Süleyman YAŞAR
Amerikan Merkez Bankası’nın Aralık ayında faiz artırma olasılığı çoğaldı.
Niye çoğaldı?
Çoğaldı, çünkü işsizlik hızla geriledi. Ve Amerikan işsizlik oranı yüzde 5’e düştü. Bu düzey işsizliğin tam istihdam sayıldığını söylemek herhâlde yanlış olmaz.
KÜRESEL BORÇ TOPLAMI 199 TRİLYON DOLAR OLDU, BÖYLECE DÜNYA HÂSILASININ 2,5 KATINA ULAŞTI
Gelelim Amerikan Merkez Bankası’nın faiz artırması hâlinde neler olacağına…
Şunlar olacak; Birleşmiş Milletler’den Richard Kozul-Wright “What To Do About Debt” başlıklı makalesinde belirttiğine göre, küresel borç toplamı 2008’de Lehman Brothers’ın batışının ardından 58 trilyon dolar artarak 199 trilyon dolara ulaştı. Bu borç tutarı dünya yıllık hâsılasının 2,5 katına denk geliyor. Amerikan faizleri arttığında işte bu borcun özellikle gelişmekte olan ülkelere düşen kısmı ödenemeyecek. Çünkü yüksek borçlu ülkeler Ukrayna, Yunanistan, Gana, Puerto Rico ve diğer gelişmekte olan ülkelerin borçları sürdürülemez durumda. Böylece yaşanacak yüksek oranlı devalüasyonlar ekonomileri küçültecek. Pek çok ülke IMF ya da diğer kuruluşlardan büyük tutarlarda yardım istemek zorunda kalacaklar.
DIŞ BORÇ YÜKÜ YÜZDE 43,7’DEN, YÜZDE 57,4’ E YÜKSELDİ
Gelelim Türkiye’ye…
Türkiye de yüksek borçlu ülkeler arasına giriyor artık. Çünkü Türkiye’nin dış borcu bu yılın ilk yarı sonu itibariyle 405 milyar dolara ulaştı. Ve dış borcun milli gelire oranı 2013 yılında yüzde 43,7 düzeyindeyken 2015 yılında yüzde 57,4’e yükseldi. İşte bu nedenle dış borç yükü hızla artıp riskli hâle geldi.
Bu arada Türkiye’nin cari açık riski de çoğaldı. Çünkü AKP’nin ekonomi yönetimi cari açığı düşüreceğim derken cari açığı daha riskli hâle getirdi.
CARİ AÇIĞIN MİLLİ GELİRE ORANI YÜZDE 5,8’DEN YÜZDE 6’YA YÜKSELDİ
Nasıl mı oldu?
Hemen cevaplayalım, şöyle oldu; AKP’nin ekonomi yöneticileri ellerine tutuşturulan rapora göre cari açığı toplam talebi azaltarak küçülteceklerini düşündüler. Tabii toplam talep azalınca bu defa ekonomi küçüldü. Ama cari açık hızla düşmedi. Dolayısıyla cari açığın milli gelire oranı yüzde 5,8 düzeyindeyken bu defa yüzde 6’ya yükseldi. Ve daha riskli hâle geldi. Hâlbuki cari açık ekonomiyi küçülerek değil büyüterek kapatılmalıydı. Yani lüks konut, lüks AVM, lüks otomobil yerine kaynaklar imalat sanayiine ve tarıma aktarılarak dış ticarete konu mal üretimi çoğaltılmalıydı. Böyle olmayınca bu defa cari açık riski çoğaldı. İşte Aralık ayında Amerikan faizi artarsa Türkiye ekonomisi yüksek dış borçlu diğer gelişmekte olan ülkelerle birlikte zora girebilir.
Bazıları Türkiye’nin Amerikan faiz artışını satın aldığını ileri sürüyorlar. Bu söylem doğru değil. Bunun doğru olmadığını son birkaç gün içinde gördük. Türk parası seçim sonrası değerlendi. Ama tek bir haberle tekrar seçim öncesine döndü. Çünkü artık bir cepten diğer cebe krediler de kurtarıcı olamıyor.
O hâlde Türkiye, lüks AVM, lüks konut, lüks otomobile dayalı büyüme modelini terk edip, imalat sanayii ve tarıma dayalı yeni bir büyüme modeline geçmeden cari açığını kapatmaz. Zaten mevcut model duvara çarptı, direnmekte fayda yok. Dolayısıyla cari açığın milli gelire oranı yüzde 6, dış borçların milli gelire oranı yüzde 57,5 olan ülkenin iç ve dış şoklarda büyük hasar alacağını söylemek herhâlde hatalı olmaz.
Anlayacağınız mevcut koşullarda Amerikan dalgası bu defa teğet geçmez.
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016