Münir AKTOLGA
Küreselleşme olayı herkesi şaşırtmaya devam ediyor! 20.Yüzyıl kalıntısı bütün o değer yargıları, bilgiler- bilimler 21.Yüzyıl değerleri karşısında adeta işe yaramaz hale geliyorlar! Sadece “Erdoğancı” olduklarını ilan eden yazarlar-ideologlar ve de “ekonomistler” de değil, bu arada “solcular” ve “ötekiler” de şaşırdılar ne diyeceklerinil-ne yapacaklarını!!. Alın size o “ötekiler” grubundan bir örnek!..
Bakın, G.Uras[1]bugünkü yazısında Euro’nun Dolar karşısında değer kaybetmesi olayını nasıl değerlendiriyor-ya da değerlendiremiyor!!
“..Doların değer kazanması, Euro’nun değer kaybetmesi “bugüne kadar kabul edilmiş - ekonomiye yön vermiş ilkelere aykırı”dır.[2] Ama bir gerçek var: Dolar değer kazanıyor, Euro kaybediyor. Dolar Euro çapraz kuru ne olacak? Unutalım 1 Dolar 1 Euro olur mu, olmaz mı’yı... Dolar’ın değer kazanması, Euro’nun değer yitirmesi “normal” midir? Ekonominin çarkları nasıl işliyor? Ülke paraları birbirlerine karşı nasıl değer kazanarak kaybediyor?
1) Temel bir teori vardı. Ülke paralarının değerini cari açık veya fazlanın belirleyeceğine inanılıyordu.
- ‘Kur, cari işlemler dengesini sıfıra götüren bir mekanizmadır’ deniliyordu.
- Bu teoriye göre ülkelerin cari açığı ne kadar büyür ise, parası o kadar değer kaybediyor. Tersine cari fazla veren ülkelerin parası değer kazanıyordu.
2) Bu teoriyi “modası geçmiş” olarak niteleyenlere göre ise, kuru tayin eden cari açık veya fazla değil. Sermaye hareketleri. Para hangi ülkeye akarsa o ülkenin parası değerlenir. Bugün yaşananlar, sermaye hareketlerinin kuru belirleyen ana etken olduğunu gösteriyor.[3]
Neden söz ediyoruz? İki dev ekonomi var: ABD ekonomisi ve Avrupa Birliği (AB) ekonomisi. İki ekonominin de milli geliri (GSYH) dolar olarak 17 trilyon doların biraz altında. (Şimdilerde Euro ile belirlenen AB ülkeleri toplam milli gelirinin dolar karşılığı gerilemiş durumda.)
İki dev ekonominin milli geliri (katma değer yaratma gücü) eşit ama... Aması var.
- ABD ekonomisi her ay 25 - 40 milyar dolar dış ticaret açığı (ithalat ile ihracat arasındaki fark) veriyor. Buna karşılık AB ülkelerinin aylık toplam dış ticaret fazlası 20 - 25 milyar euro.
- Ekonomilerde paranın kıymetini etkileyen en önemli gelişme ödemeler bilançosunda cari hesapların (olağan döviz gelirleri ile giderleri arasındaki farkın) durumu. ABD ekonomisinde 12 aylık cari açık 388 milyar dolar. AB ekonomilerinin 12 aylık cari hesap fazlalıkları ise 324 milyar dolar. (The Economist, 17 Ocak 2015)
- ABD ekonomisi milli gelirinin yüzde 2.3’ü büyüklüğünde cari açık veriyor. AB ekonomilerinin toplam milli gelirinin yüzde 2.4’ü büyüklüğünde cari hesap fazlalığı var.
Bu tabloda doların değer kaybetmesi, euro’nun değer kazanması gerekirken neden tersi bir gelişme içindeyiz? N’oldu da böyle oldu?..”
Yazı devam ediyor:
„..Böyle geldi, böyle gider mi? Normal olarak gitmemesi gerekir.
- Dengeler bozuldu. ABD ekonomisinin güçlenmesi için ihracatının artması gerekir. Güçlü dolar ekonomide büyümeyi frenler. Euro ülkelerinin ihracatta rekabet gücü artar. ABD’nin cari açığı daha da büyür. AB ülkelerinin cari hesapları daha çok fazla verir.
