Ayhan ONGUN
Sakın ola yanlış anlaşılmasın bu benim iddiam ya da tespitim değil. CHP’ nin örgütlenme ve örgüt yönetimlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Matkap, Neşe Düzel’ le yaptığı röportajda söylemiş.
Son dönemde tüm enerjisini kendi iç sorunlarında tüketen, ülkemizin çok önemli sorunlarına ilişkin ne kamuoyunu ne kendi parti tabanını ikna edebilecek bir açıklama yapmayan CHP yönetiminden yapılan en olumlu ve zamanında yapılmış bir açıklama.
Niye devletçi görünümünden sıyrılamıyor, niye vesayetçi anlayıştan kopamıyor, bu kadar bilgi, belge, itiraf orta yerde dururken niye CHP, hala Ergenekona, darbecilere sahip çıkıyor, 12 Eylülün yargılanmasından rahatsız oluyor? İktidarın yumuşak karnı Hrant Dink davası, Uludere katliamı gibi olaylara, tüm ülkeyi sarsacak, AKP yi hizaya sokacak bir tepki göstermiyor da MİT değişiklik yasasını Anayasa Mahkemesine taşımak, Oda Tv gibi karanlık odaklara, kaya gibi yalçın sahibine arka çıkmak, Suriye’ nin diktatörü Esad’ a sahiplenmek gibi tehlikeli sularda geziniyor?
Biz bu sorulara yanıt ararken Nihat Matkap’ın bu açıklamaları öyle sanıyorum CHP de bundan sonra olacaklara ilişkin kimi ipuçlarını veriyor.
Şu an CHP de yaşanan rahatsızlıklarla ilgili yaptığı” Bugün, CHP nin birçok milletvekili, CHP de uzun dönem siyaset yapmış olan arkadaşlarımız değil. Rahatsızlık oradan geliyor” tespiti dışında yaptığı tüm değerlendirmelere katılabilirim.
Ancak milletvekilliğini bir meslek, siyaseti vazgeçilmez bir uğraş gibi gören eski milletvekillerini rahatsızlığın giderilmesi için gerekli ve sorunun çözümü olarak gören bir tespiti kabul etmem mümkün değil.
Üstelik de bugün üzerinde fırtınalar kopartılan anti demokratik tüzük de dahil olmak üzere CHP de yaşanan tüm rahatsızlıkların nedeni bu eski, uzun dönem siyaset yapmış yöneticiler değil mi?
CHP nin en büyük çelişkisi konusunda söyledikleri de çok ilginç.
“CHP, iktidar olursa, bu iç tartışmalar önemli ölçüde azalır. Ama CHP nin iktidar olabilmesi için de bu iç tartışmaları bitirmek gerekiyor.”
Ülkenin 33 ilinde milletvekili çıkaramayan bir partinin üstelik de örgütlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı eğer “ Bu durum CHP nin iyi yönetilmemesinden kaynaklanıyor tabii. Oy vermeyen haksız olmaz ki! Oy alamayan haksızdır.” Diyor ve devamla şu tespiti yapıyor “ Dünyada sol partiler, üye, örgüt, kadro ve program partileridir. Biz gücümüzü liderimizden almayız. Ama son yıllarda biz bu anlayıştan koptuk.”diyorsa CHP nin geleceğiyle ilgili bir yol ayrımına geldiğini söylemek sanırım mümkündür.
Keza Nihat Matkap bir soru üzerine “Geçmişte örgütlerimizi önemsemedik. Onlarda kenara çekildiler.’sen bana yetki vermiyorsan, ben niye sorumluluk alayım?’dediler. Şimdi biz, ‘önümüzdeki yerel seçimlerde adayını sen kendin belirle, diyeceğiz’ onlara. Örgütler yetki alınca, sorumluluk da almış olacaklar. Çok önemli bir şey bu! Gerçek bir değişim bu! CHP de devrim niteliğinde bir değişim olacak.”
Daha da önemlisi “CHP nin içinde partinin değişmesine karşı çıkan tutucu anlayış çok mu güçlü” şeklindeki soruya verdiği yanıttı. “CHP nin Meclis grubu ve Merkez Yönetim Kurulu ağırlıklı olarak değişimden yana.’Dünyadaki gelişmelerin önünde olmalıyız ‘diyen anlayış şu anda CHP de daha önde.”
