Burhanettin DURAN
Son yıllarda İslami-muhafazakâr kesimlerin nasıl bir dönüşümden geçtiği sıklıkla medyanın gündemi oluyor. Medyanın negatifi sevmesi ve siyasi polemiklerin konusu olması sebebiyle mesele hep sorun olarak kodlanıyor.
Yaşanan dönüşüm, ya imam hatiplerin ve dini grupların "yaygınlaşması" üzerinden "devlet eliyle İslamlaşma" anlamında eleştiriliyor. Ya da dindar kesimdeki "ahlaki bozulma" iddiası üzerinden Kemalist laikçiliğin "haklılığı" ve İslami kesimin "fakirleşmesi" hükümleri veriliyor.
Başörtülüler bir gün "dindar nesil" politikasının bilinçsiz araçları. Diğer bir gün ise, "baskıcı devlet politikasının" kurbanları. Gezi protestoları sırasında ise "özgürlükçü ve adaletçi aktörler" idiler.
Yine, DEAŞ gündemdeyken, gençler arasında "radikal seleficilik" başını alıp gidiyordu. Şimdi bir vesileyle, dindar kesimlerin çocukları arasındaki "deizm" iddiası öne çıkarılıyor. Değişmeyen şey, dindarlıkla alakalı hususların sürekli "olumsuz" bir söylem ortamında değerlendirilmesi.
Bu tür tartışmalar, Türkiye toplumunun önemli bir kesiminin dönüşümünün analizini yapmaktan ziyade "aşırı politize ve ideolojik" bir çabayla ilgili. AK Parti'nin muktedirliğinin içinden geldiği kesimlere ve davaya "maliyetlerini" göstermek hedefleniyor. Böylece, "AK Parti şimdilik iktidarda kalmayı başarabiliyorsa da en sağlam dayanakları bile çöküntü içinde" mesajı veriliyor. "İran gibi devlet eliyle İslamlaşma gençlerinizi dinden koparıyor" algısı üretiliyor. Müslüman bireyin dünya ile ahiret arasında denge kurmayadayalı dini hayatının meseleleri güncel siyasetin gerilimli dünyasına yerleştiriliyor. Hatta AK Parti iktidarına muhalefetin bir alanına dönüştürülmeye çalışılıyor.
Hem "İslamlaştırma" hem de "dini hayatı yozlaştırma" gibi çifte suçlama eşliğinde. Halbuki Cumhuriyet dönemindeki İslami hareketlerin ve dini hayatın meseleleri daha karmaşık bir düzlemde cereyan ediyor. AK Parti ile bağlantılı ancak çok daha geniş bir değerlendirmeyi hak ediyor. Bu sebeple duygusal ve ideolojik değil rasyonel analizlere ihtiyaç var.
Dindar olmak hiçbir zaman kolay değildi. Aşkın olana bağlanmak ve yaşam boyu süren bir tercihi gerçekleştirmek esaslı bir mesele. Modern dünyanın baskın sekülerizmi karşısında dindar olmak ise daha da meydan okuyucu. Değerler ile fayda arasında zorlu bir sentez kurmak gerekiyor. Bu yüzden dindarların günümüzün dünyevi imtihanları karşısında verdikleri cevaplar çok yönlü muhasebeyi gerektiriyor. Ürettikleri insan tipinin, kurumların ve sosyal-siyasi oluşumların tecrübesinin gözden geçirilmesi verimli bir gündeme karşılık gelmekte. Zira Türkiye'deki dindar kesimlerin tecrübesi, İslam dünyasındaki başarısız örneklerin aksine, "muktedir olabilme" ve "kalabilme" boyutuyla eşsiz önemde. AK Parti iktidarı bir yönüyle laikçi uygulamadaki din-devlet ilişkisinin gerilimini dindirdi. Diğer yönüyle de İslamcı çevreleri yönetmenin realitesi ile buluşturdu. Eğitim ve kamusal temsil alanındaki taleplerini karşılayarak sistem içinde normalleştirdi.
Bu yüzden dindar kesimlerin meseleleri renkli, çoğulcu ve üretken bir gündemin parçaları. Ülkeyi yönetmenin, ümmetin sorunları ile ilgilenmenin sorumluluğunu da taşıyorlar. Cumhuriyet döneminin bütün hatalı politikalarıyla da yüzleşiyorlar. FETÖ'yü tasfiye noktasında dindar kesimlerin iktidara verdiği destek buna sadece bir örnek. İşte dindar kesimler, bütün boyutlarıyla, modern dünyada muktedir olmanın, sistemi dönüştürmenin ve Türkiye'yi yönetmenin problemleriyle uğraşıyor. Bu olgunun kendisi dindarlar için başlı başına eşsiz bir başarıya karşılık geliyor.
"Manevi kayıplar" söylemi motivasyonu düşürmemeli; onun yerine sorunlarla yüzleşmeli. Her türlü toplumsal-siyasal değişimi taşıyabilecek özgüvene ve dinamizme sahip olunduğu sürece mevcut başarı devam edecek.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2022
19.05.2021
15.05.2021
30.04.2021
24.04.2021
17.04.2021
6.01.2020
3.01.2020
13.10.2020