- Yüzer gezer fonlara yön verenler, gerçek dışı kur hesaplarının sürdürülemeyeceğinin bilincinde, para trafiğinin yönünü değiştirir. Bu durumda Euro ineceği yere kadar iner ama indiği noktada uzun süre kalamaz. Ekonominin temel ilkeleri Dolar - Euro kurunun normale dönmesini sağlar.”[4]
İşte, yazara göre olayın açıklanması-çözümü bundan ibaret!. Daha ileri gitmeden önce şimdi size bir aktarma daha yapacağım, onu da çok dikkatli okuyun lütfen:[5]
„.. Bugün artık bir ülkenin (uluslararası) ekonomik gücünü salt ihracat oranları ile ölçmek mümkün değil! Global değer yaratma zincirlerinin giderek artması gerçeği temelinde artık önemli olan, “ne yapıldığı”, ihraç edilen metada ne kadar “ülke içinde yaratılan katma değerin” bulunduğudur. Bu bağlamda maddi üretimin Gelişmiş Ülkeler’den Gelişmekte olan Ülkeler’e doğru kaydığını görürken, endüstrileşmiş ülkelerin, global üretim zincirlerinin başında ve sonunda bilgi sermayesiile yer alma eğiliminde olduklarını tesbit ediyoruz. Bu, maddi üretim yerine, örneğin makinaların kurulması, kullanılması, bakımı, gözlemlenmesi, bilgi üretimi, danışma ve belgelendirme vs. hizmetleri şeklinde oluyor. Bu anlamda aşağıdaki “iPhone global üretim zinciri” bizlere, hesaplamaların “katma değer yaratılması” kıstasına göre yapılması durumunda ABD’nin “ticari dengesi”nin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Değişik ülkelerden „toplanan“ tam 1875 parçadan oluşan iPhone’nun Çin’de Taiwan kökenli Foxconn fabrikasında biraraya getirilerek üretilip ABD’ye getirilmesinin ülkeye maliyeti, resmi uluslararası ticaret istatistiklerine göre 2009 yılı itibarı ile şöyle:[6]


|
Kaynak: The Supply Chain of the iPhone and Trade in Value Added, Yuqing Xing, Asian Development Bank Institute: http://www.adbi.org/files/2013.05.08.cpp.sess3.3.xing.supply.chain.iphone.pdf(İndirme tarihi:10.01.2015) |
|
|
|||
“..iPhone’nin Apple tarafından satış fiyatının tahminen 700 $ civarında olduğunu düşünürsek, yukardaki rakamlardan anlaşılacağı üzere, üretimin büyük oranlarda ana ülkeden “dışarıya” kaymasına rağmen yaratılan katma değerin önemli bölümü ana ülkede kalıyor. Yukardaki maliyet fiyatının (178,96 $) son tüketici satış fiyatlarına (tahminen 700,-$) oranı bu gerçeği gösterir.Dizayn, konsept ve ARGE’ye bağlı olarak bilgi üretimi gibi daha ziyade ABD’de meydana gelen değer oluşumları, Apple firmasının kâr payı, ilgili teknolojiler üzerindeki patent hakkı payları[7] ve sürümden elde ettiği gelir de hesaba katıldığında „global değer yaratımı“nın önemli bölümünün -ekonomisinde bundan dolayı oluşan her türlü dış ticaret açığı“na rağmen- ABD’de kaldığını söyleyebiliriz”..
“2009 yılında Çin’de üretilen 11,3 milyon iPhone’nun ihraç tutarı (Çin’den ABD’ye ihraç ediliyor) tam 2,02 milyar dolar. Bundan, üretim için Çin’e diğer ülkelerden gelen ithal metaların değeri olan 121,5 milyon dolar çıkarıldığında ülkenin (Çin’in) bu işten ABD karşısında dış ticaret artısı 1,9 milyar dolar oluyor (tabi bu rakam aynı zamanda ABD’nin Çin’le olan ticaret eksisi anlamına da geliyor). Oysa Çin’in iPhone katma değer yaratımına maliyet açısından sadece %3,6 oranla (6,50 $) yer aldığını görüyoruz. Bu durumda, hesaplamalar eğer „yaratılan katma değer“ bazında yapılırsa, ABD’nin Çin ile olan iPhone ticaretindeki “açığın”, milyarlarca dolardan hemen çok aşağılara iniverdiğini görürüz. Çünkü bu durumda ABD’nin Çin’den yaptığı ithalat 11,3 milyon x 6,5 $ = 73,45 milyon dolar oluyor..“!..
