Yıldıray OĞUR
“Küresel işgale benziyor bu. Yeni bir dünya düzeni kurmaya çalışıyorlar. Tek bir dünya hükümeti kurmaya çalışıyorlar. Dünyadaki 180 ülkeyi kendilerine bağlı hale getirmek istiyorlar. Bu ülkelerin bütün doğal kaynaklarını, insan gücünü merkezi bankacılık sistemi aracılığıyla tekelleştiriyorlar. Diğer ülkeleri bu merkezi bankacılık sistemi aracılığıyla köleleştirmeye çalışıyorlar. ”
Büyük resmi gören bu dünya analizi, dün çıkan bir köşe yazısından, televizyon tartışmalarının müdavimlerinden bir rektör, profesör ya da araştırmacı/yazarın konuşmasından veya Twitter ya da Facebook’ta binlerce kez paylaşılmış bir mesajdan değil.
Türkiye’de ortalama vatandaşın önemli bir kısmının da duyunca “Aynen öyle” diyeceği bu çok tanıdık, bildik analiz iki gündür herkesin haline güldüğü, “manyağa bak” dediği Kongre’yi basan o yarı çıplak boynuzlu adama ait.
Adamın adı Jake Angeli. 32 yaşında. Kendisine “Q Şamanı” diyor ama Amerikan yerlisi değil, Arizonalı buz gibi bir beyaz.
Eski bir oyuncu ve seslendirmeci.
Tabii sıkı bir Trump taraftarı.
Bu konuşmayı da artık tarihe “Kongre Baskını” olarak geçen olaylar öncesi Avusturya televizyonuna verdiği 10 dakikalık röportajda yapmış.
Yer altında gizli askeri tesislerde geliştirilen insanlığa açıklanmayan ileri teknolojilerden, 5G sinyalleriyle nasıl zehirlendiğimizden, aşıyla bize çip yerleştireceklerinden, dünyayı yöneten güçlerin kirli oyunlarından bahsediyor.
Üzerine bir gömlek giydirilip, boynuzlarını bir kaç saatliğine çıkarmaya ikna edilebilirse Türkiye’deki televizyon tartışmalarında kanal kanal gezdirilebilir, kimse de bu adam ne diyor demez.
Angeli, evet bir miktar kafayı yemiş.
Bizzat kendisi üçüncü gözü açık bir şaman olarak küreselcilerle bambaşka boyutlarda mücadele ettiğini söylüyor.
Bir şaman olduğu için de Ocak ayında Washington’daki gösteriye yarı çıplak gelmiş.
Vücudundaki dövmeler Germen ve İskandinav mitolojisine ait semboller.
Yggdrasil; çam ağacının atası olan Germenlerin kutsal ağacı. Mjölnir; İskandinav mitolojisinin en güçlü Tanrısı Thor’un baltası. Valknut; Neo-nazi ve aşırı sağ grupların kullandığı Viking sembollerinden biri.
Bizdeki aşır sağcılar, milliyetçiler Göktürk alfabesiyle yazılmış Türk kelimesini dövme yaptırıp arabalarının arkasına yapıştırdığı gibi, Batı’daki aşırı sağcılar da tarih boyu Hristiyanlık öncesi hep Germen ve İskandinav mitolojisinin en ari sembollerine sığındılar.
Bir çeşit Selefilik bu.
Ama Angeli bir Beyaz ırkçısı, neo-Nazi değil.
Yüzünü savaşa giden Kızılderililer gibi boyamış tabii Amerikan bayrağı renklerinde. Kafasına geçirdiği çakal kürkünü açıklarken Kızıldereli kabilesi olan “Navaholara göre çakalların hileci, kötü niyetli bir güç” olduğunu söylüyor, onun üzerine kondurduğu bufalo boynuzlarının amacı da düşmana korku salmak.
Çünkü Arizona’dan Washington’a savaşmaya gelmiş.
“Küreselcilere, komünistlere, pedofillere, tecavüzcülere ve katillere” karşı savaşmaya...
