Cihan AKTAŞ
Bilgi kaynaklarının niteliği ve niceliği konusunda olağanüstü bir karışmanın yaşandığı zamanlardayız. Araçların değişiminden ileri gelen bu karışma, hayat düzenlerini bazen hızla bazen de usul usul değişmeye zorluyor. Evinizdeki ansiklopedi ciltlerini düşünün. Tabii hâlâ raflarında duruyorlarsa, son olarak ne zaman birisi yararlandı...
Osmanlı Tarihi okumaya meraklı delikanlının tarihi eserler konusunda bir duyarlığı var. Tarihi tersanenin avm olacağına dair haberin linkini gönderiyor bana. Her yer avm olacak, her şey avm... Peki, yolunu bir şekilde avm’lere düşürmeden edemeyen üniversiteli genç kızın Gezi eylemlerine katılmaktan da kendini alamaması sırf samimiyetsizlikle açıklanabilir mi... Bu gençleri aslında ne kadar tanıyoruz? Onları belli bir mesafeden kendimizce tanımlarken sahici bir tanıma gerçekleştirdiğimiz söylenebilir mi? Onlar saf bir bloktan oluşmuyor.
Ailesi AK Partili delikanlımızın, “mütedeyyin” bir çevrede yetişti. Neredeyse bebekliğinden bu yana elektronik araçlara gömülü olarak yaşıyor, kendi kendine elektronik gitar çalmayı öğrendi. Gezi Parkı eylemleri sırasında eylemcilere dönük olarak kullanılan toptancı ve “nesneleştirici” otoriter dilden çok rahatsız olmuş. Konuşmaları bana Aliya’nın “İslam Deklarasyonu” kitabındaki temaları hatırlattı. “Müslüman mı, tebaa mı yetiştiriyoruz?” diye soruyordu Aliya. Son otuz yıl içinde İslamcı söylemler, Müslüman kitlelerde tebaadan (Aliya’nın kastettiği anlamda) Müslümana dönüşümü güçlendirmeye dönük bir etki uyandırdılar. Sisteme dönük eleştiri, tahakküm ve jakobenizmin sorgulanması, bütün vatandaşların eşitliğini haklı kılan ayet ve hadisler, mehir konusundaki çıkarımını tartışan Kureyşli kadın karşısında Ömer’in sergilediği hakikat aşkı, “Bugün Allah için ne yaptın?” sorusu... Benzeri başlıklarla biçimlenen söylemlerin Müslüman gençliğe ve bütün bir topluma açık örtük helali araştıran bir sorgulama halinde dönüşü, bir sürpriz sayılmamalı. Delikanlı sürekli, “Peki bu helal mi sence?” diye sorup duruyor. Ataşehir’in finans merkezi haline getirilmesi helal mi...
İki arada bir derede kalmaya yazgılı bir gençlik bu galiba, istediği kadar nahif veya e-kule mücahidi olsun... Eylemek istiyor, dilinde eleştirisi, elinde ironi yüklü pankartı; fakat bir adım sonrası için, “kuruculuk” adına neler umulabilir...
** * **
Gezi üzerine AK Parti’nin düzenlediği çalıştayın notlarından aklımda kalan bir tespit, olayların izahında öne çıkan entelektüel yetersizliğe ilişkindi. Bu kimin kusuru acaba? Medyada aykırı bir cümlenin –güya- AK Parti tarafgirliği üzerinden büyük bir taarruza uğradığı şartlarda dostane eleştiri, “Gezicilere destek sunma ihaneti” olarak yorumlanıyor ya... Kaldı ki bir olgunun sadece tek yüzünün olmadığı vakıa. Gezi Parkı eylemlerinin akışı zihinleri ve kalpleri birbirine yakınlaştıran bir kamusallık için tahlil edilebilmeli. Komplo teorileri sularında gezinmekle yetinen bir entelektüel izah, olanaksız.
Diğer taraftan çevre/şehircilik eyleminin “devrim geliyor” şeklindeki açıklamasının tencere tava sesleri arasında sürmesi, yenik ulusçunun halkevi kültürü/etkinliği birikiminin “işte bu kadar buluşçu” olabildiğini göstermesi açısından kurcalanmaya değer. Bu arada “devrim” amaçlı rahatsız etme projelerinin içerdiği irili ufaklı eylemlerdeki istismar ve yolsuzluk payları, hedeflenen devrimi de bir yıkıcılık yeteneğiyle birlikte tanıtıyor, izleyici kitlelere. “Ya benimsin ya da kara toprağın” mısrası, niye arabesk sayılıyordu?..
Bu bağlamda bir tespiti Umberto Eco, “Günlük Yaşamdan Sanata” başlıklı kitabında yer alan “Sahtesini yapma ve toplumsal uzlaşım” başlıklı denemesinde, tahripkâr muhalefet biçimlerini irdelerken dile getiriyor: Devrim ütopyası sürekli ve kısa erimli bir rahatsız etme projesine dönüşürken, Toplum Sözleşmesi bu projeyi ödünleyecek şekilde yeniden kuruluyor. Bir başka deyişle, “merkezi bir iktidarın var olduğuna inanarak, sistemin sözde ‘kalbine’ düzenlenen saldırı nasıl başarısızlıkla sonuçlanıyorsa, ne merkezi ne periferisi bulunan sistemlere yönelik periferik saldırının da benzeri biçimde herhangi bir devrime yol açmasının beklenemeyeceğini” öne sürüyor Eco aynı yazıda.
