Güngör Uras
Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar devamlı “Yatırım yapalım” diyorlar. Ülkenin iyiliğini isteyenler, “Yatırımlar artsın ki üretim artsın, istihdam artsın” diyorlar.
/* */
Yatırım deyimi çok şeyi ifade ediyor. Düğün salonu yapmak, okul, hastane, köprü, tünel de yapmak yatırım, köye çeşme yapmak ta yatırım, meyve bahçesi yapmak da yatırım.
İstenen, üretime dönük sabit sermaye yatırımı. Sosyal yatırımlar üretime dolaylı katkı yapar. Doğrudan gelir yaratmaz. Beklenti, “imalat sanayiinde üretime dönük, ihracat gücü olan yatırımlardır”.
Fabrika yapılsın istiyoruz
(1) Önce etüt, proje, teknoloji harcaması gerektirir. (2) Daha sonra arsa ve inşaat harcaması yapılır. (3) Nihayet makine ve teçhizat alımına sıra gelir. Bunun bir bölümü içeriden temin edilir, bir bölümü ithal edilir. (4) Yatırım harcamalarından sonra işletme sermayesinin nereden bulunacağı da hesaba katılır.
Özetle, imalat sanayii yatırımı sadece makineden ibaret değildir. Önemli bölümü “inşaat” yatırımıdır.
Aynı şekilde alt yapı yatırımlarının hemen tamamının büyük kısmı “inşaat” yatırımıdır. Havaalanı, liman, yol, kanal, köprü yatırımları inşat harcaması ağırlıklı yatırımlardır.
Genelde “inşaat yatırımları” denilince “konut” yatırımları öne çıkar. Konut yatırımları da inşaat yatırımıdır. Konut yatırımı “sosyal yatırımdır”. İnşaat sırasında ekonomiye katkıda bulunur. İnşaat tamamlandıktan sonra “üretime-ekonomiye” katkı yapmaz.
Kaynak ve harcamalar
Ülkenin büyümesi, üretimin, gelirin, istihdamın, ihracatın artması için her yıl imalat sanayiine yatırım yapmak zorundayız. Yatırımın kaynağı milli gelirdir. Eskilerde Devlet Planlama Teşkilatı, şimdilerde Kalkınma Bakanlığı milli gelirin ne kadarının tüketileceğini, ne kadarının yatırıma gideceğini (kalkınmak için imalat sanayiine ne kadar yatırım yapılacağını) her yıl belirler.
Milli gelir toplam tüketim ve yatırım harcamalarına yetmezse, yurt dışından ne kadar kaynak bulunacağını hesaplar. (Cari açık işte böyle oluşur.)
Bir yanlış anlama vardır. Yatırımların cari açıktan gelen döviz sayesinde gerçekleştirilebildiği söylenir. Yanlıştır. Dış kaynak, iç kaynağa eklenir. Dış kaynağın ne kadarının tüketime ne kadarının yatırıma gittiği belirlenemez.
İnşaat yatırımından elde edilen getirinin dış borç geri ödemesine katkısı, imalat sanayiine yapılan yatırımdan elde edilen getirinin dış borç geri ödemesine katkısından düşüktür. Çünkü imalat sanayii üretimi önemli ölçüde ihraç edilerek dövize dönüşür.
Kalkınma Bakanlığı 2017 yılı programını hazırlarken, GSYH tahminini 2 trilyon 382 milyar TL olarak yapmıştı. GSYH’nin 2 trilyon 31 milyar TL’sinin tüketime, 497 milyar TL’sinin de yatırımlara ayırılmasını hedef almıştı. (Dikkat buyurunuz, yatırım ve tüketim toplamına iç kaynak yeterli olamıyor.)
Üretimi ihmal ettik...
İmalat sanayii yatırımı artacak ki üretim, istihdam, gelir, ihracat artsın.
2007 yılında toplam yatırımların % 41.4’ü imalat sanayii yatırımlarına, % 21.1’i konut yatırımlarına gidiyordu.
2017 yılında ise imalat sanayii yatırımlarının toplam yatırımlardan aldığı pay % 16.9’a gerilerken, konut yatırımlarının payı % 32.9’a yükseldi.
Görülüyor ki biz imalat sanayiine yatırım yapmaktan vazgeçtik. Özel sektörün yatırım kaynaklarının büyük bölümünü konut yatırımına harcadık.
Sonuç: Üretime dönük büyüme yavaşladı. Büyük ölçüde konut stoku birikti.
Netice: Önümüzdeki dönemde, özel sektör kaynaklarının konut yatırımına gitmesini engellemek, imalat sanayii yatırımlarını artırmak zorundayız.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2018
8.02.2018
7.02.2018
6.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
2.02.2018
1.02.2018
31.07.2018
30.07.2018