Ülkesi için vatan hainlerine, kötülere karşı savaştığına o kadar inanıyor ki o kılıkta, o boynuzlarla, kapıları geçti, Senato’nun içine girdi, başkanın kürsüsüne kadar çıktı.
Elinde taşıdığı pankartıyla.
Pankartın bir yüzünde “WTF Arrowhead? Neden logon pedofillerin kodu?” yazıyor.
Arrowhead Arizona’daki büyük bir AVM. Her yerde karşımıza çıkabilecek türden logoları, FBI’in pedofillerin kullandığını düşündüğü bir sembole benziyor.
Pankartın diğer tarafında “Beni Q gönderdi” yazıyor.
Peki “Q” ne demek? “Q Şaman” ne demek?
Neden sürekli küreselcilerden ve pedofillerden bahsediyor?
Aslında bunun cevabı için dört yıl önce Washington’daki bir pizzacıya gitmeliyiz.
4 Aralık 2016 günü Kuzey Karolina’dan kalkıp Washington’a gelen 28 yaşındaki Edgar M. Welch adında bir adam, askeri tüfeğiyle Washington’daki bir pizzacıya girip havaya ateş açtı ve pizzacının gizli odalarını aramak istedi.
Genç adam binlerce kilometre uzaktan Washington’a insanlık namına gelmişti: Comet pizzacısının gizli bodrum katında pedofil çetesi tarafından köle olarak tutulan çocukları kurtarmak için.
Ama polis gelene kadar silahıyla arama yaptığı lokantada gördü ki, pizzacının çocukların tutulduğu bir bodrum katı yoktu. Cesetlerin saklandığı içi boş dev bir soğutucu odası da...
Fotoğraflarda pedofil çarkındaki Obama’nın ping pong oynadığı görünen geniş sütunlu koridor ve orada bir ping pong masası da bulamadı.
Hiçbir şey 4Chan ya da Reddit sitesinde okuduğu Pizzagate skandalındaki gibi görünmüyordu.
Türkiye’de Ekşi Sözlük, Onedio siteleri tarafından çevrilen, Sabah gazetesi, Takvim, Yenişafak ve OdaTv’nin haberlerini yaptığı; Clintonlar, Obamalar, Oprah Winfrey, Tom Hanks gibi isimlerin içinde olduğu iddia edilen bir pedofil ağı hakkındaki Pizzagate skandalını herhalde herkes hatırlayacaktır.
Nasıl unutulabilir ki?
Dünyada bu komplo teorisinin merkez medyaya kadar çıkabildiği, üzerine köşe yazılarının yazıldığı bir kaç ülkesinden biriydi Türkiye.Anti-Amerikancılık için her şey mübah olduğundan bu komplo teorisi de çarşaf çarşaf yayınlanmıştı.
Komplo teorisi, Wikileaks tarafından mailleri hacklenen Demokratların lobicilerinden, Hillary Clinton’ın kampanya şefi John Podesta’nın e-postalarında geçen bazı kavram ve ifadelerin aslında pedofil şifreleri olduğu üzerine kurulmuştu.
Yemeğe düşkün bir İtalyan olan Podesta’nın müdavimi olduğu Washington’daki Comet Pizzacısı da içinde Başkanların, işadamlarının olduğu pedofil çetesinin merkezine yerleştirilmiş.
“Commet Pizza” adı ya da oradan “Cheese Pizza” istemek baş harfleriyle “Child Porn”a bağlanmış.
Pizzacının tabelasındaki ay yıldız sembolleri ise Şeytan’ın sembolleriymiş.
(Bu komplo teorisini Türkçe’ye çevirenler, teorinin bu ay-yıldızlı kısmını herhalde Türk okurların kafası karışmasın diye nedense atlamışlar)
Teoriye göre pizzacının sahibi olan James Alefantis, Rotschild ailesinin bir mensubuymuş ya da onların soyundan gelen biri. Yani kötülüğü genetik.
Soyadı bile Fransızca “I’enfant” yani “çocuk” anlamında bir şifreye tekabül edecek kadar kumpas için doğmuş biriymiş.
