Aydın Selcen
Önce temel ansiklopedik bilgiler: Irak Kürdistanı, bugün ulaştığı anayasal statüyle, Irak’ın bir federe bölgesi. Irak Kürdistan Bölgesi’ni “IKB” diye kısaltıp, öyle kullanmak; zorlanınca IKB kısaltmasını “Irak Kürt Bölgesi” diye açmak, komşu ülkenin anayasasını tanımamak da demek. Gerekçesi, bizim siyasal meşruiyeti kendinden menkul çakmak bakışlı, çatık kaşlı atmaca tayfanın “Kürdistan’ı ‘tanıdınız’ mı yoksa?” sorgulaması. Örnekse, “Münih’te başkonsolosluk var, Bavyera’yı tanıdık mı yoksa?” diye sorulduğunu düşünün.
Irak’ta Kürdistan dışında federe bölge (henüz) yok. Hiç bir zaman olmayabilir de, Iraklıların kendi bilecekleri iş. Ayrıca, Irak’ın yeni (2005) federal anayasasına göre vilayetlerin de (bunlar çoğu zaman kağıt üzerinde kalsa da) valiler ve vilayet meclisleri üzerinden bizimle karşılaştırıldığında olağanüstü, neredeyse bölgelerinkini aratmayacak yetkileri var. En azından valileri halkın doğrudan seçtiğini belirtmek yeterli. Diğer kadim sorun ise IKB’nin güney sınırının hukuken belirlenememiş oluşu ve bu bağlamda Kerkük’ün statüsü. Saddam’dan çok önce 1959’ta KDP’nin etkin işbirliğiyle yapılan Türkmen katliamı bugüne dek hafızalarda canlı. Doğal olarak, Musul-Kerkük’ün “Lozan’da yenilen gol” olarak nitelenmesi de öyle.
Gomaşinen’de Ruşen Çakır’ın da hafızamızı tazelediği üzere Saddam’ın o 1959 Kerkük kırımını kat be kat aşan insanlık suçu hatta soykırım niteliğindeki harekâtları önce 1988 sonra daha büyük ölçekte 1991’de yaşanan Kürt göçleri gerçekleşti. IKB’nin nüvesi de o günlerde ortaya çıktı. Türkiye, bir yandan Irak Kürtlerine insani yardım yapmaya çalışırken, temel olarak sınırötesinde kalıcı askeri varlık yerleştirmeye, perde gerisinden siyasal yönetime ortak olmaya ve bir yandan Kürt sorununun uluslararasılaşmasını, diğer yandan Irak ve Türkiye Kürt sorunları arasında doğrudan ilinti kurulmasını önlemeye çabaladı. Bunun gerekçesi PKK’nin terör eylemleri oldu.
Siparişçileri iyi kötü belli olup, failleri meçhul bırakılan 1993 cinayetlerinin, o 1991’in ardından gelişi rastlantı olamaz*. Yukarıda Çakır’a atfen değindiğim Saddam’ın 1988’deki Anfal kimyasal saldırısı ve Halepçe katliamının ardından 1994’te KDP ve 1975’te Talabani önderliğinde ondan kopan KYB arasında üç yıl sürecek “brakuji” (kardeş katli, iç savaş) başladı. Haritadaki konumları itibarıyla KYB İran’dan, KDP Türkiye’den destek bulageldi. Ankara, ABD arabuluculuğunda Türkmen ve Süryanilerden oluşan Ateşkes İzleme Gücü ile KDP ve KYB arasına girerken, askeri varlığını da sağlamlaştırdı. O günlerde çekilen Yeşil Hat, bugün de kırmızı bereli peşmergelerin yerini yeşil berelilere, duvarlardaki Barzani resimlerinin yerini Talabani resimlerine bıraktığı Köysancak havalisinde iç sınır olarak IKB’yi tam ortasından ikiye bölmeyi sürdürüyor.