“..Bugün artık bir ülkenin (uluslararası) ekonomik gücünü salt ihracat oranları ile ölçmek mümkün değil! Global değer yaratma zincirlerinin giderek artması gerçeği temelinde artık önemli olan, “ne yapıldığı”, ihraç edilen metada ne kadar “ülke içinde yaratılan katma değerin” bulunduğudur. Bu bağlamda maddi üretimin gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere doğru kaydığını görürken, endüstrileşmiş ülkelerin ise, global üretim zincirlerinin başında ve sonunda bilgi sermayesi ile yer alma eğiliminde olduklarını tespit ediyoruz. Bu, maddi üretim yerine örneğin makinaların kurulması, kullanılması, bakımı, gözlemlenmesi, bilgi üretimi, danışma ve belgelendirme vs. hizmetleri şeklinde oluyor. Bu anlamda “iPhone global üretim zinciri” bizlere, hesaplamaların “katma değer yaratılması” kıstasına göre yapılması durumunda ABD’nin “ticari dengesi”nin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor..“[8]
Bütün bu „hesap hatalarının“ özünde küreselleşmeyle birlikte ortaya çıkan informasyonun ve bilgi üretimi süreçlerinin demokratikleşmesiyle ilgili olduğu apaçık ortada değil mi? Çünkü eskiden-20. Yüzyıl koşullarında durum böyle değildi, hesaplar böyle yapılmıyordu!. O iki kutuplu dünyada informasyon ve bilgi üretimi süreçleri Batı’da büyük tekellerin, Doğu’da ise (devletin diyeceğim ama, aslında Sosyalist Sistemi daha işin başında kısır kalmaya mahkum eden) o garip „Diyalektik Materyalizm“[9]anlayışının ideolojik kontrolü altındaydı. İşte, „duvarların yıkılmasının“ anlamı budur!. Yıkılan o „duvarlar“ „tekelci kapitalizmin“ duvarları olduğu kadar, „İşçi Sınıfı Bilimi’nin“ ideolojik duvarlarıdır da![10] Halbuki eskiden ne kadar kolaydı işler, işte şu kadar ithalatın var, şu kadar da ihracatın; ihracat eksi ithalat eşittir cari açık, ya da tersi tabi!.. hesap buna göre yapılıyordu!. Halbuki bugün böyle değil, görüyorsunuz.
Bugün önemli olan klasik anlamda üretim olmadığı gibi laf-hamaset üretimi de değil (!) NE KADAR BİLGİ -ve KATMA DEĞER- üretildiği önemli bugün!. Bunun için de, ne yapıp yapıp, bütün o antika „Milli Eğitim“ politikalarını falan kökünden değiştirmemiz gerekiyor!. Kökünden diyorum, çünkü eğer kendi kendimizi kandırmak istemiyorsak, bu değişim „sözde değil özde“ olmak zorunda!. Yani öyle, „Kemalist nesiller“ yetiştirmenin yerine „İslami nesiller yetiştirmeyle“ falan bu işi çözemezsiniz!
Bakın, Zeki çalışmasında ne sonuca varıyor: „Tüm bunlardan ne sonuç çıkarıyoruz: Kendini (genişleterek) yeniden değerlendirmek üzere ihraç edilen sermaye, artık ya direk olarak (rekabet şartları nedeniyle) hiçbir engel koymadan, kaçınılmaz bir şekilde teknolojiyi de beraberinde getiriyor; yada, bir yerden sonra, başka türlü ayakta kalma şansı olamayacağı için, en nihayetinde onu da (ileri teknolojiyi de) gittiği ülkelerde üretime sokuyor. Bu ise, kaçınılmaz olarak, Gelişmekte olan Ülkelerde de-gecikmeli de olsa, üretici güçlerin ve üretimin gelişmesinin önünü açıyor. İşte, 21. yüzyıl global ekonomisini 20. Yüzyıl’ın „enternasyonalleşme“ sürecinden ayıran fark, „Gelişmekte olan Ülkeleri“ her açıdan „Gelişmiş Ülkelere“ yaklaştıran diyalektik budur!“[11]
O halde;
1. Önce, yok „yabancı sermaye“ imiş, yok „milli sermaye“ imiş falan gibi o eski terminolojileri kaldırıp bir tarafa atacaksınız! Çünkü artık sermayenin millisi yabancısı diye birşeye yer kalmamıştır. Sermaye artık küresel bir karaktere sahiptir, o kadar.
2. Hemen bunun ardından da, o eskimiş „emperyalizm“ teorilerini bir tarafa bırakmanız gerekiyor! Çünkü artık beğenmediğiniz „ihraç edilmiş olan o sermaye“ beraberinde bilimi, tekniği.. kısacası üretici güçleri geliştirici unsurları da getiriyor. Yani işler öyle eskiden olduğu gibi degil artık!. Tamam, onun amacı gene artı değere el koymak, gene azami kâr yasası onu hareket ettiren güç; ama o, bu amaca ulaşabilmek için bu kez kaçınılmaz olarak başka yöntemlere başvurmak zorunda kalıyor artık; ve de o azami kâr’ı elde etmeye çalışırken sen de bundan nemalanıyorsun!.. Su seviyesi bileşik kaplarda eşitlenme yönünde gelişiyor!