Komplo teorisinin en ikna edici fotoğraflarından birinde pizzacının sahibi olan Alefantis, Fransızca “J’ adore (Kalp işaretiyle) L’Enfant” (Çocukları seviyorum) yazan bir tshirt giymiş olarak, iki yarı çıplak adamın arasında görülüyor.
Komploya göre çok gizli pedofil çetesine ev sahipliği yapan adam, boş bulunup olayın t-shirtini giyip ortalıklarda dolaşmış, bir de bu fotoyu Instagram hesabında paylaşmış.
Halbuki o tshirtü giymiş adam pizzacı değil. Washington’daki L’Enfant adlı başka eski bir restoran sahibi.
O restoran adı da Amerikan bağımsızlık savaşında İngilizlere karşı George Washington’ın emrinde hizmet eden Fransız kolonist Pierre Charles L’Enfant’dan geliyor.
Daha fazlasını merak edenler New York Times’in Pizzagate komplosundaki bütün iddiaları tek tek çürüttüğü haberine bakabilir.
https://www.nytimes.com/interactive/2016/12/10/business/media/pizzagate.html?searchResultPosition=1
Tabii bu iddiaya inananlar için New York Times da bu küreselci çetenin sözcüsü.
Onun yerine 4Chan sitesinde Pizzagate skandalını deşifre eden “Q” adlı gizli hesabın yazdıklarına inanıyorlar.
Takipçilerine göre “Q” devletin en gizli bilgilerine ulaşma izni olan ve bunu vatanseverlik gereği halkla paylaşan üst düzey bir devlet yetkilisi.
Ya üst düzey bir asker ya da bir istihbaratçı.
Tek bir kişi de değil.
ABD’yi ele geçiren bu küreselci çeteden, pedofillerden ülkeyi geri almaya çalışan vatansever asker, siyasetçi ve istihbaratçıların sözcüsü.
Bizdeki karşılığı biraz Fuat Avni, biraz Polat Alemdar, biraz aksaçlılar, biraz sosyal medyada İttihatçı fedaileri kendilerine profil fotoğrafı yapmış gizli hesaplar.
Takipçileri de kendilerine “anonim” kelimesinin İngilizcesinden hareketle “anon” adını veriyor.
“QAnon” kelimesi de gruba işaret ediyor.
“Q” harfini seçmesi de boşuna değil. Çünkü “Q” (qualified) çok gizli devlet belgelerine giriş iznine referans eden bir harf.
Bundan sonraki kısmı 2 sene önce QAnon üzerine bu köşede çıkan yazıdan okuyalım bir kere daha:
“Q nün verdiği şifreli bilgiler şöyle özetlenebilir; Bütün dünyayı ve tabii ABD ‘yi yöneten derin devlet ve gizli cemiyet Trump’ı devirmeye çalışıyor. Çünkü Trump, bu derin devletin ve gizli cemiyetin izni olmadan uzun süredir iktidara gelmiş ilk ABD başkanı. Devletin içindeki “Q” gibi iyi insanlar ve vatanseverler de bu oyunları bozuyor ve Başkan’ı koruyor.
Başkan korunmalı çünkü daha önce bu gizli cemiyetin hedefinde olan başkanlardan Kennedy bir suikastla öldürüldü, Ronald Reagan da suikast girişiminden kurtuldu.
Şimdiki hedef de Trump.
“Gizli cemiyet”ten ne kastettikleri bize çok tanıdık gelebilir.
İçinde CIA’in, Rotschild Ailesi’nin, Soros’un, Papa’nın, Avrupa Birliği’nin, Kraliçe’nin de olduğu dünyayı yöneten güçler bunlar. Yani bir nevi üst akıl.
Bütün savaşları bunlar çıkarmakta, insanlığı fakirleştirmekte, ırk ve din ayrıştırmaları yaratmakta, besinleri zehirlemekte, insanları ilaçlara mahkum etmekteler.