KDP ve KYB ayrılığı da coğrafi olarak Zap Suyu’nun böldüğü Behdinan ve Soran bölgelerine dayanıyor. Düşünsel açıdan ise 1890 ortalarında Mevlana Halid’den (Kafkasya’daki Şeyh Şâmil gibi) alınan halifelikten bu yana gelen gelenekçilik ve 1970’ler sol kurtuluş hareketler esinli (ve hem Bağdat, hem Ankara’ya karşı Şam’dan Hafız Esat destekli) ideoloji farkları var. Tarihsel bakımdan belki eskinin Baban hanedanı içindeki iktidar mücadelesi bugün de bulunuyor. Coğrafi, tarihsel, toplumsal, ideolojik gerekçeleri körüklemek, canlı tutmak ve IKB’de istikrarsızlığı sürekli kılmak kuşkusuz Ankara, Tahran ve Bağdat yönetimlerinin de işine geliyor.
Buna karşılık, IKB’deki önderlik sorunu da yadsınamaz. KDP ve KYB’nin ayrı istihbarat teşkilâtlarını ve milis (peşmerge) güçlerini barındıran “stalinist” parti yapılanmaları günümüzde köhnemiş durumda. Kaldı ki, mali birlik dahi sağlanamadı. Denetim altında tutulan sınır kapıları ve gündüz gözüyle zoraki süregiden kaçakçılık faaliyetinden elde edilen gelir karanlıkta paylaşılıyor. 2003’teki ABD askeri işgali Irak’ın olağanüstü petrol zenginliğine IKB’yi de ortak etti. Petrol sahalarının paylaşımı ve uluslararası şirketlerle yapılan sözleşmeler de aynı saydamlık eksikliğinden payını aldı.
Çok sonraları 2017’deki mahut IKB bağımsızlık referandumunda gösterilen aşırı tepkiden yine görüleceği üzere, zaten IKB’nin özerkliğini yok saymakta direnen, “hükümet” yerine “yönetim” tanımını, “Kürdistan” yerine “Kürt” tamlamasını yeğleyen Ankara, IKB’ye baktıkça kendi cumhuriyetinin yurttaşı Kürtlerin bölücülüğe özenecekleri olasılığını, “varoluşsal tehdit” olarak algılamayı sürdürdü. Cihet-i askeriye de “Kuzey Irak” bile demeyip “Irak kuzeyi” gibi tuhaf bir tanımı dayattı.
Yalnızca Türkiye’nin değil İran, ABD ve Bağdat’ın da karşı çıktığı ancak Mesut Barzani’nin vazgeçmediği 2017 bağımsızlık referandumunun akim kalmasının hemen ardından Celâl Talabani öldü. 2018’de KYB’den Barham Salih Irak cumhurbaşkanı, ardından 2019’da KDP’den (Mesut Barzani’nin oğlu) Mesrur Barzani başbakan ve (Mesut Barzani’nin ağabeyi İdris’in oğlu) Neçirvan Barzani başkan olurken Mesut Barzani de görünürde siyasetten çekildi. Bölgede fiili başkanlık, ülkede başbakanlık (parlamenter) sistemlerinin yarattığı burulma sürse de, böylece yeni ancak kırılgan bir denge kuruldu. ABD askeri işgalinin de zemin yarattığı “Bağdat’ta Mam Celal-Erbil’de Kak Mesut” denklemi ise kurumlara değil isimlere dayandığı cihetle geçmişte kaldı. KYB içindeyse, önce kurucu payandalardan ve uzun süre genel sekreter Nuşirvan Mustafa’nın 2009’da Goran’ı kurması ve ardından onun da sözkonusu referandumdan hemen önce 2017’de ölümü ile Mam Celâl’in rahatsızlığı ve vefatı, bir boşluk yarattı.
