğlu ekonomiyi hızla küçültmeyi başardı.
Anlayacağınız halkın ekmeğini küçülttüğünü göstermemek için Ahmet Davutoğlu milli gelir rakamlarını sansürledi. Ve böylece tarihe milli geliri sansürleyen ilk başbakan olarak geçti. Bundan böyle milli geliri sansürleyen başbakan olarak anılacak. İşte böyle.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016