3. „Stratejik zihniyetimizi“ yeniden üretmeye çalışırken „ecdadımız“ diyerek Sultanlar’ın peşine takılıp kısır bir antika devlet anlaşıyla kendimizi sınırlamak yerine, gerçek anlamda ecdadımız olan o Horasan Erenleri’ne, onların yaratıcı ruh haline-tasavvuf anlayışına- sahip çıkarak bu ruhu günümüz koşullarında modern bilimin ışığında yeniden üretmeye çalışalım.. Doğu-Batı çatışmasından (medeniyetler çatışmasından) medet ummak yerine-emperyalizme karşı mazlum halkların öcünü almaya çalışan kahraman rolünü oynayarak Batı’yı altetmeye çalışmak yerine- Doğu-Batı sentezini yakalamaya çalışalım! Yok efendim Batı medeniyeti çöküyormuşta, onun yerine İslam-Doğu yükseliyormuş falan!!.. bunlar boş intikamcı laflardır. Bunları bir yana bırakarak Batı’nın ve Doğu’nun iyi-güzel olumlu olan özelliklerini alıp bunları 21. Yüzyıl paradigmasıyla yoğurarak yeni bir sentez yaratmaya, o „mazlum halklara“ bu sentezle önderlik yapmaya çalışalım biz.. Nasıl mı diyorsunuz? İşte benim cevabım: http://www.aktolga.de/m37.pdf !..
[1]Aslında yazılarını çoğu zaman değer vererek okurum!..
[2]“Erdoğancı” ideolog geçinen bazı “ekonomistler” ve yazarlar bunu Avrupa’nın-bütün bir Batı’nın çökmesi, Doğu’nun zaferi olarak açıklamaya çalışıyorlar. Artık “emperyalizme karşı mücadele” bayrağını “solculardan” bunlar devraldı ya!!..
[3]Bu, diğerine göre daha akla yatkın ama, sermaye bugüne kadar Avrupa’ya aktığı için mi Euro bu kadar değerliydi acaba!! Sermaye Avrupa’ya aktığı için mi Avrupa halâ cari fazla veriyor!?.. Ya da, küreselleşmeyle birlikte sermaye gelişmekte olan ülkelere doğru akmaya başlayınca neden hemen bunların paraları değer kazanmaya başlamadı! Bunlar hep tek yanlı ve 20.yy dünyasında işlerin nasıl döndüğüne dair bilgiler!! Dikkat ederseniz sermaye anlayışı hep eskiye ait; 21. Yüzyılda bilginin de sermaye olarak bir işleve sahip olduğu anlayışı eksik burada..
[4]http://www.milliyet.com.tr/ne-olacak-bu-euro-nun-hali-/ekonomi/ydetay/2003792/default.htm
[5]Zeki Alptekin, „TTIP, CETA, TPP vs. vs.:Tarihsel kontexte „serbest ticaret anlaşmaları “nın global ekonomik gelişmelerdeki yeri“, S. 27:
www.aktolga.de, “Araştırma, İnceleme” bölümünde.
[6]Wall Street Journal, 15.12.2010: Not Really 'Made in China', The iPhone's Complex Supply Chain Highlights ProblemsWith Trade Statistics
[7]Ki bu iPhone’da, değerinin yaklaşık %25`ni kapsadığı tahmin ediliyor. (Bkz.: Volkswirtschaft, Das Magazin für Wirtschaftspolitik 6-2013, CH-Bern, S. 48)
[8] Alptekin, a.g.ç
[9]http://www.aktolga.de/m23.pdf
[10]M.A “Bilişsel Tarih ve Toplum Bilimlerinin Esasları” http://www.aktolga.de/t5.pdf s.286
[11]Z. Alptekin, ag.y., S. 30
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Tayfun AtayGoebbels korosu söylüyor: "Her şey mükemmel efendim!" 18.02.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın AKDOĞANBirilerini suçlama yarışı 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Hüseyin GÜLERCECHP, şimdi de İlker Başbuğu alet ediyor 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Ufuk COŞKUNCemevleri için Cumhurbaşkanı’na Çağrı! 20.01.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın ERGÜNDOĞANGökdelen hançeri tam İzmir’in kalbine saplanıyordu ki… 16.12.2019 Tüm Yazıları
-