Tabii ki 11 Eylül saldırısından, IŞID’e kadar aklınıza gelecek her şey de bunların komplosu (“False flag” operasyonları)
Tabii ki bu gizli cemiyet yıllardır Beyaz Saray’a da kendi adamlarını yerleştirdi. Bush ailesi, Clintonlar ve “Hüseyin” diye bahsedilen Obama bu gizli cemiyetin kuklaları. Son olarak Hillary Clinton’u sokmaya çalıştılar ama başaramadılar.
İşte Trump bu gizli cemiyetin, ABD derin devletinin hesaplarını bozdu. Onu başkan adaylığına bu gizli cemiyete karşı savaş veren generaller ikna ettiler. Şimdi de Trump ve müttefiki generallerle, bu gizli cemiyet arasında bir savaş var.
Savaş aslında iyilerle kötüler arasındaki bir savaş. İddialar çok ağır.
Örneğin “Q” nun teorilerine göre Trump’ın görevden aldığı CIA başkanı Brennan, 11 Eylül saldırısını yapanlara pasaport veren, IŞID’e silah veren Müslümanlıktan dönme bir Müslüman Kardeşler üyesi. “No Name” diye bahsedilen, Trump karşıtı cumhuriyetçi senatör John McCain’in IŞID’i kuran hainlerden biri. Suriye’de Mccain’in IŞID’çilerle buluştuğunu iddia eden fotoğraf (ki ÖSO askerleriyle buluşmuştu), Papa’yı Rotschild ailesinden bir yaşlı adamın elini öperken gösteren fotoğraf (ki aslında Auschwitz’den kurtulmuş yaşlı bir adamın elini öpmüştü) gibi Türkiye’ye kadar ulaşmış komplo malzemeleri de bu ağın eserleri.
Trump ve Q aynı dava için mücadele ediyorlar. Trump, bazı işaretler vererek bu bağlantıyı zaman zaman belli ediyor.
Örneğin Trump’ın Asya ziyareti sırasında “Q” uçaktan çekilmiş okyanustaki adaları gösteren bir fotoğraf paylaşmıştı.
Trump’un oğlu Eric Trump’ın “Q”ye referans gösteren bir tweeti like’ laması da Q’nün ‘içeriden’ olduğunun delilleri.
Ama “Q” nün Trump’ın adamı olduğu ve onun bilgisi dahilinde bu mesajları attığının esas kanıtlarını Trump’ın kendisinin verdiğine inanıyorlar.
Trump’ın Kongre konuşmasında eliyle Q harfi çizmesini, bir konuşmasında 17’ye vurgu yaparak alfabedeki 17. harf olan Q’ye işaret etmesini, bir beyzbol kulübünü kabulünde ona 17 nolu formanın verilmesini şifreli mesaj olduğuna inanıyorlar.
Ama Trump esas gizli mesajlarını tweetlerinde veriyor.
Özellikle de sık sık yaptığı kelime hatalarıyla. Aslında Trump bu tashihleri şifreli mesajlar vermek için bilerek yapıyor.
Örneğin Trump’ın bir tweetinde “consequential” yazacağına “consensual” yazmasının sebebi “Q” ye işaret etmek.
Bir keresinde karısının adını Melania yerine Melanie yazması da boşuna değil. Aynı adlı eski bir hain Adalet Bakanlığı çalışanına işaret ediyordu orda da.
Tweetlerindeki kelimeler arasındaki boşluk sayıları ve tweet saatleri bile aslında mesaj yüklü. Bazen derin devletin New York’a düzenleyeceği bir saldırıyı deşifre ediyor, bazen Davos’ta kendisine yönelik içinde İngiliz devletinin de olduğu bir suikast planını.
Grubun forumlarında Trump’ın tweetlerinde ve konuşmalarındaki yanlış kelimelerle aslında ne demek ve ne mesaj vermek istediği üzerine okuyunca en azından verilen emeğe saygı uyandıran teoriler havada uçuşuyor.
“Q”nün şifreli mesajlarında da derin devletin Trump’a karşı komploları ve suikast planları deşifre ediliyor.
Bu derin devlet veya gizli cemiyet, Trump karşıtı ayaklanmalar çıkarmaya, kaos planları devreye sokmaya çalışıyor. Bunun için medyayı ve Hollywood’u kullanıyor. Hatta bazen bu gizli cemiyetin kuklası olan Kuzey Kore liderinin tehditleri bile hedef aslında Trump.
