Güldalı COŞKUN
Bizim en büyük talihsizliğimiz, at gözlüğünden kurtulamayan bir muhalefetimizin olması. Sorgulamayan, sorgulatmayan, işi gücü dedikodu, boş hamasi söylemden ibaret, vizyonu olmayan, çıtayı yükseltmek isteyenleri de daima engelleyen bir çizgi.
Son 3-4 yıldır bu halini daha da pekiştirdi. Çünkü AK Parti gibi ülkede ciddi değişim dönüşüme neden olan bir hareketi destekleyen aydınların bir kesimi, CHP ile aynı dili kullanmaya başladı.
İlginç olan, bu yılların ilk yarısında Gezi, çözüm sürecine karşın ilan edilen “devrimci halk savaşı”, 17-25 Aralık ve 15 Temmuzdarbe kalkışmalarını hafife alıp, bunlara gösterilen reaksiyonu antidemokratik bulmaları.Tüm yazılarında, tepkiye yönelirken, etkiyi önemsizleştirmeleriyle düştükleri yeri göremiyorlar. Darbe girişimleri, terör vakaları dikkatlerini çekmiyor.
Fransa'da polisin sınırsız yetkisi, İngiltere, Belçika gibi ülkelerde askerin kente inmesi de mühim değil. Bizde darbe de, terör vakaları da normal! Darbeci ve teröristleri “muhalif” gibi görmek de olağan! Fakat köşelerinde hâla nefret kusanlar, gizli yandaş ki, “diktatör” onlara dokunmuyor!
Referandum sonrası ise iyice umutsuzluğa kapıldılar. Bu kez eleştirilerini kerhen de olsa muhalefetesunmaya başladılar.
Nuray Mert şöyle yazmış:
“Ana muhalefet, iktidar ile kof milliyetçilik/devletçilik yarışına girerek iç ve dış siyaset açısından bir alternatif olma imkânını çoktan yitirdi. Kürt meselesinde iktidar çizgisine rehin düşmekle başlayan süreç, dış politikada da devam etti, ediyor. Kimse kusura bakmasın ama CHP dışında kalan muhalefet çevreleri de sadece güçsüz değil, özellikle de dış siyaset konusunda ufuksuz. Saadet Partisi ve AK Parti'ye muhalefet eden İslamcı çevrenin neredeyse tamamı, maalesef Kürt meselesi ve dış siyaset konusunda AK Parti'den daha geri noktada. Hayır diyen MHP'li muhalifler için de aynı şeyi söylemek mümkün. Bireyler ve küçük gruplardan ibaret demokratik muhalefetin dahi dış siyaset ufku en iyi ihtimal ile meçhul. Zaten bir ülkenin bu denli kötü yönetiliyor olması, sadece iktidarı ile açıklanabilecek bir şey değil.”
Meğer muhalefet, iktidarla devletçilik yarışına girmiş! Bakın hele, sanki CHP'yi tanımaz bir tavır ve şaşırma hali. İktidara yakıştırılan “kof milliyetçilik” ise Kürt oylarını etkilememiş olmalı!
Cengiz Aktar da dayanamamış ve sert çıkmış muhalefete:
“MHP kökenli muhalifler “sert” beyanlar dışında ne edeceklerini pek bilemiyor.CHP'nin, üzerinde düşünülmemiş, spontane ve arkası gelmeyen sivil itirazları; Salı günleri “sert” beyanları; İzmir marşlı, 10.yıl marşlı, Anıtkabir ziyaretli protestoları; beyhude soru önergeleri, meclis araştırma talepleri; “hukuksuzluk”, “anayasaya aykırılık” çıkışlarının hiçbir etkisi yok. Bu vızıldamaların, mırıldanmaların ve hırıldamaların dışında ciddî politika önerisi yok.
AB uyum çalışmaları, Avrupa Konseyi vecibeleri, komşularla ilişkiler, ABD ilişkisi, Zarrab dosyası takibi, Kürt politikası, OHAL, çökmüş devlet kurumlarının istikbali, laiklik, Alevilik, kadın-erkek eşitliği, eşit vatandaşlık, anayasal vatandaşlık, eril siyaset, demokraside ordunun konumu, şiddetperverlik, şeffaflık, hesap verebilirlik, cezasızlık, merkeziyetçilik, eğitim sistemi, doğa hakları, kalkınmacı tek düşünce esareti… Bütün bu meselelerde CHP'den politika önerisi işitmiş değiliz.”
Yani, muhalefetten daha iyisini isterken yazının bütünündeki umutsuzluk, çaresizlik, sonunda kendisinin de vurguladığı gibi gözden kaçmıyor. Fakat, aslında hiç değinmediği muhtemelen önemsemediği tek bir şeyi hatırlasa, bu ülke insanına güvenip bu kadar umutsuz olmayacak.15 Temmuz darbe girişimi ve halkın buna geçit vermemesi...Yine, en mühim etken yok sayılmış.
Murat Belgede muhalefeti şöyle eleştirmiş:
“Erdoğan Amerika'ya gitti ve umduğunu bulamadan döndü. Bir muhalefet partisinin böyle bir durumdan sonuna kadar yararlanmak istemesi normaldir. CHP de bunu yapmaya girişti. Ama nasıl? Erdoğan'ın hegemonik rüyalarını eleştirecek yerde, kendisi hemen hegemonikleşmeye yatkın bir perspektiften, Türkiye adına bağırıp çağırmadığı için. "Dış politika" dendiğinde, "dünyada Türkiye'nin yeri" dendiğinde, "Kürtler" dendiğinde CHP, "Ben de aynı ipin cambazıyım" diyor ve Erdoğan'ı orada geçmeye çalışıyor.”
Meger CHP, hegemonik değilmiş ve “Kürtler” dendiğinde çok daha iyiymiş de, bu ara Erdoğan'a benzeyip, geçmeye çalışıyormuş!
Gördüğünüz gibi üç değerli aydınımız da konu muhalefete eleştiri olunca çok naifler. Fakat Belge'nin şu yorumu da paylaşılmaya değer.
“Birkaç yıldan beri ortaya çok berbat bir performans koyan AKP'ye ve onun önderine "karşı" olmak kolay. "Karşı olmak" kolay da "ne için?" Bunu sorunca işler karışıyor.”
O birkaç yılda nelerle mücadele edildiği hatırlanırsa, “ne için” olduğu da anlam kazanabilir diye düşünüyorum.
Hayırlı Ramazanlar.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.06.2018
3.02.2018
27.05.2018
21.05.2018
14.05.2018
29.04.2018
23.04.2018
15.04.2018
9.02.2018
2.02.2018