Ümit KIVANÇ
Her gün azar azar sızdırılan bilgilerin dayandığı kayıtlar, sızdırılan bilgilerin hazmı epeyce zor hale gelmesiyle, özel konu başlığı oldu. ABD Başkanı Donald Trump, 17 Ekim’de Fox Business kanalında konuşurken Türkiye’den bu kayıtları istedi; “eğer sahiden varsa” kaydını koyarak. Cansu Çamlıbel, Washington’dan, Trump’ın dediklerini şöyle aktardı: “Eğer varsa onları istedik. Olup olmadığından emin değilim. Muhtemelen var. [ Türkiye’yi ziyaret eden Dışişleri Bakanı] Pompeo döndüğünde kendisinden tam bir rapor alacağım. İlk soracağım soru da bu olacak.”
O güne kadar bu kayıtlardan edinilen bilgileri güvenle aktaran ABD basını da yavaş yavaş, “kayıtlar ortaya çıkmalı” talebini dile getirmeye başlamıştı.
Hattâ CNN International, fail Suudi Arabistan ve hâmisi ABD’nin yanısıra Türkiye’yi de “gerçeğe karşı tuhaf bir saygısızlık” yapmakla suçladı: “Böylesine tuhaf ve ölümle ilgili bir olayda gerçeği öğrenme ihtiyacı hiç bu kadar belirgin olmamıştı. Fakat [olayla] en ilgili [ülkeler] olan üç taraf da bu gerçeği sunmakla ilgilenmiyor gibi görünüyor. Aslında, üzerinden 15 gün geçmişken, üç taraf da bir şekilde bir tür örtbas etme halinde.”
• “Kayıtlar” neden sorun?
Öncelikle dünya kamuoyu bu kayıtlara dayanılarak bilgilendirildiği için. Cemal Kaşıkçı’yı kim nasıl öldürdü, bunu bize bu kayıtlardan elde ettikleri bilgileri aktaran “yetkili”lerden öğreniyoruz. Gazeteciler, siyasetçiler ve olayla ilgilenen herkesin duygusu ve tavrı bunlara göre şekilleniyor.
İkinci olarak, bu kayıtların nasıl elde edildiği başlıbaşına sorun.
1961 ve 1963 tarihli iki uluslararası anlaşma, Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi ile Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi uyarınca Türkiye, topraklarındaki herhangi bir diplomatik temsilcilik binasını böcekler veya başka yöntemlerle dinleyemez, gözetleyemez, hele burada olup biteni görsel-işitsel kayıt altına alamaz.
Öyleyse nasıl oluyor da mütemadiyen kayıtlardan sözediyoruz? Bunlar nasıl elde edildi?
İlk akla gelen, elbette CIA ya da genel olarak “Amerikalılar”. Fakat normal zamanda her müşkil kapıyı açan bu anahtar bu sefer iş görmüyor, çünkü “Amerikalılar”a “kayıtlar var” diyen, ABD basınına bunlara dayanarak bilgi aktaran, Türk yetkililer. CIA’in, MbS’nin ülke dışındaki muhalifleri derdest etmeye yönelik planlar yaptığına dair, cinayetten önceye ait “kayıtlar”ı var gerçi; ancak bu defakiler onun değil.
Ses (ve belki görüntü) kayıtlarına ilişkin haberlerin verilişindeki dolambaç, ilk günlerde başlıbaşına bir teknik mertebesine yükseldi. “Kayıtlar”a dayalı, Ankara kaynaklı bilgiler “Türk yetkili”lerce ABD’li muhataplarına ve gazetecilere aktarılıyor, ABD basınında yayımlanıyor, bilahare oradan Türkiye’ye yeniden ithal ediliyordu. 12 Ekim’de Hürriyet’in haberi şu başlığı taşıyordu: “Önce Washington Postşimdi CNN… Şok edici ses ve görüntü kayıtları…” Konu hunharca işlenmiş cinayet olmasa eğlenceli bile denebilirdi buna.
Daha sonra, öyle görünüyor ki, zaman zaman kartvizitlerine “üst düzey” sıfatı da eklenen “Türk yetkili”ler, günler ilerledikçe doğrudan ABD basınını muhatap alır oldular. Nihayet, işte, cinayetten iki hafta kadar sonra, bu kayıtların ortaya çıkarılması yönünde talepler yükselmeye başladı.
