Lale KEMAL
MHP lideri Bahçeli’nin, Süleyman Şah Türbesi’nin, geçen hafta sonunda bir gece yarısı operasyonuyla Suriye’deki mevcut yerinden Türkiye sınırına yakın bir yere taşınmasına yönelik sert eleştiri oklarını, iktidarın yanı sıra ordunun tepe ismine de yöneltmiş olması, bu NATO üyesi ülkede sivil-asker ilişkilerinin ne derece kırılgan olduğunu da gündeme getirdi.
Bahçeli, “gerektiğinde terör örgütü IŞİD ile çatışma pahasına, ecdadımıza ait bu türbeyi, taşımak yerine bulunduğu yerde savunmasını yapmadıklarından” dolayı iktidarın yanısıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’i de korkaklıkla suçladı. Ne var ki, Bahçeli’nin, IŞİD’çiler ile Türk ordusunun çatışma ve burayı koruyan askerlerin bu terör örgütünce katledilmesi ihtimallerini göz ardı ettiği, aşırı milliyetçi bir refleksle hareket ettiği ortada.
Bahçeli, Orgeneral Özel’in, vatanseverliğini de şu sözlerle sorguluyordu:
“Sayın Özel Paşa senin için vatan nedir? Yoksa Harbiye’de vatan konusu işlenirken dersi mi kırdın, okuldan mı kaçtın?”
Orgeneral Özel de yazılı bir açıklamayla, MHP liderine sert bir dille yüklenerek, özetle şu ifadeleri kullanıyordu:
“MHP Genel Başkanı’nın, şahsıma yönelik olarak sarf ettiği yakışıksız sözleri, kişiliğine ve savunduğu fikirlere yakıştıramadığımı… 46 yıldır yüce Türk milletine ve onun milli ordusuna hizmet etmiş bir kişi olarak benim vatan-millet-bayrak şuurumu sorgulama hakkının olmadığını düşünüyorum.”
Bahçeli-Özel atışmasında irdelenmesi gereken iki temel sorun ön plana çıkıyor: Bunlardan biri, çoğunlukla bizde eşanlamlı gibi algılanan ama aralarında çok ciddi farklar bulunan milliyetçilik ve vantanseverlik kavramlarının, nasıl istismar edildiği.
Kısaca tanımlamak gerekirse milliyetçilik; dil, din, miras gibi kültürel değerlerin ülkenin birliğini sağladığına olan güçlü inanç ve bu inancın, pek çok tarihsel olaylarda görüldüğü üzere şiddete dönüşme tehlikesinin bulunması. Vatanseverlik ise, değerler ve inançlar üzerinden bir ülkenin seviliyor olmasını çağrıştırır. George Orwell’e göre, milliyetçilik, barışın en büyük düşmanı iken vatanseverlik bir yaşam biçimine olan hayranlıktır.
Ne yazık ki Türkiye’de, Bahçeli ve Özel arasındaki tartışmanın da çağrıştırdığı, “Kim vatanı daha çok seviyor?” mealindeki aşırı milliyetçilik girdabından kurtulunamadığı için Kürt sorunu gibi devasa sorunlara çözüm bulmak mümkün olmuyor.
Bir siyasetçi olan Bahçeli ile bir asker olan Özel arasındaki tartışmanın, bir diğer boyutu ise, sivil-asker ilişkilerinin, demokrasilerde olduğu gibi siviller lehine dengelenmemiş olması.
Bu nedenledir ki, Bahçeli, eski vesayet anlayışından kurtulamamış, türbe harekatında, iktidarın talimatıyla hareket etmiş olan bir komutanı muhatap alarak, büyük bir yanlış yapmıştır.
Orgeneral Özel de, iktidarın, TSK’nın sivil demokratik denetimini sağlayacak reformları yarım bırakmış olmasının etkisiyle baskın vesayetçi günlerden kalma bir refleksle, bir siyasetçi olan Bahçeli’ye yanıt vererek yine yanlış yapmıştır.
Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli sivil-asker ilişkileri uzmanlarından Prof. Ümit Cizre’nin, Turkish Rewiev dergisinin, Aralık 2014 sayısında yer alan makalesinden, Bahçeli-Özel polemiğine de ışık tutacak şu bölümünü, sizinle paylaşmak isterim:
“AK Parti’nin askeri reformları gerçek mi, yoksa ordunun, uzun vadede partiye yönelik tehdidine bir cevap mı? Sivil-asker ilişkilerinin demokratikleştirilmesi, yalnızca Genelkurmay Başkanı’nın değil tüm ordu mensupları, parlamento, yasama ve toplumun tümü tarafından demokratik değerlerin içselleştirilmesini gerektirir. Türkiye’de bu olmuyor. TSK’nın demokratik olmayan tavrının yerini, artan biçimde demokratik ve çoğulcu değerlere dostça olmayan bir yaklaşım sergileyen iktidar alıyor.”
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016