Bu açıdan Gezi eylemlerinin süreğinde sergilenen kimi tahripkâr tutumlar, eylemin meşruluğu konusunda şüpheleri güçlendiren bir etkiye sahip oluyor, olgulara hâlâ “helal” kavramı zaviyesinden bakan mütedeyyin kesimlerde. İslamcılar bu konuyu 1980’lerden itibaren yoğun bir şekilde tartışmışlardır. Meşru olmayan sistemin otobüslerine kaçak binilebilir mi? Kaçak su, elektrik kullanılabilir mi?
“Biz yapıyoruz, onlar yıkıyor!” Kalkınmacı Refah-AK Parti çizgisinin Gezi Parkı eylemlerine yaklaşımında da tahrip/inşa zıtlığı ekseninde ifadeler belirleyici oluyor. Refah Partili belediyelerde ve AK Parti Hükümeti’nin imar/inşa faaliyetlerinde rolü olan mütedeyyin bir bilim adamının mimar eşi, Taksim Meydanı projesi varyasyonları üzerine konuşmamız sırasında bana, “biz yapıyoruz, onlar tahrip ediyor, yıkıyor, var mı bir projeleri?” diye sordu. Ben, Gezi Parkı’nın ağaçlandırmayı sürdürerek olduğu gibi kalabileceğini dile getirdiğimde, ama orası Taksim Meydanı, park gerekmez ki öyle bir yere, meydan dediğin Kızıl Meydan gibi olmalı, diye itiraz etti.
Hem modernizm eleştirisi kartını elinde tutacak hem de modernist kalkınmada sınır tanımayacaksın... Gökdelenleri eleştirirken, Ataşehir’de görkemli bir camiyi finans merkezlerinin gölgesinde ezana mecbur edeceksin... Sanatı tutuklaştıran, steril mekanlara hapseden halkevlerine karşı yaygınlaştırdığın yapılanma ise alış-veriş merkezleri sembolünde hatırlanacak... AK Parti’nin takdire şayan çalışkanlığı ve imar/inşa enerjisinin yanlışlarla yürümesine sebep olan bakış kusuru (ve vizyon eksikliği) tam da bu cümlede kendini gösteriyor: Le Corbusierci, CIAM’cı (Uluslararası Modern Mimarlık Kongreleri) Kızıl Meydan, modernist bir yanılgıydı. Dünya şehirleri nicedir uçsuz bucaksız, insanlar arasındaki iletişimi sıfırlayan kasavet yüklü merasim meydanlarından “şenlikli”, küçük ölçeklerle iç içe geçme kabiliyetine sahip kamusallığa geri dönmeye çalışıyor. Almanya, 1990’larda, parklarda daracık gezinti yolları yapıyordu; insan insana yakınlaşabilir diye.
Çalışkanlığın zamanın ruhuna uygun bir estetik bilinciyle ve şehircilik görüşüyle buluşamadığı yerde, şehir bir şekilde kendini savunmanın yollarını arıyor. “Muhafazakârların avm’li projelerine dönük eleştirinin, bir bakıma avm müdavimi olarak tanımlanan “Z” hatta “Y” kuşağı tarafından benimsenmesi –komplo teorileri etkeni dışında- ne şekilde izah edilebilir...
** * **
Eklemleri kireçlenmiş ideolojilere özgü sloganlardan değil dosdoğru hayatın verilerinden yola çıkmaya meyyal, “helal” eyleme ve helali gözeten siyasete aç, fakat hayra vesile olacak işi de nasıl eyleyeceği konusunda kararsız bir gençlik bana, kimliklerini kimyasal bileşimleri hatırlatan isimlerle tanımlamaya çalışarak “kurtuluş” yolu arayan 1970’lerin “solcu” militan gençliğini de çağrıştırıyor. O militan gençler canları pahasına kendilerini resmi ideolojinin yüklediği kimliklerin ötesinde, başka türlü adlandırmaya çalışıyordu. Avm’lerde ve sanal alemde gezinerek toplumsallaşan ve “Y” ve “Z” gibi harflerle isimlendirilip tarif edilen gençlik de kendine bir ad arıyor.
“Helal” sadece yiyip içtiklerinizin listesini belirlemiyor, bir hayat tarzının mihenk taşı olarak anlaşılmayı hak ediyor. Gezi olayları sırasında en çok karşıma çıkan sorulardan biri, polisin halka karşı biber gazı kullanmasının helal olup olmadığıydı. Bu soruya karşı cevabım laik paradigmayı korurken şiddeti meşrulaştıran devletin savunma mekanizmalarında “helal”i arama lüksünü bulamayacağımız oluyordu.
Öyleyse tanımında zorluk çekilen kuşak, helal olgusunu nasıl öğrenecek, bu kavramın güncel karşılıklarının mümkün olduğuna hangi kanallarla inanacak... İdeolojik önyargıları olsun ya da olmasın sanal sınırlarla yetinmeyerek toprağı adımlamaya çalışan bir kuşağa bireysel ve toplumsal duruşumuz ve eylemlerimizle “helal” kavramının ikna edici ve yol açan karşılıklarını ifade yükümlülüğü taşıyoruz.
http://www.dunyabulteni.net/?aType=yazarHaber&ArticleID=19143
Yazarlar
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKAna muhalefet lideri Akşener mi olacak? 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları

















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2021
9.08.2019
16.01.2019
4.02.2018
28.08.2018
15.08.2018
28.07.2018
19.07.2018
21.10.2017
21.09.2016