Kayıtlarla ilgili ana sorun şu ki, bunların Viyana Sözleşmesi’ni çiğnemeden elde edilmiş olması gerekiyor. Yoksa Türkiye’nin başı derde girecek ve şu ana kadar Suudi Arabistan karşısında sağlanmış ahlâkî üstünlüğe gölge düşecek.
- “Akıllı saat teorisi” nereden çıktı?
İşte buradan. Cinayete ilişkin kesin kanıt oluşturan ses kayıtlarının Cemal Kaşıkçı’nın kolundaki “Apple Watch” ile yapıldığı iddiası, muhtemelen, Ankara’nın elinde bulunduğunu ileri sürdüğü ses(-görüntü??) kayıtlarının nasıl elde edildiği problemini çözmek üzere ortaya atıldı.
- “Akıllı saat teorisi” haberi sağlam mı?
13 Ekim günü iktidar propaganda aygıtının hızlı treni Sabah gazetesi, “akıllı saat” teorisi veya isterseniz “formülü” ile sahneye çıktı: Kaşıkçı, “içeride başına gelebilecekleri önceden sezip”kolundaki “akıllı saat Apple Watch’ın ses kayıt özelliğini” açmıştı. “Cep telefonlarını nişanlısına bıraktıktan sonra” Kaşıkçı, akıllı saatini “iPhone’uyla eşleştirmiş”, böylece “Suudi Arabistan’dan iki jetle gelen suikast timi tarafından [Kaşıkçı’ya] müdahale edildiği anlar, akıllı saat ile anbean kayıt altına alınmış (…), Kaşıkçı’nın sorgulandığı, işkence edildiği ve öldürüldüğü anlar Apple Watch’ın hafızasına ses kaydı olarak girmiş”ti.
Devamı da var: “Cep telefonu ile senkronize olan saate kaydedilen dosya aynı zamanda telefona ve iCloud (Apple Bulut Server) depolama alanına da kaydedildi. Cemal Kaşıkçı’yı öldüren Suudi infaz timinin bütün konuşmaları bu dosyaya kaydedildi. Kaşıkçı öldükten sonra saatin kayıt yaptığını anlayan Suudi infaz timindeki istihbaratçılar önce şifre denemeleri yaparak Apple Watch’ı açmaya çalıştı. Bunu başaramayınca Kaşıkçı’nın parmak izini kullanarak saate giriş yapıp bazı dosyaları silmeye çalıştılar. Edindiğimiz bilgilere göre Suudi istihbaratçılar bazı dosyaları silmeyi de başardı. Ancak dosyaların tamamını silemedi. Kaşıkçı’nın telefonuna kaydedilen ses dosyası soruşturmayı yürüten güvenlik birimleri tarafından nişanlısındaki telefonda bulundu.”
“Haber” şöyle sürmeliydi: Nişanlısı nedense bu telefona kaydedilen dosyaları, yani içeride nişanlısının dövülerek öldürülüşüne dair kayıtları merak etmemiş, açmamış, bakmamış veya bunlardan hiç haberdar olmamıştı…
Gerçekten, nasıl olmuştu bunlar? Ya da: olabilir mi?
Önce Sabah’ın haberinde dikkat çeken minik bir-iki ayrıntıya göz atalım. Bu yüksek teknoloji öyküsünün anlatıldığı yerde şöyle bir arabaşlıkla karşılaşıyoruz: “Tercümanla deşifre edildi”. Acaba okurlar olarak, Türk polis ve istihbaratçıların Arapça konuşmaları nasıl anladığına takılır da öyküden şüphe mi ederdik? ‘Arapça konuşmaları nasıl anlamışlar?’ demek, kimin aklına takılır, kurduğu öyküden bizzat şüphelenen anlatıcıdan başka? Yoksa bu basit bir “gazeteci” kusuru da ben mi büyütüyorum? Mümkün tabiî.
Oldu olacak gerisini de aktarayım; paragrafın bütünü, “tüm”leriyle, “tek tek”leriyle göz dolduruyor: “Dosya dinlenildiğinde Kaşıkçı’nın nasıl sorguya çekildiği, işkence edildiği ve sonra nasıl öldürüldüğüne ilişkin kayda rastlandı. Bu kayıt Suudi gazetecinin öldürüldüğüne dair en önemli kanıt oldu. Güvenlik birimleri tercüman vasıtasıyla o an neler yaşandığını, tüm konuşmaları tek tek analiz etti.”
Nasıl? Tatmin edici mi?