Benim çok daha önemsediğim bir diğer konu da “okullarda çocuklara okutulan ve Türk kökenli olmayanları bile Türk kimliğiyle övünmeye zorlayan andın kaldırılması” konusunda söyledikleri.
“Bu konu, bir ulus-devlet yaratma anlayışından gelen kimi uygulamalarımız bizim. Günü geldiğinde bütün bunlar tartışılmaya açık şeylerdir. Zaten demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi de bu konuların rahatlıkla tartışılması demektir. Bu tartışmalara katılmak ve yapmak ürkütücü olmamalı. Her şey tartışılsın. Tartışmakta sıkıntı yok.”
Şimdi tüm bunları duyduktan sonra öyle sanıyorum benim şunu sorma hakkım doğmuştur.” Benim eleştirilerim de Nihat Matkap’ ın yaptıklarından daha ağır ve suç sayılabilecek eleştiriler değildi. Beni ya da benim gibi düşünenleri niye ihraç etmeye kalktınız?”
O zaman şu sözleri söyleyen Nihat Matkap’ ı da ihraç etmeniz gerekmez mi?
“Eğer CHP de herkes, 33 ilde milletvekili çıkaramayışımızın nedenini, bugüne kadar parti olarak yeterli politika üretemeyişimize bağlamazsa, bu işin altından kalkamayız. Önce CHP nin içinde demokrasi var mı, yok mu tartışmalarını bitirmeliyiz. Herkes düşüncelerini özgürce söylemeli ve doğruyu arayabilmeli. CHP de örgütlenme stratejisi doğru olursa, iktidar yolundaki engeller aşılır. CHP nin 975 bin üyesi var. Bundan böyle kimse kimseden imtiyazlı olmayacak. CHP de herkese eşit olanaklar sunulacak. Herkes belediye başkan adayı, milletvekili adayı olabilecek. Adaylar merkez yoklaması yöntemiyle belirlendiği takdirde insanlar eşit olamazlar. Son beş seçimdir CHP de yerel ve genel adayların yüzde 80’i merkez yoklaması yöntemiyle belirlendi. Şimdi bu oran yüzde 20’ ye düşecek ve CHP’ yi tepede bir avuç insan yönetmeyecek. CHP’ yi artık hep birlikte yöneteceğiz biz…”
Yazının büyük bölümü Nihat Matkap’ ın açıklamalarından oluştu ve ben bunları Taraf gazetesinden aktardım.
Aslında doğru olan, okuyuculara adres gösterip, röportajın tamamını okumalarını salık vermekti.
Ama biliyorum ki, Nihat Matkap’ ın deyimiyle, CHP içerisindeki tutucu kesim Sözcü gazetesinden başkasını okumaz. Hele de söz konusu Taraf gazetesi olunca öcü gibi kaçarlar. Ben de bu kesimdeki CHP’ lileri bilgilendirmek istedim.
Çevresinde olup bitenleri araştıran, sorup sorgulayan, hayata ve olaylara farklı pencerelerden bakarak değerlendiren, kendisi gibi düşünmeyenlere saygıyla yaklaşan insanların çoğalması gerekiyor.
CHP’ nin en yetkili bir yöneticisinin açıklamalarından yola çıkarak kişisel bir değerlendirme yapmak gerekirse “CHP bu haliyle devam edemez. Demokrasi ve özgürlüklerden, değişimden, yenilenmeden yana olanlar, partide yönetime gelmez, partiyi çok seslilik adına sağa çekmeye çalışanların elinden kurtaramazlarsa, cumhuriyetle yaşıt bu parti misyonunu tamamlamış bir Kemalist kulüp haline gelir.
Umarım bu kurultaylardan sonra iç çekişmelerini bitirmiş, halkla bütünleşmeyi hedefleyen, devlete karşı yurttaşların haklarını savunan, vesayetçi sistemden arınmış, dışarıdan gelecek destek yerine kendi kadrolarına güvenen ve de en önemlisi iktidarı isteyen bir CHP görebiliriz.
Yazarlar
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020