Lale KEMAL
Ankara’da şimdi görev süresi dolan bir Amerikalı diplomat, yakınlardaki bir sohbetimizde, “NATO üyesi Türkiye’nin önemi, sorunlu bölgelere yakın olmasından kaynaklanıyor.
Dolayısıyla Türkiye’nin, ittifak adına bölge için istikrar getirici politikalar üretmesini ve içeride istikrarı yakalamasına önem veriyoruz. Ne var ki, iktidarın, hem Batı hem de Ortadoğu’ya karşı izlediği artık yapıcı olmaktan uzak, köprüleri yıkan politikaları hem kendisini itibarsızlaştırıyor hem de ittifakın çıkarlarını zedeliyor.” diyordu.
Pek çok Batı başkentinde, Türkiye ile ilgili yukarıdaki benzer ve daha ağır ifadeler artık kulislerde değil alenen dillendirilmeye başlandı. Keza, yüzlerce emniyet görevlisinin, artık herkesin malumu olan büyük yolsuzluk iddialarının soruşturulmasını engellemek adına yargısız infaz ediliyor olmaları müttefikler arasında şaşkınlık ve endişeyle izleniyor.
Güç zehirlenmesinin yol açtığı bir akıl tutulmasıyla geri dönüşü mümkün olmayacak şekilde ülke içinde ve dışında köprüler yıkılarak bu ülke uçuruma sürükleniyor. Ve hepimiz seyirci kalıyor, tepki vermekten öteye gidemiyoruz.
İçinden geçmekte olduğumuz bu sancılı ve tehlikeli gidişata rağmen, örneğin, dış politikada rayından çıkmış Türkiye görüntüsünü düzeltmek için aşağıdaki kimi reçeteleri üretmek mümkün;
-PKK ile barış sürecinin yavaş ve istikrarlı ilerletilmesi,
-Kısa adı KRG olan Kürdistan Bölgesel Hükümeti’nin, bağımsız Kurdistan ilanında acele etmemesi ve Irak’ın bütünlüğünün korunması için yapıcı politikalar üretilmesi,
-IŞİD ya da şimdilerde İslam Devleti İD adını alan radikal dinci terör örgütü ile çatışmakta olan Suriye’deki Kürtlerin oluşumu PYD’ye insani yardım yapılması ve bu ülkede daha fazla düşman yaratmak yerine ittifaklar oluşturulması,
-İsrail’in 1.000’in üzerinde insanın ölümüne yol açan katliam niteliğindeki Gazze saldırılarını durdurması için Mısır’ın arabuluculuk çabalarına destek olunması. Ne var ki Başbakan Erdoğan, darbeyle yönetimi ele geçiren Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’yle iyice köprüleri atarak kendisine Tiran (hukuk ve anayasa kurallarından bağımsız bir yönetim biçimi sergileyen lider) benzetmesi yaptığından bu çözüm reçetesi de diğerleri gibi şimdilik benim hayalim olarak kalmaya aday,
- İstihbarat paylaşımı yoluyla Irak hükümetinin IŞİD ile mücadelesine destek olunması,
-Acil insani yardımlar dışında Suriye ile olan sınırların tamamen kapatılması,
-Suriyeli muhaliflere, iç savaşın kaybedeni oldukları anlatılmalı. Muhalefetin kimi liderlerine, Türkiye’ye iltica etmeleri önerilebilir,
-IŞİD’in, Musul’da Türk başkonsolos dahil 49 Türk’ü halen rehin tutuyor olmasına konan yayın yasağı kaldırılmalı ve konu medyada birincil öncelikle haber olarak yer almalı. Dolayısıyla uluslararası topluluğun da IŞİD ve uluslararası destekçileri üzerinde baskı yapmaları sağlanarak rehinelerin serbest kalmaları mümkün olabilir. Türk ve Amerikan istihbaratının, rehinelerin nasıl serbest bırakılacağı konusunda yakın mesai içinde oldukları biliniyor. IŞİD’in rehineleri, kendilerine yönelik bir saldırıyı önlemek için canlı kalkan olarak kullandıkları herkesin malumu. İncirlik Üssü’ndeki Amerikan insansız hava aracı Predatörler vasıtasıyla da IŞİD’in bölgedeki faaliyetleri takip ediliyor,
-Ekonominin canlanacağı hesabıyla Irak ve Suriye sınırlarında altyapı çalışmalarına başlanması.
Yukarıda saydığım öneriler, “keşke uygulansa” denecek nitelikte. Belki cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında yeni bir iktidar, içeride ve dışarıda yaratılan tahribatı onarma yoluna gider, zor da olsa yıkılan köprüleri yeniden inşa eder.
Neden olmasın? İnsan, hayal ettiği müddetçe yaşar, derler.
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016