“Akıllı saat teorisi”nin ortaya sürüldüğü, “Sabah, (…) Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın infaz edildiği anların ses kayıtlarının bulunduğu bilgisine ulaştı” sözleriyle başlayan, “Sabah Özel İstihbarat Bölümü’nün güvenilir kaynaklardan edindiği bilgiye” dayandırılan haberin sonunda şu sözlerin yeralması da insanın aklına neler getiriyor: “İngiliz Daily Mail ve Amerikan Washington Post gazeteleri Kaşıkçı’nın dövüldüğüne ilişkin Arapça konuşmaları içeren ses kayıtlarının bulunduğunu yazdı.” Bunlara “ulaşan” siz değil miydiniz?
• “Akıllı saat teorisi” mâkûl mü?
Teoriyle ilgilenen CNN, “böyle bir şey olabilir mi?”den işe başladı ve kimi deneyler de yaparak “zayıf ihtimal” sonucuna vardı: “Kaşıkçı’nın Apple Watch’unun cinayeti kaydetmiş olması ihtimali neden zayıf”diye başlık attı, [ ] özel haberine.
“Akıllı saat teorisi” evvelâ sosyal medyada büyük gürültü kopardı. Daily Sabah’ın Washington muhabiri Ragıp Soylu teoriyi özetleyen bir tweet atınca müthiş bir tartışma başladı. Soylu şöyle yazmıştı: “Sabah’ın Kaşıkçı konusundaki dev haberi: • Kaşıkçı kendi sorgusunu Apple Watch ile kaydetti • Kayıtlar iCloud’a yüklendi • Suudiler sorguladılar, işkence yaptılar ve onu öldürdüler • İnfaz timi Kaşıkçı’nın saatine onun parmak izlerini kullanarak ulaştı, bazı dosyaları sildi • Telefonda dosyaların kopyaları vardı.”
Üzerinde tartışılan noktaların ilki, Apple Watch’un Türkiye’de herhangi bir telefon şebekesine kendi başına bağlanıp bağlanamayacağıydı. Bağlanmıyor. Dolayısıyla “saatle kaydetti, dosyaları iCloud’a yükledi” diye bir ihtimal yok. Saat bütün bunları ancak telefonla -Bluetooth veya bir kablosuz ağ aracılığıyla- ilişkide olabilirse yapabiliyor. Zaten haberde de Kaşıkçı’nın içeri girmeden önce bu bağlantıyı kurduğu ve telefonunu bundan sonra nişanlısına bıraktığı ileri sürülüyor. Ses kaydı yapabilmesi için saate bir “üçüncü parti” programı önceden indirip yüklemiş olduğunu da varsaymamız gerekiyor ki, bu elbette mümkün. (Sadece, sözünün edilmeyişi, muhtemelen, haberi imal edenlerin, zihinlerinde Apple Watch’a bir nevi iPhone muamelesi yaptıklarını gösteriyor.)
Apple Watch ile ses kaydetmede popüler olan Just Press Record uygulaması, saat iPhone’la bağlantıda olmasa bile kaydı yapıp, bağlantı yeniden kurulana kadar dosyayı saatte saklıyor. Bu, “akıllı saat teorisi”ne geçerlilik kazandırabilecek bir ayrıntı olabilirdi, ancak olayımızda, maktûlün akıllı saatiyle telefonunun bir daha yanyana gelmediğini -maalesef- biliyoruz.
Dolayısıyla buradan gidildiğinde teorinin çıkmaza girdiğini görüyoruz. Çünkü saatle telefonun aradaki Bluetooth bağlantısını koruyabilmesi için mümkün en uzak mesafe yaklaşık 10 metre. Konsolosluk gibi, kalın duvarlar, belki gizlenmiş metal plakalar ve muhtemelen koruyucu elektronik teçhizatla donatılmış bir yerde, bahçe duvarının dışında bekleyen birinin elindeki telefonla Kaşıkçı’nın saatinin bağlantıda kalması mümkün görünmüyor. Bu bağlantıyı Kaşıkçı’nın o şartlarda konsolosluğun WiFi’sine, kablosuz ağına girerek yapmış olabileceğini düşünmek, daha da imkânsızına yönelmek olacak. Bu yüzden, CNN’in istihbarat ve güvenlik uzmanı, eğer konsolosluğun içinden birtakım sesler dışarıdaki bir kayıt cihazına aktarılabildiyse, bunun ancak içeri bu amaçla yerleştirilmiş ekipmanla yapılabileceğine işaret ediyor. CNN’in görüştüğü bir “eski Türk diplomatı” da “akıllı saat teorisi”ni “aptalca saptırma” diye niteledi.