Keza 2017’de, IŞİD’le mücadele punduna getirip Kerkük’te denetimi almış olan KDP/KYB, bu defa yine IŞİD’le mücadelenin kazanılması bağlamında deyim yerindeyse “kurşun atmadan” Kerkük’ü boşalttı. Iraklı Kürtler tarafından bir diğer “hezimet” olarak görülen bu olay da KYB’nin Bağdat’la (Bafil ve Lahur Talabani aracılığıyla) vardığı gizli uzlaşıya bağlandı. Nasıl zamanında Anfal ve Halepçe’ye rağmen Mesut Barzani Erbil’den Celal Talabani’ye bağlı güçleri çıkarmak için Saddam’la anlaşabildiyse, bu defa da KDP’nin gücünü kırmak adına KYB’nin Bağdat’la uzlaştığı yorumunu yapanlar oldu.
KYB içindeki yatışmayan çalkantı 2019 sonunda yapılan kongrede Mam Celâl’in kendi sürgün ettiği büyük oğlu Bafil’in, annesi Hero İbrahim Ahmed’in ve kurucu kuşak önde gelen KYB’li isimlerin desteğiyle, yeğen Lahur’un ise tabana dayanarak eş başkan seçilmesiyle tatlıya bağlanır gözüktü. Bafil ve Hero İbrahim’le ters düşen küçük kardeş Kubat ise 2014’ten bu yana zaten Neçirvan’ın başbakanlığı döneminde Erbil’e geçip bugüne dek sürdürdüğü bölgesel başbakan yardımcılığını yeğlemişti.
Yukarıda kabataslak aktardığım arkaplan önünde son günlerde yaşananları Fehim Taştekin dün eksiksiz özetledi. ABD desteğiyle kendi kurdurup, başına kardeşi Polat’ı geçirerek yalnızca IKB’nin değil IKB’nin en disiplinli ve etkin silâhlı güçlerinden birine dönüşen Terörle Mücadele Timi’ni ve KYB’nin istihbarat teşkilâtı Zenyari’nin dolaylı yönetimini Lahur, Bafil’e kaptırmışa benzer. Medya olanakları da elinden zorla alındı ve siyasal geleceği sallantıda.
KDP’yi andıran biçimde kardeşlik, yeğenlikten önce geldi; Bafil ve Kubat ayrılığı şimdilik bitti. KDP’ye benzemeyen biçimde kol kırılıp, yen içinde kalmadı, her şey herkesin gözü önünde oldu. ABD ve Britanya gibi artık Irak’tan elini yıkamış devletlere dayanmak, Türkiye ve İran gibi komşular karşısında artık etkili değil. Tabandan kazanılan siyasal destek, parti içindeki silâhlı ve mali güç odakları ile aşiret yapılarının yerini halen tutmuyor. Mam Celâl’e atfedilen (mealen) “pazarda müttefik aranmaz” sözü gibi, IKB gibi kapalı alanda oynanan oyunda ittifakları akılcı kurmak gerekiyor. Kasım Süleymani suikastine katkı sunmak gibi siyaseten “şuyuu vukuundan beter” serüvenlere kalkışmak kırılma anlarında yalnız kalmak sonucu verebiliyor. Nelerin değiştiğini, nelerin aynı kaldığını iyi anlamak, iktidar mücadelesinde başarı için zorunlu.
2003’te teskerenin reddi ve ABD’nin birden Irak Kürdistanı’nda Türkiye’ye adeta ansızın beliren bir heyulayı andıran komşuluğu sıradışı bir ara dönem yaratmıştı. O döneme hasbelkader ön koltuklardan tanıklık ettim. Petrol zenginliği, IKB’nin kimine göre bir Dubai, kimine göre bir İsrail olacağı yanılsamasını doğurdu. Büyüyen pasta, ortakları da ortaklığa heveslileri de çoğalttı, yolsuzluğu da genişletti. Oysa insani gelişmişlik bakımından o gün de bugün de Diyarbakır, Erbil’in de Süleymaniye’nin de fersah fersah ilerisinde. IKB’nin çok genç nüfusu güncel durumdan hoşnut değil. Belki beterin beterinden sakınmak adına şimdilik homurtu alttan alta sürüyor. Hem KDP, hem KYB, dönüşen gençliğe yine belki örgüt olarak değilse de, öğreti olarak PKK’nin çekici gelmesinden çekiniyor.