Nihat Ali ÖzcanOrtadoğu’nun karmakarışık halleri 22.10.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TenekeciDün ve bugün 11.09.2019 Tüm Yazıları
-
Esat KORKMAZYOLDAŞIM YAVUZ ÇANAK 29.08.2019 Tüm Yazıları
-
Ali KİREMİTCİDÜNYADA VE TÜRKİYE’DE SİYASET YENİDEN ŞEKİLLENİYOR 13.07.2019 Tüm Yazıları
-
Tayfun TURANAYILANA GAZOZ, BAYILANA LİMON. 11.07.2019 Tüm Yazıları
-
Mustafa DAĞCIÖTEKİLEŞTİRMENİN ÖTESİ= DÜŞMANLAŞTIRMAK 3.07.2019 Tüm Yazıları
-
Gürkan-Zengin23 Haziran seçimleri: Bir vak’ayi hayriyye 25.06.2019 Tüm Yazıları
-
Serdar ESEN"Herşey Çok Güzel Olacak" mı? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Celal DENİZIRKÇILIĞIN TEDAVİSİ VAR MIDIR? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet AY14 Mayıs güzellemelerinin anlamı 15.05.2019 Tüm Yazıları
-
Salih TunaZincir sesleri 23.04.2019 Tüm Yazıları
-
Beril DEDEOĞLUİflas eden tüccar, eski defterleri karıştırırmış 27.02.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TığlıBu ne iki yüzlülük!... 26.02.2019 Tüm Yazıları
-
Nermin ALPAYİNSAN VE EKONOMİK DEĞERİ 8.02.2019 Tüm Yazıları
-
Ümit FıratBir mahalli seçim hatırası 15.01.2019 Tüm Yazıları
-
Murat AKSOYUnutmayalım yerel seçime gidiyoruz 11.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ekin GÜNBİR… İKİ… İZMİR MARŞIYLA KOŞ! 4.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet SeverTürkiye bu kadar tehdit ve hakaret eden bir Cumhurbaşkanı görmedi 18.12.2018 Tüm Yazıları
-
İbrahim SEDİYANİKirletme 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
Nadi ÖZTÜFEKÇİUlusal mı Ulusalcılık mı? 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
M.Şükrü HANİOĞLUDünya “biz”i parçalamak için mi savaştı? 26.11.2018 Tüm Yazıları
-
Cemil ERTEMEkonominin geleceğini simgeler anlatır! 31.10.2018 Tüm Yazıları
-
Amberin ZAMANCemal Kaşıkçı ve Türkiye’nin itibarı 10.10.2018 Tüm Yazıları
-
Mete YararCastle International 28.09.2018 Tüm Yazıları
-
Mehmet CANFilistin ulusal sorunu-II 25.09.2018 Tüm Yazıları
-
Leyla İPEKCİAile içi eğitimin maneviyatı (1) 18.09.2018 Tüm Yazıları
-
Ümit KurtTarihçi Kieser: Modern Türkiye'nin eş kurucusu Talat Paşa 17.09.2018 Tüm Yazıları
-
Güngör UrasABD’DE BORÇ KRİZİ 10.08.2018 Tüm Yazıları
-
Serpil Çevikcan24 Haziran sonrasındaki şema 30.05.2018 Tüm Yazıları
-
Hüseyin ÇAKIRVaatlerinizi sözleşme olarak imzalayın… 27.05.2018 Tüm Yazıları
-
Kürşat BUMİNLGS Türkçe: Çocuklarla dalga mı geçiyorsunuz? 7.02.2018 Tüm Yazıları
-
Aslı AydıntaşbaşYaklaşan facia 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Yusuf Ziya DÖGERTürkiye Seçimlerinin Kilidi Kürdler 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Özgür MumcuTutuklu yargı 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Arife KÖSEHawaii’den sonra nükleer savaş tehdidini yeniden düşünmek 1.02.2018 Tüm Yazıları
-
Güldalı COŞKUNSeçim kritiği desem de…. 1.02.2018 Tüm Yazıları
-
Ergün Diler23 gizli toplantı. 8.01.2018 Tüm Yazıları
-
Ceren KENARMusul sonrası DEAŞ 14.07.2017 Tüm Yazıları
-
Okay GÖNENSİNSertleşme mi normalleşme mi? 11.07.2017 Tüm Yazıları
-
İhsan ELİAÇIKDini çoğulculuk gereği kadından imam olabilir 23.06.2017 Tüm Yazıları























































































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.11.2024
9.11.2024
31.07.2024
3.06.2024
9.04.2024
20.07.2023
18.07.2023
17.07.2023
20.06.2023
18.06.2023