“Akıllı saat teorisi”nin önümüze sürüldüğü haberde Suudi infaz timinin Kaşıkçı’nın saati tarafından kaydedilen dosyalara maktûlün parmak izlerini kullanarak ulaştığının iddia edilmesi ise bütün teoriye gölge düşüren, önemli bir zaaf olarak görünüyor. Çünkü Kaşıkçı’nın kullandığı daha önceki bir fotoğraftan tesbit edilen Apple Watch modelinde aygıtın parmak iziyle açılmasını sağlayacak bir düzenek yok. Parmak iziyle ancak telefonu açmış olabilirlerdi, o da ellerinde değildi. Nişanlısındaydı, polise verdi.
Tabiî bu durumda timin iCloud’a nasıl ulaşıp birtakım dosyaları sildiği de, yalnız habere renk ve heyecan katmak için araya sokulmuş gerilim unsuru oluyor.
Apple Watch’un bazı başka özellikleri de anlatılanın gerçekleşmesi ihtimalini zora sokuyor. Bu saat, bilekten ayrıldığında kilitleniyor. Nabız algılamadığında. Saatin şifresine sahip olmayan biri aygıtı yeniden çalıştırabiliyor; ancak reset’leyerek. Bu durumda saatin barındırdığı kayıtlar siliniyor. Başka yere alınmış kopyalarsa silinmiyor. Aygıtın nabız algılamadığında kilitlenmesi, bu olayda başka bir anlama daha geliyor: Ölmüş birinin kolundaki saat çalışmıyor artık! Oysa daha sonra gördük ki, kayıtlara dayanılarak verilen bilgiler, Kaşıkçı öldürüldükten sonraya uzanıyor.
Adlî tıpçılar, akıllı saatlerin cinayetlerin aydınlatılmasında giderek daha çok işe yaradığını kabul ediyorlar. Ancak, ceset ile saatin ya da katil zanlısı ile saatin birarada ele geçirilebilmesi halinde bu yararın çok yüksek olduğunu belirtiyorlar. Ceset kayıpsa veya saatin ne zaman nerede, ne halde olduğu bilinmiyorsa, saatten edinilecek bilginin yanlış yorumlanması ihtimali büyüyor. Kalbin durduğunu gösteren bir saat, onu takanın ölmüş olduğunu ortaya koyabileceği gibi, sırf pili bittiği için araştırmacıyı yanlış yola da saptırabilir. Ya da, bir aşamada saati başkasının alıp takmadığını nasıl bileceğiz? Sahibi koşmadığı, idman yapmadığı zamanlarda kalp atışına dair veriyi anca beş dakikada bir kaydeden akıllı saatten kayda değer bilgi elde etmek her durumda kolay değil, adlî tıpçılara göre.
Bu teorinin geçersizliğini teyit.org'un yaptığı çalışma da ortaya koydu. Keşke ben şu yukarıdaki bilgileri toplamakla boğuşmadan önce bu çalışma yapılabilseymiş :)
“Akıllı saat teorisi”nin yolaçtığı bir değişiklik, pek üzerinde durulmaksızın gerçekleşiverdi. Başlangıçta Ankara’nın elinde cinayeti kanıtlayan ses ve görüntü kayıtlarının bulunduğu söylenirken, yalnız ses kayıtlarından sözedilmeye başlandı. Kamerası olmayan bir saat üzerine bina edilen teori için isabetli. Çünkü kayıtların akıllı saat aracılığıyla elde edildiği yollu teoriye baştan saldıranların önemli kısmı, “saatte kamera yok ki!”yi öne sürdüler; haklı olarak.
“Görüntüler var”dan “ses kayıtları var”a geçiş patırtısız oldu. Bu viraja mecbur kalınmasından, bilgileri veren yetkililerin mi, işleyen gazetecilerin mi daha çok sorumlu olduğunu biz sıradan fâniler bilemiyoruz. Belki hakikaten sadece yanlış anlamadır.
Ancak eldekiler görüntü değil ses kaydı da olsa “bunlar nasıl edildi?” sorusu geçerliliğini koruyor. Saatle olamıyor, gördüğümüz üzre.