Anlayacağınız “Kürtlerin dağlardan başka dostu yoktur” diye basmakalıp bir söz vardır da, “Kürtlerin başat düşmanı da yine kendileridir” dersek gerçeklerden çok uzağa düşmemiş oluruz. SİHA’lar ve değişen bölgesel dengeler, ittifaklar dağları da mutlak sığınaklıktan çıkarmış gibi. Tahran ve Ankara dikkate alınmadan atılan her adım o dağların açıkhava hapishanesine dönüşmesinin taşlarını döşüyor. AB’nin de Kürt sorununa, IKB’ye ilgisi yazıyla sıfır. “Kürdistan” adında eyaleti ve dilsel akrabalık olan İran’la, daha 1970’lerden itibaren kağıt üzerinde kendi Kürt yurttaşlarına sözde özerklik tanıyan Irak’la Kürtlerin gönül bağı tüm karanlık ve kanlı geçmişe rağmen Türkiye’yle olduğu denli hiç güçlü olmadı. Ortak tarih, ortak vatan bilinci bizim burada her şeye rağmen organik ve kendiliğinden.
Burada da zamanında Erdoğan gerek iki Barış Süreci, gerek Erbil Başkonsolosluğu’nun açılması gibi “vizyoner” denecek adımlar atabilmişti. Öteden beri, PKK ile bir kalıcı ateşkes ve çözüme varılamayışta başat etmenin Kürtlük, Kürtçülük değil artık dönüşmüş olsa da Marksist-Leninistlik ve “kadınlı-erkekli” denilen laiklik olduğunu savlarım. Kuşkusuz, iktidarı korumak her zaman en önce gelir. Ancak teslim etmek gerekir ki, silâhlı mücadele dönemi çoktan kapandı. Hatta bugün HDP’nin siyasal talepleri arasında kabaca “Öcalan’ın tecridinin kaldırılması” mı, yoksa “Demirtaş’ın özgürlüğü” mü öncelikli olmalı, bu soruya da yanıt gerekli. “O da, o da…” demek kolaya kaçmak. Tabandaki dönüşme, dağ-bölge-metropol üçgeni de herhalde iyi okunmalı. Hedef, “cumhuriyetimizin demokratikleşmesi” diye konulduğunda, o kaldırılacak sancağın sapına yapışacakların sayısı artacaktır. HDP bunu zaten yapıyor ama daha sık ve açıktan vurgulanmasında yarar var.
Ayrıca gözden kaçırmamak gerekir ki, görevine yavaş başladığı izlenimi veren Biden’in “MENA”** Koordinatörü Brett McGurk Bağdat’taydı ve oradan Süleymaniye’ye geçti. Temaslardan sızdırılan McGurk’ün muhataplarına Afganistan’a benzer biçimde ABD’nin Irak’tan da peyderpey ancak toptan çekileceğini ilettiği bilgisi henüz teyide muhtaç. Afganistan’dan çekilişin İran’da büyük iştah canlandırdığı ise açık. Ankara’nın yapması gereken de kalıpların dışına çıkmaya düşünsel cüret gösterip, Bağdat’la ekonomi, Erbil ve Süleymaniye’yle güvenlik ve istihbarat ilişkilerini, boyunduruk altına alma hedefi gütmeden canlı tutmak. Ne denli güçlü Bağdat ve Şam, Ankara’nın çıkarınadır, o soru da hep ortada. Ne olursa, ne olduğunda Irak ve Suriye’deki askeri varlık sonlanır, o da ortada duran diğer soru.