Q’nün bir kaç mesajına bakalım, yine tanıdık gelebilir:
‘Artık gerçeği öğrenme zamanı. Onlar sizi kontrol etmek istiyor. Onlar sizi köle yapmak istiyor. Onlar sizi dinlerinize, ırklarınıza göre bölmek istiyor. Sınıf savaşları çıkarmak istiyorlar. Din savaşları çıkarmak istiyorlar. Medyayı kullanıyorlar. Hollywood’u kullanıyorlar. Siyasi liderleri kullanıyorlar. Artık geniş düşünün. Büyük uyanış zamanı.’
QAnon grubu derken Roseanne Bar gibi oyuncular, Curt Schilling gibi ünlü sporcular, yüksek takipçili sosyal medya trolleri, meşhur Youtuberlar ve yüz bine yakın insandan bahsediyoruz.”
İşte ABD Kongresi’ni basanların çoğu da bu grubun üyeleri ya da bu teorilere inanan insanlardı.
Tabii aralarında İsrail bayrağı, Şah dönemi İran bayrağı taşıyanlar, Hintliler hatta Suudi kökenli Müslümanlar gibi Trump’ı dış politikası için bağrına basmış olanlar, Beyaz Saray’dan ve Washington’dan tarihsel olarak nefret eden İç Savaş’ın yenilmiş konfederasyon güçlerinin bayrağını taşıyanlar, Amerika’yı Yahudilerin yönettiğine inanan, protestoya “Auschwitz Kampı”, “6MWE” (6 million weren’t enough-6 Milyon yeterli değildi) yazan tshirtlerle gelmiş Proud Boys gibi anti-semitik beyaz ırkçılar ve Biden’ı Stalin’e dahi benzeten anti- komünistler ve tabii Trump’ın İsa’nın adamı olduğuna inanan evanjelikler de vardı.
JFK'nin 99'da uçak kazasında ölen oğlunun aslında yaşadığına, derin devletin hedefinde olduğu için yüz değiştirme ameliyatı olup 20 yıldır saklandığına Twitter’da 169 bin takipçisi olan Vincent Fusca adlı bir adamın aslında o olduğuna inanan insanlardan bahsediyoruz.
Eylem sırasında pek çoğu ellerinde “Epstein intihar etmedi” yazan pankartlar taşıyorlardı. Bir underage seks çetesini yönettiği ortaya çıkan işadamı Jeffrey Epstein mahkemeye çıkmadan hapishanede asılı olarak bulunmuştu.
Bizdeki sağcıların tersine Amerikan sağcıları devletin işlediği suçlarla övünmüyorlar.
11 Eylül’den JFK suikastına kadar pek çok büyük suçu bu küreselci çetenin işlediğine inanıyorlar.
Yani ABD’ye bakışları bizdeki solcular, ulusalcılar ya da İslamcılarınkinden farklı değil.
Ama onlara göre bunları yapanlar vatan hainleri. Bütün baskın boyunca sürekli “USA” diye bağıran, ülkelerini bu çeteden geri almaya çalışan gerçek vatanseverler olduklarını düşünüyorlar.
Yani gayet ulvi, iyi bir amaç için oradaydılar.
Kendilerine sürekli yalan söylediklerini düşünen medyaya, Hollywood’a yani bütün elitlere öfkeli, uzun süredir bilgileri ve haberleri sosyal medyadaki alternatif mecralardan alan, ülkelerini ele geçirmiş vatan hainlerine, komünistlere, küreselcilere karşı mücadele ettiklerini düşünen bu gerçek vatanseverler, on yıllar sonra ilk defa Beyaz Saray’a girebilmiş tek yerli, gerçek Amerikalı başkan Trump için Amerikan siyasetinin kalbi olan Kongre’yi basmakta bir beis görmedi.