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Tayfun AtayGoebbels korosu söylüyor: "Her şey mükemmel efendim!" 18.02.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın AKDOĞANBirilerini suçlama yarışı 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Hüseyin GÜLERCECHP, şimdi de İlker Başbuğu alet ediyor 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Ufuk COŞKUNCemevleri için Cumhurbaşkanı’na Çağrı! 20.01.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın ERGÜNDOĞANGökdelen hançeri tam İzmir’in kalbine saplanıyordu ki… 16.12.2019 Tüm Yazıları
-
Nihat Ali ÖzcanOrtadoğu’nun karmakarışık halleri 22.10.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TenekeciDün ve bugün 11.09.2019 Tüm Yazıları
-
Esat KORKMAZYOLDAŞIM YAVUZ ÇANAK 29.08.2019 Tüm Yazıları
-
Ali KİREMİTCİDÜNYADA VE TÜRKİYE’DE SİYASET YENİDEN ŞEKİLLENİYOR 13.07.2019 Tüm Yazıları
-
Tayfun TURANAYILANA GAZOZ, BAYILANA LİMON. 11.07.2019 Tüm Yazıları
-
Mustafa DAĞCIÖTEKİLEŞTİRMENİN ÖTESİ= DÜŞMANLAŞTIRMAK 3.07.2019 Tüm Yazıları
-
Gürkan-Zengin23 Haziran seçimleri: Bir vak’ayi hayriyye 25.06.2019 Tüm Yazıları
-
Serdar ESEN"Herşey Çok Güzel Olacak" mı? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Celal DENİZIRKÇILIĞIN TEDAVİSİ VAR MIDIR? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet AY14 Mayıs güzellemelerinin anlamı 15.05.2019 Tüm Yazıları
-
Salih TunaZincir sesleri 23.04.2019 Tüm Yazıları
-
Beril DEDEOĞLUİflas eden tüccar, eski defterleri karıştırırmış 27.02.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TığlıBu ne iki yüzlülük!... 26.02.2019 Tüm Yazıları
-
Nermin ALPAYİNSAN VE EKONOMİK DEĞERİ 8.02.2019 Tüm Yazıları
-
Ümit FıratBir mahalli seçim hatırası 15.01.2019 Tüm Yazıları
-
Murat AKSOYUnutmayalım yerel seçime gidiyoruz 11.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ekin GÜNBİR… İKİ… İZMİR MARŞIYLA KOŞ! 4.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet SeverTürkiye bu kadar tehdit ve hakaret eden bir Cumhurbaşkanı görmedi 18.12.2018 Tüm Yazıları
-
İbrahim SEDİYANİKirletme 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
Nadi ÖZTÜFEKÇİUlusal mı Ulusalcılık mı? 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
M.Şükrü HANİOĞLUDünya “biz”i parçalamak için mi savaştı? 26.11.2018 Tüm Yazıları
-
Cemil ERTEMEkonominin geleceğini simgeler anlatır! 31.10.2018 Tüm Yazıları
-
Amberin ZAMANCemal Kaşıkçı ve Türkiye’nin itibarı 10.10.2018 Tüm Yazıları
-
Mete YararCastle International 28.09.2018 Tüm Yazıları
-
Mehmet CANFilistin ulusal sorunu-II 25.09.2018 Tüm Yazıları
-
Leyla İPEKCİAile içi eğitimin maneviyatı (1) 18.09.2018 Tüm Yazıları
-
Ümit KurtTarihçi Kieser: Modern Türkiye'nin eş kurucusu Talat Paşa 17.09.2018 Tüm Yazıları
-
Güngör UrasABD’DE BORÇ KRİZİ 10.08.2018 Tüm Yazıları
-
Serpil Çevikcan24 Haziran sonrasındaki şema 30.05.2018 Tüm Yazıları
-
Hüseyin ÇAKIRVaatlerinizi sözleşme olarak imzalayın… 27.05.2018 Tüm Yazıları
-
Kürşat BUMİNLGS Türkçe: Çocuklarla dalga mı geçiyorsunuz? 7.02.2018 Tüm Yazıları
-
Aslı AydıntaşbaşYaklaşan facia 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Yusuf Ziya DÖGERTürkiye Seçimlerinin Kilidi Kürdler 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Özgür MumcuTutuklu yargı 6.02.2018 Tüm Yazıları

















































































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024