Aslında uluslararasılaşan Kürt sorununun çözümünde de, Fransa’nın giriştiği ama küresel ölçekteki “İslâm’ın reformu” konularında da kilit ülke Türkiye. Bunları başaracak anahtar elinde. CHP’nin de bunlara kafa yorarak, taşrasallıktan kurtulması gerekiyor. “Doğu Masası” kurmak iyi ama yeterli değil. Yarın öbür gün iktidara geldiğinde TSK ve MİT’ten brifing alıp “ha bak biz bunları hiç bilmiyormuşuz, tekerinize taş değmesin paşam!” diye topuk selâmıyla odadan çıkılmamalı. Erbil Başkonsolosluğu’nu yeniden işlevsel kılmaktan, MİT’in hangi çalışmaları yürüteceğini belirlemekten, Süleymaniye’yi dışlamayıp aksine KYB’ye yeniden Ankara’da temsilcilik açmak olanağı sunmaktan, IKB’nin Kerkük dahil petrol sahaları ve doğalgaz yataklarını işletmekten, ulaşım ağları, hastane, okul, üniversite, Kürtçe TRT gibi türlü yumuşak güç araçlarını kullanmaya dek tüm yelpaze değerlendirilmeyi bekliyor.
KDP ve KYB ile ilişkilerde hep bir iki yönlülük ve “zor oyunu bozar” yaklaşımı egemen. IKB’de istikrarsızlıktan medet uman kısa vadeli, dar görüşlü, tek boyutlu, güvenlik dosyasına indirgemeci yaklaşım baskın. Oysa hafızayı canlı tutmakla birlikte hatıralarla nihayet vedalaşmak akılcılık gereği. Gelecek seçimi hesaplayan siyasetçi değil gelecek nesli düşünen devletadamı/kadını aranıyor. Seçimle işbaşına gelen yönetici yürütme erkinin kullanımında işin doğası gereği kıskanç davranır. Etkinlik adına da yetkiyi yerelle paylaşmayı bilir. Oysa burada siyasi meşruiyeti olmayan iktidar odaklarının ve ortaklarının kendinden menkul kerametlerinin altında Kürt sorununun ilanihaye güvenlik dosyası olarak tutulması yatar. TBMM’de yapılması gerekenle, MİT’in yürütmesi gereken arasındaki yapay ve bulanık bağlantı da bundan kurulur. Yine bana sorarsanız artık HDP’nin Kandil’le arabuluculuk, “çözüm süreci” gibi talepler karşısına tekrar çıkarsa “zorunda mıyım, kendin yap; ben TBMM’de bir partiyim, işim belli, nitekim işimi de zaten bu çatı altında yapıyorum” yanıtı verebilmesi gerekir. Başka deyişle günü geldiğinde HDP asıl böyle davrandığında muhataplık ve iktidara, yönetime ortaklık iddiasını güçlendirmiş olur.
Bafil ile Lahur’un hikâyesinden yola çıktık, buralara vardık. Yarın Allah geçinden versin, Kak Mesut’a emr-i hak vacip olduğunda, bir benzer mücadele Neçirvan ile Mesrur arasında da yaşanır mı bilemeyiz. Gerçekçi ve sağlamcı olmak gerekirse sözü “bu pilav daha çok su kaldırır”, “Kürtlerin yaşadığı dört ülkede de daha çok satışlar yaşanır”, “daha nice saray darbeleri görürüz” diye bağlayabiliriz. Kendimize dönüp, iyimserliğimizi canlı tutmak istersek darağacındaki Deniz Gezmiş’e öykünerek bitirebiliriz: Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği! Ve aciliyet duygusuyla da ekleyebiliriz: Selahattin Demirtaş’a özgürlük!
*Tıpkı, 2003 Ekim ortasında benim de içinde bulunduğum Bağdat Büyükelçiliği yerleşkesine yapılan intihar saldırısının ardından Kasım ortasında İstanbul’un göbeğinde dörtlü intihar saldırısı gerçekleşmesinin rastlantısal olamayacağı gibi.