Her ne kadar Türkiye’den bakınca bu olan biten rezalet gibi görünse de, mizah malzemesi yapılsa da aslında Türkiye’deki pek çok kesim Kongre’yi basan Trumpçılarla benzer görüşleri ve çok benzer bir dünya algısını paylaşıyor.
Bütün içerik aynı olmasa da çerçeve ve temalar aynı.
Küreselcilere karşıtlık, komplo teorileriyle dünyayı açıklamaya yatkınlık, mutlak doğruyu, iyiliği temsil ettiğine iman, karşı taraftaki herkesi şeytani güçlerin adamları, kötü, ahlaksız, katil, sapık, dejenere görmek, ülkeyi vatanseverler ve vatan hainleri olarak bölmek, bilgi ve haber alma kanallarını tek tipleştirmek...
Bu anlamda Türkiye, “Küçük Amerika” oldu bile.
Küçük Amerika’ya benzemediğimiz kısım ise iktidardaki Cumhuriyetçi siyasetçilerin ve ana akım Cumhuriyetçi medyanın başta Başkan Yardımcısı olmak üzere bu popülist dalgaya geç de kalsalar bir noktada karşı çıkmaları, Başkan’a değil, hukuka, demokrasiye, anayasaya sadakat göstermeyi tercih etmeleri oldu.
Bu kısımda da Küçük Amerika olabilirsek sorun yok.
Ama artık kurumsal medya, akademi ve siyasetin yol göstericilik edemediği, sosyal medya çağının yarattığı bu kesin inançlı, öfkeli ve güvensiz insan kitleleri üzerine uzun uzun düşünmek gerekir.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Tayfun AtayGoebbels korosu söylüyor: "Her şey mükemmel efendim!" 18.02.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın AKDOĞANBirilerini suçlama yarışı 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Hüseyin GÜLERCECHP, şimdi de İlker Başbuğu alet ediyor 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Ufuk COŞKUNCemevleri için Cumhurbaşkanı’na Çağrı! 20.01.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın ERGÜNDOĞANGökdelen hançeri tam İzmir’in kalbine saplanıyordu ki… 16.12.2019 Tüm Yazıları
-
Nihat Ali ÖzcanOrtadoğu’nun karmakarışık halleri 22.10.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TenekeciDün ve bugün 11.09.2019 Tüm Yazıları
-
Esat KORKMAZYOLDAŞIM YAVUZ ÇANAK 29.08.2019 Tüm Yazıları
-
Ali KİREMİTCİDÜNYADA VE TÜRKİYE’DE SİYASET YENİDEN ŞEKİLLENİYOR 13.07.2019 Tüm Yazıları
-
Tayfun TURANAYILANA GAZOZ, BAYILANA LİMON. 11.07.2019 Tüm Yazıları
-
Mustafa DAĞCIÖTEKİLEŞTİRMENİN ÖTESİ= DÜŞMANLAŞTIRMAK 3.07.2019 Tüm Yazıları
-
Gürkan-Zengin23 Haziran seçimleri: Bir vak’ayi hayriyye 25.06.2019 Tüm Yazıları
-
Serdar ESEN"Herşey Çok Güzel Olacak" mı? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Celal DENİZIRKÇILIĞIN TEDAVİSİ VAR MIDIR? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet AY14 Mayıs güzellemelerinin anlamı 15.05.2019 Tüm Yazıları
-
Salih TunaZincir sesleri 23.04.2019 Tüm Yazıları
-
Beril DEDEOĞLUİflas eden tüccar, eski defterleri karıştırırmış 27.02.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TığlıBu ne iki yüzlülük!... 26.02.2019 Tüm Yazıları
-
Nermin ALPAYİNSAN VE EKONOMİK DEĞERİ 8.02.2019 Tüm Yazıları
-
Ümit FıratBir mahalli seçim hatırası 15.01.2019 Tüm Yazıları
-