**MENA: Middle East and North Africa, Ortadoğu ve Kuzey Afrika.
***Burada ele aldığım konuda ve burada yazdıklarımdan pek farklı bir şey söylemediğim Gündem Dışı yayınını da dileyen okurlar MedyascopeTV’den izleyebilir/dinleyebilir.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Tayfun AtayGoebbels korosu söylüyor: "Her şey mükemmel efendim!" 18.02.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın AKDOĞANBirilerini suçlama yarışı 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Hüseyin GÜLERCECHP, şimdi de İlker Başbuğu alet ediyor 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Ufuk COŞKUNCemevleri için Cumhurbaşkanı’na Çağrı! 20.01.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın ERGÜNDOĞANGökdelen hançeri tam İzmir’in kalbine saplanıyordu ki… 16.12.2019 Tüm Yazıları
-
Nihat Ali ÖzcanOrtadoğu’nun karmakarışık halleri 22.10.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TenekeciDün ve bugün 11.09.2019 Tüm Yazıları
-
Esat KORKMAZYOLDAŞIM YAVUZ ÇANAK 29.08.2019 Tüm Yazıları
-
Ali KİREMİTCİDÜNYADA VE TÜRKİYE’DE SİYASET YENİDEN ŞEKİLLENİYOR 13.07.2019 Tüm Yazıları
-
Tayfun TURANAYILANA GAZOZ, BAYILANA LİMON. 11.07.2019 Tüm Yazıları
-
Mustafa DAĞCIÖTEKİLEŞTİRMENİN ÖTESİ= DÜŞMANLAŞTIRMAK 3.07.2019 Tüm Yazıları
-
Gürkan-Zengin23 Haziran seçimleri: Bir vak’ayi hayriyye 25.06.2019 Tüm Yazıları
-
Serdar ESEN"Herşey Çok Güzel Olacak" mı? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Celal DENİZIRKÇILIĞIN TEDAVİSİ VAR MIDIR? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet AY14 Mayıs güzellemelerinin anlamı 15.05.2019 Tüm Yazıları
-
Salih TunaZincir sesleri 23.04.2019 Tüm Yazıları
-
Beril DEDEOĞLUİflas eden tüccar, eski defterleri karıştırırmış 27.02.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TığlıBu ne iki yüzlülük!... 26.02.2019 Tüm Yazıları
-
Nermin ALPAYİNSAN VE EKONOMİK DEĞERİ 8.02.2019 Tüm Yazıları
-
Ümit FıratBir mahalli seçim hatırası 15.01.2019 Tüm Yazıları
-
Murat AKSOYUnutmayalım yerel seçime gidiyoruz 11.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ekin GÜNBİR… İKİ… İZMİR MARŞIYLA KOŞ! 4.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet SeverTürkiye bu kadar tehdit ve hakaret eden bir Cumhurbaşkanı görmedi 18.12.2018 Tüm Yazıları
-
İbrahim SEDİYANİKirletme 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
Nadi ÖZTÜFEKÇİUlusal mı Ulusalcılık mı? 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
M.Şükrü HANİOĞLUDünya “biz”i parçalamak için mi savaştı? 26.11.2018 Tüm Yazıları
-
Cemil ERTEMEkonominin geleceğini simgeler anlatır! 31.10.2018 Tüm Yazıları
-
Amberin ZAMANCemal Kaşıkçı ve Türkiye’nin itibarı 10.10.2018 Tüm Yazıları
-
Mete YararCastle International 28.09.2018 Tüm Yazıları
-
Mehmet CANFilistin ulusal sorunu-II 25.09.2018 Tüm Yazıları
-
Leyla İPEKCİAile içi eğitimin maneviyatı (1) 18.09.2018 Tüm Yazıları
-
Ümit KurtTarihçi Kieser: Modern Türkiye'nin eş kurucusu Talat Paşa 17.09.2018 Tüm Yazıları