Murat AKSOYUnutmayalım yerel seçime gidiyoruz 11.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ekin GÜNBİR… İKİ… İZMİR MARŞIYLA KOŞ! 4.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet SeverTürkiye bu kadar tehdit ve hakaret eden bir Cumhurbaşkanı görmedi 18.12.2018 Tüm Yazıları
-
İbrahim SEDİYANİKirletme 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
Nadi ÖZTÜFEKÇİUlusal mı Ulusalcılık mı? 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
M.Şükrü HANİOĞLUDünya “biz”i parçalamak için mi savaştı? 26.11.2018 Tüm Yazıları
-
Cemil ERTEMEkonominin geleceğini simgeler anlatır! 31.10.2018 Tüm Yazıları
-
Amberin ZAMANCemal Kaşıkçı ve Türkiye’nin itibarı 10.10.2018 Tüm Yazıları
-
Mete YararCastle International 28.09.2018 Tüm Yazıları
-
Mehmet CANFilistin ulusal sorunu-II 25.09.2018 Tüm Yazıları
-
Leyla İPEKCİAile içi eğitimin maneviyatı (1) 18.09.2018 Tüm Yazıları
-
Ümit KurtTarihçi Kieser: Modern Türkiye'nin eş kurucusu Talat Paşa 17.09.2018 Tüm Yazıları
-
Güngör UrasABD’DE BORÇ KRİZİ 10.08.2018 Tüm Yazıları
-
Serpil Çevikcan24 Haziran sonrasındaki şema 30.05.2018 Tüm Yazıları
-
Hüseyin ÇAKIRVaatlerinizi sözleşme olarak imzalayın… 27.05.2018 Tüm Yazıları
-
Kürşat BUMİNLGS Türkçe: Çocuklarla dalga mı geçiyorsunuz? 7.02.2018 Tüm Yazıları
-
Aslı AydıntaşbaşYaklaşan facia 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Yusuf Ziya DÖGERTürkiye Seçimlerinin Kilidi Kürdler 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Özgür MumcuTutuklu yargı 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Arife KÖSEHawaii’den sonra nükleer savaş tehdidini yeniden düşünmek 1.02.2018 Tüm Yazıları
-
Güldalı COŞKUNSeçim kritiği desem de…. 1.02.2018 Tüm Yazıları
-
Ergün Diler23 gizli toplantı. 8.01.2018 Tüm Yazıları
-
Ceren KENARMusul sonrası DEAŞ 14.07.2017 Tüm Yazıları
-
Okay GÖNENSİNSertleşme mi normalleşme mi? 11.07.2017 Tüm Yazıları
-
İhsan ELİAÇIKDini çoğulculuk gereği kadından imam olabilir 23.06.2017 Tüm Yazıları
-
Adil GÜRHay Allah yine çenemi tutamadım! 16.04.2017 Tüm Yazıları
-
Hüseyin SARIBAŞHAYIR, YETER ARTIK! 18.02.2017 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNFiliz 22 gündür hayata tutunmaya çalışıyor... 7.02.2017 Tüm Yazıları
-
Mustafa ARMAGANÇankaya’nın karakutusu Latife Hanım mı? 7.02.2017 Tüm Yazıları
-
Süleyman YAŞARVatandaşın dövizini devlete dört katı faizle satıyorlar 26.07.2016 Tüm Yazıları
-
A.Turan ALKAN40 $, hem de ‘döge döge’ 15.07.2016 Tüm Yazıları
-
İhsan YILMAZÜmmetin ortak dili: İngilizce 13.07.2016 Tüm Yazıları
-
Bülent KORUCUÖzel haber bayramı 11.07.2016 Tüm Yazıları
-
Gökhan ÖZGÜNBen HDP’ye oy veriyorum… 28.06.2016 Tüm Yazıları
-
Orhan MİROĞLUYazmaya kısa bir mola veriyorum 17.04.2016 Tüm Yazıları
-
Cemil KOÇAKVe Türkiye ‘hayır’ diyor! 16.04.2016 Tüm Yazıları
-
Sema İZOLCennette de hendek var mı anne? 15.02.2016 Tüm Yazıları



































































































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026