-
Güngör UrasABD’DE BORÇ KRİZİ 10.08.2018 Tüm Yazıları
-
Serpil Çevikcan24 Haziran sonrasındaki şema 30.05.2018 Tüm Yazıları
-
Hüseyin ÇAKIRVaatlerinizi sözleşme olarak imzalayın… 27.05.2018 Tüm Yazıları
-
Kürşat BUMİNLGS Türkçe: Çocuklarla dalga mı geçiyorsunuz? 7.02.2018 Tüm Yazıları
-
Aslı AydıntaşbaşYaklaşan facia 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Yusuf Ziya DÖGERTürkiye Seçimlerinin Kilidi Kürdler 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Özgür MumcuTutuklu yargı 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Arife KÖSEHawaii’den sonra nükleer savaş tehdidini yeniden düşünmek 1.02.2018 Tüm Yazıları
-
Güldalı COŞKUNSeçim kritiği desem de…. 1.02.2018 Tüm Yazıları
-
Ergün Diler23 gizli toplantı. 8.01.2018 Tüm Yazıları
-
Ceren KENARMusul sonrası DEAŞ 14.07.2017 Tüm Yazıları
-
Okay GÖNENSİNSertleşme mi normalleşme mi? 11.07.2017 Tüm Yazıları
-
İhsan ELİAÇIKDini çoğulculuk gereği kadından imam olabilir 23.06.2017 Tüm Yazıları
-
Adil GÜRHay Allah yine çenemi tutamadım! 16.04.2017 Tüm Yazıları
-
Hüseyin SARIBAŞHAYIR, YETER ARTIK! 18.02.2017 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNFiliz 22 gündür hayata tutunmaya çalışıyor... 7.02.2017 Tüm Yazıları
-
Mustafa ARMAGANÇankaya’nın karakutusu Latife Hanım mı? 7.02.2017 Tüm Yazıları
-
Süleyman YAŞARVatandaşın dövizini devlete dört katı faizle satıyorlar 26.07.2016 Tüm Yazıları
-
A.Turan ALKAN40 $, hem de ‘döge döge’ 15.07.2016 Tüm Yazıları
-
İhsan YILMAZÜmmetin ortak dili: İngilizce 13.07.2016 Tüm Yazıları
-
Bülent KORUCUÖzel haber bayramı 11.07.2016 Tüm Yazıları
-
Gökhan ÖZGÜNBen HDP’ye oy veriyorum… 28.06.2016 Tüm Yazıları
-
Orhan MİROĞLUYazmaya kısa bir mola veriyorum 17.04.2016 Tüm Yazıları
-
Cemil KOÇAKVe Türkiye ‘hayır’ diyor! 16.04.2016 Tüm Yazıları
-
Sema İZOLCennette de hendek var mı anne? 15.02.2016 Tüm Yazıları
-
Birgül HAKANAli Demirsoy 9.02.2016 Tüm Yazıları
-
Lale KEMALMİT-Mossad kırılganlığı, Rusya ile IŞİD gerilimi 9.02.2016 Tüm Yazıları
-
Sanem ALTANAcılar usta, bizler çırağız.. 6.02.2016 Tüm Yazıları
-
Hadi ULUENGİNOtoriterlik yükselirken 4.02.2016 Tüm Yazıları
-
Demiray ORAL‘Serbest kötülük ortamı’nı icat ettik / Hep birlikte - Tev bi hev re* 2.02.2016 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARANSUYasadışı dinleme suç değilmiş! 1.02.2016 Tüm Yazıları
-
Enver SEZGİNEkrem Sezgin 1.02.2016 Tüm Yazıları
-
Gülay GÖKTÜRKAYM’den AİHM’e cevap 12.01.2016 Tüm Yazıları
-
Yasemin YILDIRIMSayın Kılıçdaroğlu elinizi yükseltin ve “Demirtaş 15 Temmuz gecesi neredeydi?” diye sorun 5.01.2016 Tüm Yazıları
-
Ayhan BİLGENYalanın gücü tükenir, onur kavgası tükenmez 30.12.2015 Tüm Yazıları













































































































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.04.2025
23.02.2025
27.01.2025
9.12.2024
19.11.2024
11.11.2024
2.11.2024
1.08.2024
14.06.2024
14.04.2024